Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » Davutoğlu’nun “azledilmesinde” asker ve MİT faktörü

Davutoğlu’nun “azledilmesinde” asker ve MİT faktörü

Sözcü'den Zeynep Gürcanlı'nın ilgi çekecek yazısı

 
9 Mayıs 2016 Pazartesi 06:50 
Yorum YapYazdır
 
 
Davutoğlu’nun “azledilmesinde” asker ve MİT faktörü
Davutoğlu'nun “azledilmesinde” asker ve MİT faktörü

Türkiye, yakın tarihinde ilk kez bir Başbakan'ın fiilen “azledilmesini” canlı canlı izledi.
AKP Liderliği ve Başbakanlık görevini bırakacağını açıklayan Ahmet Davutoğlu üzerine basa basa “Bunun nedeni zaruret” dedi.
Peki bu “zaruret”, yani Saray darbesi neden yapıldı?
Bunun hem iç, hem de dış politikayla bağlantılı nedenleri var:
– OBAMA RANDEVUSU- ABD Başkanı Barack Obama, geçen ay Washington'a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a binbir nazla randevu verdi. Amerikalılar Erdoğan görüşmesinin “gayriresmi” olduğunu üzerine basa basa açıkladı. Oysa Davutoğlu, eğer fiilen “azledilmeseydi”, bu hafta Obama'yla “resmen” görüşecekti.
– AB İLE VİZE MUAFİYET ANLAŞMASI- Türkiye'nin davet edildiği tüm zirvelere Erdoğan katılıyordu; AB zirveleri hariç… Avrupalılar, Türkiye'nin anayasal yönetim sistemi olan parlamenter demokrasi uyarınca, asıl sorumluluk makamı Başbakanlık'tır prensibinden hareketle, zirve toplantılarına Davutoğlu'nu çağırdılar. Davutoğlu da bu zirveleri iyi kullandı; Suriyeli sığınmacı anlaşmasını, Türk vatandaşlarına vize muafiyetine bağlayarak, bir “başarı öyküsü” çıkarmaya çalıştı. İçinde Erdoğan'ın hiç olmadığı bir başarı öyküsü…
– “ORDU KİMİN EMRİNDE” ÇEKİŞMESİ- Kamuoyuna “zafer hikayesi” gibi sunulan Süleyman Şah türbesinin taşınması operasyonunda Davutoğlu başroldeydi. Operasyonu “Başbakan” olarak, Genelkurmay Karargahı'ndan bizzat yönetti, bunun fotoğrafları da medya ile paylaşıldı. Araya bir de “Genelkurmay'da şükür namazı” bile sıkıştırdı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin “Başkomutanı” olduğunu sürekli vurgulayan Erdoğan'ın operasyondaki rolü ise “dilek ve temenniler” bölümüyle sınırlı kaldı.
– GENELKURMAY BAŞKANI DAVUTOĞLU HEYETİNDE- Suudi Arabistan'a iki ay içinde iki üst düzey ziyaret oldu. Önce Erdoğan, sadece haftalar sonra Davutoğlu gitti. Ancak iki ziyaret arasındaki önemli fark, “Genelkurmay Başkanı” idi. Davutoğlu'nun heyetinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da yer aldı. Yine heyette yer alan MİT Müsteşarı'nı hiç saymıyorum bile…
Kısacası…
İkili arasındaki en büyük çekişme, TSK üzerinde yaşandı.
Somut kanıt mı istiyorsunuz?
Davutoğlu'nun “azledildiği” hafta, Erdoğan'ın yaptığı en görünür ziyareti hatırlayın… Cumhurbaşkanı, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nı ziyaret etti. Hatta orada ayaküstü bir de “gösteri tatbikatı” bile izledi.

Erdoğan “Ben yaptım” dediği anlaşmayı inkar etti hem de sadece 7 gün içinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugüne kadar pek çok konuda keskin dönüşler yaptı. Ancak hiçbiri, AB ile imzalanan vize muafiyeti anlaşmasında yaptığı kadar hızlı olmamıştı.
Sadece bir hafta içinde, önce vize muafiyetini öngören anlaşmanın “kendi başbakanlığı döneminde yapıldığını” söyledi. Ardından “Ben yapmıştım” dediği anlaşmaya uymayacağının işaretini verdi.
Bakın nasıl? 28 Nisan 2016'da Erdoğan, “Bu konu, benim başbakanlığım döneminde Ankara Palas'ta açıklanmıştı zaten. 2016 Ekim'de vizenin kalkacağı o gün açıklanmıştı” demişti.
6 Mayıs 2016'da, “Ben yaptım” dediği anlaşmada, başından beri var olan “terör tanımı değişsin” koşulunu, yerden yere vurdu. Aynen şöyle dedi: “Şu anda AB vize için terörle mücadele yasasını değiştireceksiniz diyor.”
Kısacası, Türk vatandaşlarının vizesiz Avrupa heyecanı, Erdoğan'ın her konuyu “işine geldiği gibi” değiştirmesi, kendi kendini inkar etmesi nedeniyle yine kursaklarında kaldı.
Artık başka bahara…

Ankara entrikaları…

Davutoğlu'nun fiilen “azledilmesi” sürecinde, gözler doğal olarak iktidar partisine döndü.
Türkiye, AKP'nin lider değişiminde Erdoğan'ın rolüne odaklandı.
Ancak acaba bu rol, sadece AKP'yle mi sınırlı?
Bakın aynı anda neler oluyor:
AKP lider değişimi için kongreye zorlanırken…
MHP'de, lider değişmesin diye kongre yapılması engelleniyor.
HDP'de ise vekil dokunulmazlığı konusu köpürtülerek, partinin altına dinamit koyuluyor.
Kısacası…
Artık “Bizans entrikası” yok…
Siyasette “Ankara entrikaları” dönemi başladı.

Erbakan dönemine dönüş mü?

AKP'nin olağanüstü kongreye “tek adayla gideceği” söyleniyor.
Acaba?
AKP'de bir dönem en üst düzeyde görevlerde bulunmuş ancak şu anda kenarda duran muhalifler, Davutoğlu sonrası için beklemede…
AKP'li muhalifler, genel başkanlık için kimin işaret edileceğini bekliyor. Ortaya gelecek isme göre ise harekete geçecekler.
Numan Kurtulmuş ya da Mehmet Ali Şahin gibi, partide “toparlayıcı” olabilecek bir isim gelirse, muhalif kanat harekete geçmeyecek.
Ancak “düşük profilli” denilerek, Saray'ın sözünden çıkmayacak bir ismin genel başkan adayı yapılması halinde, muhaliflerin de “kendi adaylarını çıkarabilecekleri” konuşuluyor.
AKP delege yapısında, Saray'ın etkisi malum… Kulislerde, AKP'nin yaklaşık bin 200 delegesinin 900'ünün tek işaretle aynı yönde oy kullanacağı konuşuluyor.
Muhalifler bunu bile bile kazanamayacakları bir yarışa girerler mi?
Bu sorunun yanıtı ise yakın tarihte gizli…
Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan'ın da desteğiyle, Fazilet Partisi Genel Başkanlığı için Necmettin Erbakan'ın işaret ettiği Recai Kutan'a karşı aday olmamış mıydı?
Fazilet'te o seçimi kazanamadılar ama sonra bakın neler oldu.

ANKARA FISILTISI “Askerlerle iyi çalışan düşük profilli başbakan…”

Ankara kulisleri, doğal olarak bugünlerde Davutoğlu sonrası Başbakan'ın kim olacağını konuşuyor.
Ortada “3 B formülü” dönüp duruyor.
Bekir Bozdağ, Berat Albayrak ve Binali Yıldırım'ın isimlerinin baş harfleriyle özetlenen bu formülün yanı sıra adı başbakanlık için geçen Numan Kurtulmuş ya da Mehmet Ali Şahin gibi isimler de var. Ancak Ankara siyasetinde de, bürokrasisinde de kuraldır: İsmi çok telaffuz edilenin, makam şansı zorlaşır.
Yani ismi adaylar arasında hiç geçmeyenlere de bakmak lazım.
Mesela…
İsmi çok derinlerde zikredilen…
Hem askerle yıllarca çok yakın çalışıp, hiç sorun yaşamayan; hem de “düşük profilli” olan…
AKP açısından kriz anlarında -mesela 7 Haziran sonrasında- ismi üzerinde mutabakat sağlanıp, geçiş döneminde TBMM'nin emanet edildiği kişiye de…
Bakmak lazım…

 

 
9 Mayıs 2016 Pazartesi 06:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1812 - Osmanlı Devleti ve Rusya arasında Bükreş Antlaşması imzalandı, 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sona erdi.
1830 - ABD Başkanı Andrew Jackson, Amerikan Kızılderililerinin yurtlarından çıkarılmasına ve başka yerlere sürülmelerine olanak tanıyan Yerli İskân Yasası'nı imzaladı.
1862 - Sayıştay kuruldu.
1902 - Bilim adamı Thomas Edison pili buldu.
1913 - Osmanlı'da ilk feminist örgüt sayılabilecek Teali-i Nisvan kuruldu.
1918 - Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu, 27 Nisan 1920'de SSCB tarafından ilhak edildi.
1919 - Mustafa Kemal Paşa, Havza'dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgallere karşı çıkılan mitingler düzenlenmesini bildirdi.
1919 - İstanbul'da tutuklanan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Malta'ya sürgüne gönderildi. Bu ilk kafilede 66 kişi yer alıyordu. Sürgünler 20 Kasım 1920'ye kadar sürdü.
1928 - Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırdı.
1930 - İnşası 2 yıl süren, New York City'nin önemli sembollerinden Chrysler Binası resmen açıldı.
1933 - Naziler Alman Komünist Partisi'nin bütün mallarına el koydu.
1937 - İngiltere'de Neville Chamberlain Başbakan oldu.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.
1953 - Kore'de 28-29 mayıs savaşlarında Türk tugayı 155 şehit verdi.
1954 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) en çok konuşulan diller arasına Türkçe'yi de aldı.
1959 - ABD tarafından uzaya gönderilen iki maymun sağ olarak Dünya'ya döndü.
1961 - Uluslararası Af Örgütü, Londra'da kuruldu.
1987 - Batı Alman pilot Mathias Rust küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi. Hava Kuvvetleri Başkomutanı Koldunov görevden alındı.
1992 - Türkiye ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan Ümit Köprüsü hizmete girdi.
1999 - 57'nci hükümet kuruldu. MHP, DSP ve Anavatan Partisi'nden oluşan koalisyon hükümetinde Başbakan Bülent Ecevit oldu.
1999 - Leonardo da Vinci'nin şaheseri Son Akşam Yemeği adlı tablo, 22 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle İtalya'nın Milano kentinde yeniden sergilenmeye başlandı.
2002 - NATO, Rusya'yı sınırlı ortak ilan etti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:33
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:48
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık