SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Siyaset » Davutoğlu'ndan flaş koalisyon açıklamaları

Davutoğlu'ndan flaş koalisyon açıklamaları

Başbakan Ahmet Davutoğlu seçimlerin ardından ilk kez bir televizyon yayınında açıklama yaptı.Bütün siyasilere kapılarının açık olduğunu söyleyen Davutoğlu, ‘Koalisyonu da ancak biz yürütürüz’ diye konuştu.

 
10 Haziran 2015 Çarşamba 21:37 
Yorum YapYazdır
 
 
Davutoğlu'ndan flaş koalisyon açıklamaları

İşte Davutoğlu’nun TRT ekranlarında yaptığı açıklamalardan satır başları:

Seçim neticelerinin hayırlı olmasını diliyorum. Genel başkan, başbakan olarak değil, vatandaş olarak beni mutlu eden birkaç hususu söylemek isterim. Birincisi katılım. Çok yüksek bir katılım oldu. Bu çok önemli. Bu bir kere demokrasinin bir kere kökleştiğinin, halkımızın bilincinin çok yaygınlaştığını gösteren bir tablo. İkincisi meşruiyet. Meşruiyetin kaynağı ve kullanılması. Siyasi gücün kaynağı milli iradedir, milli irade de seçimlerle tezahür eder.  Neticesi ne olursa olsun meşru çizgiyi millet gösterir, ülkenin idare edilmesini seçtikleriyle sağlamaya çalışır.

“OY VEREN HER VATANDAŞ TEŞEKKÜRÜ HAK EDİYOR”

Tabi şöyle bir senaryoda, ki bununla ilgili zihnen hazırlık yapanları biliyoruz. Türkiye’de 1950’den bu yana bir çok darbe gördük, müdahale gördük. Ama seçimin güvenilirliği hiç tartışma konusu edilmedi. Bu seçimde de nihayette herkesin bu neticeye razı olması ve milli iradenin kabul edilmesi de önemli. Ve bu kabul edildi. Bence YSK ve oy veren her vatandaşımıza, teşekkürü hak ediyor.

Ve bundan sonra da böyle bir meşruiyet tartışması hiçbir zaman açılmayacak. Şu parti kazanırsa hile olur, bu parti kazanırsa hile yok gibi yaklaşımın benimsenmemesini bir kez daha söylüyorum. İşte dediğim gibi öbür ihtimali düşünmedik zaten ama düşünenler buna hazırlık yapanlar, seçim sonrasında kaosa hazırlık yapanlar, şu an zafer naraları atanların bir çelişki olduğunu söylemek isterim.

Kazanırsak da kaybedersek de, o anlamda ben Ak Parti’nin başarılı olduğu kanaatindeyim. Üçüncüsü, çıkan harita. Bütün vatandaşlarımızın, aydınlarımızın, siyasi partilerimizin iki elini başını elinin arasına alıp şöyle bir haritaya bakması lazım. AK Parti tek partili hükümet kuramamasından zil çalıp oynayanlar için söylüyorum, şöyle bir haritaya bakın. Bu harita ne söylüyor? Türkiye’nin bütününde var olan tek parti hala AK Parti. Bir parti doğu, bir parti batının kenarına sıkışmış. AK Parti 56 vilayette birinciyiz. CHP takriben 37 vilayette vekil çıkaramadı, MHP 35 vilayette, HDP 55-56 yerde çıkaramadı.

SEÇİM ÖNCESİ BEKLENTİLERİN NELERDİ? TABLO NASIL GÖRÜNÜYORDU, SEÇİM GECESİ NASIL GÖRÜNDÜ?

Biz iddialı bir partiyiz. Bizim hiçbir zaman beklentimiz, tek parti iktidarından daha az olmaz. CHP için yüzde 35 başarıdır. Şu an 10 puan gerisinde. Bizim için her zaman iddialı parti olarak tek parti hükümetiydi. Ama milletimiz ne derse, millete sitem edilmez. Millete küsülmez, millet ne derse doğru olan odur. Yani AK Parti’nin 49’lardan, yüzde 43,5 civarında oylarının yüzde 41’e gerilemiş olması, bir göreceli olan bizim muhasebe etmemiz gereken bir olgudur. Hiçbir seçim neticesi dolayısıyla, millete sitem duygusu içinde olmadık. Milletimizin verdiği karar doğrudur.

Hiçbir arkadaşımızın millete dönük bir sitem cümlesini duymak istemem. Milletimiz doğru karar vermiştir. Bunu doğru okumamız lazım. Yüzde 41 bir başarıdır, kimse kendi yenilgisinden başarı çıkarmaması lazım. Yüzde 26’da istifa ederim diyen Kılıçdaroğlu, 25’e başarı diyorsa, başkasının başarısından hisse çıkarıyor demektir. 16 puan fark var, bu batı demokrasilerinde büyük bir farktır.

Peki yüzde 41 bu sefer nispet olarak, göreceli olarak en başarılı en parti, 1960’tan bu yana yüzde 40’ı bizim dışımızda sadece Adalet Partisi, Ecevit sayın Özal geçti. CHP’nin özellikle, sevmemeleri normal, hedefleri AK Parti’ye dönük bir negatif hedefti. AK Parti zaafa düşürmekti kendilerince, onları şey yapabilirler ama. Tüm sol hareketin 60’tan yana tek başarı hikayesi var, o da Ecevit’in yüzde 41. Dolayısıyla onların tarihi zaferi olarak gördüğü oran, AK Parti’ye şimdi yenilgi gibi gösterilemez.

Dün mesela yüzde 41 oranla biz, CHP yüzde 30 MHP 20 alsaydı, HDP barajdan geçmemiş olsaydı, AK Parti 310 vekil çıkarırdı. 12 yıllık bir iktidardan sonra, yedi cephenin saldırısı altında AK Parti’nin elde ettiği netice önemli bir başarısıdır. Türkiye’nin hükümet kurma sorumluluğunu AK Parti’ye vermiştir milletimiz.

“HİÇBİR İHTİMALİ DE DIŞLAMIYORUZ”

Yeni günün gereği ne? O tabloyu realist şekilde alırız. Meşruiyet sınırları içinde, Türkiye için en doğrusu neyse onun arayışına girdik. O gece balkonda konuşma yaptım, ne olursa olsun AK Parti Türk siyasetinin omurgasıdır. Hiçbir ihtimali de dışlamıyoruz. Aynı gece sayın Bahçeli bütün kapıları kapattı. HDP bütün kapıları kapattı. CHP AK Parti dışında kapı açık dendi.

“BİR ANLIK DAHİ KAOTİK BİR TABLOYA İZİN VERMEYİZ”

Bugün MKYK’da da konuştum. Geldiğimiz temel ilke şu. En önemli husus, Türkiye’nin menfaatidir. Bir anlık dahi kaotik bir tabloya izin vermeyiz. Buradan halkımıza seslenmek istiyoruz, müsterih olsunlar. Bakın, bir taraftan bakanlar kurulu olarak toplandık, bir taraftan da bakanlarla toplanıp ekonomiyle ilgili alınması gereken talimatı verdim. Nerede kaldık deyip yola devam ederiz. Yeter ki en ufak bir dakika bile kayıp olmasın.

“HERKES EVİNDE RAHAT UYUSUN”

Hükümet işleyişinde hiçbir aksama olmayacak. Piyasalara söylüyorum, iş adamlarımıza söylüyorum, STK’lara sesleniyorum herkes evinde rahat uyusun. O tecelli eden şeyi doğru anlayıp yolumuza devam ederiz. Süreklilikte sıkıntı olmaz.

“SON ANA KADAR BİZ GÖREVİMİZİ YAPACAĞIZ”

Cumhurbaşkanımıza istifayı verdim, tekrar görevlendirildim. Bu geçici hükümet falan değil. bürokrasiye de talimat verdim. Bir tek bürokrat işini aksatırsa, ben de kursam yeni hükümet gelecek, bakan değişebilir, başkası gelebilir diye işini aksatan bürokrat, veya yavaşlatan bürokrat veya herhangi bir kesim, buna izin verilmeyecektir. Son ana kadar biz görevimizi yapacağız.

Bir tarafta da cumhurbaşkanımız yetkilendirdiği zaman, bütün partilerle, hepsi açıklama yaptılar AK Parti ile olmaz türünden. Onların açıklamalarına rağmen söylüyorum. O gün CHP’ye oy vermiş vatandaşlarım, takdiriniz başımızın üstündedir. CHP’nin kapıyı kapatma tarzına bakınız. MHP’li kardeşlerim, daha yeni tablo anında kapıları kapatan şu şununla yapsın, bunları dinleriz ama bizim kimle ne yapacağımıza biz karar veririz. Ama biz yokuz diyen bir tablo. İster koalisyon ister hükümet. Nihayet iktidar olmadan hizmet edilmesi.

“KOALİSYONU DA ANCAK VE ANCAK BİZ YÜRÜTÜRÜZ”

HDP ise var olan zafer sarhoşluğu içinde kendi şeylerini dikte etmeye çalışıyoruz. Kurulları işlettim. Benim şahsi düşüncem vardır. Biz başarılıyız. Bütün teşkilatlara teşekkür de ettim. Bu kadar geniş cephe karşısında, 60 yıllık demokrasi tarihinin dördüncü yüzde 40 oy almışız, ülkenin kaderi de bizim elimizde. Şimdi koalisyonu da ancak ve ancak biz yürütürüz.

“HER TÜRLÜ MÜZAKEREYİ YAPMAYA HAZIRIM”

Diğerleri yol kapatmayı denerse, her ihtimali de düşünürüz. Diğer partiler iş birliği yaparsa bunu konuşuruz. Hiçbir opsiyonu dışlamadan. Ama bu olmuyorsa başka şeylere gerekiyorsa, onlara da açık. Onlar kendi aralarında bir şey yapacaksa ona da açıktır. Önemli olan meşruiyet sınırları içinde kalmak, iki samimiyet. Tiyatro oynamaması lazım kimsenin. Her muhalefet partisi görüşmemi ilkeli yapacağım. Her türlü müzakereyi de açık yüreklilikle yapmaya hazırım.

KIRMIZI ÇİZGİLERİNİZ NELER?

Ben kırmızı çizgi tabirini hiç kullanmadım. Çünkü siyaset çizgiler değil, istikametle yürür. Opsiyonları daraltmış olursunuz. Her türlü konuyu görüşmeye hazır olmak lazım. Görüşürken ben bu konuya katılmıyorum dersiniz. Bu siyasetin doğasına da uygun değil. Ama şey yapmayacağımız ilkeler var. bir kaos çıkar, yarı vesayetçi yapı çıkar diye ara rejim gibi yol almaya kalkarsa karşılarında dik dururuz.

Bize oy veren seçmenlerime dönüp söylüyorum. Tek bir oyun dahi zayii olmaması için dimdik ayaktayız. Bize rağmen birisi kaosa oynarsa karşılarında dururuz. Uzlaşı gerekiyorsa koalisyon için ona da hazırız. Türkiye’yi riske atacak şekilde, ekonomiyi dalgalandıralım, AK Parti’ye bir darbe daha vuralım, şu veya bu yolla modelizasyon olmaz. Bizim parlamento grubumuz sadakatini ispat etmiştir.

Kırmızı çizgilerden daha çok, ahlaki siyasi ilkelerimiz var. Bu anlamda da, ben AK Parti’nin kurumsal kimliğine önem veririm. Balkon konuşmasından önce topladım arkadaşlarımı, ben şunları şunları söyleyeceğim, farklı bir şey var mı dedim. Doğru söylüyorsunuz dediler. İstişare ederek çıktım. Ertesi gün kurulları işletmeye başladım, şimdi de devam edecek.

“BENİM DIŞIMDA KİMSE ‘ŞU İHTİMALE KAPALIYIZ, AÇIĞIZ’ DİYEMEZ”

Biz şunu yapmayız, bunu yaparız, köşe yazarı üzerinden, partinin yetkili organları ve benim dışımda, çok açık söylüyorum, kimse şu ihtimale kapalıyız, açığız diyemez. Ama ahlaki ilkelerimiz var, siyasi ilkelerimiz var.

“ARTIK YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM”

Burada da en önemli şeylerden birisi, siyasetin normalleşmesi lazım. Gerilim ortamından, çatışma ortamından çıkıp herkes yeni bir gün doğdu. Artık yeni şeyler söylemek lazım cancağzım diyor Mevlana. Bizim için seçim dönemindeki tartışmalar bitmiştir.

Herkesin kendi muhasebesini yapmanız lazım. O yüzde 41 başarısızsa, sen yüzde 24 ile 16 ile 13 ile nasıl başarılısın der. Biz her zaman koalisyona karşı çıktık. Halkımıza da bunu anlattık. Koalisyonlarla ülke 90’lı yıllarda zarar etti.

Koalisyon iyi değil dedik. Ama halk dedi ki, sen böyle diyorsun ama benim tercihim koalisyondur. Şimdi bizde tekrar tartışma açmayız. Önce halkın tercihinin gerektiğini yaparız. Artık halk millet amir, devlet memurdur. Amir olan millet dedi ki, ben koalisyon istiyorum. Onun tercihi. Ama bu tercihi uygun gördüğümüz anlamına da gelmez. Koalisyonlar Türkiye’ye zaman kaybettirir. Ama halk istemişse, bize düşen bunun en iyisini yapmak. İşlemeyen koalisyon, kriz. Ona düşürmeyi z Türkiye’yi. Hükümet var mı yok mu, belli mi belirsiz mi, buna düşürmeyiz.

Benim devlet tecrübem, ülkeye olan sadakatim şunu söyler bana. En doğrusunu yap. Ama dediğim gibi 79 şartlarına, 2002 şartlarında olduğu gibi düşürmeyiz. Koalisyonsa en iyisini yapmaya çalışırız. O olmadığında, yine meşruiyet sınırları içinde neyi yapmak gerekiyorsa onu yaparız. hurriyet.com.tr’den alınmıştır

HDP için şimdi mesela. Büyük bir şenlik içindeler. Hayırlı olsun yüzde 13. Şimdi ispat vakti. Seçim kampanyası döneminde yapmadıklarını şimdi yapmaları lazım. Nişantaşı’nda en yüksek oyu almışsa, Marksist Leninist çizgiden yönünü değiştirip, tek tipçi anlayıştan yönünü değiştirip, Türkiyelileşme noktasına gidecekse, ben şiddeti terörü kabul etmiyorum. Koalisyondan hoşlanmıyorum ben, istemesek de yapacağımız bir şeydir. Şimdi o da PKK’yı seçim döneminde bile kullandılar. Baskı yaptılar vesaire. Ama yeni tabloda demesi lazım ki, şimdi dönüp ey PKK artık ben meşru bir partiyim, silahları bırak demesi lazım. Ben HDP’ye fırsat gibi bakan bütün aydınlara, seçmenlere söylüyorum, şimdi senden silahları bırak demeni bekliyorum. Eğer bunu demezse HDP. Verdikleri ödünç oylar, ihanet etmiş olur. Türkiye’de artık hiçkimse terör istemiyor.

Biz siyasi bedeli ne olursa olsun, çözüm sürecini devam ettirdik.

Onu koalisyonu kiminle yapacağımıza bağlı. HDP’nin  de düşünmesi lazım. Şimdi atabilirler adım. Bir tek onların elinde, biz tek başımıza şu veya bu yönde bir şey söylemeyiz. Yeni hükümet kurulana kadar aynen devam ettiririm. Ama yeni koalisyon nasıl olacaksa onlarla konuşacağız. Ama HDP yapabilir, ben artık terörün yanında değilim.

“HDP’NİN YAPACAĞI BİR ŞEY VAR, SİLAHLARI BIRAKIN DEMEK”

Diyarbakır’da 4 vatandaşımız öldürüldü. Güvenlik tedbirlerini almak bizim görevimizdir. Herhangi bir taşkınlıkla, meşruiyet sınırları içine kim çıkarsa, gözünün yaşına bakmayız. Ama HDP’nin yapacağı bir şey var, o çok güzel şeyler söylemlerle kendini barış sembolü olarak gösteren HDP eş başkanları çıkıp PKK silah bıraksın demeliler.
AK Parti aslında CHP söylemini dönüştürdü. Merkez ülke gibi bizim kavramlarımızı kullandı. CHP söylemini değiştirdik. HDP söylemini de biz dönüştürdük. Bu etki, AK Parti döneminin etkisi olmasa, liberal takınan bir çok HDP’liler dağda bayırda başka işlerle meşgul olurdu.

“BİZE NEDEN OY VERMEDİNİZ DİYE SORARIZ”

‘Siz bizim ne yapmamızı istersiniz’ bunu hükümete soracağız. İkinci soracağımız şey bize neden oy vermediniz.
Üçüncü alan kemikleşmiş olarak bizim karşımıza çıkanlardan bu kemikleşmenin nedenini sormak istiyoruz.
Daha önceden bizimle ilgisi olan ve daha sonra kopanlarla bir şekilde konuşmak istiyorum.
Yeniden bir başlangıçla bütün bunları ele almak istiyorum.

Birinci zorunluluğumuz etrafımızda bir ateş çemberi var. O kötü senaryolardan Türkiye’yi uzak tutarız. Ama tek parti hızında gitmek mümkün değil koalisyonlarda. İki bürokratın bile çalışması zaman alır ama olabileceğin en iyisini yapacağız.

“DİĞER PARTİLER YOLLARI KAPATIRSA MİLLETE SORARIZ”

Bu seçim bir sonuç üretmedi hemen erken seçime gidelim demek milletin verdiği göreve saygısızlık olur. Diğer partiler bütünüyle kapatırsa yolları o zaman millete dönerim. O zaman bana vermesi için tekrar millete gideriz. Meclis kapalı kalacak değil, yeni talimatın ne diye millete sorarız.

Parlamenter sisteme karşı değilim hiçbir zamanda olmadım. Türkiye’de 12 Eylül yönetimi bir çarpık sistem kurdular. Yetkiler öylesine paylaşılmıştır ki parlamentonun dışındadır bütün yetkiler. Başkanlık sistemine geçmek istedik ama buna halk izin vermedi. Şu anda yeni bir tablo var, herkes bu tabloyu var olan sistem içinde yönetmekle zorunludur. Sayın cumhurbaşkanımızın pazartesi günkü yapmış olduğu açıklamayı bütün partilerin iyice okumasını dilerim. Sayın cumhurbaşkanımız bu tutumuyla krizi çözen bir makamdır. Rolleri dağıtacak ve yönetecek kişi cumhurbaşkanıdır. Kişi nerede ise makamı orasıdır. Sistem değişmediğine göre artık taşların yerine oturtulması lazım. Herkes kendi görevini yetik ve sorumlulukları dahilinde üzerine düşeni yaparsa bir uzlaşı doğar. Cumhurbaşkanı makamına böyle bir şekilde yaklaşılmasını kesinlikle kabul etmem. Sayın Sezer’e bile hatta o zaman özel kalemini aradım, çünkü o benim cumhurbaşkanım o da sağolsun gerek görmedi gitmedim.

Cumhurbaşkının sayın Baykal ile konuşması olumludur. Koalisyon partiler arasında olur. Koalisyon müzakeresi olmaz bu. Sayın Cumhurbaşkanımız koalisyon müzakerelerini yapacak kişi değildir. Hepimizin en asli görevi sistemi işletmek olur. Gelin güzel bir başlanğıç yapalım, semboller vakti değil rasyonel vakti. Akılla konuşmak lazım hisle değil.

 
10 Haziran 2015 Çarşamba 21:37 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:18
  • Güneş06:58
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:47
  • Akşam18:11
  • Yatsı19:42
 
Tarihte Bugün
1632 - Galileo'nun "İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar" adlı eseri yayımlandı.
1819 - İspanya, Florida'yı ABD'ye 5 milyon dolara sattı.
1848 - Paris'te işçiler ayaklandı. İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek işçi devrimleri çığırı açıldı.
1855 - Pennsylvania Devlet Üniversitesi kuruldu.
1865 - Tennessee, köleliği yürürlükten kaldıran yeni bir anayasayı kabul etti.
1876 - Johns Hopkins Üniversitesi, Baltimore'da (Maryland) kuruldu.
1889 - ABD başkanı Grover Cleveland, Kuzey Dakota, Güney Dakota, Montana ve Washington'ın ABD eyaletlerine katıldığını açıklayan kanunu imzaladı.
1933 - Vagon-Li Olayı'nı başlatacak Naci Bey'e ceza verilmesi.
1942 - Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Brezilya'nın Petropolis kentinde eşiyle birlikte intihar etti.
1942 - Halide Edip Adıvar, "Sinekli Bakkal" adlı romanıyla CHP'nin "Sanat Mükafatı"nı kazandı.
1943 - Beyaz Gül hareketi üyeleri Nazilerce idam edildi.
1944 - ABD savaş uçakları, Hollanda kentleri Nijmegen, Arnhem, Enschede ve Deventer'i yanlışlıkla bombaladı; sadece Nijmegen'de 800 kişi öldü.
1945 - Elli yıllık evliler için Fatih Halkevi'nde jübile yapıldı.
1948 - Üniversitelerarası Kurul toplandı. Kurul'da Ankara Üniversitesi'ndeki "solcu profesörlerin" üniversiteden uzaklaştırılması kararı alındı.
1948 - Çekoslovakya devriminin başlangıcı.
1950 - Yüksek Seçim Kurulu kuruldu.
1956 - Elvis Presley, "Heartbreak Hotel" adlı şarkısı ile müzik listelerine giriş yaptı.
1968 - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Başkanı Seyfi Demirsoy 1968 yılında bugün, "Süleyman Demirel bu memleketin medar-ı iftiharıdır" dedi.
1972 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Nixon Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaret etti. Richard Nixon Çin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) katılması için ısrar etti.
1972 - Uçakla gelen yolcuların gümrüksüz alışveriş edebilecekleri ilk "free shop" Yeşilköy Havaalanı'nda açıldı.
1973 - İsrail jetleri Libya yolcu uçağına ateş açtı; 74 kişi öldü.
1973 - Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde üniversitelerdeki olayların çözümü için tartışma yapılıyordu. Söz alan Demokratik Parti (DP) Sivas Milletvekili Kadri Eroğan "30-35 profesörün ipini çekeceksin, bu iş düzelir" dedi.
1980 - Afganistan'ın başkenti Kâbil'de Sovyet karşıtı ayaklanmalar üzerine sıkıyönetim ilan edildi.
1980 - Danıştay polis memurlarının örgütü Pol-Der'le ilgili kapatma kararını durdurdu. Danıştay dernek kapatma ve yasaklama kararını idarenin alamayacağını belirtti.
1986 - 12 Eylül sonrasının ilk büyük mitingi İzmir'de yapıldı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından düzenlenen mitinge 50 bin işçi katıldı.
1988 - Adalet Bakanı Oltan Sungurlu, cezaevlerinde tek tip elbise giyinme zorunluluğunun kalktığını söyledi.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.
1994 - Somali'deki görevini tamamlayan Türk birliği Türkiye'ye döndü.
2000 - Diyarbakır'da olay çıkardığı gerekçesiyle yargılanan İtalyan gazeteci Dino Giovanni Frisullo ifade vermek için geldiği Türkiye'ye alınmayarak sınır dışı edildi.
2001 - Merkez Bankası, dalgalı kura geçişin ilk gününde doların fiyatını 689.000 liradan 964.000 liraya çıkardı. Faizler %5.200'leri gördü.
2002 - Angola'nın isyancı lideri Jonas Savimbi, askeri birliklerce öldürüldü.
2005 - Korn grubunun kurucu iki üyesinden biri olan Brian Welch Dini nedenleri göstererek gruptan ayrılmıştır.
2009 - Çin'in kuzeyindeki bir kömür madeninde meydana gelen patlamada 73 madenci öldü, onlarcası galerilerde mahsur kaldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık