WikiLeaks'ten Berat Albayrak için şok e posta iddiası

Ana Sayfa » Siyaset » Demirtaş: Türkiye PKK'ye silah yardımı yapsın

Demirtaş: Türkiye PKK'ye silah yardımı yapsın

HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, IŞİD'e karşı savaşan PKK güçlerine Türkiye'nin silah yardımı yapması gerektiğini öne sürdü. Demirtaş, ''Orada da halkı savunan tek güç olarak da neredeyse onlar kaldı. Niye olmasın, marjinal gibi geliyor olabilir ama'' dedi.

 
3 Eylül 2014 Çarşamba 07:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Demirtaş: Türkiye PKK'ye silah yardımı yapsın

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş çözüm süreciyle ilgili olarak “Erdoğan’ın muhataplığı bırakmayacağı kanaatindeyim, bizim için ismin kim olduğu önemli değil. Barajın kalkması için basıncı Cumhurbaşkanı üzerine yönelteceğiz” dedi. IŞİD’e karşı PKK’nin savaştığını vurgulayan Demirtaş, “Türkiye, PKK’ye silah yardımı yapmalı mı” sorusuna, “Madem barış olacak. Neden olmasın?” karşılığını verdi. Demirtaş Türkiye’nin dinlenmesi ve Paris cinayetleri konusunda da “Hiçbir devlet temiz değil. Türkiye MİT’i içerisinden bir ekiple bunların yapıldığı artık bir sır değil. Bu katliama bu ülkelerin istihbaratları bulaştı, şimdi birbirlerine karşı şantaj unsuru olarak kullanıyorlar” görüşünü dile getirdi.

Selahattin Demirtaş, bir grup gazeteciyle sohbet etti. Demirtaş’a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

Seçimlere parti olarak girebilir misiniz: Seçimlere partiyle girip girmeyeceğimize seçime yakın bir dönemde karar vereceğiz. Heyetlerimiz AKP’ye barajın kalkması talebini hep iletiyor. Baraj kalkarsa milletvekili sayılarının bir hayli düşeceğini görüyorlar. “Biz koymadık, niye biz kaldıralım” diyorlar. Barajı koyan Kenan Evren, adam da gelip kaldırmıyor ne yapalım? AKP ipe un seriyor. Bu, Davutoğlu’nun vereceği bir karar değil, Cumhurbaşkanı barajın kalkıp kalkmayacağına karar verecek. Yeni dönemde basıncı Cumhurbaşkanı üzerine yönelteceğiz.

 

'Hiç kimseye sorumluluk vermemiş'

Çözüm süreciyle ilgili görevlendirmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz: Sorumluluk Başbakan’da olacak, Cumhurbaşkanı da bu işleri takip edecek öyle görünüyor. Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak kontrol kendisinde olsun istiyor. Hiç kimseye tam sorumluluk vermemiş, Başbakan birinci derece sorumlu, diyorlar, e tabii öyle olacak. Bir boşluk var, bir heyet olarak yürütecekler anladığımız kadarıyla. Erdoğan’ın muhataplığı bırakmayacağı kanaatindeyim. Çözüm sürecinde 1. derece sorumlu kendisini görecektir. Fakat isim bizim için fark etmez, bizim için çok önemli değil.

1 Eylül için bazı beklentiler vardı, olmadı. Ortada netleşmiş bir takvim var mı: Valla basından okudum. Arkadaşlarıma sordum, görüntülü mesaj yok, dediler. Fakat gündeme gelince olsun istedik, görüntülü, sesli mesaj. Fakat olmadı. Sözlü olarak tartışılıyor fakat yazılı bir takvim yok. Önümüzdeki ekim, kasımda Meclis’ten çıkarılacak yasalar var. Terörle mücadele kanundan tutun ifade özgürlüğüne, TCK’ye kadar bazı düzenlemeler olabilir. Bir af düzenlemesi değil, ama geri dönüşü de kapsayan bir çalışma olabilir.

İmralı’ya giden heyetin yatılı kalması gündemde mi: İmralı’ya gidiş gelişler zahmetlidir, uzayacaksa mesai saatine bağlı kalmaksızın tartışmalar sürdürülebilir. Bizim heyetimiz buna kapalı değil, “İmralı’da bütün bu tartışmalar birkaç gün içinde bitirilebilir” dedik. Buna cevap verilmedi.

Heyetlerin genişletilmesi konusunda adımlar atılabilir mi: Onun olabileceği söyleniyor, fakat isim konuşulmadı. Muhtemelen gazeteciler, akil insanlar... Hükümet uzun süredir olabileceğini söylüyor ama bir türlü izin vermediler buna.

 

'AKP cesur değil'

Aydınlık gazetesinde yayımlanan tutanaklar gerçek mi: Bizim tutanağımız değil, devletin tutanakları olduğunu da düşünmüyorum. Başka yerlerde düzenlenmiş sanki. Kaynakları bilmiyorum ama ben süreci yakından takip eden biri olarak, hiç tutanakları görmesem onları yazabilirim. Biz kendi tuttuğumuzu yayınlamaya hazırız. Devlette tabii sağlıklısı var ama henüz şefaflaşma konusunda bizim kadar cesur değiller. Öcalan’ın “Tutanaklar kitaplaştırılsın, yayınlansın” önerisi var. “Devlet de kabul ediyorsa ben kabul ediyorum” demişti. Ama hükümet bunu kabul etmiş değil.

Çözüm sürecinde başkanlık sistemi dayatılırsa tavrınız ne olur: Biz başkanlık sistemini kabul edemeyeceğimizi, desteklemediğimiz bir model olduğunu belirttik. Erdoğan’ı başkan ilan ettik diyerek başkanlık sistemi olmaz. Müzakere süreci pazarlık unsuru olamaz.

 

'Hayata geçsin istiyoruz'

Müzakerelere ne zaman geçilecek: Müzakere diyalogdan farklıdır. Diyalog için bir masa iki sandalye yetiyor, müzakere için yetmiyor. O masada gözlemcilerin olması gerekiyor, sekreterya, dışarıyla bilgi akışı sağlayacak ekip gerekiyor. Devletin nasıl kendi mekanizmalarıyla temasa geçme imkânı varsa Öcalan’ın kendi örgütüyle temasa geçmesi imkânı gerekiyor. Bugünlerde bunun hayata geçmesini istiyoruz artık.

 

'Paris cinayetlerine istihbarat örgütleri bulaştı'

Türkiye’ye yönelik dinlemelerde Paris cinayetleri arasında bağlantı kuruluyor. Bu dinlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz: Ülkeler birbirini dinliyor. Biz de siyasetçi olarak dinleniyoruz. Türkiye Cumhuriyeti hükümetin görevi dinlemeyi önlemektir. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin milletvekilleriyiz, bürokratlarıyız, siyasetçileriyiz... Bu kadar rahat şekilde hem kendi ülkemiz bizi dinliyor yasadışı şekilde, hem de başka ülkeler dinliyorsa işin cılkı çıkmış demektir. Sadece telefonlar değil, toplantılarımız, aile ortamlarımız dinleniyor. Benim evimde arkadaşlarımla misafirlik toplantıları bile dinleniyor. Dışarıya araç geliyor, bazen korumaları gönderip uyarıyoruz, gidiyorlar. Hiçbir devlet temiz değil. Özellikle Paris cinayetleri konusunda Almanya’nın, Fransa’nın henüz verilmemiş bir hesabı var. Türkiye MİT’i içerisinden bir ekiple bunların yapıldığı artık bir sır değil. Fakat birbirine karşı şantaj olarak kullanıyorlar zannedersem bu mevzuyu. Bu katliama bu ülkelerin istihbaratları bulaştı ama bir araya gelip çözmek yerine birbirlerine karşı şantaj unsuru olarak kullanıyorlar. Bu dinlemeleri de bunun için yapıyorlar daha çok.

Cemil Bayık’ın ‘HDP bazı marjinal yaklaşımlardan kendisini kurtarmalı’ sözlerini nasıl karşıladınız: Cemil Bayık ciddi bir isimdir, 40 yıllık devrimcidir bir öneri yapıyorsa eksik de yanlış da olsa değerlendiririz. HDP yönetimi şunu düşünür: Bizim için marjinal diye nitelendirilen kesimler kimliği, cinsel yönelimi ne olursa olsun hak ve özgürlükleri savunulması gereken kesimlerdir. Ezilenden yana “ama”sız “ancak”sız bir tavrımız, duruşumuz vardır. Yanındayız ezilenin marjinal da olsa. Bayık tehlikeli bir marjinal anlayıştan, dar sokaklara, barlara hapsolmuş siyaset anlayışından söz ediyor tahmin ettiğim kadarıyla. Beyoğlu solculuğu diye bir şey vardır, bu bar, kafe solculuğudur. Buradan çıkması lazım, Türkiye devrim hareketinin, solculuğun. HDP de buradan çıkıp sokaklarda, meydanlarda büyümelidir gibi, ben böyle anladım.

IŞİD saldırılarından sonra peşmergeye silah yardımı gündeme geldi. Sizin bu yönde talebiniz oldu mu: Olmadı. Talep ederlerse, Türkiye’nin destek olması gerektiğini düşünürüz. Orada insanlar kendilerini savunabilecek imkânlara sahip değilken, sadece dualarımızla yardımcı olabilecek durumda değilsek Türkiye olarak sunabileceğimiz destek neyse sunabilmeliyiz. Silah yardımı olmalıdır. Türkiye asıl şu soruyu sormalıdır: Orada daha çok PKK savaşıyor. PKK, Türkiye’den silah yardımı isterse ne diyecek?

Türkiye’nin PKK’ye silah yardımı olabilir mi: Madem barış olacak neden olmasın? IŞİD gibi bir barbarlığa karşı onlar PKK’liler savaşıyor. Türkiye’de de barış olacak, PKK Türkiye’ye karşı silahları bırakacak. Orada da halkı savunan tek güç olarak da neredeyse onlar kaldı. Niye olmasın, marjinal gibi geliyor olabilir ama...

 
3 Eylül 2014 Çarşamba 07:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:36
  • Güneş07:24
  • Öğlen12:24
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1787 - Delaware, ABD anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.
1836 - Martin Van Buren (1782-1862), Amerika Birleşik Devletleri'nin sekizinci başkanı seçildi.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti.
1920 - Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası kuruldu.
1921 - Kilis düşman işgalinden kurtuldu.
1923 - İngiltere'de yapılan seçimlerde Muhafazakâr Parti 257, İşçi Partisi 191, Liberal Parti 158 milletvekilliği aldı.
1932 - Muhsin Ertuğrul'un "Bir Millet Uyanıyor" filmi gösterime girdi.
1934 - Türk Kadınlar Birliği, İstanbul'da bir mitingle kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kutladı.
1941 - II. Dünya Savaşı: Kanada; Finlandiya, Macaristan, Romanya, ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1941 - Pearl Harbor Saldırısı: Japon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor'u bombaladı. 5 savaş gemisi, 14 gemi, 200 uçak yok edildi, 2400 kişi öldü.
1944 - Reşat Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü çıktı.
1958 - İstanbul sokaklarında "hula-hoop" çevirmek yasaklandı.
1961 - MGK Başbakan İsmet İnönü'nün başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
1972 - Apollo 17, ay görevine doğru yola çıktı.
1975 - Endonezya, Doğu Timor'u işgal etti.
1979 - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü. Olay yerine "Anti Terör Birliği" imzalı bir bildiri bırakıldı.
1983 - İber havayollarına ait bir Boeing-727 ile bir DC-9 yoğun siste Madrid havaalanının pistinde çarpıştı: 93 kişi öldü.
1987 - Paso Robles-Kaliforniya'da bir yolcu uçağı düştü: 43 kişi öldü.
1988 - Ermenistan'da 6,9 şiddetinde bir deprem meydana geldi: 25.000'in üzerinde ölü, 15.000'den fazla yaralı, 400.000 kişi evsiz kaldı.
1996 - TBMM'de harçları protesto etmek için pankart açan öğrencilerin yargılanması sona erdi; gençler toplam 96 yıla mahkûm oldular.
1999 - Düzce,Türkiye'nin 81. ili oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık