Türkiye-Rusya S 400 füze alımında anlaştı

Ana Sayfa » Medya Kritik » Devlette Menzilciler Süleymancılar sahnede!

Devlette Menzilciler Süleymancılar sahnede!

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk'ün önemli yazısı

 
10 Ocak 2014 Cuma 08:23 
Yorum YapYazdır
 
 
Devlette Menzilciler Süleymancılar sahnede!

Emniyet’te basın odalarının kapatılması, gazetecilerin içeriye alınmaması uygulaması durduruldu ama gelin bunu siz Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerine anlatın. Mahkeme kararına rağmen, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gazeteciler alınmıyor. Açıkçası “mahkeme kararı” onları bağlamıyor.
Polis, cemaatin, hükümetin değil “Devletin polisi” olmalı. Ama anlaşılıyor ki, Emniyet Teşkilatı’nda bir “hükümet”, bir de “cemaat” taraftarı polisler var. Yalnız öyle olsa “buna da şükür” diyeceksiniz. Bir de bunların dışında tarikatlar, fraksiyonlar bulunuyor. Güç kazanmak için Fethullahçılara karşı Menzilci ve Süleymancılarla işbirliği yapılıyor. 264 bin 477 personeli bulunan Emniyet’i ne yazık ki bu hale getirdiler.

Birlikte mi göz yumdunuz

Son dönemde taraflar birbirlerine “tavır” almış durumda. Herkes birilerinin açığını yakalamanın çabasına girişmiş. Bir taraf, hükümeti yolsuzluklarla vurmak istiyor. Bir taraf ise “yolsuzluklar yok, bunlar hükümeti yıpratmak için yolsuzluk olduğunu iddia ediyorlar” diyor. İşte, “yolsuzluk yok” diyenler, yolsuzluğun üzerini örtmek isteyenler gibi eğer birileri suç uyduruyorsa bunlar da suç işliyor. Tabii ki ülkede yolsuzluğun olmadığına kimseyi inandıramazsınız.
Hükümet-cemaat o yollarda beraber yürürken, beraber ıslanırken demek ki yolsuzlukları ortaya çıkartmakla görevli olanlar, bunları gizleyerek, ortaya çıkartmayarak ağır suçlar işlemiş. O yüzden “hükümet-cemaat” kavgası bazı yolsuzlukların gündeme getirilmesine büyük katkı sağlamıştır. Operasyonlar engellenmeye çalışılsa bile kamuoyu olup-bitenler hakkında fikir sahibidir. 17 Aralık 2013’e kadar yolsuzluklara göz yumanlar, bunları ortaya çıkartmayan, çıkmasını engelleyenlerden kim nasıl hesap soracak? Taraflar çıkarları için bunlara göz yummuşlar.
Emniyet’te şube müdürlerinin görev yerlerinin valiler tarafından değiştirilmesi her zaman olur. Emniyet müdürleri arasında da değişiklikler hep normal karşılanır. Ancak bu kez durum öncekilerinden çok farklı. Neredeyse caddedeki trafik polislerinin yeri bile “hükümetçi-cemaatçi” diye değiştirilecek noktaya gelindi.

Sanki yeni bir habermiş gibi

İl emniyet müdürleri arasındaki değişikliği bir gazete sanki ilk kez yapılıyormuş gibi “Emniyet’te müfettiş dönemi” diye veriyor. Yani yeni bir dönemin başladığını belirtiyor. Yaklaşık 22 yıllık bir çalışma sonucu 1. sınıf emniyet müdürlüğüne gelinir. Şu anda gerek Polis Başmüfettişi, gerekse merkez emniyet müdürlüğü kadrosunda il emniyet müdürü olmaya aday 1.500 Emniyet müdürü bulunuyor. Bunlar arasından yani 1. sınıf emniyet müdürleri arasından atama yapılmak zorunda…
Her dönemde olduğu gibi bu atamalar genelde müfettişler arasından yapılır. Görevden alınanlar da yoğun çalışmak istiyorlarsa başmüfettişliğe, “bankamatik takılmak” istiyorlarsa merkez emniyet müdürlüğüne atanır. Yeni bir atama olunca yine bu insanlar arasından atama yapılmak zorunda. Örneğin Kars Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek bir önceki kararnamede polis başmüfettişliğine getirilmişti. Bu kez aynı kişi başmüfettişlikten Adana Emniyet Müdürlüğü’ne atandı. Yasa, yönetmelikleri çok iyi bilen Cengiz Zeybek‘e il müdürlüğü yakışır.
Emniyet’te görünen suç işleyenlere göz yumulmuş. Asıl hesap, şimdiye kadar bunlara göz yumanlardan sorulmalı.

Ceza sırası avukatlara geldi

“Balyoz”, “Ergenekon” davaları hayli gerilimli geçti. 200’e yakın avukat hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Yani, iki önemli davanın sanıklarından sonra ceza sırası avukatlara geldi.
“Balyoz Davası” duruşmaları sırasında, Ergenekon ile ilgili bir belgeden, Balyoz davası sanığına soru yöneltilmesine avukat Şule Nazlıoğlu itiraz ediyor, “Sayın başkan, sayın savcı burada çok açık taraf gibi davranıyor. İddianamede yer almayan konularla ilgili sorular soruyor. Amacının ne olduğunu biz biliyoruz. Ordudan ne kadar nefret ettiği de açık bir biçimde ortaya çıktı. Cumhuriyet savcısı duruşmaların başından beri böyle davranıyor” diyor.
Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş, bu sözler nedeniyle avukat hakkında şikayette bulunuyor. Silivri Ağır Ceza Mahkemesi, “Cumhuriyet savcısının ‘ordudan ne kadar nefret ettiğinin’ söylendiği değerlendirildiğinde bu sözlerin savunma ve eleştiri sınırları dışında kaldığı, yargılama sırasında onur, şeref ve saygınlığını rencide ettiği” sonucuna varıyor ve avukatı 6 bin 80 lira para cezasına çarptırıyor.
Bu, avukatlar için ilk ceza… 200’e yakın avukatın davaları Silivri’de devam ediyor. Bazıları hakkında istenen cezaların ise hayli ağır olduğu belirtiliyor. Avukatlar gibi “Ergenekon”, “Balyoz” davalarından yargılananlar hakkında da, cumhuriyet savcısına, mahkeme heyetine hakaret edildiği gerekçesiyle devam eden çok sayıda dava bulunuyor. Öyle ki bazı sanıklar hakkında verilen hapis cezaları, yargılandıkları asıl davadan aldıkları hapis cezalarından bile fazla…

 
10 Ocak 2014 Cuma 08:23 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:24
  • Güneş04:45
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:37
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık