Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Güncel » Davutoğlu geride enkaz ve 49 rehine bıraktı

Davutoğlu geride enkaz ve 49 rehine bıraktı

Erdoğan tarafından Başbakan ve AKP Genel Başkanı olarak açıklanan Ahmet Davutoğlu, geride enkaz ve IŞİD’in elinde 49 rehine bıraktı.

 
25 Ağustos 2014 Pazartesi 07:47 
Yorum YapYazdır
 
 
Davutoğlu geride enkaz ve 49 rehine bıraktı

Ceyda Karan/Cumhuriyet

 

“Yeni Türkiye”nin yeni başbakanı, kabinenin en başarısız, Türkiye’yi uçurumun eşiğine getiren dış politikanın baş mimarı. Pan-İslamist yayılmacı hevesleriyle Ortadoğu’nun kan gölüne boğulmasında katkıları büyük olan, Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyada alay konusu haline getiren şahsiyet olarak, bir mucize vuku bulmazsa artık Başbakanlık koltuğuna oturacak.

Davutoğlu’nun her alanda yanlış tespit ve politikalara imza atan ekibiyle birlikte yerleştirdiği zihniyetin özeti şudur: İmrenilen “Doğu medeniyetinin” modernizmle bağlantılı tüm sorunlarını kibirle süslü PR’cı bir mantıkla geçiştirirken; baş edilemeyen “Batı medeniyetini” kompleksleriyle “düşmanlaştırmaktan” (Batılılar gerçi bıyık altından gülüp geçiyorlar) öteye gidilememesi... Medeniyetlerin kavşak noktasındaki bir memleketin kurucu devriminin niçin yüzünü bizzat savaştığı Batı’ya çevirdiğini idraktan aciz olduklarından, inşa edilmiş “aklı Batılı, ruhu Doğulu” haletiruhiyeyi kavramaları mümkün değildir; onları“aklı Doğulu, ruhu Batılı”lık hali tanımlar. Yani “şark kurnazlığıyla Batı’nın çıkar odaklı acımasızlığını” birleştirmek. Bütün becerebildikleri de zaten bu, istedikleri kadar allayıp pullasınlar. İşte Davutoğlu’nun başbakanlığıyla, bugün “Yeni Türkiye” diye takdim edilen bu zihniyetin arkasındaki “genç” kadrolar artık iç politikayı daha fazla şekillendirmeye başlayacaklar.

Bütün bunlar, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada çok ciddi bir kavşaktan geçtiği bir dönemde gerçekleşiyor. Bu öylesine bir dönemdir ki, Ankara’da serpilen Pan-İslamcı akıl, Arap isyanlarıyla birlikte Mısır’dan Türkiye’ye uzanan “eğri-büğrü bir İhvan üçgeni” devşirmeye kalkışırken, her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdı. Coğrafyanın 20 yüzyıldaki seküler, milliyetçi bütün deneyimlerini yok sayan bu aklın, Libya’dan Suriye’ye, Irak’tan memleket sınırlarından içeriye, İstanbul’un Bayrampaşa semtine uzanan tezahürlerini artık kanıksadık. Zihniyetlerini dünyaya “ılımlı” diyerek pazarlarken, beceriksizliklerinin kaçınılmaz sonucu olarak bölgeye aşıladıkları “radikal İslam virüsüyle” Türkiye’yi dünya nezdinde “zanlı” konumuna düşürdüler. Yeni dönem “zanlının” hedef tahtasına konulursa hiç şaşırmayın. Fakat buna sevinmeyin de, zira hesabını hepimiz vereceğiz.

Bu öylesine bir dönemdir ki, Türkiye’nin 3-4 yıldır “Körfez modasına” kapılarak kader birliği ettiği en sıkı müttefiki “İhvan” kollayıcısı Katar, artık alenen “IŞİD’in arkasında olmakla” itham edilmeye başlandı. Önceki gün Almanya Kalkınma Yardımı Bakanı Gerd Müller’in dilinden dökülen bu ithamın yarın öbür gün Türkiye’yi de içine alacak şekilde daha üst düzeylerde seslendirileceğine hiç şüpheniz olmasın...

Bu öylesine bir dönem ki, BM Güvenlik Konseyi, 3.5 yıldır kevgire çevrilen binlerce kilometrelik sınırımızda at koşturan IŞİD’i kimlerin, nasıl besleyip büyüttüğünü mercek altına almak için harekete geçiyor. Dünyada yüzyıllardır görülmemiş bir barbarlık sergileyen bu virüsle şu veya bir biçimde bağlantılı olan, örtülü yahut açık destek veren ülkelere yaptırım kıskacı inşa edilmeye başlanıyor. Arkasının geleceği ayan beyan ortada...

Bu öylesine bir dönem ki, ABD liderliğinde tüm Batı dünyası Irak ve Suriye’ye ekilen IŞİD terörüne karşı “küresel çapta koordineli eylem” çağrıları yaparken, bugüne kadar en büyük hasım gördükleri İran’ı da “işbirliği” yapmak üzere masaya davet ediyorlar.

Türkiye’nin ise Davutoğlu’nun ekibinin bizzat geçen yaz formüle ettiği “değerli yalnızlıklardan”, “ABD Başkanı’yla görüşüp görüşememe” sancılarını çekme noktasına getirileli çok oldu. İcraattan anladıkları kaç ülkeye uçulduğu, kaç yetkili ile kaç dakika telefonda görüşüldüğü, ne kadar çok dil döküldüğünden ibaret. Bir de övgüleri döşeyecek medya kalemşörlerin oldu mu, kâfi.

Davutoğlu’nun başbakanlığının âleme, cihana ilan edilmesi süreci ise bütün bu resmin tamamlayıcısıdır. Anayasayı, tarafsızlık ilkesini geçmiştekilerden bin beter ayaklar altına alarak halefini açıklayan “seçilmiş cumhurbaşkanı ve başbakan”, yeni başbakanı açıklarken, “AKP’nin dava üzerinden ilerleyen bir parti olduğunu herkese ispatlayacağız” vurgusunu eksik etmedi. İspatlayalı çok olduğunu zaten biliyoruz. Bu “davanın” AB hedefiyle, kurumsal demokratik sistem inşasıyla, hakla hukukla, şeffaf ve hesap verilebilir bir Türkiye ile alakası olmadığını da biliyoruz. Bu “davanın” ne “davası” olduğunu Davutoğlu’nun konuşmasından anlayabiliriz: “Büyük restorasyon hareketi hiçbir ara ve kesintiye uğramadan devam edecektir. 12 yıl önce hasta adam muamelesi gören bir ülke, ayakları üzerinde yükselmiş, birçok yerde sıkıntı çeken bir ülke tarihi misyonunu anımsamış ve kutlu yürüyüşe çıkmıştır.”

Osmanlı dönemi konjonktürü hayalinden uyanıp da 21. yüzyıla hâlâ erişemeyen doktriner bir akıl, bugün Musul konsolosluğumuzdaki 49 diplomat ve vatandaşımızı bütün dünyanın ortak hedefi ve düşmanı haline gelmiş bir örgüte terk etmişken; “stratejik derinlikleri”, “stratejik rezillik” olup çıkmışken; sözü edilen “restorasyonun” ne menem bir şey olduğu aşikârdır. Bu Türkiye’nin Pan-İslamist rotaya iyice oturtulduğu bir dönem olacak. Sultan’ın sadrazamının uluslararası toplantılarda kimlerle nasıl “şak şak” avuç vuracağını ise hep birlikte göreceğiz.

 
25 Ağustos 2014 Pazartesi 07:47 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık