CHP'den Abdullah Gül iddialarını bitiren açıklama

Ana Sayfa » Medya Kritik » Demirtaş'a içeriden ağır eleştiri

Demirtaş'a içeriden ağır eleştiri

Kürt hareketinin öenmli isimlerinden eski DEP Milletvekili Mahmut Alınak, HDP Eşbaşkanı Selahattn Demirtaş'ın Sur için yürüyüş çağrısını, ''Sur için yürüyüşe çağırdıkları halk dışarıda polisin amansız saldırısına uğrarken, bu çağrıyı yapanlar içeride çay kahve içiyorlardı'' diye tepki gösterdi.

 
3 Mart 2016 Perşembe 18:16 
Yorum YapYazdır
 
 
Demirtaş'a içeriden ağır eleştiri

İşte Alınak'ın Odatv'deki yazısı:

 

Sur için yürüyüşe çağırdıkları halk dışarıda polisin amansız saldırısına uğrarken, bu çağrıyı yapanlar içeride çay kahve içiyorlardı.

HDP ve DBP yöneticileri "Sur'a Yürüyüş"çağrısı yaptıklarında bizim Cizre, Şırnak ve Silopi'deki incelemelerimiz daha yeni bitmişti. Haberi televizyonlarda izleyince, "Bu yürüyüşe katılmak benim için farzdır," diyerek soluğu Diyarbakır'da aldım. Çünkü ben de birkaç hafta önce kuşatma altındaki Cizre için milletvekillerine ve belediye başkanlarına benzer bir çağrı yapmıştım. O çağrıda onar kişilik gruplar halinde Cizre'ye gitmeyi, şayet öldürülürsek bizden sonra başka grupların devreye girmelerini önermiştim. Ne yazık ki çağrıma cevap alamamıştım, ama mademki şimdi Sur'a yürüyüş vardı, bu yürüyüşe katılmak benim için bir görevdi. Ancak bunu yaparsam o çağrımın ruhuna uygun hareket etmiş olacaktım.

Parti yöneticileri ve milletvekilleri Diyarbakır Fırat Dicle Kültür Derneği'ndeydiler, çarşamba sabahı oraya gittim, çünkü onlar dernekten yürüyüşe geçeceklerdi ve ben de onların alacakları riski paylaşmak üzere onlarla kola kola yürüyecektim.

Gittiğimde derneğin içi ve tarihi avlusu epey kalabalıktı. Televizyonlar sıraya girmiş bir halde parti yöneticileri ve milletvekilleriyle röportaj yapıyorlardı. Hepsi canlı yayında halkı Sur'a yürümeye ve direnmeye çağırıyor, "Diz çökemeyeceğiz, direneceğiz, kazanacağız!" diyorlardı.

HALKIN ÖNÜNDE KOLA KOLA GİREREK YAPACAĞIMIZ YÜRÜYÜŞÜ DÜŞÜNÜYORDUM

Onlar halka direniş çağrıları yaparken, ben de Sur'a atılan topların gümbürtüleri arasında akşamüzeri saat 4'de halkın önünde kola kola girerek yapacağımız yürüyüşü düşünüyordum. Birkaç saat sonra devletle karşı karşıya gelmiş olacaktık, bizim kalemlerimizden başka üstümüzde hiçbir şeyimiz yoktu, devlet ise tankı, topu ve bombaları ile silahlıydı. Devlet bizi Sur'a sokmak istemeyecekti, ama biz gemileri yaktığımıza göre geri dönmeyecek, içeri girmek için diretecektik. O durumda polis bize saldıracaktı. İşin ucunda ölüm de vardı; ya kurşunlanırdık ya da yerlerde sürüklenerek gözaltına alınırdık.

Geçmez gibi gelen bir zamandan sonra saat dört olmuş, nabız atışlarım hızlanmıştı, ancak içeride hiçbir kıpırdama yoktu. Genel merkez yöneticileri ile milletvekillerinin Sur'a yürümeyeceklerini öğrenince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Önce inanamadım; halkı Sur'a yürümeye çağıran onlar değil miydi? Halk ölümü göze alarak Sur'a yürümeye çalışırken, öncüler burada oturacak kadar vicdansız olamazlardı.

Ne var ki, az sonra suratımızda tokat gibi patlayan acı gerçeği onların ağzından öğrendik: Sur'a yürüme plânları yoktu. Yürümeyeceklerdi. Hayallerim yıkılmış, dehşet içinde kalmıştım. Kendileri geride durarak halka ölmeyi emretmişlerdi!

BU BİR ZULÜMDÜ

Halkı devletin önüne atacaksın, kendin de içeride oturup çay kahve içeceksin! Bu bir zulümdü, buna hangi vicdan isyan etmezdi? Senin canın can da halkın canı taş mı? Geçmiş pek çok olaydan biliyoruz ki, bu ilk değildi ve son da olmayacaktı. Halk buna rağmen onları alkışlamaya devam edecekti.

"Devletin işine gelir," gerekçesiyle buna sessiz kalmak ihanettir, devletle suç ortaklığıdır. Bunu kim yaparsa yapsın öyledir. Devlet bu zihniyetten aldığı cesaretle Cizre'yi harabeye çevirdi. Cizre Halk Meclisi başkanı Mehmet Tunç'un yardım çığlıkları bu yüzden karşılıksız kaldı.

Halk, "Sur'a yürüyüş" adı altında sokağa sürülmüş, sonra da sahipsiz bırakılmıştı. Cizre'de Mehmet Tunç annesine, "Ben öldüğümde doğacak oğluma Békes* adını koyun," diye vasiyet etmişti.

Evet, halk sokakta Békesti.

Yanımdaki gençlerle dışarı çıktığımda polisler halkı gaz bombardımanına tutmuşlardı, sokaklar ıslaktı, panzerler Sur'a yürümek isteyen insanların üstüne hışımla su sıkıyorlardı. Békes bebeği kucağında taşıyan Mehmet Tunç'un annesinin yürekleri dağlayan feryadı çınlıyordu kulaklarımda.

 
3 Mart 2016 Perşembe 18:16 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Arslan Bulut
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1749 - Handel'in Ateş Oyunları Müziği ilk kez Londra Green Park'ta seslendirildi.
1810 - Beethoven, ünlü eseri Für Elise'yi besteledi.
1865 - Sultana isimli ve 2,300 yolcu taşıyan buharlı gemi Mississippi Nehrinde infilak ederek battı: 1.700 kişi öldü.
1908 - 1908 Yaz Olimpiyatları Londra'da başladı.
1909 - II. Abdülhamid tahttan indirildi; yerine V. Mehmed tahta geçti.
1927 - Türkiye'de ilk radyo yayını başladı. Türk Telsiz Telefon A.Ş. adıyla çalışmalarına başlayan özel kuruluş, yayınlarını 1938'de devlet radyosu kurulana kadar sürdürdü.
1937 - Adolf Hitler'in İspanya'da ayaklanan Falanjist güçlerin lideri Francisco Franco'ya gönderdiği uçaklar, Guernica'yı bombaladı.
1938 - Türkiye ile Yunanistan arasında dostluk antlaşması imzalandı.
1940 - Köy Enstitüleri'nin kuruluşuna ilişkin kanun kabul edildi. Köylünün eğitilmesini, kalkınmasını ve toprağa bağlanmasını amaçlayan Köy Enstitüleri, 1946'dan sonra klasik öğretmen okullarına dönüştürüldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman birlikleri Atina'ya girdi.
1960 - Togo, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.
1961 - Sierra Leone, İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1965 - ABD'nin Vietnam Savaşı'na giderek artan şekilde katılması Fransa'da Paris sokaklarında protesto edildi.
1981 - Xerox PARC şirketi ilk bilgisayar faresini tanıttı.
1988 - Cardiff'te yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda ilk kez Türkiye adına uluslararası bir şampiyonaya katılan Naim Süleymanoğlu, bir dünya rekoru kırdı ve üç altın madalya kazandı.
1993 - Ankara Devlet Tiyatrosu "kamyon tiyatrosu" uygulamasına başladı.
1994 - Güney Afrika'da siyahi vatandaşların da oy verebildiği ilk demokratik seçimler yapıldı.
2007 - Türk Silahlı Kuvvetleri basın açıklaması yaptı. (bkz. 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması)
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
30
20
3
7
63
2
Beşiktaş
30
18
8
4
62
3
Başakşehir
30
19
5
6
62
4
Fenerbahçe
30
17
9
4
60
5
Trabzonspor
30
12
10
8
46
6
Göztepe
30
12
8
10
44
7
Sivasspor
30
13
5
12
44
8
Kayserispor
30
12
8
10
44
9
Kasımpaşa
30
11
7
12
40
10
Malatyaspor
30
10
8
12
38
11
Bursaspor
30
10
6
14
36
12
Akhisar Bld.Spor
30
9
8
13
35
13
Antalyaspor
30
9
8
13
35
14
Konyaspor
30
8
8
14
32
15
Alanyaspor
30
9
5
16
32
16
Osmanlıspor
30
8
8
14
32
17
Gençlerbirliği
30
7
9
14
30
18
Karabükspor
30
3
3
24
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
26.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu081819303345
 
On Numara
23.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02060811171824262933363940434652575960687278
 
Sayısal Loto
21.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050618414349
 
Şans Topu
25.04.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu051418263012
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:23
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:22
  • Yatsı21:02
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık