Hükümetten flaş Afrin açıklaması

Ana Sayfa » Medya Kritik » Din adına yolsuzluk, rüşvet, para toplama...

Din adına yolsuzluk, rüşvet, para toplama...

Çok konuşulacak yazı: Yolsuzluk, adam kayırma özellikle son 40 yıldır İslamcılık hareketinin iskeleti oldu. Temiz inancımızı kirli hesaplarına malzeme yaptılar. Para toplamayı, oradan iktidar olmayı bize dindarlık olarak pazarladılar.

 
23 Ocak 2015 Cuma 08:03 
Yorum YapYazdır
 
 
Din adına yolsuzluk, rüşvet, para toplama...

 

İslami kesimin yakından tanıdığı gazeteci Levent Gültekin, AK Parti'yi sarsan ve dört bakanın istifasına neden olan yolsuzluk ve rüşvet iddiaları üzerinden, geçmişten günümüze İslami hareketin yolsuzluk iddialarına bakış açısını ortaya koydu. Necmettin Erbakan'dan, Cübbeli Hoca'ya, Fethullah Gülen'den, Deniz Feneri'ne uzanan yolsuzluk iddialarını tek tek sıralayan Gültekin, İslam'ın büyük bir yenilgi aldığını söyledi.

İslami kesimin yakından tanıdığı gazeteci Levent Gültekin,  yolsuzluk iddialarının dindarlar tarafından 40 yıldır sineye çekildiğini belirtip, çarpıcı ifadeler kullandı. Gültekin "İslamcılar, dindar cemaatler, yapılar evrensel ahlak anlayışından farklı bir ahlak ürettiler." dedi.

"YOLSUZLUK İSLAMCILIK HAREKETİNİN İSKELETİ"
Egemen Bağış’ın Meclis’teki Yüce Divan oylamasında verdiği pozun İslamcıları neden ayağa kaldırmadığını da sorgulayan Gültekin, yolsuzluk ve adam kayırmanın son 40 yıldır İslamcılık hareketinin iskeleti olduğunu söyledi. "40 yıldır hem hayallerimizi çaldılar hem de o temiz inancımızı" diyen Gültekin, İslamcılığın büyük bir yenilgi aldığını söyledi.

"DİNDARLAR BÜYÜK BİR KAZIK YEDİ"
"Bugün İslam’ın aldığı yaraya, Türkiye’nin geldiği noktaya, dindarların durumuna bakınca büyük bir kazık yediğimizi görüyorum. Temiz inancımızı kirli hesaplarına malzeme yaptılar. Para toplamayı, oradan iktidar olmayı bize dindarlık olarak pazarladılar." ifadelerini kullanan Gültekin, bu sözlerinin çok ağır ithamlar olduğunu söyleyip, "Tüm parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkacak fotoğrafa eminim ki siz de çok şaşıracaksınız." dedi.

İşte İnternethaber.com'dan Levent Gültekin'in; Necmettin Erbakan'dan, Cübbeli Hoca'ya, Fethullah Gülen'den, Deniz Feneri'ne uzanan geçmişten günümüze derlediği dindar kesimin yolsuzluk iddiaları:

İSLAMCILAR YOLSUZLUKLARA NEDEN DUYARSIZ?

Uzun zamandır bu soruya cevap arıyordum.

Ortalama ahlaki standarda sahip hiç kimsenin kabul edemeyeceği iddiaları sineye çekiyorlar.

Mesela Egemen Bağış’ın Meclis’teki oylamada verdiği o poz (Ne olduğunu bilmeyenler gazetelerden bakabilirler)  normalde herkesi ayağa kaldırırdı.

Özellikle İslamcıların, “Sen bizim 100 yıllık emeğimize böyle bir lekeyi nasıl sürersin” diyerek isyan etmeleri gerekirdi.

Fakat etmediler.

Niçin?

Bu sorulara cevap ararken bir şey fark ettim:

İslamcılar, dindar cemaatler, yapılar evrensel ahlak anlayışından farklı bir ahlak ürettiler.

O ahlaka göre tutum belirlediler. O ahlaka göre işler yaptılar. O ahlaka göre insanları eğittiler. O ahlaka göre varlıklarını sürdüler.

Şimdi de o ahlak anlayışına göre de olup biteni sineye çekiyorlar.

Helal- haram dairesinde üretilen bu ahlaki anlayışına göre yolsuzluklar tolere edilebiliyor.

Çünkü herkes helal- haram tanımını kendi çıkarına göre yapıyor.

Tüm bu olup biten karşısında şöyle düşünüyorum: Yolsuzluk, adam kayırma özellikle son 40 yıldır İslamcılık hareketinin iskeleti oldu.

Bu hareket bir anlamda yolsuzluk hareketiydi.

Biliyorum çok ağır bir itham.

Fakat tam olarak ne dediğimi açıkladığımda çok abartılı olmadığını göreceksiniz.

Dört bakan hakkındaki yolsuzluk iddiaları ve bu iddiaların sineye çekilmesi dindarlar arasındaki ilk olay değil.

Şimdi geçmişten günümüze bazı olayları size anlatmak istiyorum.

Tüm parçalar bir araya geldiğinde ortaya çıkacak fotoğrafa eminim ki siz de çok şaşıracaksınız.

Kanal 7 meselesi…

İslamcılar arasındaki en büyük yolsuzluk olaylarının başında gelir.

Yoksul dindar halkın parasıyla kurulan bir kanal günün sonunda 3 adamın kişisel malı oldu.

Hem gurbetçilerden, hem de Türkiye’deki dindarlardan otel lobilerinde toplanan paralarla kurulmuştu.

Yüzbinlerce insanın emeğini 3 kişi bütün İslamcı aydınların gözü önünde gasp ettiler.

Bunun bir yolsuzluk olduğunu bütün bir mahalle bildiği halde kimse ses çıkarmadı.

Hiçbir İslamcı aydın, yazar, kanaat önderi tek bir gün bu durumu mesele etmedi.

O kanalın kurulmasına sermaye veren dindarların da yapacağı birşey yoktu.

“İslam’a hizmet edecek” diye kurulan kanal şimdilerde taverna kanalı oldu.

Erbakan meselesi…

Erbakan yıllarca “dava için” milyonlarca (trilyonlarca) lira para topladı.

Biz bir süre sonra fark ettik ki toplanan bu paralar amacı doğrultusunda kullanılmıyor.

TV kuracağız diye para topladılar. Bosna’ya yardım yapacağız diye para topladılar. “Dava için”diyerek gurbetçilerden kurban parası topladılar ve kurban kesmeyip bu paraları başka yerlerde harcadılar.

Bunları duyuyorduk ama hiç birimiz aslında ne olduğunu kavrayamadığımız için ses çıkaramıyorduk.

Erbakan’ın ölümünden 3 yıl önce ortaya bir belge düştü: Erbakan toplanan 35 milyon doları Kent Bank’ta  Offshore hesabına faize yatırmış. Ve Kent Bank battığında bütün o paralar da batmıştı.

Ölümünden sonra aile içinde çıkan mal paylaşım kavgası hepimizin gözü önünde oldu.

Tüm bunlara hiç birimiz ses çıkarmadık.

Hiç birimiz nasıl olur da her ağzını açtığında bize “Faiz kötülüklerin anasıdır” diyen bir İslamcı liderin parayı faize yatırmasını sorgulamadık.

Bugün AKP ‘de üst düzey görevde bulunan birine Saadet Partisi’ndeyken şöyle bir soru yönelttim:“Erbakan’ın parasal ilişkileri konusunda kalbin rahat mı?”

“Hayır” dedi. “Peki niçin hala oradasın?” dedim. “Başka nerede siyaset yapabilirim ki”dedi.

Erbakan’ın bu durumunu bilen, gören İslamcı yazar, kanaat önderleri buna da tek bir gün yüksek sesle itiraz etmediler.

“İslamcılığı kirletiyorsun” diyerek ortalığı ayağa kaldırmaları gerekiyordu. Ama yapmadılar.

Kapalı kapılar ardında Erbakan’ın dedikodusunu yapmakla yetindiler.

İhlas Grubu meselesi…

Müslümanların ilk özel TV’sini kuracağız diye halktan para topladılar.

TV kuruldu birkaç yıl sonra da o TV ve holding bir ailenin üzerine geçirildi.

Bunu bile sineye çektik.

Gülen cemaati…

Bütün varlığını topladığı bağışlara borçludur.

“Size daha iyi bir dindarlık sunacağız” diye insanlardan zorla bağış topladılar.

İslam’da bağış toplamak diye birşey olmadığı halde bağış toplamayı bir görev haline getirdiler.

Toplarken din adına topladılar, dağıtırken kendi adlarına dağıttılar. Hepsini de değil bir kısmını.

Para toplamanın en kolay yolu yardım kuruluşu kurmaktı.

Oradan toplanan paraları dini bir yorumla farklı alanlarda kullandılar. Bu vesileyle kendi iktidarlarını güçlendirdiler

İslam gerilerken yükselen bunlar oldu.

 

Cübbeli Ahmet hoca meselesi…

İnsanlara resmen din pazarladı.

Dini en pespaye şekilde yorumlayarak istediği kalıba sokmaktan imtina etmedi.

Kendisi lüks ve şatafat içinde yüzerken takipçilerine bir lokma bir hırka öğütlüyordu.

Jet Fadıl gibi defalarca halkı dolandırmış birinin yeni yolsuzluk kampanyasında reklam yüzü olmaktan imtina etmedi.

Para geldiğinde kaynağını tek bir gün sorgulamadılar.

Dindarlık görüntüsü altında organize olan cemaatlerle, tarikatlarla ilgili benzer olaylar var.

İçlerinde temiz, gerçekten dine hizmet etti diyeceğimiz neredeyse yok denecek kadar az.

***

Deniz Feneri Kanal 7’yi finanse etsin diye kurulmuştu.

Kimse Yok mu derneği Gülen Cemaati’ni finanse etmek için kurulmuştu.

Kanal 7 ve Deniz Feneri’nde kontrolü kaybeden Erbakan kendine kaynak üretmek için Can Suyu derneğini kurdu.

Tüm bunları niçin yazıyorum? Üstelik niye bugün?

Geldiğimiz noktada İslamcıların bu davranışları yüzünden İslam korkunç şekilde lekelendi.

Bunların derdi aslında İslam değil, dindarlık görüntüsü altında başka işler yapmaktı.

Bunu anlatmak istiyorum.

Aynen Hristiyanlardaki gibi İslam’ın ruhban sınıfını kurdular ve insanlara resmen cennet pazarladılar.

Güç toplamak, iktidar olmak, kendilerine alan yaratmak için din bir anlamda örtü görevi görüyordu.

Daha doğrusu görüyormuş. Bunu şimdi fark ediyorum.

Geçmişte bunu fark etmemiz çok zordu.

Çünkü çok sağlam bir tezgah kurmuşlardı.

Mesela Erbakan bize her gün merkez medyanın “Siyonist uşağı, İslam düşmanı” olduğunu anlatırdı.

Bizim gözümüzde “Öteki” düşmandı. Yazdıkları yalandı. Bize düşmanlık ettikleri için iftira atıyorlardı.

Merkez medya “Erbakan Bosna paralarını faizde batırdı” diye haber yaptığında bunun gerçek haber değil, İslam düşmanlığı olduğunu düşünüyorduk.

Bir cemaatin, tarikatın, ya da partinin fanatiği olup da oranın dışına çıkmak çok zordur.

Bunu bilemezsiniz.

Bundan dolayı fark edemiyorduk.

Bugün İslam’ın aldığı yaraya, Türkiye’nin geldiği noktaya, dindarların durumuna bakınca büyük bir kazık yediğimizi görüyorum.

Temiz inancımızı kirli hesaplarına malzeme yaptılar.

Para toplamayı, oradan iktidar olmayı bize dindarlık olarak pazarladılar.

“Para verin gazete kuralım” dediler. “Para verin okul açalım” dediler. “Para verin vakıflar kuralım” dediler.

“Para verin yoksullara dağıtalım” dediler.

Velhasıl “para verin dinimizin bayrağını yüceltelim” dediler.

Verdiğimiz o paralarla kurulan kurumlar şimdi birilerinin kişisel malı oldu.

Tüm bunları geçmişte anlayamıyorduk.

Çünkü bize umut sattılar. “Ülkeye barış ve huzur getireceğiz” dediler.

“Tertemiz, hak yemeyen, kimsenin malına el uzatmayan, çalışkan nesiller yetiştireceğiz”dediler.

Hem hayallerimizi çaldılar hem de o temiz inancımızı.

Hem bizim hayatımızı mahvettiler hem de çocuklarımızın geleceğini.

40 yılın sonunda ne dinimiz kaldı ne de dindarlığımız.

Çünkü amaçları din ve dindarlık değilmiş.

Böyle olsaydı Erbakan’ın faizde para batırmasını görmezden gelirler miydi?

Böyle olsaydı Egemen Bağış ve benzerlerinin yüzsüzlüklerini sineye çekerler miydi?

Böyle olsaydı 700 bin TL’lik saat takan birinin hamiliğine soyunurlar mıydı?

Böyle olsaydı bu kadar çirkin bir lekeyi taşımaktan hiç mi rahatsız olmazlardı?

İslamcılık büyük bir yenilgi aldı.

Dindarlığı yücelteceğiz diye yola çıkmışlardı.

40 yılın sonunda tüm emekler, umutlar heba oldu.

Bugün hala utanmadan din adına söz söyleyip pespayeliklerine dini kılıf olarak kullanıyorlar.

Bıktık. İllallah dedik. Yıldık, usandık artık

 
23 Ocak 2015 Cuma 08:03 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:21
  • Güneş07:01
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:10
  • Yatsı19:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık