Benzin ve mazota dolar zammı; benzin 5 TL'nin üzerinde

Ana Sayfa » Güncel » Dink cinayetinde Yılmazer de Engin Dinç'i gösterdi

Dink cinayetinde Yılmazer de Engin Dinç'i gösterdi

Hrant Dink’in öldürüleceğine dair istihbarat raporunu İstanbul’a iletmeyen dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç bugün İstihbarat Daire Başkanlığı koltuğunu işgal ediyor.

 
21 Aralık 2014 Pazar 13:39 
Yorum YapYazdır
 
 
Dink cinayetinde Yılmazer de Engin Dinç'i gösterdi

Ali Fuat Yılmazer, Dink'in öldürüleceğine dair istihbarat raporunun yazıldığı dönemde (Şubat, 2006), Ankara'da EGM İstihbarat Daire Başkanlığı'nda, "sağ akımlar, dini ve irticai faliyetler ve azınlıklar"la ilgili C Şubesi'nin başkanıydı.
Hatırlanacağı gibi, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü, istihbaratçı polis memuru Muhittin Zenit'in kaleme aldığı F4 raporunu Ankara'ya olduğu gibi, İstanbul'a ise özetleyerek ve birçok ayrıntıyı ihmal ederek bildirmişti. Bu arada Zenit'in raporunda Dink'in öldürüleceği açıkça yazıldığı halde, Trabzon İstanbul'u "Dink'e karşı ciddi eylem yapılacak" diye bilgilendirmişti.
Savcı Yusuf Hakkı Doğan, Ali Fuat Yılmazer'in sorgusuna da F4 raporuyla başlıyor; raporu ayrıntılarıyla aktarıyor ve bilahare soruyor: "Bu rapor size sunuldu mu?"
Yılmazer'in cevabı tam olarak şöyle: "Bu rapor bana sunulmadı. Benim bilgim yoktur. Bu konuda yardımcım Bu¨lent DEMİREL bana bilgi vermedi."
(Yılmazer, F4 raporunun Ankara'ya ulaştığı gün, İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'la birlikte dört günlüğüne yurtdışı görevine gitmiş, yerine vekili olarak Bülent Demirel'i bırakmıştı.)
'Sabri Uzun: Benden de gizlediler'
Savcı Doğan, "raporu görmediğini" söyleyen Ali Fuat Yılmazer'i, Sabri Uzun ve Bülent Demirel'in ifadeleri üzerinden sorguluyor ve önce Sabri Uzun'un 6 Aralık 2013'te üç gazetede çıkan bir demecini hatırlatıyor.
Sabri Uzun demecinde, cinayet öncesinde istihbaratın bir numaralı koltuğunda oturduğunu, buna rağmen mahkemenin neden kendisine başvurup Dink'in mutlaka öldürüleceğini açıkça dile getiren bir istihbarat raporunun gereğini yapmadığını sormadığına şaşırdığını belirtiyordu. Fakat bir yandan da, bilgisine başvurulsa bile söyleyecek bir şeyinin olmadığını, çünkü o raporun ondan da "gizlendiğini" (kendi kelimesi) söylüyordu.
Savcı Doğan, Ali Fuat Yılmazer'e rapor hakkında Uzun'la görüşüp görüşmediğini, evrakı ona sunup sunmadığını soruyor ve ondan "görüşmedim, sunmadım" cevabını alıyordu, çünkü yardımcısı Bülent Demirel de onu bilgilendirmemişti: "Bu evrakı görmediğim için kimseye sunmadım."
Belge kime 'arz' edildi?
Fakat savcı Doğan'ın elinin altında Bülent Demirel'in Mülkiye müfettişlerine daha önce verdiği ifade ve onun F4 raporunun üzerine düştüğü "arz edildi" ifadesi vardı. Bürokraside bu ifade, belgenin bir üst makama sunulduğuna işaret ediyordu. Sorguyu bu noktadan devam ettirip soruyor Yılmazer'e: "Bu yazı size arz edildi mi?"
Yılmazer:
"Şube mu¨du¨r yardımcısı ise bana arz etmek amacıyla bunu yazabilir bana arz eder. Başka kimseye arz edemez. Eğer ben yoksam ve arz edildi diye bir not du¨şmu¨ş ise kendisinden sonraki u¨st ru¨tbeliyi kast ediyor bu kişi ya daire başkandır ya da başkan yardımcısıdır."
Tablo işte tam bu noktada iyice karışıyor. Çünkü Bülent Demirel'in raporu bir "üst"e arz ettiği kesin. Fakat dört "üst"ün dördü de (C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, İstihbarat Daire Başkanı'nın iki yardımcısı Necmettin Emre ile  Vedat Yavuz ve Daire Başkanı Sabri Uzun) raporun kendisine sunulmadığını söylüyorlar!
Bülent Demirel'in Mülkiye müfettişlerine söylediği ve savcı Doğan'ın da altını çizdiği sözleri, "arz"ın Yılmazer'e yapıldığı ihtimalini güçlendirir nitelikte... Demirel, "O tarihte il dışında bulunan şube mu¨du¨ru¨nu¨n dönu¨şte konudan haberdar edilmesi için 'arz edildi' notunun du¨şu¨ldu¨ğu¨nu¨ beyan" etmişti müfettişlere...
Buna karşılık Yılmazer, savcının bu yöndeki sorusuna, "Ben Bu¨lent DEMİREL'in bu konuyu bana arz ettiğini hatırlamıyorum" cevabı verecekti.
'Muhatap Engin Dinç'tir'
Savcı, "Yasin Hayal ne pahasına olursa olsun Hrant Dink'i öldürecek" gibi kuvvetli bir cümleyi "ciddi eylem" olarak telaffuz etme hususunu Yılmazer'e de soruyor... O da tıpkı Ramazan Akyürek gibi bu sorunun muhatabının, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü (bugün istihbaratın bir numaralı ismi) Engin Dinç olduğunu söylüyor.
'Esas sorumluluk doğuran belge'
Hemen ardından, savcının "esas sorumluluk doğuran" ve "gizlenen" sıfatlarıyla tanımladığı F4 belgesine ilişkin kritik soru geliyor:
"Bu belgenin içeriği neden İstanbul a bildirilmedi ve belge neden İstanbul a gönderilmedi? Zira İstanbul İstihbarat
Şube Mu¨du¨ru¨ Ahmet İlhan Güler ve diğer yetkililerin beyanlarında Trabzon ve İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Mu¨du¨rlu¨ğu¨ tarafından kendilerine bir bilgi paylaşımı yapılmadığı, Hrant DİNK'in öldu¨ru¨leceği yönu¨ndeki bilginin kendilerinden saklanıldığı beyan ettikleri hatırlatılarak soruldu..."
Yani savcı diyor ki: Şubeniz bu kadar kesin bir cinayet istihbaratı karşısında nasıl bu kadar sakin kalabildi? Nasıl İstanbul'la temas etmedi?
Yılmazer bu soruya cevap veriyor ama sözleri bu sorunun cevabı değil. Biraz uzun olsa da cevabı kelimesi kelimesine aktarıyorum ki, abarttığım sanılmasın. Cevap aynen şöyle:
"Böyle bir bilgi geldiğinde İstanbul şube mu¨du¨rlu¨ğu¨nu¨n yapacağı iki şey vardır. Birincisi tehdit ciddiyse il koruma komisyonuna yazı yazarak koruma tedbirinin uygulanmasını sağlamak... İki İstanbul ili itibariyle belirlenen hedeflere yönelik istihbari çalışma yaparak Trabzon İstihbarat Şube Mu¨du¨rlu¨ğu¨ ile koordineli hareket etmek zorundadır. Bunların hiçbirini İstanbul Emniyet Mu¨du¨rlu¨ğu¨ yapmamıştır. Osman Hayal hakkında sahte bir tahkikat evrakı tanzim etmiş, kusurunu örtmeye çalışmıştır."
Arşivdeki tehdit mahkemeye neden bildirilmedi?
Savcı Doğan'ın üzerinde en fazla durduğu noktalardan biri de, mahkemenin 18 Haziran 2008'de sorduğu "Kayıtlarınızda Dink'in cinayet öncesinde tehdit aldığına dair belge var mı?" sorusuna Ali Fuat Yılmazer imzasıyla gönderilen 24 Haziran 2008 tarihli cevabi belgeydi. Çünkü belgede, "Yapılan çalışmalarda Fırat (Hrant) DİNK'in öldu¨ru¨lmesinden önceki gu¨nlerde tehdit aldığını teyit eden herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır" ibaresi yer alıyordu.Oysa Dink tehdit almıştı ve bu da istihbarat arşivlerinde mevcuttu.
Savcının sorusu: "Arşivlerde olan bu bilgileri mahkemeye neden bildirmediniz?"
Yılmazer'in cevabı:
"Evet, ben bizim daha önce Hrant DİNK'in öldu¨ru¨lmesi olayı ile ilgili olarak verdiğimiz bilgilerin dışında ilave bir duyum var mı? Yok mu? şeklinde algıladım. Hrant DİNK'in doğrudan tehdit alıp almadığına yönelik bilgi olup olmadığı sorulduğunu du¨şu¨ndu¨k ve arkadaşlar bu yazıyı hazırladı, ben de imzaladım. Öyle hatırlıyorum. Ben daha önce arşivdeki bilgileri zaten soruşturma makamlarına iletmiştim."
Savcının bu cevabı tatmin edici bulup bulmayacağını bilahare göreceğiz. Fakat şu kadarına işaret etmek yorum değil, olgusal gerçeği ifade etmek sayılmalı: Mahkeme sadece bir noktaya, cinayet öncesinde tehdit olup olmadığı noktasına odaklanarak soruyor sorusunu ve cevap böyle geliyor.
Cinayetten sonra F4 raporunu savcıya verdi mi?
Ahmet İlhan Güler'in, cinayet günü (19 Ocak 2007) İstanbul'da yapılan, kendisinin dışında İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve başka ilgililerin katıldığı bir toplantıdan söz ettiğini hatırlayacaksınız... Ahmet İlhan Güler sorgusunda, Ramazan Akyürek'in o toplantıda dahi bir yıl önceki F4 raporundan söz etmediğini öne sürmüştü.
(Söylemeye gerek yok: Bu durumda, Ahmet İlhan Güler'in bu büyük iddiasıyla ilgili olarak o gün o toplantıya katılanların tanıklıkları çok büyük bir önem kazanıyor. Savcı Yusuf Hakkı Doğan, bu soruyu Celalettin Cerrah'a mutlaka sormuştur. Fakat dün belirttiğimiz gibi, Cerrah'ın sorgusuyla ilgili hiçbir bilgi sızmadığı için, onun Güler'in iddiasını teyit edip etmediğini bu aşamada bilemiyoruz.)
Savcı Doğan, Ali Fuat Yılmazer'e bu toplantıya katılıp katılmadığını soruyor önce. Cevap şöyle:
"Ben bu toplantıya katılmadım. Ben Ankara'dan gelmedim ama Ramazan Akyürek bey daire başkanı olarak katıldı. Ama daha sonra ben Hrant DİNK cinayetiyle ilgili evrakları savcılığa teslim ettim. Bu evrakların içinde bizim arşivdeki istihbari evraklarımızdı."
Savcı Doğan soruyor: "F4 raporunu da getirdiniz mi?"
Cevap: "Getirdim diye hatırlıyorum."
İlave sorular...
Bu cevabın bir dizi başka soruyu akla getirmemesi imkansız:
Birincisi: Sadece ülke değil dünya çapında etkileri olan bir cinayet gerçekleşiyor ve siz o cinayetle ilgili istihbaratın tamamına vakıf olması düşünülen bir devlet görevlisisiniz... Cinayetten birkaç gün sonra savcılığa götürmek üzere evraklarınızı karıştırırken cinayeti bir yıl önce kesin bir biçimde bildiren (fakat size "sunulmadığı" için haberdar olmadığınız) bir raporla karşılaşıyorsunuz...
Soru şu: Böyle bir belgenin yaratacağı şok duygusu ortadayken, yedi yıl sonra karşılaşsanız bile o belgeyi savcıya götürüp götürmediğiniz yolundaki bir soruyu "götürdüm diye hatırlıyorum" suretinde cevaplamanız makul müdür? (Gerçi bu muğlak kalacak bir nokta değil... Yılmazer'in o gün savcıya teslim ettiği belgeler arasında F4 raporunun bulunup bulunmadığı o gün tutulan tutanaktan bellidir. Gerçek neyse, herhalde ortaya çıkacaktır.)
İkincisi: Böyle bir bilgiyi bir yıl boyunca size sunmayan astlarınızla ilgili olarak herhangi bir işlem yaptınız mı?
Bu mini diziyi bitirirken hatırlatalım: Savcı Yusuf Hakkı Doğan, geçtiğimiz hafta Yargıtay üyeliğine seçildi ve kamu görevlileri ile ilgili soruşturmayı başka bir meslektaşına devretti.

 
21 Aralık 2014 Pazar 13:39 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:25
  • Öğlen12:24
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1808 - Napolyon Bonaparte komutasındaki Fransız ordusu Madrid'e girdi.
1863 - Santiago (Şili)'de bulunan Iglesia de la Compañía kilisesi çıkan bir yangın sonucu tamamen yandı: 2000'den fazla kişi öldü. Yangın sonrasında buraya bir anıt dikildi.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları Londra'da kullanılmaya başlandı.
1869 - Birinci Vatikan Konsili açıldı.
1886 - ABD'de Samuel Gompers başkanlığında Amerikan Emek Federasyonu kuruldu.
1936 - Nikaragua'da Anastasio Somoza cumhurbaşkanı seçildi.
1941 - Pearl Harbor Saldırısından bir gün sonra ABD Kongresi Japonya'ya savaş ilan etti ve II. Dünya Savaşı'na resmen girmiş oldu.
1942 - Vatan gazetesi, Hitler ve Mihver devletleri aleyhtarı yazılar nedeniyle kapatıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler, Güney Kore'nin tanınmasını onayladı.
1953 - Türkiye futbolda İspanya'yı eledi; Dünya Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.
1953 - DSİ (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü) kuruldu.
1962 - Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında "Karşılıklı Sağlık Yardımı Anlaşması" imzalandı. Türkiye'nin de katıldığı anlaşmaya göre, kendi ülkesinde tedavisi mümkün olmayan hastaların bakımı, bu imkânlara sahip ülkelerde yapılacak.
1966 - Dünyanın ilk "işçi şirketi" olduğu söylenen Türksan kuruldu. Şirketin kuruluş amacının yurtdışında çalışan Türkiyeli işçilerin tasarruflarını "değerlendirmek" olduğu açıklandı.
1968 - Tokyo Uluslararası Maratonu'nda İsmail Akçay dördüncü oldu.
1972 - Doğan Koloğlu 7,5 yıl hapse mahkum oldu.
1973 - Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk yazar Çetin Altan'ın cezasını affetti. Ancak Altan'ın 2 yıllık cezası af kapsamı dışında kaldı.
1980 - John Lennon vurularak öldürüldü.
1985 - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, kısaltması KESK olan memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.
1987 - Ömer Kavur'un yönettiği Anayurt Oteli 9. Nantes 3 Kısa Film Şenliği'nde büyük ödülü aldı.
1987 - İsrail işgali altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler, intifada haraketini başlattı.
1987 - ABD Başkanı Ronald Reagan ve SSCB lideri Mihail Gorbaçov, orta menzilli nükleer füzelerin karşılıklı imhası için antlaşma imzaladı.
1991 - Boris Yeltsin ile Ukrayna ve Beyaz Rusya cumhuriyetlerinin devlet başkanları Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kuruluşunu ilan ettiler.
1992 - TBMM, Somali'ye asker gönderilmesini kararlaştırdı.
1993 - Sabancı Center açıldı.
1995 - Eralp Akkoyunlu 1987 yılında çıktığı dünya seyahatini tamamlayarak bunu gerçekleştiren 5. Türk oldu. 6 yıl 7 ay süren bu yolculukta Akkoyunlu, 302 gün seyir yaparak dünyayı dolaştı.
1996 - PKK, rehin tuttuğu 6 askeri, Kuzey Irak'taki Zap kampında Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal ve Mazlum-Der İzmir Şube Başkanı Halit Çelik'e teslim etti.
2003 - Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından YÖK Başkanlığına atandı.
2004 - Ohio eyaletindeki Damageplan konserinde Dimebag Darrell (Darrell Lance Abbott), Nathan Gale adlı bir çılgın tarafından sahnede vuruldu.
2007 - Küresel Isınmaya Hayır Mitingi
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık