Trabzon'da çirkin senaryo... HAYIR pankartları kesilip

Ana Sayfa » Siyaset » DENSİZLİK, HADSİZLİK: Yüzde 51'e kafir dedi

DENSİZLİK, HADSİZLİK: Yüzde 51'e kafir dedi

Gaziantep Büyükşehir Belediye başkanı olan Fatma Şahin’in yaptığı şu açıklama oldu: "Kadınlar gençler her birimiz tek vücut olduk. O ilk günkü aşkla yola çıktığımızda 7 Haziran’da yaşadığımız aslında bir Uhud’du. 7 Haziran Uhud, 1 Kasım ise bizim Hendek Savaşı’mızdır. Uhud Savaşı’nda nasıl ders alındıysa, Hendek Savaşı yaşandıysa, 1 Kasım bizim Hendek Savaşı’mızdır.”

 
4 Kasım 2015 Çarşamba 15:28 
Yorum YapYazdır
 
 
DENSİZLİK, HADSİZLİK: Yüzde 51'e kafir dedi

Sonuçlar uygun görüldüğü için bir seçimi daha geride bıraktık. Zira AKP 7 Haziran sonrasında aldığı %40’lık oyu beğenmediği için bu seçimi yapmaya karar verdi ve beklediği gibi bir sonuçta aldı hani. Dile kolay dört ayda oylarını yüzde 9 arttırdılar.

Seçim sonuçları ve bu sonucun olası siyasi etkileri uzun uzadıya tartışılacaktır. Bu yazının kaleme alınmasına sebep olan gelişme ise AKP eski bakanı ve şimdi Gaziantep Büyükşehir Belediye başkanı olan Fatma Şahin’in yaptığı şu açıklama oldu:"Kadınlar gençler her birimiz tek vücut olduk. O ilk günkü aşkla yola çıktığımızda 7 Haziran’da yaşadığımız aslında bir Uhud’du. 7 Haziran Uhud, 1 Kasım ise bizim Hendek Savaşı’mızdır. Uhud Savaşı’nda nasıl ders alındıysa, Hendek Savaşı yaşandıysa, 1 Kasım bizim Hendek Savaşı’mızdır.” Evet, acar belediye başkanı tam olarak seçimleri uhud ve hendek savaşları ile andı.

Peki, ne olmuştu o savaşlarda? Bu savaşlar kime karşı verilmişti? Böylesine bir benzetme itikadi ve politik olarak nereye tekabül eder? Gelin hep birlikte bu soruların yanıtlarını bulmaya çalışalım.

BEDİR SAVAŞINI DA MÜSLÜMANLAR KAZANMIŞTIR

Uhud savaşından başlayalım. İslam peygamberi öncülüğünde Müslümanlar ile Müslüman olamayan Mekkeliler arasında yapılan bu savaşta, Mekkelilerin lideri Ebu Süfyan’dır. Hani Mekke’nin ele geçirilmesi sonrasında “zorunlu” olarak Müslüman olan ve oğlu da dördüncü halife Ali’ye karşı savaşan Muaviye’nin babası Ebu Süfyan. Savaşa dönersek, Müslümanlar savaşı kaybetmiştir. 70 Müslüman’ın hayatını kaybettiği bu savaşta Mekkelilerden de 22 kişi yaşamını kaybetmiştir. Ayrıca İslam Peygamberi’de bu savaşta yaralanmıştır. Tarih 625’dir.Dikkat buyurunuz savaş “Müslüman olmayanlara” karşı verilmiştir..

Devam edelim.

Her ne kadar Uhud savaşında bir yenilgi alınmış olsa da, Müslümanlar Medine’de dini ve politik olarak hala çok güçlüdürler. Dahası Uhud’dan önce gerçekleşen Bedir savaşını da Müslümanlar kazanmıştır. Yine Uhud sonrasında  Yahudi Benu Nadir kabilesi sürülmüş; doğuda Zatu'r-Rika, kuzeyde Dumetü'l-Cendele yapılan seferler kesin zaferle sonuçlanmış, Müslümanların gücü ve etkinliği gün geçtikçe daha da büyümüştür. Bunun sonucu olarak Mekkelilerin Mısır, Suriye ve Irak yönündeki kervan yolları tamamen kapatılmıştır. İşte tüm bu gelişmelerin neticesinde Uhud’dan iki yıl sonra yine Ebu Süfyan öncülüğünde Müslüman olmayan Mekkeliler on bin kişilik ordu ile Medine’yi kuşatır.

Yeni bir savaşın eşiğine gelinmiştir artık. Ve Mekkeliler sayıca çok üstündür. Tam bu esnada Selman-ı Farisi’nin önersiyle şehrin stratejik yerlerine hendekler kazılır. Bu durum karşısında şaşkına dönen Mekkeliler birkaç noktada Hendeği aşmak isterler fakat buralarda da başarısız olurlar. Kuşatma böyle günlerce sürer, ilerleyen günlerde yiyecek stoklarının bitmesi ve soğuk hava şartları sebebiyle kuşatma sonlandırılır. Savaşın galibi ise Mekkelilerin geri çekilmesi üzerine Müslümanlar olur. Zaten Hendek sonrasında Mekkeliler yeni bir taarruz daha gerçekleştirememiş, üç yıl sonrasında Mekke de ele geçirilerek, Müslümanların hâkimiyeti ilan edilmiştir.

BU NASIL BİR MANTIK

Uhud ve hendek savaşları çok kabaca böyledir. Tarih kuşkuya yer bırakmayacak şekilde savaşın taraflarını açıkça ortaya koymaktadır. Bir yanda Müslümanlar diğer yanda ise yeni dini kabul etmeyen Mekkeliler vardır. İşte Belediye başkanı Şahin’e göre AKP Müslümanları, diğer partiler ise Müslüman olmayan “tarafları” temsil etmektedir.

Şimdi birisi gelip bu dili bize izah etsin. Hem sabah akşam kalkıp halkın yüzde doksan dokuzu Müslüman diyeceksiniz, bunu kendi ağzınızla ifade edeceksiniz. Hem de demokrasinin gereği olan seçimlerde bile rakiplerini geçmişte yaşanan bir savaşın tarafı olarak ilan edeceksiniz. Üstelikte o “tarafı” “müşrik” olarak kodlayacak, adeta düşmanlaştıracaksınız. Bu nasıl bir izan nasıl bir mantık ve akıl yürütmesidir. Kimin böylesi bir dil ile halkı “bölmeye” kutuplaştırmaya hakkı vardır.

Siyasi “başarısını” yaşarken bile kendini Peygamberin safında, rakiplerini ise Peygamberin karşısında nitelendiren bu “akıl”, söz konusu başarıya ulaşmak için hangi argümanları kullanmıştır, varın siz tahmin edin! Bir çırpıda siyasi partileri ve dahi tabanlarını “müşrik/kafir” olarak kodlayan Fatma Şahin’in elbette bu söylemi tehlikelidir ve kabul edilemez.

Diğer taraftan İslam tarihinin ilk döneminde yaşanan harpler anılan savaşlardan ibaret değildir. Daha Peygamberinin ölümünden 30 yıl geçmeden tarih oldukça kanlı olaylara gebe olmuştur. Örneğin dördüncü halife Ali ile Peygamberin eşi Aişe, dönemin önde gelen isimleri Zübeyr ve Talha arasında büyük bir savaş vuku bulmuştur ki, bu savaşta 10 bin kişi yaşamını kaybetmiştir. Yine Halife Ali’ye karşı Muaviye’nin açtığı Sıffın savaşında 70 bin kişi yaşamını kaybetmiştir. Dört halifenin üçü Müslümanlarca öldürülmüştür. Kerbela faciasını gerçekleştirenler, Mekke’yi kuşatıp, Kâbe’yi yakma tehlikesi ile baş başa bırakanlar Müslüman ordularıdır.

KAFİR OLMAKLA İTHAM EDEN FETVALAR

Bu elim hadisleri aktarmamızın sebebi şu; şimdi birileri de kalkıp, bu savaşlar içerisinde kendine bir taraf belirleyip örneğin sizi Yezid olmakla, örneğin Muaviye olmakla itham etse ve bu söylemi siyasetinin merkezine yerleştirse ne olacak! Açık söyleyelim bu söylem bizi açıkça bataklığa sürükler. Zaten yeteri kadar ayrılmış ve kutuplaşmış olan siyasi mozaiği paramparça eder.

Bir de şu var ki geçmişten bugüne İslam dünyasının en tehlikeli söylemlerinden biri de, tıpkı Fatma Şahin’in yaptığı gibi kendini “Müslüman” karşıtını “kafir” ilan etme anlayışı olmuştur. Öyle ki, ömrü boyunca dini ve Müslüman kimliği ile bilinen Hallac-ı Mansur bile kafir ilan edilmiş, etleri lime lime edilerek katledilmiştir. Osmanlı’da başta Ebu Suud, Müftü Hamza ve Ebu Suud’un hocası İbn Kemal tarafından verilen ve insanları “kafir” olmakla itham eden fetvalar sonrasında binlerce insanın öldürülmesi meşru hale gelmiştir. O fetvalardan sadece birini aktarmakta yetinelim. Bakın İbn Kemal nasıl fetva vermiş bu konuda:.. “...Onların (Alevilerin) burada sözü edilen ve bunlara benzeyen öteki kötü sözleri ve eylemleri, benim ve öteki bütün İslam dininin âlimleri tarafından açıkça bilindiği gibi, şeriat hükmünün ve kitaplarımızın verdiği haklarla fetva verdik ki, onlar kâfirler ve dinsizler topluluğudur. Onlara sempati gösteren, batıl dinleri kabul eden ve yardımcı olanlar dahi kafir ve dinsizdir. Bunları kırıp (Öldürüp) topluluklarını dağıtmak bütün Müslümanların görevidir. Müslümanlardan ölen kutsal şehitlerin yeri cennetin en yüce katıdır, kâfirlerden (Alevilerden) ölenler ise hakir olup cehennem dibinde yer tutacaklardı. 

Bunların durumu kâfirlerin -kitap sahibi Hıristiyan ve Yahudilerin- durumundan daha kötüdür. Bu topluluğun kestiği ya da gerek şahinle, gerek okla, gerekse köpekle avladığı hayvanlar murdardır.”[i]

Öte yandan Sünni İslam dünyası da kendi içinde “kafir” söyleminden muzdariptir ve tarih boyunca pek çok etkili kimse birbirini kafirlikle suçlamış ve bunun topluma ağır bedeli olmuştur. Bakın döneminin en etkin hadis bilimcilerinden olan ve ünlü hadis alimi Müslim’in de hocalığını yapmış olan Zühli, Buhari’yi bile kafirlikle itham etmiştir. [ii] Aynı ağır ithama maruz kalan diğer bir İslam alimi ise Ebu Hanife’dir. O da yine Müslüman âlimler tarafından bu suçlama ile karşı karşıya kalmıştır.[iii]  Gelinen aşamada ise söz konusu “kafir” söylemi, bir taraftan toplumu kanlı çatışmalarla baş başa bırakırken diğer taraftan dini politik çıkarlar için kullanan kimselerin sıklıkla başvurduğu bir argüman haline gelmiştir.

Maalesef Fatma Şahin’in söylediği bu sözler de, dünün en büyük itibarsızlaştırma aracı olarak kullanılan bu “kafir” söyleminin bir parçasıdır. Siyasal ve dinsel olarak kâfir argümanının yol açacağı sonuçları görmek içinse geleceği beklemeye gerek yok, geçmiş bu konuda yeteri kadar öğreticidir.

Aydın Tonga

Odatv.com

[i] Muharrem Bayraktar, Yeni Mesaj Gazetesi

[ii] Aydın Tonga, Derin İslam, Doğu Kitabevi.

[iii] A.g.e

 
4 Kasım 2015 Çarşamba 15:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:09
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:20
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık