Bugün seçim olsa kim kazanır?

Ana Sayfa » Siyaset » Demirtaş'tan, PKK'nın terör örgütü TAK'a kınama

Demirtaş'tan, PKK'nın terör örgütü TAK'a kınama

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, TAK terör örgütünün sivillere yönelik eylemlerini en sert kınayan parti olduklarını söyledi ve "Örgütün tamamen faaliyetlerini durdurması ve dağıtılmasını talep ediyor musunuz" sorusuna "Elbette" yanıtını verdi.

 
16 Haziran 2016 Perşembe 20:51 
Yorum YapYazdır
 
 
Demirtaş'tan, PKK'nın terör örgütü TAK'a kınama

Demirtaş, Brüksel ziyareti sırasında BBC'nin Brüksel bürosundan telefonla BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı.

Haklarındaki davalarla ilgili savcılığa gitmeme tavrını sürdürdüklerini belirten HDP lideri, Başbakan Binali Yıldırım'ın açıkladığı üzere, "PKK'dan hükümete silahları bırakmayı hazırız mesajları iletilmesiyle" ilgili kendilerine ulaşan bir bilgi olmadığını söyledi.

Demirtaş, Abdullah Öcalan ile devlet yetkilileri arasındaki görüşmelerin diyalog anlamına gelmeyeceğini belirtti.

HDP Milletvekili Altan Tan'ın partiyi eleştirileriyle ilgili "HDP'yi tümden yok sayan ve partinin varlık nedenini sorgulayan düşünceler o milletvekilimizin aslında bir yol ayrımına geldiğini gösterir" dedi.

'Nevruz dönemindeki görüşmeler bizim aracılığımızla yapılmadı'

HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, Güneydoğu'da bazı yerlerdeki operasyonlarla ilgili bazı yerel inisiyatifler üzerinden PKK ve hükümetle bir görüşme trafiği yaşandığını söyledi.

Demirtaş bu görüşme trafiğinde yardımcı olduklarını ancak sürecin sonuçsuz kaldığını belirtti.
Demirtaş bu görüşmelerle ilgili şunları söyledi:

"O dönemde görüşmelerin doğrudan muhatabı bizler değildik. Bizden sadece bu konuda bazı destekler istendi ve biz HDP olarak yardımcı olmak istedik. Görüşmelerin tamamı benim bilgim dahilinde gerçekleşti. Özellikle Şırnak, Yüksekova, Nusaybin'de şehirlere yönelik operasyonlar başlamadan önce, 'bu konuda bir çözüm bulunabilir mi' diye bir diyalog yürütüldü hükümet ve Kandil arasında. Bu, doğrudan bizim aracılığımızla yapılan bir çalışma değildi. Ama biz de yardımcı olduk. Bu konuda hükümet temsilcileriyle bazı sivil kesimler görüşmeler yaptılar."

Kendilerinden Kandil'le temas konusunda yardım istenip istenmediği sorusunu Demirtaş "Hayır" cevabını verdi ve ekledi:

"Hükümetten bize iletilen bir talep yoktu. Biz doğrudan Kandil'le görüşmedik ya da bu hükümetle görüşmedik. Sadece bu görüşme trafiğinin sağlıklı işlemesine yardımcı olduk."

HDP lideri bu görüşmelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın müdahalesi nedeniyle sonuca ulaşmadığını iddia etti:

"Maalesef sonuç alınmadı. Hükümet aslına 'bu konuda bir şeyler yapabilir miyiz' diye küçük de olsa bir arayış içerisine girdi. 'Bir koridor açılabilir, oradaki silahlı insanlar çıkar ve oralarda operasyon yapılmaz' şeklinde bir tartışma sürdürüldü ama anlaşılan o ki, Erdoğan bütün bu görüşme trafiğinin sonucunda görüşmeleri bitirdi."

'Başbakan'ın PKK'dan mesaj geliyor açıklamasıyla ilgili bize ulaşan bir şey yok'

Başbakan Binali Yıldırım geçtiğimiz günlerde PKK'dan bahsettiği ve HDP'yi ima ettiği, "Terör örgütünün bugünlerde 'biz görüşebiliriz, silahları bırakabiliriz, konuşalım' gibi doğrudan, dolaylı haberler geliyor. Onların uzantılarından bize böyle haberler geliyor" açıklamasını yapmıştı.

Demirtaş hükümet ve PKK arasındaki olası herhangi bir temasa dair kendilerine bir sinyal gelip gelmediği sorusu üzerine şunları söyledi:

"Hayır, bu konuda, hükümet veya Kandil'den bize ulaşan hiçbir şey yok. Başbakan kendisine PKK'den doğru silahları bırakmaya hazırız gibi mesajlar iletildiğini belirtiyor. Bu konuyla ilgili HDP'nin, bizim hiçbir bilgimiz yok."

'Öcalan'la görüşme, diyalog anlamına gelmez'

Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi Çarşamba günkü yazısında "İmralı'ya yapılan devlet ziyaretleri seyrekleştirilmiş ama devam ediyor" diye yazdı.

Daha önce de AKP milletvekili Galip Ensarioğlu 'devletin Öcalan'la görüşmeye devam ettiğini' iddia etmişti.

AKP'li Ensarioğlu'ndan 'Öcalan'la görüşülüyor' iddiası

Demirtaş bu konuda, 'kendilerine yansıyan bir bilgi olmadığını' belirtirken görüşme ile diyalog ve müzakerenin farklı şeyler olacağını söyledi:

"Abdullah Öcalan İmralı adasında özel tecrit altında tutulan bir siyasi mahkum ve kendisiyle devlet yetkililerinin görüşüyor olması bir siyasi görüşme, müzakere veya diyalog anlamına gelmez.

"Sonuçta kendisi bakanlığa bağlı bir cezaevinde tutuluyor ve kapının anahtarı da Adalet Bakanlığı'nın elinde. İstediği zaman kapıyı açıp kendisiyle konuşabilirler ama bu, Kürt sorununda yeni bir diyalog ve müzakerenin sürdüğü anlamına gelmez.

"Ancak bunun alenileşmesi, görüşme trafiğinin siyasi heyetler ve üçüncü göz arabulucular huzurunda yapılması bir çözüm masasının yeniden kurulduğu anlamına gelir. Dolayısıyla bunların tamamı spekülatif olarak kalmaya mahkum ifadelerdir. Abdullah Öcalan'la şu halde, bir yıldan fazladır hiçbir şekilde hiç kimsenin teması yok ve devletin haliyle görüşüyor olmasının da dış dünya açısından hiçbir kıymeti harbiyesi yok."

Altan Tan'ın açıklamaları: Biz değil kendisi yol ayrımında

HDP milletvekili Altan Tan'ın hafta içinde Habertürk gazetesine verdiği röportajda HDP yönetimini eleştirmesi ve "Kürt siyasetinde bir yol ayrımındayız şu an" açıklamasını yapması HDP içinde tartışma yarattı. Demirtaş ve Tan'ın karşılıklı açıklamalarıyla tartışma derinleşti.

Bu tartışma ile ilgili sorularımız üzerine Demirtaş, Tan'ın eleştirileri medya önünde yapmasını eleştirdi ve 'açıklamalarının kendisinin bir yol ayrımına geldiğini gösterdiğini' söyledi:

"Partimizin (…) şiddete karşı duruşu nettir; demokratik siyaset yürüten, çok kültürlü, çok dilli, çok inançlı ve çoğulcu bir demokrasiyi savunan partidir. Bunu herkes bilerek partimizde siyaset yapmıştır ve yapmaktadır. Partimize dönük tabi ki eleştiriler yapılabilir, bunların da yeri basın ve medya değil, partinin yetkili mekanizmalarıdır. Partimiz şiddet veya demokratik siyaset konusunda bir yol ayırımında değildir. Yolunu seçmiştir, çizgisi nettir.
"HDP bir yol ayrımındaymış gibi ifade edilen her düşünce aslında HDP'nin yeterince anlaşılmadığını gösterir. Milletvekillerimiz kendi fikirlerini, düşüncelerini, eleştirilerini bugüne kadar çok cesurca her zaman ifade ettiler ama HDP'yi tümden yok sayan ve partinin varlık nedenini sorgulayan düşünceler o milletvekilimizin aslında bir yol ayrımına geldiğini gösterir.

"Bizim Altan Bey'le bir yol ayrımımız söz konusu değil ama düşünce olarak ve sürece bakış açısıyla ilgili tabii ki farklı düşüncelerin olması da normaldir.

"Biz, demokratik bir işleyişe sahip, emek politikaları, ekonomik politikalar itibariyle sol politikaya sahip, inanç özgürlüğü, ibadet özgürlüğü ve inanmama özgürlüğü konusunda da özgürlükçü laikliği, sekülerizmi savunan bir partiyiz. Bunun bilinmiyor olması ihtimali yok.

"HDP'de Kürt muhafazakâr, Müslümanların da; Türk muhafazakâr, Müslümanların da hepsinin inançlarının büyük karşılığı vardır. Hepsi partimizde en güçlü şekilde temsil edilmektedir. Partimizde bir siyasi İslamcı temsiliyet söz konusu değildir ama inanç grupları itibariyle herkes temsil edilmektedir. HDP'deki Kürt Müslüman temsiliyeti diyorsanız onun en üst düzeydeki temsilcisi benim. Kürdüm ve Müslümanım. Partimde hiçbir inançla, mezheple, kimlikle ilgili hiçbir sorun, sıkıntı yok."

Demirtaş Tan'ın açıklamalarının partinin ilgili kurullarından ele alınacağını ancak bir disiplin soruşturması yapacak bir durum olmadığını söyledi.

TAK'a faaliyetlerini durdurma çağrısı

Son olarak İstanbul Vezneciler'de bir saldırı gerçekleştiren TAK örgütü, saldırı sonrası yaptığı açıklamada sivil kayıplardan AKP'yi sorumlu tutmuş ve "Türk Halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkûmdur" ifadesini kullanmıştı.

Vezneciler saldırısını TAK üstlendi

Demirtaş, TAK'la ile ilgili sorularımız yanıtlarken sivillere yönelik eylemlerin 'terör' eylemi kapsamında değerlendirdiklerini belirtti:

"Bizim dışımızda TAK'a dönük, doğrudan TAK'ı sert bir şekilde eleştiren, uyaran veya bu tür eylemlere son vermesi çağrısı yapan başka hiçbir parti yok aslında.

"Bizim hiçbir şekilde bu tür, sivilleri doğrudan hedef alan terör eylemleriyle hiçbir alakamız olamaz. Hiçbir şekilde HDP'nin hoşgörüsü veya toleransı olamaz.

"Biz bu isimle eylem yapan örgüte hep çağrı yaptık ve bu tür eylemleri yapmamalarını ve bundan sonra bu tür eylemleri yapacaklarına ve artıracaklarına dönük tehditleri de geri çekmeleri gerektiğini ifade ettik."

"Siz açık olarak, bu örgütün tamamen faaliyetlerini durdurması ve dağıtılmasını talep ediyor musunuz?" sorusuna Demirtaş şu cevabı verdi:

"Elbette ki. Böyle bir örgütün kimseye faydası olduğunu hiçbir zaman düşünmedik, tam tersine zarar verdiği çok açık bir şekilde ortada."

'Demokrasi cephesi çağrıları çok önemli'

Son günlerde bazı meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve sol partilerin içinden HDP'nin içinde yer alacağı bir 'demokrasi cephesi' kurulması çağrıları yapılıyor.

Bu çağrılarla ilgili Demirtaş, 'demokrasiyi savunan muhalif güçlerin birliğine büyük ihtiyaç olduğunu' söyledi:

"Çok anlamlı, önemli buluyoruz. Bizim Türkiye'de demokrasiyi savunan muhalif güçler olarak temel birkaç ilkede bir araya gelmemiz gerekiyor. Bir partide buluşmak gerekmiyor ama bir cephe olabilir, bir blok olabilir veya bir geçici ittifak olabilir fakat, Türkiye'nin şu kötü gidişatını durduracak ve barıştan, demokrasiden, özgürlüklerden, insan haklarından yana bütün kesimlerin birlikte hareket edebileceği bir sürece mutlaka ihtiyaç var.

"Partimiz çok açık bir biçimde böylesi platformları ve birliktelikleri destekleyecek ve bütün gücüyle içinde olacaktır. Umut ediyorum ki bu tür arayışlar güçlenerek devam eder ve Türkiye'nin Batısıyla, Doğusuyla, Türküyle Kürdüyle bütün muhalif güçleri, demokrasi güçleri el ele vermeyi başarır."

HDP lideri, haklarındaki davalarla ilgili savcılığa gitmeme tavrını sürdürdüklerini de belirtti ve olası zorla getirme kararlarıyla ilgili, "Savcı bu kararı alabilir tabi. Buna yetkisi var. Bu durumda bizi polis zoruyla savcılığa veya mahkemelere çıkarmak durumunda kalacaklar. Takdir onların tabii ki" dedi.

 
 
16 Haziran 2016 Perşembe 20:51 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1547 - Rus Çarı Korkunç İvan taç giydi.
1556 - Philip II, İspanya'nın kralı olur.
1795 - Fransa, Hollanda'nın Utrecht şehrini işgal etti.
1846 - İlk Ziraat Bakanlığı (Nazırlığı) kuruldu.
1914 - Altay Spor Kulübü kuruldu.
1925 - Sovyetler Birliği'nde Lev Troçki savaş komiserliği görevinden alındı.
1928 - Sovyetler Birliği'nde 30 muhalefet lideri Almanya'ya sürgüne gönderildi. Sürgüne gidenler arasında Lev Troçki de vardı.
1928Cemal - Reşit Rey'in "12 Anadolu Türküsü" adlı ses ve piyano için yapıtı ilk kez seslendirildi.
1928 - Doktor Şefik Hüsnü Değmer ve arkadaşlarının Türkiye Komünist Partisi davası başladı.
1929 - Josef Stalin'le anlaşmazlığa düşen Nikolay Buharin, Komünist Enternasyonal'in başkanlığından istifa etti.
1952 - Gazeteci ve yazar Ercüment Ekrem Talu'ya Fransız "Légion d'honneur" nişanı verildi. Yazar bu ödüle Türk-Fransız kültür ilişkilerine katkılarından dolayı layık görüldü.
1956 - Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye'de basına baskı yapıldığını açıkladı.
1960 - İşçi Sigortalıları Kurumu İstanbul Hastanesi Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından hizmete açıldı.
1961 - ABD Türkiye'ye 43 milyon Dolar yardımda bulundu.
1969 - Metroliner treni hizmete girdi
1970 - Muammer Kaddafi Libya başkanı oldu.
1979 - Şah Muhammed Rıza Pehlevi, ailesi ile birlikte İran'ı terk ederek Mısır'a yerleşti.
1980 - Bilim insanları interferon üretmeyi başardı.
1983 - Türk Hava Yolları'nın "Afyon" uçağı Ankara'da düştü: 47 kişi öldü.
1985 - Halkçı Parti (HP) milletvekili Bahriye Üçok, zina yapan erkeklerin de cezalandırılmasını öngören yasa önerisi vermişti. TBMM yasa önerisini reddetti.
1986 - İnternet mühendislik özel kuvvetinin ilk toplantısı.
1986 - New York'ta toplanan Uluslararası PEN Kongresi, Türk hükümetini yazarlarla ilgili tutumunu gözden geçirmeye çağırdı.
1987 - 1 Ocak'ta Pekin'de Tiananmen Meydanı'nda öğrencilerin başlattığı gösteriler sonunda Komünist Partisi lideri Hu Yaobang istifa etti; yerine Zao Ziyang getirildi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
17
5
4
8
19
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
17
5
3
9
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
11.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu042327365154
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Şans Topu
10.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091216192609
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:50
  • Güneş07:37
  • Öğlen12:42
  • İkindi15:09
  • Akşam17:26
  • Yatsı19:00
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık