WikiLeaks'ten Berat Albayrak için şok e posta iddiası

Ana Sayfa » Siyaset » Davutoğlu erken seçim çağrısı yaptı

Davutoğlu erken seçim çağrısı yaptı

Başbakan Ahmet Davutoğlu AKP Parti genel merkezinde açıklama yapıyor. Davutoğlu CHP ile koalisyon görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını açıkladı. Davutoğlu CHP’ye kısa süreli reform hükümeti teklif ettiklerini ancak bu teklifin kabul edilmediğini söyledi. Davutoğlu, meclisin erken seçim kararı almasi çağrısında bulundu.Davutoğlu, Cumhurnbaşkanı Erdoğan'ın kendisine erken seçim konusunda herhangi bir telkinde bulunmadığını, ancak istişare nitelikte bir görüşme yaptıklarını açıkladı.Ahmet Davutoğlu, CHP ile bir seçim hükümeti imkanının bulunmadığını belirtti.

 
13 Ağustos 2015 Perşembe 18:29 
Yorum YapYazdır
 
 
Davutoğlu  erken seçim çağrısı yaptı

İşte Davutoğlu  nun açıklamalarından satır başları:

Hukumet kurma görevini aldıktan sonra kapsamlı bir bilgi sunmak üzere huzurunuzdayım. Ama her şeyden önce son günlerde ülkemizin huzuru güvenliği için büyük gayret sarf eden askerlerimize polislerimize TSK’ya emniyet birimlerine takdirlerimi ifade ediyorum. şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

 

“MİLLETE GÖREV VERİLMEZ, MİLLET GÖREV VERİR”

7 haziran ülkemizin önüne yeni bir tablo koymuştur. Bir çok konuşmamda da zikrettiğim gibi, millet amirdir, devlet ve devlet adamları memurdur. Milletin kararı her şeyin üstündedir. Millete görev verilmez, millet görev verir. Millet size ödev verir. Dolayısıyla seçimlerin çıkardığı tablo, bize verilen ödevlerin değerlendirilmesini zorunlu kılan birçok konuyu barındırmıştır

 

“MİLLETE ‘SEN HATA YAPTIN, BUNU TEKRAR DÜŞÜN’ DEMEDEN ÖNCE…”

İki ayı aşkın süre geçti seçimlerin üzerinden. Size teknik olarak sadece CHP yönetimiyle yaptığımız görüşmeler çerçevesinde bilgi sunacağım. Ama bu görüşmelerin hangi siyasi zeminde cereyan ettiğini bütün milletimizin yakından idrak etmesi büyük önem taşıyor. Millet görev, ödev verir dedik. Millete sen hata yaptın, bunu tekrar düşün demeden önce milletin görevini doğru idrak etmek gerekir diye, 7 Haziran’dan sonra çok yoğun bir değerlendirme sürecinden geçtik. 

"ALMAMIZ GEREKEN İLK DERS ŞUYDU..."

AK Parti genel başkanı ve Başbakan olarak, yolda milletimizin bize vermiş olduğu ödevi, bir müddet tefekkür etme imkanı buldum. Kendi adıma üç önemli ödevin bize tevdii edildiği kanaatine vardım. Birincisi, yüzde 41 nispetinde bir oy oranıyla milletimiz şunu demiştir. Ben 13 yıllık iktidardan sonra tek başına iktidarı vermemişsem de ülkenin yönetiminin senin olman gerektiğine inanıyorum. Ama almamız gereken ilk ders şuydu, ülke sizden gayret ve fedakarlık bekliyor.Hurriyet.com.tr

"BİR AN BİLE TEREDDÜT ETMEDİK"

Şimdi bütün milletime seslenmek istiyorum. AK Parti balkonundan yaptığım konuşmada, kaos ve kriz çıkarmak isteyenlere fırsat vermeyeceğimizi ifade etmiştim. Şimdi iki aya aşkın geçen sürede, milletimizin her bir ferdi gereğini yapmış olduğumuzu izlemektedir. Çok zor süreçler geçtik iki ayda. Ülkemiz geniş kapsamlı ve eş zamanlı üç terör örgütünün saldırısına maruz kaldı. geçici bir hükümet, başbakan olarak bir an dahi tereddüt etmemiş olduğumuza millet ve tarih şahittir. Güvenlik riski söz konusu olduğunda, devletimiz harekete geçirildi ve o günden bugüne iki polisimizin Ceylanpınar’da askerlerimizin Adıyaman’da Diyarbakır’da saldırılarına, DEAŞ’tan PKK’dan saldırılar karşısında güvenlik tedbirini aldık.

 

Biraz sonra koalisyon görüşmeleri çerçevesinde ulaştığımız sonuçları ele alırken, ne karamsarlığa ne de bazı çevreler fırsatçılığa yönelmesin. Milletin verdiği ödevi yapmaya kararlıyız. Bir an dahi tereddüde mahal yoktur. Yine ekonomik olarak, hükümet olarak bakanlar kurulu olarak gereken her türlü tedbiri, et fiyatları gibi bir konuda da aldık, almaya devam edeceğiz.

“MADEM Kİ OYLARIMIZDA DÜŞME YAŞANMIŞTIR”

Bu bizim ilk ödevimizdi.

İkinci ödevimiz, madem ki oylarımızda düşme yaşanmıştır. AK Parti milletimiz, milli irade bize kendinize bir muhasebe edin ve kendinizi değerlendirin demiştir. Bu bir mesajdır. Bunun gereği içinde 7 haziran’dan bu yana, partimizin bütün kademelerinde, dün de MYK’da acaba o kurucu değerlerimiz ve ilkelerimiz hakkında ne tür tedbirler almamız gerekir hususunda da son derece samimi içerden, iç muhasebeyi de başlattık sürdürüyoruz. Eğer herhangi bir yerde bir hata varsa, bunların düzeltilmesi yönünde parti içi mekanizmaları hayata geçireceğimizi ifade ediyorum. yarın partimizin 14’ncü kuruluş yıl dönümüdür.

Üçüncü ödev. Milletimiz şunu demiştir. Siz eğer bundan sonra hükümet edilecekse, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için oturun ve konuşun. Hiçbir partinin tek başına iktidar olmaması şu demek, hükümet ortaklığı kurulacak demek. Hiç kimseye bu yetki tek başına devredilmemişse, bu koalisyon görüşmelerinin yapılmasından daha doğal bir durum yoktur. Sonuç alınamazsa, yapılacaklar da bellidir. Biz şunu söyledik.

8 Haziran’dan sonra bizim için öncü kural meşruiyettir. Onun dışına çıkmayız. O günden bugüne açık yüreklilikle, bütün çabalarımız meşruiyet içinde yürümüştür. 

Sayın cumhurbaşkanımız, yetkisi çerçevesine dayanarak bana hükümeti kurma görevi verdi. 9 Temmuz’dan bu yana, değişik yerlerden gelen eleştirilere, yanlış anlamalara mahal bırakmaksızın görevimi yürütmeye çalıştım. Bu temasları sürdürdüm. Ve 8 Haziran’dan sonra birçok parti kapılarını AK Parti’ye kapatırken, biz ilk konuşmada şunu vurguladım, bütün partilerle görüşeceğiz, sivil toplumla temas kapılarımız açık kalacak. Elimizden geleni yapacağız. Nitekim sadece siyasi parti liderleriyle görüşmedim. Değişik yelpazede toplum kesimleriyle, STK’larla görüşmeler yaptım. 13 Temmuz’da Kılıçdaroğlu, 14 Temmuz’da Bahçeli’yle, 15 Temmuz’da HDP eş başkanlarıyla görüştüm.

Ve şunu söyledim. Hangi partiyle koalisyon imkanı varsa, derinleştirerek bunları sürdüreceğiz. Belli aşamaya geldikten sonra da diğer partilerle de görüşmeyi devam ettireceğiz. CHP ile görüşürken, MHP ile de diğer partilerle görüşme, toplum kesimleriyle görüşmeleri sürdüreceğiz. Bu husustan hareketle, üç partiyle görüşmeyi gerçekleştirdik.

Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşmede, ortak bir zeminin var olup olmadığını tayin olmak üzere, istikşafi görüşmeleri başlatma kararı aldık.

Bahçeli bu zeminin olmadığını ifade ettiler.

Zaten HDP eş başkanlarıyla görüşme mahiyetimizi biliyorsunuz. Herhangi bir hükümet ortaklığının mümkün olmadığı aşikardı.

35 saat süren istikşafi görüşmeler neticesinde, parti politikaları gözden geçirilerek, takdire şayan bir anlayışla, çok önemli bir müktesebat oluştu. Bana, bizim taraftan Ömer Çelik dosyayı tevdii etti. Açık yüreklilikle söylüyorum, iki tarafı da takdir ederek ifade ediyorum, iki partinin en derinlikli ve en açık görüşmelerden, sonunda ortaya çıkan rapor da en kapsamlı müktesebattan oluşan bir metindir. Bu başlı başına bir kazanımdır.

Emeği geçen herkese teşekkürü borç biliyorum.

CHP'YE TEŞEKKÜR

Tam bir ay geçti. Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibine, üslup kurallarına riayetleri dolayısıyla teşekkür ediyorum. bu medeni bir ilişkidir. Bunu şunun için zikrediyorum. Görüşmeler açık ilkeli ve şeffaf yürümüştür. Şeffaflık taraflar açısından. Derin tartışmalar yaşanmıştır, ama hep karşı taraflar birbirlerinin görüşlerini not etmişlerdir.

Tabi iki farklı akımdan gelmek, farklı siyasi kanatlardan gelen siyasi partiler olarak, derin görüş ayrılıklarımızın olduğu da bir vakadır. Üzerinde ittifak edilen hususlar olduğu da aşikardır. Ben metinleri okuduğumda, mutabık kalınan

Ancak başta dış politika ve eğitim olmak üzere, bazı alanlarda da görüş ayrılıkları vardı.

Reform ve restorasyon hükümetleri arasındaki farktan da kaynaklanan, ortaklık kurmak bakımından anlayış farklılıklarının olduğu aşikar. Geçtiğimiz pazartesi bir akşam yemeğinde, 4,5 saate yakın tek tek gözden geçirdik. Derin görüş ayrılıkları dolayısıyla, uzun dönemli koalisyonda doğabilecek sıkıntılar da göz önüne alınarak, başta seçenekleri de değerlendirmek üzere CHP tarafına, üzerinde mutabık kaldığımız hususlarda, süreli bir reform hükümeti kurularak, seçimleri de göz önünde bulunduran bir yaklaşımla birlikte bir çalışma yapmayı, bunun sonunda karşılıklı anlayış içinde Türkiye’yi hükümetsiz bırakmama, türk siyasi zeminini istikrara kavuşturma yönünde teklifte bulundum.

Sayın Kılıçdaroğlu kendi ben kendi MYK’mızda istişarelerde bulunduk. Bugün bir araya geldiğimizde, karşılıklı güvenin arttığı, üslup ve usul anlamında anlayışa dayalı siyasette yumuşama ortak zemini güçlendiren bir atmosferin devam ettiğini görmekten büyük memnuniyet duydum.

"KILIÇDAROĞLU UZUN DÖNEMLİ KOALİSYON KONUSUNDA DAHA OLUMLUYDU"

Ancak sayın Kılıçdaroğlu’da yaptığı istişarelerde, uzun dönemli bir koalisyon konusunda daha olumlu, ancak reform, kısa dönemde süratle reforma odaklı bir şey konusundaki kaygılarını ifade ettiler.

“HÜKÜMET ORTAKLIĞININ GERÇEKLEŞTİRİLECEĞİ ZEMİN OLMADIĞI YÖNÜNDE BİR KANAAT OLUŞMUŞTUR”

Bu diyalogların karşılıklı anlayış içinde sürdürülmesi, hükümet ortaklığının gerçekleştirileceği zemin olmadığı yönünde bir kanaat oluşmuştur.

İki parti iki genel başkan olarak karşılıklı anlayış olarak bir tutum ortaya koyduk. Anlaşmak veya anlaşmamak doğal iki sonuçtur. Önemli olan, hangi sonuca ulaştığınız kadar, bu sürece ulaşana kadar gösterdiğiniz tavırdır.

Geldiğimiz noktada kitlelerimizin de farklı talepleri göz önüne alınarak, MYK’da da değerlendirdiğimiz kamuoyu anketi yaptık. Kitlelerimizin beklentilerindeki farklılık göz önünde bulundurarak, koalisyon ortaklığı yapmanın zemininin oluşmadığı kanaatine vardık. Bu Türkiye’nin yönetim boşluğuna düşeceği anlamına gelmez.

Yeni bir hükümet yapısı çıkana kadar bunu yapacağımızdan milletimizin emin olmasını beklerim. Ayrıca bu çabalarımız devam edecek. Ben daha ilk aşamada zikrettiğim gibi, Sayın Bahçeli’yle de Kılıçdaroğlu’yla temasları sürdüreceğimi ifade ettim. Ülkemizin hükümetsiz kalmaması çerçevesinde çabalarımızı sürdüreceğiz.

İkinci bir sonuç da görünen o ki, bütün bu değerlendirmeler, Bahçeli’nin erken seçim yönündeki açıklamaları göz önüne alındığında, ülkemizin bu yöntemler denendikten sonra, tekrar milli iradeye başvurma ihtimali yükselmiştir, hatta tek ihtimal haline gelmiştir de diyebiliriz.  Erken seçim güçlü bir ihtimaldir. Hatta tek ihtimal de diyebiliriz. Bu yönde çalışmalarımız, yine gerektiğinde hukuk devleti kuralları içinde atılması gereken adımlar neyse, o adımlar atılarak gerektiğinde Türkiye’yi suhuletle ve huzur ortamı içinde Türkiye’yi erken seçime götürme sorumluluğu da üzerimizdedir.

Gerekirse Meclis’in harekete geçmesi, erken seçim için en doğru yöntemlerle Meclis’in harekete geçmesi yönünde güçlü iradeye sahip olduğumuzu belirtmek isterim. Bir kez daha şunu ifade etmek isterim. Üç ödevin de bilincindeyiz. Ve önümüzdeki günlerde haftalarda da bu yöndeki çabalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.

SORU CEVAP

Erken seçim için Meclis’in en doğru kararı vereceğini düşünüyorum dediniz. Karar Meclis’ten mi çıkacak? AK Parti Meclis’i toplantıya mı çağıracak? Bahçeli’yle görüşmeniz olacak mı?

Son dönemde bu yönde yapılan spekülasyonları doğru bulmuyorum, görüşme trafiği bağlamında. Bütün vatandaşlarımız takip ediyor, ben verdiğim hiçbir sözden dönmedim. Adımlardan sapmadım. Bütün liderlerle görüşmelerimi, onlarla mutabık kaldığımız çerçevede kamuoyuyla paylaştım. Son günlerde, sürecin doğası gereği kamuoyuna konuşmalar, özen gösterdim. Ben burada 14, 13 temmuz akşamı Kılıçdaroğlu ile yaptığım görüşmeden sonraki konuşmada, Bahçeli’yle görüşmeden, liderlerle temasımın süreceğini söyledim.  Bu yeni bir durum değil, en başından söylenen bir durum. Bu çabaları sürdüreceğiz. Nihayet bu ülke hepimizin. Erken seçime gidilecekse, ki görünen bu istikamette bir seyirdir. Herkesin bunu tam bir olgunlukla, tamam siyasi rekabet olur, seviyeli şekilde olması gerekir.

Tabi Sayın Bahçeli’yle görüşmek gerekirse bunu da yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Erken seçim kendisinin de gündeme getirdiği bir husustu. Bunun nasıl gerçekleşeceği konusu, ya doğrudan ya arkadaşlarımızla, herkesin herkesle istişare etmesi gerektiği günlerdeyiz.

Eğer herkes üzerine düşeni yaparsa, ülkede olağanüstülük gerektiren bir durumu açıkça sergilemiş oluruz. 23 Ağustos’a kadar biz siyasi liderler olarak, bu meseleyi kendi aramızda halletmeliyiz. Tabi cumhurbaşkanımız anayasal çerçevede kendisine verilen yetkiyi kullanabilir. Ama siyasi liderlerin başarısız olduğu senaryoyu düşünmek bile istemiyorum. 

Şimdiye kadar koalisyon ihtimali üzerinde durduk. CHP’yi denedik. Şimdi tekrar MHP ile konuşabilir. Erken seçim, zaten herkesin zikrettiği bir durum. Nihayet önümüze konan kurallar çerçevesinde gereğini yaparız.

Şu an erken seçim lafını kullanmadım. Millet bize şu parametrelerle ülkeyi yönetin dedi. Ben dönüp de ben bir şey yapmadan gelmek istiyorum demem. Üzerimize düşeni yapmak…

Erken seçimden en fazla fayda bulacak parti AK Parti’dir. Neden? 18 vekil daha kazanırsa, tek başına iktidar şansı var. diğer partilerin yok. Buna rağmen, hükümet ortaklığı, benim için ahlaki ilke her türlü ithamın önünde değer taşır. Ben görevimin tamamının hakkın vermeden benim partime veya benim liderliğime fayda sağlayacak diye bir şeyi erken seçimi gündeme getirmem. Şimdi görevimi yaptığıma inanıyorum.

Açık yüreklilikle, erken seçime gideceksek de TBMM’nin karar almasıyla erken seçime gitmesini… Ama siyasi liderlerinin kendi meselelerini çözmeyip de cumhurbaşkanının devreye girdiği, seçimi doğru görmem. Bizim dünyaya şimdi TBMM’yi kendi sistemi içinde bu meseleyi çözdüğünü, milletvekillerimiz ki her biri öncü insanlardır, onların da kendilerinden daha çok erken seçimi ön gördüğü ifade ettikleri, ortak kararla seçime gidersek ülkemizdeki demokratik olgunluğu pekiştirir.

Birinci tercihim, önümüzdeki 1 hafta 10 gün içinde çaba sarf edeceğim hususta, erken seçime giderken diğer siyasi partilerle anlayış birliği içinde TBMM’nin aldığı kararla erken seçime gitmektir. O da olmuyorsa, cumhurbaşkanımız devreye gider, onun takdir edeceği bir süreçte Türkiye hükümetsiz kalmaz. Yeter ki hepimiz bu kuralları işletelim.

23 Ağustos’a kadar çabalarınız sürecek, Meclis’te bir seçim kararı almayı mı planlıyorsunuz?

Meşruiyet zemininde hareket ediyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu ile ilk görüştüğümde de zikretmiştim. Ben görev aldığımda, üzerimde bir sorumluluk. Türkiye koalisyon pratiğinden uzaktı ve kötü bir hafızası vardı. Hepiniz takip ettiniz, ana muhalefet partisiyle, koalisyona ulaşmamış bile olsak güzel bir usulüne uygun bir müzakere örneğini gösterdik. Ama o zaman da vurguladım. AK Parti dışındaki tüm hükümet politikalarının tümü tüketilmişti.

Önce yüzde 60’lık blok seçeneği. Sonra o olmayınca CHP, MHP’ye, HDP’nin dışardan destek önerileri tüketilmiştir. Bana görev tevdii edildiğinde ancak ve ancak AK Parti ile kurulabilecek senaryolar vardı. Bunlar tüketildi. Dikkat ediniz, ben de diğer seçeneklerin yola çıktığımda, zihnimde 9 seçenek vardı arkadaşlar, bir iki değil yani.

Beni diplomasi de takip edenler de bilirler. Dün akşama kadar, dokuz seçeneğin hepsi de mevcudiyetini koruyordu. Bugün bunun üçü dördü elendi. Şimdi diğer ihtimaller üzerine çalışmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede de MHP ile yapacağımız öyle veya böyle görüşmelerde bu seçeneklerin bir kısmı kalktığında, tükete tükete gideceğiz. Ama üslendiğim görev gereği, parti liderlerimizin hepimizin 23 Ağustos’tan önce erken seçimin, yeni bir kontekst çıkacaksa bunu tartışmaya hazırız.

En baştan tespit ettiğim kurallar çerçevesinde, yol haritamı belirlemiştim. Onun gereğini yapıyorum. Alternatifleri tükete tükete, Bahçeli’yle görüşmem de bunun bir parçasıdır. Ondan sonra sayın cumhurbaşkanımızla istişare ihtiyacı doğar.

CHP ile koalisyon ihtimali ortadan kalktı mı?

Evet tabi. Onu tabi söylemek Sayın Kılıçdaroğlu’na düşer ama, CHP bize bir seçim hükümeti ihtimalinin CHP AK Parti arasında olamayacağını, uzun dönemdeki zorlukları da göz önünde bulundurarak, anayasal ve yasal reformları hayata geçiren bir hükümet… Üzerinde mutabık kaldığımız çok ciddi, seçim barajının düşürülmesi de dahil olmak üzere, seçim kanununda, yargı bağımsızlığı çerçevesinde mutabık kaldığımız hususlar var. bu hususları da yaparak 25’nci dönemi bir reformlarla taçlanmış olarak, Meclis’in açılıp kapandığı bir dönem değil de, seçime birlikte gidelim teklifimiz buydu. Sayın Kılıçdaroğlu bunun faydalı olmayacağını bana ısrar ettiği için, bir seçim hükümeti ihtimali yok.

Ama bir reform… Meclis’te böyle bir şey çıkar mı…

Muhalefetten gelen eleştiriler vardı. Cumhurbaşkanı kurmak istemiyor şeklinde. Acaba siz bu eleştirilerin dozajının artacağını düşünüyor musunuz?

Ben bu tür eleştirilere itibar etmedim. kim nereden ne çerçevede yorum yaparsa benim için kıymeti harbiyesi yoktur. Beni tanıyanlar bilirler, yola çıktım mı zihnimde sadece hedef vardır. Cumhurbaşkanı ile benim aramdaki ilişki nedeniyle, bir koalisyon istediğim bunları zül azlederim. Ben milletin bana verdiği ödev, cumhurbaşkanımızın verdiği görevi hakkıyla yerine getirmeye çalıştım.

Cumhurbaşkanının bana “koalisyon olmasın” diye bir sözü olmamıştır. Hakikat dışında bir söz benim ağzımdan çıkmaz.

Tabi ki istişare edilir ancak böyle bir telkin söz konusu olmadı. Toplumda erken seçim beklentisi var mı? Bu var. özellikle AK Parti tabanında, bunun erken seçim beklentisi olduğu saklı gerçek değil. biz kendi tabanımızın taleplerine gözümüzü kapatabilir miyiz? Bu da olmaz. Ama bunları da değerlendiririz, eğer CHP ile veya MHP ile herhangi bir sürdürülebilir bir koalisyon imkanı olsaydı, derin görüş ayrılıkları olmamış olsaydı, ben tabanıma dönüp bunun gereğini yapıyoruz derdim. Ve kendi kitle tabanımı ikna edeceğime inanırdım, inanıyorum şu anda da. Ama sürdürebilirliği konusunda tereddütleri olan bir koalisyonu 4 yıl sürecek diye kurmak, ama 4 ay sonra onarma hükümeti reform hükümeti gibi tartışmalar, daha büyük sükutu hayal olur. Ne kadar medeni başladıysak o kadar medeni sürdürdük. Şu anda koalisyon zemini yok diye mutabık kaldık. Diyalog sürecek, yolu bulacağız.

Özetle sayın cumhurbaşkanımızın bu yönde, farklı telkinlerde bulunulduğu görüşü gerçek dışıdır.

Aklınızdaki tam formül, MHP’nin desteklediği AKP azınlık hükümeti midir? Kasım ayında mı seçim düşünüyorsunuz? Görüşme sonrası cumhurbaşkanıyla temasınız oldu mu?

9’dan 4’ünü beşini eledik. Var kafamda üç dört alternatif. Ben sadece olağan süreçle ilgili zihnimdekileri paylaşırım. Kamuoyuna şeffaflık, zihninizdeki harekat tarzının baştan beyan edilerek, muhataplarınızın harekat alanını daraltmak değil, kamuoyunu bilgilendirmek. MYK üyesi arkadaşlarla hemen değerlendirme yaptık.

Eskilerin güzel bir tabiri vardır, üzerinde bir uyumakta fayda var denir. Ani tepki devlet hayatında doğru değildir. Bu gece üzerine bir uyuruz, ama zihnimizde yapmayacağım şeyleri söyleyeyim. Bir saniye dahi bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayız. Kriz ortamının oluşmasına izin vermem. Bu benim siyasi kariyerime, partimin çıkarına da mal olsa, bizler partimiz, partimiz ülkemiz için varız. Bir kesimle bile olsa, bu demokratik meşruiyet sürecinden, sapmaya izin vermem. Olağanüstü durumlara, bypasslara izin vermeyiz. Ve diyaloğun kopmasına izin vermeyiz.

Kongre konusunda yetkili kurullarımızla konuşuruz. Ben her şeyin zamanında yapılması gerektiğine, siyasi felsefe olarak inanmış biriyim. Herkes sakin olsun, görecekler ki önümüzdeki aylarda sükunetle suhuletle bu ülkeyi rayına oturturuz.

Bugün sayın cumhurbaşkanımızla bizim mutat devlet görüşme günümüzdü biliyorsunuz. Fakat sabahleyin Genelkurmay Başkanımızın veda ziyareti, arkasından Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşme sebebiyle fiilen bu gerçekleşemedi.  Kılıçdaroğlu ile görüşme sonrası telefonla, hem haftalık görüşmenin bazı ana doneleri var, bilgi verdim.

Tarih konusunda da şöyle diyeyim. Millet ödev verdi, biz dönüp millete sen yanlış iş yaptın, erken seçime gidiyoruz, millete küsüp sitem edip, benim iktidarımın kazanımlarını madem beğenmedin demedik. Hepsi yapıldıktan sonra erken seçime gidilmesi de felaket değildir. Seçim aşı olmak gibidir. Aşı olduğunuzda bazen sızı hissedebilirsiniz, ama aşı bünyeyi sıhhate kavuşturur. Aşı olacaksanız da zamana yaymamak lazım.

Sayın Bahçeli, MHP ile yapacağımız temaslar sonrasında, mümkün olan en kısa zamanda aşıyı olup, sıhhatli bünyeye ulaşmak gerekir. Erken seçimin uzun zamanlara yayılması ekonomimizi de etkiler, puslu havayı seven çakalları ülkemize salar.

 
13 Ağustos 2015 Perşembe 18:29 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:37
  • Güneş07:25
  • Öğlen12:24
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1787 - Delaware, ABD anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.
1836 - Martin Van Buren (1782-1862), Amerika Birleşik Devletleri'nin sekizinci başkanı seçildi.
1917 - I. Dünya Savaşı: ABD, Avusturya-Macaristan'a savaş ilan etti.
1920 - Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası kuruldu.
1921 - Kilis düşman işgalinden kurtuldu.
1923 - İngiltere'de yapılan seçimlerde Muhafazakâr Parti 257, İşçi Partisi 191, Liberal Parti 158 milletvekilliği aldı.
1932 - Muhsin Ertuğrul'un "Bir Millet Uyanıyor" filmi gösterime girdi.
1934 - Türk Kadınlar Birliği, İstanbul'da bir mitingle kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkını kutladı.
1941 - II. Dünya Savaşı: Kanada; Finlandiya, Macaristan, Romanya, ve Japonya'ya savaş ilan etti.
1941 - Pearl Harbor Saldırısı: Japon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor'u bombaladı. 5 savaş gemisi, 14 gemi, 200 uçak yok edildi, 2400 kişi öldü.
1944 - Reşat Ekrem Koçu'nun İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk fasikülü çıktı.
1958 - İstanbul sokaklarında "hula-hoop" çevirmek yasaklandı.
1961 - MGK Başbakan İsmet İnönü'nün başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
1972 - Apollo 17, ay görevine doğru yola çıktı.
1975 - Endonezya, Doğu Timor'u işgal etti.
1979 - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cavit Orhan Tütengil öldürüldü. Olay yerine "Anti Terör Birliği" imzalı bir bildiri bırakıldı.
1983 - İber havayollarına ait bir Boeing-727 ile bir DC-9 yoğun siste Madrid havaalanının pistinde çarpıştı: 93 kişi öldü.
1987 - Paso Robles-Kaliforniya'da bir yolcu uçağı düştü: 43 kişi öldü.
1988 - Ermenistan'da 6,9 şiddetinde bir deprem meydana geldi: 25.000'in üzerinde ölü, 15.000'den fazla yaralı, 400.000 kişi evsiz kaldı.
1996 - TBMM'de harçları protesto etmek için pankart açan öğrencilerin yargılanması sona erdi; gençler toplam 96 yıla mahkûm oldular.
1999 - Düzce,Türkiye'nin 81. ili oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık