Otobüs devrildi, 8 ölü, 11'i ağır 32 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » Demirtaş: Türkiye PKK'ye silah yardımı yapsın

Demirtaş: Türkiye PKK'ye silah yardımı yapsın

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, IŞİD'e karşı savaşan PKK güçlerine Türkiye'nin silah yardımı yapması gerektiğini öne sürdü. Demirtaş, ''Orada da halkı savunan tek güç olarak da neredeyse onlar kaldı. Niye olmasın, marjinal gibi geliyor olabilir ama'' dedi.

 
3 Eylül 2014 Çarşamba 07:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Demirtaş: Türkiye PKK'ye silah yardımı yapsın

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş çözüm süreciyle ilgili olarak “Erdoğan’ın muhataplığı bırakmayacağı kanaatindeyim, bizim için ismin kim olduğu önemli değil. Barajın kalkması için basıncı Cumhurbaşkanı üzerine yönelteceğiz” dedi. IŞİD’e karşı PKK’nin savaştığını vurgulayan Demirtaş, “Türkiye, PKK’ye silah yardımı yapmalı mı” sorusuna, “Madem barış olacak. Neden olmasın?” karşılığını verdi. Demirtaş Türkiye’nin dinlenmesi ve Paris cinayetleri konusunda da “Hiçbir devlet temiz değil. Türkiye MİT’i içerisinden bir ekiple bunların yapıldığı artık bir sır değil. Bu katliama bu ülkelerin istihbaratları bulaştı, şimdi birbirlerine karşı şantaj unsuru olarak kullanıyorlar” görüşünü dile getirdi.

Selahattin Demirtaş, bir grup gazeteciyle sohbet etti. Demirtaş’a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

Seçimlere parti olarak girebilir misiniz: Seçimlere partiyle girip girmeyeceğimize seçime yakın bir dönemde karar vereceğiz. Heyetlerimiz AKP’ye barajın kalkması talebini hep iletiyor. Baraj kalkarsa milletvekili sayılarının bir hayli düşeceğini görüyorlar. “Biz koymadık, niye biz kaldıralım” diyorlar. Barajı koyan Kenan Evren, adam da gelip kaldırmıyor ne yapalım? AKP ipe un seriyor. Bu, Davutoğlu’nun vereceği bir karar değil, Cumhurbaşkanı barajın kalkıp kalkmayacağına karar verecek. Yeni dönemde basıncı Cumhurbaşkanı üzerine yönelteceğiz.

 

'Hiç kimseye sorumluluk vermemiş'

Çözüm süreciyle ilgili görevlendirmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz: Sorumluluk Başbakan’da olacak, Cumhurbaşkanı da bu işleri takip edecek öyle görünüyor. Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak kontrol kendisinde olsun istiyor. Hiç kimseye tam sorumluluk vermemiş, Başbakan birinci derece sorumlu, diyorlar, e tabii öyle olacak. Bir boşluk var, bir heyet olarak yürütecekler anladığımız kadarıyla. Erdoğan’ın muhataplığı bırakmayacağı kanaatindeyim. Çözüm sürecinde 1. derece sorumlu kendisini görecektir. Fakat isim bizim için fark etmez, bizim için çok önemli değil.

1 Eylül için bazı beklentiler vardı, olmadı. Ortada netleşmiş bir takvim var mı: Valla basından okudum. Arkadaşlarıma sordum, görüntülü mesaj yok, dediler. Fakat gündeme gelince olsun istedik, görüntülü, sesli mesaj. Fakat olmadı. Sözlü olarak tartışılıyor fakat yazılı bir takvim yok. Önümüzdeki ekim, kasımda Meclis’ten çıkarılacak yasalar var. Terörle mücadele kanundan tutun ifade özgürlüğüne, TCK’ye kadar bazı düzenlemeler olabilir. Bir af düzenlemesi değil, ama geri dönüşü de kapsayan bir çalışma olabilir.

İmralı’ya giden heyetin yatılı kalması gündemde mi: İmralı’ya gidiş gelişler zahmetlidir, uzayacaksa mesai saatine bağlı kalmaksızın tartışmalar sürdürülebilir. Bizim heyetimiz buna kapalı değil, “İmralı’da bütün bu tartışmalar birkaç gün içinde bitirilebilir” dedik. Buna cevap verilmedi.

Heyetlerin genişletilmesi konusunda adımlar atılabilir mi: Onun olabileceği söyleniyor, fakat isim konuşulmadı. Muhtemelen gazeteciler, akil insanlar... Hükümet uzun süredir olabileceğini söylüyor ama bir türlü izin vermediler buna.

 

'AKP cesur değil'

Aydınlık gazetesinde yayımlanan tutanaklar gerçek mi: Bizim tutanağımız değil, devletin tutanakları olduğunu da düşünmüyorum. Başka yerlerde düzenlenmiş sanki. Kaynakları bilmiyorum ama ben süreci yakından takip eden biri olarak, hiç tutanakları görmesem onları yazabilirim. Biz kendi tuttuğumuzu yayınlamaya hazırız. Devlette tabii sağlıklısı var ama henüz şefaflaşma konusunda bizim kadar cesur değiller. Öcalan’ın “Tutanaklar kitaplaştırılsın, yayınlansın” önerisi var. “Devlet de kabul ediyorsa ben kabul ediyorum” demişti. Ama hükümet bunu kabul etmiş değil.

Çözüm sürecinde başkanlık sistemi dayatılırsa tavrınız ne olur: Biz başkanlık sistemini kabul edemeyeceğimizi, desteklemediğimiz bir model olduğunu belirttik. Erdoğan’ı başkan ilan ettik diyerek başkanlık sistemi olmaz. Müzakere süreci pazarlık unsuru olamaz.

 

'Hayata geçsin istiyoruz'

Müzakerelere ne zaman geçilecek: Müzakere diyalogdan farklıdır. Diyalog için bir masa iki sandalye yetiyor, müzakere için yetmiyor. O masada gözlemcilerin olması gerekiyor, sekreterya, dışarıyla bilgi akışı sağlayacak ekip gerekiyor. Devletin nasıl kendi mekanizmalarıyla temasa geçme imkânı varsa Öcalan’ın kendi örgütüyle temasa geçmesi imkânı gerekiyor. Bugünlerde bunun hayata geçmesini istiyoruz artık.

 

'Paris cinayetlerine istihbarat örgütleri bulaştı'

Türkiye’ye yönelik dinlemelerde Paris cinayetleri arasında bağlantı kuruluyor. Bu dinlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz: Ülkeler birbirini dinliyor. Biz de siyasetçi olarak dinleniyoruz. Türkiye Cumhuriyeti hükümetin görevi dinlemeyi önlemektir. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin milletvekilleriyiz, bürokratlarıyız, siyasetçileriyiz... Bu kadar rahat şekilde hem kendi ülkemiz bizi dinliyor yasadışı şekilde, hem de başka ülkeler dinliyorsa işin cılkı çıkmış demektir. Sadece telefonlar değil, toplantılarımız, aile ortamlarımız dinleniyor. Benim evimde arkadaşlarımla misafirlik toplantıları bile dinleniyor. Dışarıya araç geliyor, bazen korumaları gönderip uyarıyoruz, gidiyorlar. Hiçbir devlet temiz değil. Özellikle Paris cinayetleri konusunda Almanya’nın, Fransa’nın henüz verilmemiş bir hesabı var. Türkiye MİT’i içerisinden bir ekiple bunların yapıldığı artık bir sır değil. Fakat birbirine karşı şantaj olarak kullanıyorlar zannedersem bu mevzuyu. Bu katliama bu ülkelerin istihbaratları bulaştı ama bir araya gelip çözmek yerine birbirlerine karşı şantaj unsuru olarak kullanıyorlar. Bu dinlemeleri de bunun için yapıyorlar daha çok.

Cemil Bayık’ın ‘HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kendisini kurtarmalı’ sözlerini nasıl karşıladınız: Cemil Bayık ciddi bir isimdir, 40 yıllık devrimcidir bir öneri yapıyorsa eksik de yanlış da olsa değerlendiririz. HDP yönetimi şunu düşünür: Bizim için marjinal diye nitelendirilen kesimler kimliği, cinsel yönelimi ne olursa olsun hak ve özgürlükleri savunulması gereken kesimlerdir. Ezilenden yana “ama”sız “ancak”sız bir tavrımız, duruşumuz vardır. Yanındayız ezilenin marjinal da olsa. Bayık tehlikeli bir marjinal anlayıştan, dar sokaklara, barlara hapsolmuş siyaset anlayışından söz ediyor tahmin ettiğim kadarıyla. Beyoğlu solculuğu diye bir şey vardır, bu bar, kafe solculuğudur. Buradan çıkması lazım, Türkiye devrim hareketinin, solculuğun. HDP de buradan çıkıp sokaklarda, meydanlarda büyümelidir gibi, ben böyle anladım.

IŞİD saldırılarından sonra peşmergeye silah yardımı gündeme geldi. Sizin bu yönde talebiniz oldu mu: Olmadı. Talep ederlerse, Türkiye’nin destek olması gerektiğini düşünürüz. Orada insanlar kendilerini savunabilecek imkânlara sahip değilken, sadece dualarımızla yardımcı olabilecek durumda değilsek Türkiye olarak sunabileceğimiz destek neyse sunabilmeliyiz. Silah yardımı olmalıdır. Türkiye asıl şu soruyu sormalıdır: Orada daha çok PKK savaşıyor. PKK, Türkiye’den silah yardımı isterse ne diyecek?

Türkiye’nin PKK’ye silah yardımı olabilir mi: Madem barış olacak neden olmasın? IŞİD gibi bir barbarlığa karşı onlar PKK’liler savaşıyor. Türkiye’de de barış olacak, PKK Türkiye’ye karşı silahları bırakacak. Orada da halkı savunan tek güç olarak da neredeyse onlar kaldı. Niye olmasın, marjinal gibi geliyor olabilir ama...

 
3 Eylül 2014 Çarşamba 07:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1703 - Rus Çarı I. Petro, Sankt Petersburg şehrini kurdu.(Şehir Rus İç Savaşı sırasında Petrograd, SSCB döneminde de Leningrad olarak adlandırılıyordu)
1907 - San Francisco, California'da veba salgını başgösterdi.
1935 - Hafta tatili Cuma'dan Pazar'a alındı.
1941 - Alman zırhlısı Bismarck, İngiliz donanması tarafından batırıldı.
1944 - Latin harfleri ile ilk Cumhuriyet altını basıldı.
1953 - Paris'te Belçika, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ve Federal Almanya arasında Avrupa Savunma Birliği Antlaşması imzalandı.
1956 - İstanbul'da yapılan Dünya Güreş Şampiyonası'nda Türkiye Milli Güreş Takımı, serbestte altı birincilikle dünya şampiyonu oldu.
1958 - Amerikan F-4 Phantom II çok amaçlı avcı-bombardıman uçağı ilk uçuşunu yaptı.
1961 - Anayasa, Kurucu Meclis'te oylamaya katılan 262 üyeden 260'ının oyuyla kabul edildi.
1962 - Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi açıldı.
1964 - Hindistan Başbakanı Cavaharlal Nehru 75 yaşında öldü.
1980 - Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Ankara'da uğradığı bir suikast sonucu vefat etti.
1985 - Papa suikastı davasında Mehmet Ali Ağca, "Ben Hazreti İsa'yım, Tanrı'nın oğluyum" dedi.
1986 - Tütün tekelini kaldıran yasa onaylandı.
1992 - Iğdır ve Ardahan il oldu.
1993 - PKK, 33 silahsız askerimizi pusuya düşürerek öldürdü.
1994 - ABD'de 20 yıldır sürgünde bulunan Sovyet yazar Aleksandr Soljenitsin ülkesine döndü.
1999 - Birleşmiş Milletler Savaş Suçluları Mahkemesi, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'i Kosova'daki vahşetin sorumlusu olmakla ve etnik Arnavutlara karşı soykırım yapmakla suçladı.
2001 - 53 ülke Afrika Birliği'ni kurdu.
2007 - Mehmet Ağar Genel Başkanlığındaki DYP eski Demokrat Parti'nin adını aldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:34
  • Güneş04:47
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:46
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık