Eğitim Diyanete, kamu malları yandaş vakıflara

Ana Sayfa » Siyaset » Demirtaş: 'AKP, IŞİD'in siyasi uzantısıdır'

Demirtaş: 'AKP, IŞİD'in siyasi uzantısıdır'

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AKP'nin IŞİD'in siyasi uzantısı olduğunu söyleyerek, "Açık bir terör destekçisi haline gelmiş AKP Hükümeti. Ve bunu saklamak gizlemek için etrafındaki herkesi terörist ilan ediyor; HDP terörist, aydınlar terörist, sanatçılar terörist, PYD terörist. Oysa en büyük terör üreticisi AKP'dir" dedi.

 
21 Şubat 2016 Pazar 11:53 
Yorum YapYazdır
 
 
Demirtaş: 'AKP, IŞİD'in siyasi uzantısıdır'

HDP, DBP, DTK'nın öncülüğünde Avrupalı sol partiler ile birlikte düzenlenen 'Avrupalı Sol Partilerin Dayanışması Konferansı' Diyarbakır'da yapıldı. Toplantının yapıldığı Büyükşehir Belediyesi Sümerpark Konferans Salonu'na merkez Sur İlçesi'ndeki çatışmalarda ölenlerin fotoğrafları asıldı.

Konferansa, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, DTK Eş Genel Başkanı Hatip Dicle ile Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger ile sol parti üyeleri, Sur İlçesi'nde çatışmalarda çocuklarını kaybeden aileler katıldı. Fahriye Çukur, Sur'da öldürülen kızı Rozerin Çukur'un fotoğrafını Selahattin Demirtaş'a sarılarak veren ve gözyaşı dökerken, "Erdoğan duysun; iki çocuğum daha var. Onları da sana, Sur'a kurban ederim" dedi.

Rozerin Çukur'un fotoğrafını alan Demirtaş, anne Çukur'un "Çocuklarım sana kurban olsun" sözleri üzerine "Öyle deme" dedi.

DEMİRTAŞ: AB DEĞERLERİ AYAKLAR ALTINA ALINDI

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AKP Hükümeti'nin, Diyarbakır'ın Sur ve Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde barbar ve vahşi bir siyasi anlayışla savaş yürüttüğünü, öldürdüklerinin sadece ailelerinin değil yüreğinde insani değer taşıyan herkesin onurunu kırmak istediğini öne sürerek şöyle dedi:

"Bu barbarlık ve insanlık suçuna karşı insan olmanın onuruyla tepki vermesi lazım. Özellikle AB'nin bu barbarlığa karşı net kararlı bir duruş ortaya koymamasını anlamakta zorlanıyoruz. Bütün bu insanlık suçlarına karşı tepki koyan yine AB'deki sol partilerdir. Sağ hükümetler, iktidarda olanlar Kürtlerin katledilmesine göz yumarak, sadece Erdoğan'a şirin görünmeye, kızdırmamaya çalışıyorlar. Yaptıkları kirli anlaşmalar, yürüttükleri kirli pazarlıklarla maalesef AB ortak değerleri ayaklar altına alıyorlar. Özellikle AB halkının ciddi tepki göstermesi gereken utanç verici bir durum."

MERKEL'E ELEŞTİRİ

Almanya Başbakan Merkel'i bölgedeki vahşete sessiz kalıp üstünü örtmekle suçlayan Demirtaş şunları söyledi:

"Almanya Şansölyesi sayın Merkel, elbette ki mülteci krizi ve bunun çözümü konusunda AKP Hükümeti ile ilişki kurabilir. Bu çok normal. Çünkü mülteci krizi de çok önemli bir dram ve çözmek zorundayız. Fakat bunu yaparken 'Türkiye'deki bu ağır insan hakları ihlallerini, ağır suçları görmeyeceğiz, üstünü örteceğiz, Kürtler'e karşı yürütülen savaşta sesiz kalacağız' anlaşması yapılıyorsa orada etik dışı bir durum var artık. İnsan hakları konusu demek ki masada bir alışveriş haline getirilmiştir. Alman halkının buna tepki göstermesi lazım. Alman halkının kendi başbakanına 'Sen temel değerlerimizi Erdoğan'la pazarlık masasında, kirli ilişkilerle satış konusu yapamazsın' demesi lazım. Madem ki, insan hakları evrensel değerleri hepimizin ortak değerleriyse ki biz bunları mücadele ile kazandık. Devlet başkanları kendi arasında oturup insan hakları beyannamesi falan yazmadılar. Halklar bedeller vererek o ilkeleri kazandılar. Ne sayın Merkel'in, ne de cumhurbaşkanının veya başbakanın kişisel tasarrufu falan değil insan hakları ilkeleri. Onların bize armağan ettiği bağışladığı değerler değildir. O değerler halkın direnişle kazandığı değerlerdir. Bütün halkların katkıları vardır. Şimdi bunu başbakanlar, cumhurbaşkanları bir araya gelip pazarlık konusu yapıyorlar ve sessiz kalmamızı istiyorlar. Hiç bir başbakan, dünyanın hiç bir lideri benim hakkımı, bana ait olan hakkı o kirli masalarda pazarlık konusu yapamaz. Buna diplomasi, uluslararası ilişkiler diyemeyiz, dostluk ilişkisi diyemeyiz. Bunlar son derece çirkin, ahlaksız ilişkilerdir."

Demirtaş, Sur, Cizre ve diğer yerlerde yaşanan insan hakları ihlalleriyle ilgili, katliamlarla ilgili imza atan valiler ve bu emri veren İçişleri Bakanı ile arkasında duran başbakan ile bu ölümlerden zevk duyan açıklamalar yapan siyasilerin bir gün hesap vereceğini ifade ederek, "Zannediyorlar ki bütün bu suçlar günahlar yaptıkları unutulup gidecekler. İnsanlığa karşı işlenmiş suçtur ve zaman aşımına tabii değildir. Bir gün mahkeme karşısına çıkacaklar. Yaptığınız bütün bu barbarlıklar hukuk karşısında hesabı sorulacak" dedi.

"KÜRT GENÇLERİ SENİN SARAYI'NDA MI BARİKAT KURDU"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ankara'dan verilen katliam emirlerini durdurmak için Kürt gençlerinin barikat ve hendek kurduklarını iddia ederken şöyle dedi:
"Kürt gençleri barikat kazdı, hendek oluşturdu. Dolayısıyla her türlü katliamı hak ettiler. Ankara'daki hükümet anlayışı bu. Kürt gençleri senin sarayında mı barikat, hendek kazdı? Kürt gençleri durup dururken, canları sıkıldığı için mi bunu yaptı? Senin katliamlarını durdurmak için bu insanlar direniyor. Kimseyi öldürmek için değil. Senin verdiğin katliam emirlerini durdurmak için bu insanlar bunu yapmak zorunda kalıyor. Bunu anlamak ve diyalogla çözmek, 'Nerede yanlış yaptık ki bu kadar Kürt gencini şehirde, dağda, ovada bu kadar kızdıracak, öfkelendirecek demokratik siyasetten uzaklaştıracak, neler yaptık' diye kendine sormak yerine halen bu insanları gençleri suçlayıp onları ailelerini ve bütün Kürt halkını cezalandıracak vahşi yöntemler uyguluyorlar. Bu hükümetin çaresizliğin ve acizliğinin göstergesidir. Yüzde 49.5 oy aldılar. Madem toplumun yarısının oyunu aldın. Tek bir barış sloganından niye bu kadar korkuyorsun? Akademisyenlerin küçük bir barış bildirisi niye panikletiyor sizi? Madem yürüttüğünüz bu savaşı haklı görüyorsunuz, barış mesajları sizi niye ürkütüyor? Yüzde 50 oyunuz olacak fakat geceleri korkudan uyuyamayacaksınız. Çünkü, yaptığınız, işlediğiniz suçların büyüklüğünün farkındasınız. Yürüttüğünüz savaşın hiçbir haklı ve meşru gerekçe olmadığını iyi bildiğiniz için, Ayşe öğretmenden bu kadar korkuyorsunuz. Bir futbol takımı 'çocuklar ölmesin' dediği için neredeyse ilelebet sahaya çıkma yasağı koyacaksınız. Niye korkuyorsunuz? Çaresizliklerinin göstergesidir. Davasında haklı olan korkmaz. Dünyanın 10'uncu büyük ordusu emrinde olacak, 'Şehirleri yakıp, yıkın, sivil, genç, kadın çoluk çocuk dinlemeyin' emri vereceksiniz ama 18 yaşındaki bir gencin bedeninden korkacaksınız titreyeceksiniz. İşte durumunuz budur."

"ÖZ YÖNETİMLE BARIŞ GELİR"

Demirtaş, çocuklarını kaybeden ailelerin, boyun eğmemelerini ve dik durmalarını isterken büyük acı yaşandığını anlatırken sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onlar artık hepimizin evladıdır. Bu nedenle dik durmalısınız. Başınız dik olmalı. Sizin evlatlarınız hırsızlık yaptığı, rüşvet yediği, başkasının mal, mülk, ırzına göz diktiği için değil, kendi toprağında, ana vatanında özgür ve onurlu yaşamak için katledildi. Bu bir onurdur ve bu onura halkımız sahip çıkmalıdır. AKP'den asla merhamet dilemedik, dilemeyeceğiz. Faşizmin karşısında dimdik durmalıyız. Tek birimizin gözlerinde korkuya, paniğe dair bir nokta bile görmemeliler. Karşımızda vicdan, ahlak hukuk tanıyan bir anlayış yok. Böyle bir anlayıştan merhamet beklenmez. Dimdik ayakta duracağız,  yaralarımızı kendimiz saracağız ve bu topraklara barış gelecek, silahlar susacak. Türk'ün de, Kürt'ün de anası ağlamasın diye uğraşıyoruz. Fakat barış denen şey yalvarmayla olacak şey değil. Bizden bunu bekleyenler yanılır. Boyun bükme, diz çökmeyle asla barış olmaz. Kendi davasının taleplerinin kendi halkının özgürlük mücadelesinin arkasında dimdik durarak ancak barış gelir. Barış, özgürlük, adalet ve eşitlik içermiyorsa köleliğin diğer adıdır. 'Kölelik' adı altında sahte barışlarla artık bu topraklarda halkımızı kandırmalarına izin vermeyiz. Bu evlatlarımız, gençler, hangi amaç için direnerek için katledildilerse o amaçları gerçekleşince barış olur. Yani bu halk özgür olursa, kendi dili, kültürüyle, kimliğiyle kendi öz yönetimiyle ana vatanında Kürdistan'da korkmadan diğer onurlu halklar gibi eşitçe yaşadığı gün barış olur."

Demirtaş, terörün ne olduğunu merak edenleri Sur ve Cizre'ye davet ettiklerini, AK Parti'nin içeride ve dışarıda terör faaliyeti yürüten ve üreten, uygulayan bir anlayışa sahip olduğunu ileri sürdü. HDP Eş Genel Başkanı, şöyle konuştu:

"IŞİD'in, barbarlık ve IŞİD terör örgütünün besleyicisi, destekleyicisidir. Ve bunu gizlemekten, saklamaktan falanda korkmuyor, açık açık aleni bir şekilde işte bugün Halep, Azez tartışmasında Davutoğlu'nun söylemlerine bakarsanız bunu itiraf etmekten de çekinmiyorlar. 'Azez düşmeyecek' diyor. Kim var Azez'de. El Nusra var, Ahrar u Şam var. IŞİD'le bağlantılı barbarlık orduları var. Kelle kesen, kadınları köle pazarında mal diye satan, tecavüz eden yapılar var. Ve, Davutoğlu 'orası düşmeyecek, oradaki Demokratik Suriye Birlik veya Kürt güçleri ilerlemeyecek. Bir adım atarlarsa onlara füze top atmaya devam edeceğiz' diyor. Açık bir terör destekçisi haline gelmiş AKP hükümeti. Ve bunu saklamak gizlemek için etrafındaki herkesi terörist ilan ediyor. HDP terörist, aydınlar terörist, sanatçılar terörist, PYD terörist. Oysaki en büyük terör üreticisi AKP'dir. Teröre, barbarlığa ve vahşete bel bağlamış siyasi iktidarlar uzun süre varlığını koruyamazlar."

"AKP ARTIK IŞİD'İN SİYASİ UZANTISIDIR"

Suriye'deki Süleyman Şah Türbesi'nin PYD ve YPG'nin desteğiyle taşındığını öne süren Demirtaş, Salih Müslim ile Atina'da görüştükleri için 'Terör destekçisi' olarak nitelendirildiklerini söyledi. Demirtaş, şöyle devam etti:

"Böyle bir utanmazlık, aymazlık olabilir mi? 'Atamız, dedemiz, ceddimiz' dediğiniz Süleyman Şah Türbesi nerede? PYD'nin kontrolüyle, PYD'nin YPG'nin desteğiyle o türbeyi taşımadınız mı? IŞİD havaya uçuracaktı,Salih Müslim'den rica ettiniz o getirtti. Bugün 'Terörist' dediğiniz PYD defalarca Ankara'da sizlerle resmi görüşme yapmadı mı? Daha geçen yıla kadar Salih Müslim, Ankara'da dışişleri yetkilileriyle defalarca görüşme yapmadı mı? Ne konuştunuz oralarda? 'Bütün çözüm ortaklaşmalarını nasıl yapabilirim?' diye Müslim ve PYD Türkiye'ye geldi başka yere değil. Elini, gönlünü buraya açtı. Türkiye'ye karşı tek bir mermi atmış değil. Bir taş bile atmamışlar sınırdan. Ama PYD ye karşı hergün füze top atılıyor? Peki Suruç'ta, Ankara'da, Diyarbakır'da yüzlerce insanı katleden IŞİD'e karşı ne yaptınız? Türkiye'ye tek taş atmayan PYD'yi terör örgütü olarak ilan ediyor, füze top atıyorlar. Bu ülkede yüzlerce kişiyi katleden IŞİD'i öfkeli, neredeyse çocuklar olarak görüyorlar. İşte terörist anlayış budur. Terör yardakçılığı, terör destekçiliği budur. Ve, AKP artık IŞİD'in siyasi uzantısıdır. Bu anlayışa karşı Türkiye toplumunun olup biteni iyi görmesi lazım."

 
21 Şubat 2016 Pazar 11:53 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:51
  • Güneş05:00
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:47
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık