Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Siyaset » Davutoğlu'ndan 4 bakanla ilgili ima

Davutoğlu'ndan 4 bakanla ilgili ima

Başabakan Davutoğlu, "Ortaçağ kıyafetlerine bakıyorsunuz, birinde zırh var, korumaya dayalı. Öbürü Akıncı kıyafeti, bir cepken bir kılıç. Hareket etmeye, yürümeye dayalı. Zırh koruyor görünüyor ama aslında hareket etmenizi engelliyor ve her an kollamanız gereken bir psikoloji var. Bu örneği vererek, siyasetteki arkadaşlarıma ‘Zırhınız, ağırlığınız olmayacak. Ağırlık olarak taşıdığınız her şey hareketinizi engeller’ diyorum" dedi.

 
17 Temmuz 2015 Cuma 10:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Davutoğlu'ndan 4 bakanla ilgili ima

Davutoğlu, "Koalisyon aşamasında TBMM'ye bakanlarla ilgili Yüce Divan önergesi geldi. Koalisyonu kurmanızı etkiler mi" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Ben dahil hiç kimse layüsel değildir, eski tabirle yani hesap sorulamaz değildir. Kim benden hesap soracaksa ben buradayım. Biz bu makamları babamızdan almadık. Babam bana güzel şeyler bıraktı ama nihayet bizim mülkümüz değil buralar. Biz milletten aldığımız emaneti koruyarak hizmet etmeye çalışıyoruz. Benim bu konudaki tutumum son derece açıktır. Kimse hesap verilemez veya hesap vermeyecek konumda, layüsel değildir. Herkes hesap verir. Biz inananlar içinse iki hesap birden var. Herkes inanmak durumunda değil. Bir, burada vereceğimiz hesap, bir de ahirette vereceğimiz hesap. İkinci kısım herkesin kendi dünyasıyla ilgili. Ama en azından iki kere yanıyor yüreğim, şurada nerede ne var diye. Dolayısıyla, ben başta olmak üzere bu böyleyse benim partimle ilgili herkes de aynı durumdadır, hiç kimse bunun istisnası değildir." 

"BİLDİĞİM BİR YANLIŞ UYGULAMAYA GÖZ YUMMAM"

Bakanlarla ilgili mahkemenin takipsizlik kararı verdiğini hatırlatan Davutoğlu, hukuki bir sürecin işlediğini ve mahkemenin kararını açıkladığını söyledi.

Davutoğlu, TBMM'deki Araştırma Komisyonu'nun da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde başlatıldığını hatırlattı. Bu komisyonun çalışmalarında bir yere gelindiğini, bunun da Meclis ile ilgili bir süreç olduğunu kaydeden Davutoğlu, şunları dile getirdi:

"Meclis mantığı içinde düşünülerek yol alınacak bir süreçtir. Ben bu anlamda bildiğim bir yanlış uygulamaya göz yummam. Burada mahkemede bir süreç işlemiş, bir karar vermiş, Meclis süreci işlemiş, bir tablo ortaya çıkmış, şimdi tekrar bu dosyaları açarak bir yol alınması bekleniyorsa burada şey olur. Ortam itibarıyla birinci gündem maddesinin bu olmaması gerekir. Birinci gündem maddesi bizim için hükümetin kurulup, Türkiye'nin hükümetsiz kalmamasıdır. Ama bu konularda herhangi bir arkadaşa soru tevcih edilip, herhangi bir arkadaşın açıklama yapma zorunluluğu varsa, o arkadaşların da yapması gerektiğini düşünüyorum. Kimse layüsel değildir. Ama önce bir düzene oturtmak lazım. Yani hükümet olup olmaması meselesi gündemdeyken, bir an önce hükümetin kurulması gibi çok acil bir konu gündemdeyken bu konuları gündeme getirmek, bir başka seçime hazırlık anlamına gelir benim için. Yani, hükümet konuşurken bunu gündeme getirdiğinizde demek ki zihninizde hükümeti hemen kurmak düşüncesinden daha çok 'bir sonraki seçimde Ak Parti'yi nereden sıkıştırırım' gibi bir gündem varsa, o doğru olmaz. Her şeyimiz açık, her şey sorulabilir."

Başbakan Davutoğlu, daha önce öğrencilerine, kıyafetten savaş stratejisine veya psikolojiye gidişi görmek için sorduğu "Orta Çağ kıyafetlerine bakarak, iki ordunun psikolojisi ve dayandıkları tavrı karşılaştırın" sorusunu siyasette de sorduğunu belirterek, "Kıyafetlere bakıyorsunuz, birinde zırh var, gözleri neredeyse görünen, korumaya dayalı. Öbürü akıncı kıyafeti, bir cepken bir kılıç. Hareket etmeye, yürümeye dayalı. Zırh koruyor görünüyor ama aslında hareket etmenizi engelliyor ve her an kollamanız gereken bir psikoloji var" ifadesini kullandı.

"HATA İLE YERLEŞMİŞ AHLAKI AYIRT ETMEK LAZIM"

Bu örneği vererek, siyasetteki arkadaşlarına, "Zırhınız, ağırlığınız olmayacak. Ağırlık olarak taşıdığınız her şey hareketinizi engeller, düşünmeye başlarsınız, 'Neremden hangi darbeye karşı nasıl korunacağım' diye" dediğini aktaran Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Biz insanız, hata yaparız. Hiç kimse melek değil. Hata ile yerleşmiş ahlakı ayırt etmek lazım. Türkiye 90'lı yıllarda özellikle sonlarına doğru öylesine bu yolsuzluklarla yerleşmiş ahlaka dönüşmüştü ki, milletin kaynakları heba edilmişti, hortumlanmıştı. Doğru işleyen hiçbir ekonomik süreç yoktu. Yerleşmiş bir kültür olmuştu yolsuzluk kültürü. Ama, 13 yıl içinde AK Parti'nin yolsuzluklara, yasaklara karşı takındığı tutum, başarının arkasında hatalar olmuş olsa bile bunun bir kültüre dönüşmemesi dolayısıyla büyük bir kaynak tasarrufu oldu. Bize kimse Yunanistan'a verdiği gibi borç vermedi. Nereden geldi bu kaynak? Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımız eleştiriliyor ama bütün 13 yıl içinde öylesine tasarruflu... Tek tek hatalar değişik yerlerde olmuş olsa dahi AK Parti'de bu hiçbir zaman bir kültür haline dönüşmemiştir. Bunda da Sayın Cumhurbaşkanımızın da doğru attığı temeller var. Buradan, şuraya geliyorum. Bir hata varsa bunun hesabını sorarız. Partide de sorarız, hukuki olarak da ne yapılması gerekiyorsa yaparız, buna göz yummamız diye bir şey söz konusu olamaz. Ama kimse AK Parti'ye, bir yolsuzluk kültürü veya alışkanlığı atfında bulunamaz. Bunu şiddetle reddederiz."

NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Davutoğlu, ayrıca şu mesajları verdi:

KEŞKE YAPABİLSEK

“Yapılması gereken şu anda 10 Haziran itibarıyla var olan sistemi en iyi şekilde işletmek. Yani parlamenter sistem demedim. Şu anki sistemin gerçek bir parlamenter sistemi olmadığını da ben hep söyleyegeldim. Şu anki sistemi ben beğenmiyorum, keşke değiştirebilseydik, başkanlık sistemini yapabilseydik. Bu da olmadığına göre şu anda bize düşen görev, bu sistemin meşruiyet sınırları içinde olabilecek en iyiyi yapabilmek.

İLK TEMASTA DOLAR DÜŞTÜ

Seçimlerden sonra bir hükümet boşluğu hissedilmedi. Başka bir konjonktürde olsa veya 1 ay önce, 3 ay önce birisi deseydi ki ‘Seçimlerde, hükümet, AK Parti tek başına iktidar olamayacak, ne şekilde koalisyon çıkacağı da belirsiz’ herhalde hepimizin ilk düşündüğü şey ‘Ekonomide müthiş bir kriz yaşanır, dolar alır başını gider’ olurdu. Koalisyon görüşmelerinde CHP ile ilk temasımız sonrası dolar en düşük seviyesine indi. Bu, Türkiye’de her şeyin yolunda gittiği izleniminin hâkim olmasından kaynaklandı. 

SEÇİME GİTMEK İSTESEYDİK

Hükümet kurma aşamasına geldiğimizde benim düşünce tarzım; hangi işe kalkışırsam kalkışayım en son hamlemi düşünüp geriye doğru gelirim. ‘Baştan şöyle rastgele hamleler yapayım da bakalım nereye doğru gider. Saldım çayıra mevlam kayıra’ demem. Bu tablonun bir hükümet ortaklığı tablosu çıkardığını gördüğümden itibaren bu konuda ciddiyetim herhalde tutumumdan ortaya çıktı. Seçime gitmek isteseydik daha ikircikli bir dil kullanır, daha gerilimi arttırır, bu işin olamayacağını gösterirdik. Böyle bir şey benim ağzımdan çıktı mı ya da yüzümden böyle bir ifade yansıdı mı? Benim oyunun sonu itibarıyla gördüğüm bir hükümet ortaklığı. Ha o olamadığı zaman oyunun parametreleri değişir. Bizim şu andaki meselemiz samimiyetle bir hükümet ortaklığı kurmak, samimiyetle bu yönde çalışmaktır.

14’ÜN BİR İKİSİ SIKINTILI

(CHP’nin 14 maddesi) Kılıçdaroğlu’na da aktardım. Bu maddelerden 8-9 tanesi, ilkesel, soyut, kavramlar itibarıyla anlaşacağımız hususlar, 2-3 tanesi üzerinde müzakere edeceğimiz hususular. Bir, iki tanesi de sıkıntı doğurabilecek hususlar.”

Davutoğlu’ndan Demirtaş’a

Kalaşnikof’la mı kutlamak gerek

(HDP ile ortaklık hakkında) Kendi açısından stratejik, yol ayrımı bir karardır. HDP’nin bunu netleştirmesi lazım. Türkiye’nin içinde demokratik bir siyaset yaparken hiçbir silahlı güce dayanmadan bunu yapma iradesi her türlü silahlanmaya... Şunu sordum Sayın Demirtaş’a ‘Seçimde oyunuzu takriben ikiye katlamış olabilirsiniz’ öyle dedikleri için söyledim. ‘Başarı da kazandığınızı düşünüyorsunuz, bizim üçte birimiz olmakla birlikte oyunuz tamam ama bunu Kalaşnikoflarla kutlamak gerekir mi? Diyarbakır sokaklarında, Batman sokaklarında, bunu silah sesleriyle kutlamak gerekir mi? Hani sevmem ben havai fişeği, etrafı kirletir ama havai fişekle ya da bir şenlik içinde kutlayamazlar mıydı? Net bir tavır alın. Kimin evinde silah varsa teslim etsin. ‘Türkiye’de artık silahsız bir dönem başlıyor’ densin. 2013’ün Mayıs ayında verilen söz yerine gelsin.

TABANIMDA KARŞILIĞI OLMALI

Ben bir partiyle yapacağım koalisyonun benim tabanımdaki karşılığını da görmek isterim. O anlamda HDP’ye dönük olarak tabandan gelen istişarelerde bir şey olmadı. Bunu dürüstçe ortaya koymak durumundayım. Buna rağmen biz HDP’ye dönük olarak 40 küsür gün oldu, hiçbir partiye dönük olumsuz bir açıklama yapmadık, onların bütün olumsuz açıklamalarına rağmen. Yeni bir seçimde MHP ve CHP’nin gündeminde yine koalisyon olacak ancak AK Parti için tek başına iktidar olma şansı bulunuyor. MHP’ye daha fazla temayül vardı. Ama ‘CHP olmasın’ diye de özel bir tepki yoktu. HDP ile ilgili pek temayül olmadı. Bütün bunları görerek, tabanın, teşkilatlarımızın hissiyatını birlikte değerlendirip en doğru yolu bulmaya çalışacağız.

 
17 Temmuz 2015 Cuma 10:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1302 - Osmanlı Beyliği ile Bizans İmparatorluğu arasındaki Koyunhisar Savaşı, Osman Gazi'nin zaferiyle sonuçlandı.
1794 - Fransız Devrimi'nin jakoben önderlerinden Maximilien Robespierre iktidardan düşürüldü ve Fransa Millî Meclisince tutuklandı. Robespierre, 28 Temmuz'da idam edildi.
1914 - Avusturya, Sırbistan'a resmen savaş ilân etti; I. Dünya Savaşı başladı.
1921 - Toronto Üniversitesi'nden biyokimyacı Frederick Banting'in başında bulunduğu araştırmacılar, insülin hormonunu keşfettiklerini açıkladılar.
1926 - Eski İttihatçı ve İzmir Suikasti girişimi sanıklarından Kara Kemal, yakalanmak üzereyken saklandığı tavuk kümesinde intihar etti.
1949 - Dünyanın ilk jet motorlu yolcu uçağı de Havilland Comet, ilk uçuşunu yaptı. İlk ticari uçuşunu ise Mayıs 1952'de yapacaktır.
1953 - İki milyondan fazla kişinin öldüğü Kore Savaşı sona erdi. Ateşkes anlaşması Panmuncon'da imzalandı.
1957 - Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilâtı kuruldu.
1964 - Amerika Birleşik Devletleri'de siyahlar, Federal Mahkeme'ye başvurma hakkını elde etti.
1971 - Türkiye Ortak Pazar Geçici Ticaret Anlaşması imzalandı.
1972 - Kartal kod adlı avcı uçağıF-15 ilk uçuşunu yaptı.
1976 - Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e, Waldorf Astoria Oteli'nde konuşurken, Kıbrıslı Rum Staviros Skopetrides tarafından suikast girişiminde bulunuldu.
1993 - Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'in görev süresinin 1 yıl uzatılmasına karar verildi.
1995 - Pamukova, Sakarya'daki mühimmat bölüğünde yangın çıktı, cephanelik havaya uçtu. 15 bin nüfuslu ilçe boşaltıldı.
1996 - Atlanta Olimpiyat Parkı'nda meydana gelen patlamada 2 kişi öldü. Olay yerine koşarak giden TRT kameramanı Melih Uzunyol da kalp krizi geçirerek öldü.
2000 - Suriye'nin yeni devlet başkanı Beşar Esat ülkesindeki siyasi mahkumların geri kalan cezalarını affettiğini açıkladı.
2002 - Ukrayna'da hava gösterisi sırasında bir savaş uçağının (Su-27) düşmesi sonucu izleyicilerden 77 kişi öldü.
2008 - İstanbul Güngören, Güven Mahallesi'deki, Kınalı Caddes] üzerinde bulunan Menderes Çıkmazı'nda saat 22:00 civarında 2 ayrı patlama meydana geldi. Patlamada 18 kişi hayatını kaybetti, 154 kişi yaralandı.
2008 - Dünya'nın en büyük gruplarından biri olan Metallica 3. kez Türkiye'ye gelerek Ali Sami Yen Stadyumu'nde konser verdi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:59
  • Güneş05:05
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:40
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık