ŞOK KHK: Kamudan 3 bin 974 ihraç.. Tam liste

Ana Sayfa » Medya Kritik » Demirtaş'a içeriden ağır eleştiri

Demirtaş'a içeriden ağır eleştiri

Kürt hareketinin öenmli isimlerinden eski DEP Milletvekili Mahmut Alınak, HDP Eşbaşkanı Selahattn Demirtaş'ın Sur için yürüyüş çağrısını, ''Sur için yürüyüşe çağırdıkları halk dışarıda polisin amansız saldırısına uğrarken, bu çağrıyı yapanlar içeride çay kahve içiyorlardı'' diye tepki gösterdi.

 
3 Mart 2016 Perşembe 18:16 
Yorum YapYazdır
 
 
Demirtaş'a içeriden ağır eleştiri

İşte Alınak'ın Odatv'deki yazısı:

 

Sur için yürüyüşe çağırdıkları halk dışarıda polisin amansız saldırısına uğrarken, bu çağrıyı yapanlar içeride çay kahve içiyorlardı.

HDP ve DBP yöneticileri "Sur'a Yürüyüş"çağrısı yaptıklarında bizim Cizre, Şırnak ve Silopi'deki incelemelerimiz daha yeni bitmişti. Haberi televizyonlarda izleyince, "Bu yürüyüşe katılmak benim için farzdır," diyerek soluğu Diyarbakır'da aldım. Çünkü ben de birkaç hafta önce kuşatma altındaki Cizre için milletvekillerine ve belediye başkanlarına benzer bir çağrı yapmıştım. O çağrıda onar kişilik gruplar halinde Cizre'ye gitmeyi, şayet öldürülürsek bizden sonra başka grupların devreye girmelerini önermiştim. Ne yazık ki çağrıma cevap alamamıştım, ama mademki şimdi Sur'a yürüyüş vardı, bu yürüyüşe katılmak benim için bir görevdi. Ancak bunu yaparsam o çağrımın ruhuna uygun hareket etmiş olacaktım.

Parti yöneticileri ve milletvekilleri Diyarbakır Fırat Dicle Kültür Derneği'ndeydiler, çarşamba sabahı oraya gittim, çünkü onlar dernekten yürüyüşe geçeceklerdi ve ben de onların alacakları riski paylaşmak üzere onlarla kola kola yürüyecektim.

Gittiğimde derneğin içi ve tarihi avlusu epey kalabalıktı. Televizyonlar sıraya girmiş bir halde parti yöneticileri ve milletvekilleriyle röportaj yapıyorlardı. Hepsi canlı yayında halkı Sur'a yürümeye ve direnmeye çağırıyor, "Diz çökemeyeceğiz, direneceğiz, kazanacağız!" diyorlardı.

HALKIN ÖNÜNDE KOLA KOLA GİREREK YAPACAĞIMIZ YÜRÜYÜŞÜ DÜŞÜNÜYORDUM

Onlar halka direniş çağrıları yaparken, ben de Sur'a atılan topların gümbürtüleri arasında akşamüzeri saat 4'de halkın önünde kola kola girerek yapacağımız yürüyüşü düşünüyordum. Birkaç saat sonra devletle karşı karşıya gelmiş olacaktık, bizim kalemlerimizden başka üstümüzde hiçbir şeyimiz yoktu, devlet ise tankı, topu ve bombaları ile silahlıydı. Devlet bizi Sur'a sokmak istemeyecekti, ama biz gemileri yaktığımıza göre geri dönmeyecek, içeri girmek için diretecektik. O durumda polis bize saldıracaktı. İşin ucunda ölüm de vardı; ya kurşunlanırdık ya da yerlerde sürüklenerek gözaltına alınırdık.

Geçmez gibi gelen bir zamandan sonra saat dört olmuş, nabız atışlarım hızlanmıştı, ancak içeride hiçbir kıpırdama yoktu. Genel merkez yöneticileri ile milletvekillerinin Sur'a yürümeyeceklerini öğrenince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Önce inanamadım; halkı Sur'a yürümeye çağıran onlar değil miydi? Halk ölümü göze alarak Sur'a yürümeye çalışırken, öncüler burada oturacak kadar vicdansız olamazlardı.

Ne var ki, az sonra suratımızda tokat gibi patlayan acı gerçeği onların ağzından öğrendik: Sur'a yürüme plânları yoktu. Yürümeyeceklerdi. Hayallerim yıkılmış, dehşet içinde kalmıştım. Kendileri geride durarak halka ölmeyi emretmişlerdi!

BU BİR ZULÜMDÜ

Halkı devletin önüne atacaksın, kendin de içeride oturup çay kahve içeceksin! Bu bir zulümdü, buna hangi vicdan isyan etmezdi? Senin canın can da halkın canı taş mı? Geçmiş pek çok olaydan biliyoruz ki, bu ilk değildi ve son da olmayacaktı. Halk buna rağmen onları alkışlamaya devam edecekti.

"Devletin işine gelir," gerekçesiyle buna sessiz kalmak ihanettir, devletle suç ortaklığıdır. Bunu kim yaparsa yapsın öyledir. Devlet bu zihniyetten aldığı cesaretle Cizre'yi harabeye çevirdi. Cizre Halk Meclisi başkanı Mehmet Tunç'un yardım çığlıkları bu yüzden karşılıksız kaldı.

Halk, "Sur'a yürüyüş" adı altında sokağa sürülmüş, sonra da sahipsiz bırakılmıştı. Cizre'de Mehmet Tunç annesine, "Ben öldüğümde doğacak oğluma Békes* adını koyun," diye vasiyet etmişti.

Evet, halk sokakta Békesti.

Yanımdaki gençlerle dışarı çıktığımda polisler halkı gaz bombardımanına tutmuşlardı, sokaklar ıslaktı, panzerler Sur'a yürümek isteyen insanların üstüne hışımla su sıkıyorlardı. Békes bebeği kucağında taşıyan Mehmet Tunç'un annesinin yürekleri dağlayan feryadı çınlıyordu kulaklarımda.

 
3 Mart 2016 Perşembe 18:16 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
29
14
6
9
48
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
29
10
10
9
40
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
29
10
4
15
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
29
8
6
15
30
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1006 - Tarihte kayıtlara geçirilmiş en parlak Süpernova olan SN 1006, Kurt takımyıldızı içerisinde gözlemlendi.
1563 - Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu.
1789 - George Washington, ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı. Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu. Bu alışverişe tarihte Louisiana mübayaası' adı verilmektedir.
1919 - Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı.
1920 - Paris'te toplanacak barış konferansıyla ilgili Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi taraf ülkelerin dış işleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
1939 - Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı.
1945 - Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti.
1955 - Bügün kullanılan Vietnam Bayrağını Kuzey Vietnam ilk kez resmi bayrağı olarak kabul etti.
1959 - İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
1960 - Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı.
1960 - İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1961 - İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.
1964 - Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı.
1967 - CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.
1975 - Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu.
1975 - Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaşı'nı bitirdi.
1986 - Çernobil reaktör kazası sonucu meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı tüm dünya tarafından öğrenildi.
1998 - ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı.
1998 - NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu.
1998 - Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı.
1999 - Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasının 31 Mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:17
  • Güneş05:13
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:24
  • Yatsı21:07
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
29.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030912172245
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık