Avrupa'dan Türkiye'ye kötü haber

Ana Sayfa » Siyaset » Devlet Bahçeli’den çok sert mektup değerlendirmesi!

Devlet Bahçeli’den çok sert mektup değerlendirmesi!

Bahçeli "Dolmabahçe Sarayı 100 yıl önce bile böyle bir kepazeliğe şahit olmamıştır"

 
1 Mart 2015 Pazar 16:22 
Yorum YapYazdır
 
 
Devlet Bahçeli’den çok sert mektup değerlendirmesi!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’la bir araya gelen HDP Heyeti’nden İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in açıkladığı, Abdullah Öcalan’ın silahlı mücadelenin bırakılması konusundaki çağrısı için açıklamalarda bulundu.

Bahçeli “İmralı canisinin hazırladığı, Kandil’deki terör şeflerinin onay verdiği 10 maddelik ihanet belgesi pişkince, arsızca, ahlaksızca hatta hiçbir utanma pişmanlık gösterilmeden ilan edilmiştir. AKP, PKK ile beraber kameraların karşısında haince şov yapmıştır. AKP ile PKK’nın gayrimeşru birlikteliği bölücülük nikahı kıyılmasıyla resmilik kazanmıştır. Dolmabahçe Sarayı 100 yıl önce bile böyle bir kepazeliğe şahit olmamıştır” dedi.

 

DOLMABAHÇE SARAYI 100 YIL ÖNCE BİLE BÖYLE BİR KEPAZELİĞE ŞAHİT OLMAMIŞTIR”

Dolmabahçe Sarayı Başbakanlık Ofisi’nde çözüm sürecine ilişkin olarak yapılan silah bırakma çağrısı için Bahçeli, “Bugün yeniden Milli Mücadele şartları oluşmak üzeredir. Sevr’ciler, sömürge piyonları, işgal kalıntıları, esaret şak şakçıları yeni baştan gözlerini açmışlar. Yeni baştan şanslarını denemek suretiyle açılım, çözüm, barış, silah bırakılması gibi kavramlarla saldırıya geçmişlerdir. Çanakkale’de püskürtülenler, AKP’ye nüfuz etmişlerdir. Şer niyetleri uğruna tepe tepe kullanacakları bir delalet yuvası verimli bir ihanet kaynağı bulmuşlardır. Artık her şey açık her şey gün yüzündedir. AKP’nin PKK ile kurduğu ihanet, melanet ve rezalet ortaklığı tüm yönleriyle deşifre olmuştur. Dün İstanbul Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi’nde AKP-PKK bölücü şebekesi müşretek bir açıklama yapmıştır. İmralı canisinin hazırladığı, Kandil’deki terör şeflerinin onay verdiği 10 maddelik ihanet belgesi pişkince, arsızca, ahlaksızca hatta hiçbir utanma pişmanlık gösterilmeden ilan edilmiştir. AKP, PKK ile beraber kameraların karşısında haince show yapmıştır. AKP ile PKK’nın gayrimeşru birlikteliği bölücülük nikahı kıyılmasıyla resmilik kazanmıştır. Dolmabahçe Sarayı 100 yıl önce bile böyle bir kepazeliğe şahit olmamıştır. Dünyanın en büyük Türk kentinde PKK’nın mesajları bölücülüğün yol haritası gururla duyurulmuştur. 1999′da kafes içinde mahkemeye çıkarılan on binlerce vatan evladının kanını döken insanlık suçlusu canibaşı hükümete ev ödevi vermiş AKP’nin siyasi namusunu ortalığa düşürmüştür. Türk milleti bu olanları normal göremez görmeyecektir. Türk milleti çözüm kılıfına gizlenmiş çözülme zehrini servis eden köksüzlere kanamaz, katlanamaz, katlanmayacaktır” diye konuştu.

“DESTEKLEDİĞİNİZ PARTİ, PKK’YA BEYAZ BAYRAK ÇEKTİ, GÖRMEYECEK MİSİNİZ?”

Hükümeti eleştirdiği konuşmasında Bahçeli, “AKP’ye oy veren kardeşlerim bir umuttur diyerek desteklediğiniz parti, PKK’ya beyaz bayrak çekti. Görmeyecek misiniz? Arkasında durduğunuz parti Türkiye’yi teröristlere tapulamak üzeredir, anlamayacak mısınız? Dolmabahçe’de Türkiye’nin başı öne eğilmiş, Türk milleti yok sayılmıştır. Dolmabahçe’de bölücü terör fermanını yayımlamıştır. Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu’nu bırakarak kaçan yurt topraklarını havaya uçuran vatansızlar, PKK havarisi, PKK yancılığında üst bir fazla geçmişlerdir. PKK iktidara ortak olmuş, hükümeti ele geçirmiştir. Erdoğan ve Davutoğlu’nun hiç mi millet sevgisi kalmamıştır? Terör suçlusu bir katilin on maddelik ihanet metni tarihi bir karar süreci eşiği olarak nasıl yorumlanmaktadır? Türkiye’nin Başbakan Yardımcısı, İçişleri Bakanı, AKP’nin bir grup başkanvekili PKK’nın maskarası haline gelmeyi izzeti nefislerine nasıl sindirebilmişlerdir?” ifadelerini kullandı.

“PKK’DAN KONGRE TOPLAYIP KARAR ALMASINI UMMAK İHANET VE SUÇ ORTAKLIĞIDIR”

Bahçeli, “Öcalan canisi sözde mesajında, 30 yıllık çatışma sürecinin kalıcı barışa götürülmesinden ve demokratik çözüme ulaştırılmasından bahsetmektedir. Devamla, asgari müştereğin sağlandığı ilkelerde silahlı mücadeleyi bırakma temelinde, stratejik tarihi kararı vermek için PKK’yı bahar aylarında olağanüstü kongreyi toplamaya davet etmiştir. Ve bu daveti, silahlı mücadelenin yerini demokratik siyasetin almasına yönelik tarihi bir niyet beyanı olarak formüle etmiştir. Bebek katili, 21 Mart 2013 Nevruz’unda, maşaları kanalıyla Diyarbakır’da kalabalıklara okunan mesajında; artık silahlar sussun diyordu. Kan döken teröristlerinin sınır dışına çekilmesini istiyordu. Ve yeni bir sürecin başladığını söylüyordu. Aradan geçen iki yıllık süreye rağmen PKK ne sözde geri çekilmesini sağlamış ne de silah bırakmıştır. Bilakis, teröristler dağ kadrosunu tahkim ve takviye etmişlerdir. 2013′de silahlar susuyor diye milleti aldatanlar izleyen yıllarda Mehmetçiklerimizin, polislerimizin şehadetini korkakça izlemişlerdir. AKP, Dolmabahçe’de PKK’nın mesajlarına şüphesiz ki ortak olmuş, onay vermiş, Kandil denetim ve yazımından geçen talep listesini makul bulmuştur. Demek ki, PKK’nın siyasete taşınmasına, genel affa, caninin serbest kalmasına AKP evet demiştir. Demek ki, PKK’nın sözde silah bırakması için akla hayale sığmayan tavizler sıraya koyulmuş ve icrası için uygun zamana bırakılmıştır. Ne var ki, PKK’nın silah bırakacağını iddia etmek, bu yolla milleti avutup oyalamak tamiri imkansız bir şuursuzluktur. PKK’dan kongre toplayıp karar almasını ummak, buna da payanda olmak saflık değilse ihanet ve suç ortaklığıdır. Kaldı ki, Kandil’deki terör çetesinin elebaşlarından birisi tarafından yapılan son açıklamada, sözde kongrelerin formaliteden toplanan bir platform olmadığı, Kürt sorunun çözülmediği bir ortamda silahlı mücadelenin bırakılmayacağı tehditvari bir üslupla ifade edilmiştir” şeklinde konuştu.

“PKK, HAİN AMAÇLARINA TAM ULAŞMADAN SİLAHLARI GÖMMEYECEK, NAMLUYU İNDİRMEYECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu eleştiren Bahçeli, “PKK, Türkiye’den toprak almadan silah bırakmayacaktır. PKK, hain amaçlarına tam ulaşmadan silahları gömmeyecek, namluyu indirmeyecektir. Aksini iddia eden varsa ya şerefi yoktur ya da aklını ve mantığını ha-haczettirmiş bir sefildir. Şu zamana kadar, PKK’nın ‘silah bırakacağım’ dediğini duyan yoktur. PKK’nın her şeyden vazgeçtiğini, ıslah olduğunu, pişmanlık gösterip adalete teslim olacağını işiten de olmamıştır. Hepsinden önemlisi de, Öcalan’ın 10 maddelik ihanet metni Türkiye’nin mezarını kazmak, üniter milli devletin ve bin yıllık millet varlığının mahvı demektir. AKP artık hem HDP, hem de PKK’dır. Bölücülük AKP’nin bünyesini kangrene dönüştürmüştür. Gelişmelerden sonra bölücülük terazisinin iki kefesinde AKP ile PKK’nın aynı ağırlıkta olduğunu hiç kimse inkar edemeyecektir. Erdoğan ve Davutoğlu iflas etmiş, omurgasını kaybetmiş, tükenmiş iki müflis ve bölücü şahsiyet olarak PKK’nın kanlı tarihindeki yerlerini almışlar, layığını bulmuşlardır. AKP’nin PKK’nın yörüngesine sabitlenmesi sonucunda şehitlerimizin bir kez daha kanı dökülmüş, anaların gözyaşları yeniden oluk gibi akmıştır. AKP’nin kanlı kardeşi, ölüm yoldaşı, ihanet kervanındaki bölücü sırdaşı HDP, Öcalan’ın buyruk ve emirnamesini AKP’ye tebliğ edip, tıpkı darağacına giden bir mahkumun cezasını yüzüne okur gibi açıklamaları okumuştur. Öcalan’ın demokratik siyaset uydurması, Türk demokrasisine biçilmiş bir kefendir. Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarının tanımlanmasıyla ilgili zırvası, çözülmenin artan dozda yaygınlaştırılmasıdır. Sanki aksi varmış gibi, özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvenceleriyle ilgili hezeyanı parçalanmanın habercisidir. Kimlik kavramı, tanımı ve tanımlanmasına dönük çoğulcu demokratik anlayışa atıf yapması Türkiyeliliğin açıkça tescil hazırlığı, Türk kimliğinin silinme rezilliğidir” açıklamasında bulundu.

“AKP-PKK VERKAÇI TÜRKİYE’NİN KALESİNE GOL OLUP YAĞMIŞTIR”

Devlet Bahçeli, “Cumhuriyetin, ortak vatan ve milletin demokratik ölçütlerle tanımlanma alçaklığı da Türkiye Cumhuriyeti’nin devleti ve milletiyle feshedilmesi ve tarih sahnesinden düşürülmesi anlamına gelecektir. AKP, vatanın ve milletin yeni baştan tanımlanmasına dair bir umut uyandırmışsa, biliniz ki, bunun adı Şark Meselesi’nin kılıcını sallamaktır ki, bu halde Hükümet’i herhangi bir düşmandan ayıracak hiçbir fark da kalmamış olacaktır. Bebek katilinin sözde demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni anayasa önerisi ise Erdoğan’a verilmiş pas, başkanlık sistemi için moral destektir. AKP-PKK verkaçı Türkiye’nin kalesine gol olup yağmıştır. İmralı canisi Erdoğan ve Davutoğlu’yla milletimize çalım atmış, namertliğin takımında yıldız oyuncu olarak parlamışlardır. Döneminde askerimizin başına çuval geçirilmesini izleyen, Erdoğan’ın hocam diyerek hitap ettiği, AKP’nin Özel Paşa’sına eleştirilerimizden alınarak bize laf yetiştirmeye çalışan ve kasaptaki ete soğan doğramayan emekli paşa, acaba sen milletin ekmeğine kan doğrayanlara bir çift söz edecek cesareti gösterecek misin? PKK dururken, bölücülük alıp başını yürümüşken, MHP’ye çatan, MHP’yle polemiğe giren, fakat yüzlerce silah arkadaşlarının demir parmaklıkların arkasına koyulmasına çıtını bile çıkaramayan zevat, sorarım sizlere, suskunluğu sürdürecek misiniz? Nedir sizleri korkutan, nelerdir sizleri baskı altında tutan? Genelkurmay başkanlarına terörist suçlaması yöneltilirken anında kaybolan, bizim haklı ve isabetli sorularımız karşısında afallayan ve saray talimatlı açıklamalar yapan omzu yıldız kümesi olan Özel insanlar, AKP-PKK yıkımına ne diyeceksiniz?” dedi.

“BİZDEN ÖZÜR BEKLEYEN DAVUTOĞLU, SENİN DEVLET ADABIN PKK’YA KUL KÖLE OLACAK KADAR KÖRLEŞMEK MİDİR?”

Bahçeli, konuşmasında şunları kaydetti: “Vicdanı olan hiçbir vatan evladı PKK’nın saraylarda ağırlanıp taltif edilmesine ilgisiz kalamayacaktır. Kalbi vatan sevgisiyle çarpan hiçbir Türkiye sevdalısı, İmralı canisini barış elçisi, demokrasi gönüllüsü, özgürlük savaşçısı olarak lanse edilmesine tepkisiz duramayacaktır. Bize, ‘devlet ahlakı nedir bilir misin’ diye soran Başbakan, asıl sen söyle, sen itiraf et; devlet sana neyi hatırlatıyor, ahlak sana neyi çağrıştırıyor? Vatan topraklarını bırakıp kaçmak, türbemizi bombalamak devlet adamlığı ise, bizim böyle bir adamlığı tanımamız, kabullenmemiz eşyanın tabiatına aykırıdır. Rüşvet ve yolsuzluğa batmak ahlak olarak görülüyor ise, henüz insanlık böyle bir ahlak izahıyla tanışmamıştır. Bizden özür bekleyen Davutoğlu, senin devlet adabın PKK’ya kul köle olacak kadar körleşmek midir? Bir ara kol-bacak kesen Davutoğlu; vatan topraklarını bırakmak, milli haysiyeti paçavraya çevirmek, şeref ve namus hazinesini Erdoğanla eşzamanlı imha etmek devlet adamlığı mı, yoksa PKK’nın adamı olmak mıdır? Elbette biliyoruz ki, bu sorularımıza cevap verecek yiğitlik ve yüreklilik iktidardaki menfaat ve şer lobisinde yoktur. Çünkü bunların aslında insan içine çıkacak yüzleri kalmamıştır. Yüzsüzler korosunun, hainler kadrosunun suç ortaklığı mahkemeye çıkmazsa milli vicdan çökecektir. Türkiye AKP’yle giderse maalesef her türlü fenalık ve faciayı yaşayacaktır. BOP’un hesap ve hedefleri sonuca ulaşmadan PKK silah bırakmayacak, Türkiye’yi ortadan ikiye bölmeden terör ve bölücülük kanlı kozundan, öldürme taktiğinden vazgeçmeyecektir”

“ERDOĞAN, ’12 YILDA NE İSTENDİ DE HÜKÜMET VERMEDİ’ DİYEREK SUÇÜSTÜ BASILMIŞTIR”

MHP Lideri Bahçeli, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “İşte böylesi kara kış ortamında ve zifiri karanlıkta 7 Haziran Milletvekilliği Genel Seçimleri yapılacaktır. AKP ile PKK yeni Türkiye denilen bölünmüş, yenilmiş ve tarihi haklarından ödün vermiş harabe için çırpınmaktadır. Erdoğan başkan olmak için her tavizi vermeye, her diklenme ve meydan okumayı sineye çekmeye hazırdır. Zira, dün Suudi Arabistan’a giderken PKK ve HDP’yi ima edip; ’12 yılda ne istendi de Hükümet vermedi’ diyerek suçüstü basılmış, bir de Öcalan canisine zımnen teşekkür etmiştir. Diğer ifadeyle, Erdoğan PKK’nın isteklerinin harfiyen karşılandığını itiraf etmiştir. Vah ki vah, bu nasıl bir iştir? Bu nasıl bir insan, nasıl bir Cumhurbaşkanıdır? Ve bu sözler bir Cumhurbaşkanı için vatana ihanet suçunun sübut bulmasının yanında kabul ve tasdikinden başka bir şey değildir. Türk milletine olayların tüm içyüzünü anlatmalıyız. İhanetin maskesini düşürmeli, milli iradeyi milliyetçi iradeye dönüştürmeliyiz. 7 Haziran’ın kazası yoktur. 7 Haziran’ın rövanşı, tehiri, ikamesi, telafisi yoktur. AKP-HDP sandığa gömülmezse, Türkiye gömülecektir. AKP-PKK bozgun yaşamazsa, Türkiye Cumhuriyeti rahmete kavuşacaktır. Yıkım yakındır, görünüz. Tehlike dibimizdedir, uyanık olunuz. Bölücülüğün kıvılcımları tüm yurdumuzu saracak ateşi körüklemek üzeredir. AKP-PKK seçim öncesi sanal bahar havasıyla 400 milletvekili çıkarıp despotu başkan yapmak için durmayacaktır. Oyun acımasızdır. Erdoğan şahsi beklentilerini, koltuk hırsını, yasa ve anayasa ihlalleriyle birlikte kanundan kaçma çabasını sistem değişikliğiyle emniyete alma hevesindedir. Buna da yeni Türkiye diyeceklerdir. Biz böyle bir Türkiye tanımıyoruz, böyle bir köhnemiş ve mağlup olmuş ülkeyi asla istemiyoruz. Sonuna kadar demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Milletimize inanıyor, ferasetine hayranlık duyuyoruz. Başkent Ankara’nın emanetlerini çiğnetmeyeceğiz. ‘Korkma’ diye başlayan İstiklal marşımızdan başka yeni bir marş yazdırmayacak, ezanı susturmayacak, bayrağı indirmeyecek, vatanı böldürmeyeceğiz. Türkiye’de Türklüğe savaş açanlarla amansız, çok etkin, çok yoğun, alan ve vatan savunan bir mücadele vereceğiz. İl başkanlarımıza çok iş düşmektedir. Ve ihanet defedilecekse bunun şeref payesi önce sizlerin olacaktır. Sizlerden temennim, yıkılması mukadder olan bu kötülük kervanına son darbeyi indirmek için her şeyi yapmanız, aklın, sağduyunun, vakarın ve demokrasinin yolundan hiç ayrılmamanızdır. Dedikodulara, sanal medya operasyonlarına, tezvirat ve tahrik dolu söylemlere geçit vermeyiniz”

 
1 Mart 2015 Pazar 16:22 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1719 - Daniel Defoe'nun ünlü romanı 'Robinson Crusoe' yayımlandı.
1859 - Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.
1874 - Radyo dalgaları üzerinde çalışan ve bu yolla ilk haberleşmeyi sağlayan fizik bilgini Guglielmo Marconi doğdu.
1901 - New York, otomobiller plaka uygulamasını zorunlu hale getiren ilk eyalet oldu.
1914 - İngiliz Fransız kuvvetleri Çanakkale'ye çıkarma harekatı başlattı. Kara savaşları başladı.
1915 - Arıburnu Muharebeleri başladı.
1915 - Seddülbahir Muharebeleri başladı.
1918 - Türkiye'de, Kars ve Ardahan işgalden kurtuldu.
1925 - Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1926 - Türkiye İstatistik Kurumu (o dönemki adıyla Merkezi İstatistik Dairesi) kuruldu.
1926 - İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini şah ilan etti.
1941 - Başkomutan Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok vefat etti.
1945 - 46 ülkeden gelen delegeler Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldi.
1946 - İstanbul Ankara hattında yataklı tren seferleri başladı.
1953 - Cambridge Üniversitesi'nde iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular.
1957 - Antalya'nın Fethiye ilçesinde 7,1 büyüklüğünde bir deprem oldu: 67 kişi öldü.
1962 - Anayasa Mahkemesi kuruldu.
1974 - Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi.
1976 - Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk serbest seçimleri Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.
1983 - Pioneer 10, Plüton'un yörüngesini aştı.
1990 - ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.
2000 - TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu.
2001 - Merkez Bankası'na özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi.
2005 - Bulgaristan ve Romanya'nın, Avrupa Birliği'ne girişi için müzakereler başladı.
2005 - Japonya'da tren kazası: 107 ölü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:27
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:19
  • Yatsı20:59
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık