Trabzonspor Başkanı Mali Kongre'de ne dedi?

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Davutoğlu "Türkiye Kandil'e yaptığı müdahaleyi YPG'ye de yapar"

Davutoğlu "Türkiye Kandil'e yaptığı müdahaleyi YPG'ye de yapar"

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in PKK ile PYD'nin ayrı değerlendirilmesi şeklindeki çıkışına değinen Davutoğlu, "Türkiye kendisine tehdit görürse Kandil'e yaptığını YPG'ye de yapar" dedi.

 
23 Ocak 2016 Cumartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
 
 
Davutoğlu

Başbakan Davutoğlu, Almanya ziyareti dönüşü, uçakta basın mensuplarının sorularını cevapladı. Erken seçim iddialarını yalanlayan Davutoğlu, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in PYD'nin ayrı değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açıklamalarına sert bir çıkışla karşılık verdi.

Biden'in PKK ile PYD'nin ayrı değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açıklamalarına değinen Davutoğlu, "PKK ile YPG'nin ayrı olduğunu iddia etmek, Kandil'den Suriye'ye giden grupları, silahları, Suriye içinden Türkiye'ye sokulmaya çalışılan silahları bilmiyor, görmüyor olmak demek. YPG faaliyetlerinin kaynağı Kandil'dir, militanlar oradan gönderilir. Türkiye kendisine tehdit olan faaliyet yapılmasını, silah aktarımlarını gördüğü takdirde, Kandil'e yaptığı müdahaleyi YPG'ye de yapar" dedi.

"SEÇİM AŞI OLMAK GİBİDİR AMA SIK AŞI OLMAMAK LAZIM"

Başbakan Davutoğlu, yeni anayasa için karamsar olmadıklarını dile getirdi. AK Parti'nin samimi bir parti olduğunu söyleyen, geçmişte MHP'nin üçlü koalisyonda erken seçim kararı aldıktan sonra Meclis dışında kalmasını hatırlatan Davutoğlu, "Çıktığımız hiçbir yola karamsar ya da ümitsiz çıkmamak gerektiğini düşünüyorum. 'Anayasa' dedik, onun için yola çıktık. Yedi Haziran sonrası koalisyon için çalışma yaptığımızda baştan 'koalisyon olmayacak' diye bir görüntü verseydik, halk bunun hesabını sorardı. Biz samimiyetle hareket ettik, o yüzden halk bizi ödüllendirdi. Yeni anayasa çok önemli hedef. Daha yeni çıktık seçimden. Seçim aşı olmak gibidir ama sık aşı olmamak lazım. Türkiye'de en çok ihtiyaç hissettiğimiz; siyaset ve ortamın normalleşmesi. Hükümetin öncelikli hedefi Türkiye'nin her yerinde hayatı, siyaseti normalleştirmek. Gittiniz seçime tekrar aynı neticeyi alamadınız, anayasa çoğunluğu yok; bunu nasıl izah edeceksiniz, bu bir spekülasyon Nasıl çıktı bilmiyorum. Seçime gerçekten ihtiyaç olup, alırsanız olur. Türkiye'de bu tür beklentilerle seçime giden herkes kaybetmiştir. MHP üçlü koalisyonda yapmıştı bunu; seçime gitti, dışarıda kaldı. Bizim gündemimizde tek şey var; daha çok icraat, daha çok reform, daha çok hizmet ve yeni anayasa. Dünyada ekonomide kırılganlık var. Bu ortamda seçim demek için bunları göz önünde bulundurup konuşmak lazım. Sayın Cumhurbaşkanımız da hep seçimlerin vaktinde yapılamasına önem vermiştir. AK Parti'nin siyasete kazandırdığı en önemli şeylerden biri, her şeyi zamanında yapmış olmasıdır ve çok doğru bir tavırdır" diye konuştu.

"TÜRKİYE GEREKTİĞİNDE KANDİL'E YAPTIĞI MÜDAHALEYİ YPG'YE DE YAPAR"

Davutoğlu, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in PKK ile PYD'nin ayrı değerlendirilmesi gerektiği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine, "Kendisiyle görüşeceğim. Yüz yüze konuşacağım. PKK ile YPG'nin ayrı olduğunu iddia etmek, Kandil'den Suriye'ye giden grupları, silahları, Suriye içinden Türkiye'ye sokulmaya çalışılan silahları bilmiyor, görmüyor olmak demek. YPG faaliyetlerinin kaynağı Kandil'dir, militanlar oradan gönderilir. Suriye sınırında yakaladığımız silahların önemli kısmında Suriye sızmalarının etkisi var. Vaşington'dan böyle görülebilir ama Türkiye'de öyle görülmez. YPG rejimle işbirliği yapan görünümde, DEAŞ'la mücadele etmesi onu meşru kılmaz. Türkiye kendisine tehdit olan faaliyet yapılmasını, silah aktarımlarını gördüğü takdirde, Kandil'e yaptığı müdahaleyi YPG'ye de yapar" değerlendirmelerinde bulundu.


"BİDEN'DEN, ŞEHİTLERİMİZİN YAKINLARIYLA DA GÖRÜŞMESİNİ BEKLERDİK"

Başbakan Davutoğlu, Joe Biden'in görüştüğü gazetecilerin hatırlatılması üzerine, "Sayın Biden'ın görüşme programını kim hazırladı bilmiyorum ama Türkiye'de yaşananları tam olarak görmesini istemediği belli. Türkiye özgür bir ülke, elbette herkes herkesle görüşür. Ama biz Sayın Biden'den, madem Türkiye'de yaşananlarla ilgili fikir sahibi olmak istiyor, PKK terörüne kurban verdiğimiz şehitlerimizin, sivil vatandaşlarımızın yakınlarıyla da görüşmesini beklerdik. ya da PKK terörünün mağdur ettiği vatandaşlarımızla da görüşebilirdi. Bunları kendisi ile dediğim gibi oturup konuşuruz" şeklinde konuştu.

"ABD'DE BİR KÖY EL KAİDE TARAFINDAN SİLAHLANSA, 'ABD POLİSİ ÇEKİLSİN' DER Mİ?"

Davutoğlu, Biden'in bildiriye imza atan akademisyenleri destek veren açıklamalarını, "Akademisyenler konusunda kanaatlerimi paylaştım. Hukuki ya da başka süreç olmadan, bu akademisyenlerle fikren mücadele etmeyi tercih ederim. Bu konuda hazır olduğumuz ve sahip olduğumuz kararındayım. Stiglit; Ekonomi Nobel ödüllü. Davos'ta yemek için adını yazdırmış. Masama aldım, üstelik bu konuda bizi eleştirmiş. 'Özellikle sizi masama aldım' dedim. 'Konuşmak istiyorum' dedim. Benim bunlarla mücadele etmek için hukuki kalkana ihtiyacım yok gözaltı vb. Akademik olarak mücadele ederim. Bizim tarafımızdan da gözaltı gibi yargıya müdahalemiz olmadı. Öyle bir intiba oluyor ki, sanki savcılar bizim görüşümüzle harekete geçti; doğru değil. Gitmeden önce de akademisyenlere meydan okudum 'çıkın bilimsel değeri var mı' diye sordum. Konuşan olmadı. Ama dışarıda algı yönetimi yapmaya kalktılar. Türkiye'deki kurallar, dünyanın her yerinde 'terörü teşvik' diye bir suç vardır. Davos'ta akademisyenlerle oturduğumda da ifade ettim. Diyelim, ABD'de bir köy El Kaide tarafından silahlansa, çukurlar kazılsa, mayınlar olsa, okullar mühimmat deposu olsa, hastanelerine roket atılsa, ABD'de akademisyenler toplansa, 'bırakın, dokunmayın' diye bildiri imzalar mı? 'ABD polisi çekilsin, burayı El Kaide'ye bıraksın' der mi? Bu örneklerle bunu tüm dünyaya anlatabiliriz. Gözaltında akademisyen yok. İlk gün birkaçının çağrılmasında dışında yok. Bu hükümeti eleştirdikleri için yapılan bir şey değil. Ona bakarsanız her gün hükümeti çok sert eleştiren onlarca makale yayınlanıyor" ifadeleriyle eleştirdi.

"SİLAHSIZLANMA GERÇEKLEŞMEDEN ÇÖZÜM SÜRECİNE BENZER SÜREÇ OLMAZ"

PKK'nın kendi isteğiyle yada devletin iradesiyle mutlaka silah bırakmak zorunda kalacağına işaret eden Davutoğlu, silahsızlanma gerçekleşmeden çözüm sürecine benzer süreçlerin yaşanmayacağını kaydetti. Silahın olduğu yerde demokrasinin işlemesinin çok zor olduğuna dikkat çeken Başbakan Davutoğlu, "Geçmişle bu süreçle silahların bırakılmasını amaçlıyorduk. İnat ettiler silahlanmayı arttırdılar. Bu silahsızlanmayı ya kendi iradeleri ile ya da bizim irademizle yapacaklar. Silahsızlanma gerçekleşmeden çözüm sürecine benzer süreç olmaz. Hala ek talep varsa demokratikleşme içinde yaparız. Silahsızlanmayı müzakere konusu yapmayız. Öyle ya da böyle silahsızlanma sağlanacak. Meclis'te HDP var. Eğer son derece gereksiz açıklamalarla sabote etmeselerdi, ben kendileriyle görüşecektim. Bana bir tek ülke gösterin. Demokratik bir devletin olduğu yerde, meşru polis, asker dışında bir silahlı grubun herhangi bir küçük köyü dahi kontrol almasına dair örnek göstersin. Hiç kimse içeriden dışarıdan halkın yüzde elliye yakınının gücünü almış biri hükümetin silahlı grupla müzakere etkimesini bekleyemez. Bu gruplar çıkacak, silahlı gruplar bırakacaklar, ondan sonra her şey konuşulur. Ama silahın olduğu yerde demokrasinin işlemesi çok zor" ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU'NUN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A KARŞI İFADELERİ

Davutoğlu, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun sözlerine karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sahip çıkılmadığı yönündeki eleştirilere, "Sayın Cumhurbaşkanı'ndan emaneti alınca da söyledim; Cumhurbaşkanlığı devlet makamıdır. O her zaman tüm tartışmaların üzerindedir. Devlet makamı sebebiyle, şahsi dostluğumuz sebebiyle de benim için, AK Parti için, tüm arkadaşlarım için kırmızı çizgidir. Cumhurbaşkanı'nı hep takdirle andım. Hiçbir konuşmam yok ki kendisinin bu ülkeye yaptığı hizmetleri anmış olmayalım ya da Cumhurbaşkanı'na yönelik yanlış tavır olduğunda sessiz kalmış olalım. Birileri bu hukuku bilmiyor ve ahkam kesmek isteyen işgüzarlar olabilir. Biz eleştirilerine de bakmayız, ahkam kesmelerine de bakmayız. Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı'mıza hakaret edince ilk gün konuştum. Cumhurbaşkanlığı makamı üstte tutulmalı. Kimsenin tavsiyesine ihtiyacım yok. İşgüzar eleştirilerine de pirim vermem" diye cevap verdi.

RUSYA'NIN KAMIŞLI HAMLESİ VE BAŞİKA'DAKİ TÜRK ASKERLERİ

Rusya'nın Suriye hamleleriyle beraber, gittikçe Suriye'deki durumunun kötüleştiğini söyleyen Davutoğlu, Türkiye sınırları boyunca Türkiye'yi tehdit eden ne gelişme olursa olsun, her adımın tereddütsüz atılacağını belirtti. Davutoğlu, Arkasında kim olursa olsun, Türkiye'yi tehdit eden terör örgütlerine karşı her türkü askeri ve güvenlik tedbirlerinin alınacağını sözlerine ekledi.

"SAHTE BİR MUHALEFET, MASAYA MUHALEFET KİMLİĞİYLE OTURAMAZ"

Başbakan Davutoğlu, Suriye müzakeresinde PYD'nin masada olması ihtimalinde Türkiye'nin tavrının ne yönde olacağına dair bir soruya, şöyle cevap verdi:

"Ban Ki-Moon'la görüştüm. Masada muhalefet safında olamaz. Rejim safında kimlerin olacağına karar veremeyiz. Rejimle işbirliği yapan kim olursa, Esad'ın adamlarında kim olacaksa o tarafta… Rusya veya herhangi biri, muhalefete, kimin muhalefette olacağı konusunda bir diktede bulunamaz. Sahte bir muhalefet, masaya muhalefet kimliğiyle oturamaz. Rejimle görüşen birinin muhalefette olması olmaz. Hükümette 10 bakan birisi, 10 bakan birisi alacaksa, 10 bakanı rejim saf olarak alıyor, muhalefette de 5 tanesi gerçek muhalefet, 5 tanesi sahte muhalefet gibi örgütlere gidecek. Bunu muhalefet kabul eder mi? Muhalefetin şartı; muhalefet tek olacak ve Suriye Ulusal Koalisyonu'nu temsil edecek ve şuanda insanlık suçları işlenen bölgelere insani yardım ulaşacak. Ben bunu herkese ilettim. Siyasi müzakerelere desteğimiz var ama siyasi müzakerelerin de gerçek müzakere olması lazım."

Davutoğlu, muhalefetten bir partinin daha çıkacağı üzerine yapılan değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine, "7 Haziran ile 1 Kasım arası Bahçeli bir partinin bizden çıkacağını söylüyordu. Ben de 'muhalefetten çıkar' diyorum. AK Parti kale gibi sağlam. İnşallah anayasayı değiştiririz. Ama bu sistem 2019'a kadar sarkarsa, 2019'da üç seçimi birden alırız" diye konuştu.

Kaynak: haberler.com

 
23 Ocak 2016 Cumartesi 12:05 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık