ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Güncel » Dink davasında, Trabzon'da görevli polisten flaş açıklamalar

Dink davasında, Trabzon'da görevli polisten flaş açıklamalar

Hrant Dink cinayeti davasında kamu görevlilerinin savunma yapacağı duruşma başladı. Yoklamanın ardından başlayan duruşmada tutuksuz yargılanan sanık Trabzon Emniyeti'nde görevli polis Muhittin Zenit, “Devlete cinayetin işleneceğini 10 ay önce bildirdim” dedi.

 
20 Haziran 2016 Pazartesi 15:09 
Yorum YapYazdır
 
 
Dink davasında, Trabzon'da görevli polisten flaş açıklamalar

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink Cinayeti'ne ilişkin 3'ü tutuklu 35 sanıklı davanın 5. duruşması başladı. 

İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu bulunan sanıklar eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Ercan Demir hazır bulundu. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, polis memuru Muhittin Zenit ve eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'un da aralarında bulunduğu 7 tutuksuz sanığın da katıldığı duruşmaya, tutuklu sanıklardan Ogün Samast ise Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Öte yandan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan da duruşmaya izleyici olarak katıldı.

"BU İSTİHBARAT ÇALIŞMALARI GÖREVİMİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPTIĞIMIN GÖSTERGESİDİR"

Duruşmada savunmasını yapan dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli tutuksuz sanık Muhittin Zenit, istihbarat şubede polis memuru olarak 22 yıl görev yaptığını belirterek, istihbarat polisinin görevinin olayları öncesinde görebilmek ve kestirebilmek olduğunu söyledi. Trabzon'da görev yaptığı dönemde Dink Cinayetini önlemek için F4 raporlarını hazırladığını söyleyen Zenit, "Bu istihbarat çalışmaları görevimi en iyi şekilde yaptığımın göstergesidir" dedi.

"SAVCI, İYİ BİR İSTİHBARAT ÇALIŞMASI YAPMIŞ OLDUĞUMU İDDİANAMEDE BELİRTMİŞ"

Hazırladığı F4 raporları, içeriği ve tarihleri hakkında da bilgi vererek açıklama yapan Zenit, "Yasin Hayal'in Ermenilere büyük kin beslediği ve Dink'i ne pahasına olursa olsun öldürüleceğine ilişkin raporlar hazırladım. Savcı, iyi bir istihbarat çalışması yapmış olduğumu iddianamede belirtmiş. Öte yandan AİHM kararında "...'Trabzon Emniyeti, İstanbul Emniyeti'ni Yasin Hayal'in Hrant Dink'i öldürmeyi planladığını, öldürebilecek kişiliğe elverişli olduğunu resmi olarak haberdar etmiş. İstanbul Emniyeti bir şey yapmamış." ifadelerini kullanmış. AİHM, ihmalin istihbarat aşamasında değil, ihmalin istihbarat değerlendirme aşamasında olduğunu değerlendirmiştir" ifadelerini kullandı.

"AMAN ERHAN BU İŞİN ÖNÜNE GEÇ, BİLGİLERİ GETİR' DİYE BEYANLARIM VARDIR"

Erhan Tuncel'den bizzat bilgileri aldığını söyleyen Zenit, "'Erhan Tuncel zaman zaman çalışmak istemiyorum, bu işten ayrılmak istiyorum' der ve sık sık para isterdi. Bu Tuncel'e özgü bir durum değildi.. Her istihbarat elemanına özgü bir durumdur. Erhan Tuncel'e 'Aman Erhan bu işin önüne geç, bilgileri getir' diye beyanlarım vardır. Bir gün hiç unutmuyorum Erhan Tuncel benden para istedi ve cebimde sadece 20 TL çocuğumun süt parası vardı. Ben de Erhan'a bu süt parasını verdim ve 'Ne olur Erhan bilgi getir" dedim. Erhan Tuncel'in alternatifi olmadığı için onunla çalışmak zorundaydık. Aldığımız bilgileri de raporlara geçirdik. Tüm bilgileri raporlara yansıttığım aşikardır. 'Dink'in ne pahasına olursa olsun öldürülecektir' ifadesi de raporlarda yer almaktadır" ifadelerini kullandı.

"OLAYDAN 10 AY ÖNCE CİNAYETİ DEVLETİME BİLDİRMİŞİM"

İddianameyi eleşiren ve "Olaydan 10 ay önce cinayeti devletime bildirmişim" diyen Zenit, "Dink'in öldürüleceğini başka hangi cümlelerle rapora yazacaktım. Nasıl örgüt mensubuyum ki Dink'in öldürüleceğini 10 ay önce devletime bildiriyorum. Bu üyesi olduğum örgütü sebote etmek anlamına gelmiyor mu? Ne böyle bir örgütün varlığından haberdarım, ne de üyesiyim. Sadece emniyet teşkilatı örgütünün kamu görevlisiyim" dedi.

"LEHİME OLAN F4 RAPORLARININ SAKLANMASINA NASIL YARDIMCI OLURUM?"

Saklandığı iddia edilen F4 raporlarının lehine olan deliler olduğunu söyleyen Zenit, "F4 raporlarının soruşturma makamlarından saklanmasına nasıl yardımcı olurum? Cinayetten önce Bayburt'a gittim.Trabzonla ilgili bağlantım yoktu. Bu evrakların saklanmasıyla ben mağdur edildim. Davacıyım, şikayetçiyim" dedi.

"F3 VE F4 RAPORLARINDAN DA HABERDARLARDI"

Cinayetten sonra Erhan Tuncel'i aradığını söyleyen Muhittin Zenit, "Cinayetin ayrıntılarını televizyonlardan öğrendikten sonra bilgi almak için Tuncel'i aradım. Ben o görüşmede karşımdaki adamı konuşturmaya çalışıyorum. Zarflama yapıyorum. Ancak söz konusu bu görüşmem çarpıtıldı. Cinayeti önleyemediklerini düşündüğüm kişilerin basına sızdırdığı bu telefon görüşmesi nedeniyle mağdur edildim. Bu kişiler F3 ve F4 raporlarından da haberdarlardı. Bu görüşmeyi gündemde tutanlar gerçek suçluların ortaya çıkmasına engel olmuştur" diye konuştu.

"HRANT DİNK BU ÜLKE İÇİN ZARARLI BİR İNSAN DEĞİLDİ. BU NEDENLE HEDEF YAPILDI"

Hrant Dink'i de sevdiğini söyleyen Zenit, "Hrant Dink bu ülke için zararlı bir insan değildi. Bu nedenle hedef yapıldı. Dink'in söylediği sözden dolayı adım adım ölüme götüren süreç hazırlanmıştır. Tek bir özür borcum var. Vicdanen rahatlamak için mahkeme huzurunda Rakel Dink'ten özür diliyorum. Ben ekmek yiyen her insanı, tüm canlıları korumak için görev yaptım. Vicdanen rahatım" şeklinde konuştu.

"F5 RAPORLARININ İMHA EDİLMESİYLE İLGİLİ BİLGİM YOK"

Yasin Hayal ilgili hazırlanan F5 raporlarının imha edilmesiyle ilgili bilgisinin olmadığını belirten Zenit, "Nasıl olurda arşivden alır imha edebilirim. Sakladığım, gizlediğim bir şey yok. Bu da akla mantığa uygun olmayan bir iddiadır. Örgüt üyesi değilim, 15 ay tutuklu kaldım mağdur oldum. Duruşmalardan vareste tutulmak istiyorum" şeklinde konuştu. 

Duruşma Zenit'in soru sorulmasıyla devam ediyor.

 
20 Haziran 2016 Pazartesi 15:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık