CHP Raporu: AKP’nin Yıkım Tablosu!

Ana Sayfa » Güncel » Darbeci askerlerin ABD Genelkurmay Başkanı’nı aradığı ortaya çıktı

Darbeci askerlerin ABD Genelkurmay Başkanı’nı aradığı ortaya çıktı

15 Temmuz darbe girişimi sırasında, darbeci askerlerin ABD Genelkurmay Başkanı General Joseph Dunford’u aradığı ortaya çıktı...

 
31 Temmuz 2016 Pazar 16:09 
Yorum YapYazdır
 
 
Darbeci askerlerin ABD Genelkurmay Başkanı’nı aradığı ortaya çıktı

15 Temmuz darbe girişimi sırasında, darbeci askerlerin ABD Genelkurmay Başkanı General Joseph Dunford’u aradığı ortaya çıktı. 

Buzzfeed’den Ali Watkins bu çarpıcı bilgiyi kaleme aldı. 

Odatv söz konusu yazıyı ara başlıklar koyarak aynen yayımlıyor:

 “ABD Genelkurmay Başkanı General Joseph Dunford, Cuma gecesi ofisinden neredeyse 7000 mil uzaktan gelen gizemli bir telefon çağrısı almıştı.

Arayan numara, Türk ordusunun başındaki isim, IŞİD'e karşı verilen savaşta en kritik müttefik, Türk meslektaşı General Hulusi Akar'a aitti. Fakat Dunford'un ofis görevlileri çağrıya yanıt verdiklerinde, ahizenin karşısındaki sesin Akar'a ait olmadığı anlaşıldı – ses Akar'ı rehin alanlardan birine aitti, Türkiye sokaklarını kana bulayan darbe girişimi başlayalı bir saat olmuştu. Türk ordusunun en tepedeki ismi ve Cumhurbaşkanı'nın sırdaşını rehin alanlar, Dunford'un desteğini istiyorlardı.

General ABD güçlerini ziyaret için Afganistan'a yapılan düzenli bir seyahat sebebiyle uykusuz kalmıştı. Daha önce alakasız başka bir konu nedeniyle uyandırıldığından, ekibi kendisini tekrar uyandırmak istemedi. Darbecilere Dunford'un müsait olmadığını söyleyerek telefonu kapattılar.

Sabah olduğunda Türk ordusu içerisinde küçük ancak güçlü bir grup tarafından kalkışılan darbe girişimi bastırılmış, Akar ise serbest bırakılmıştı. En az 50.000 asker, yargı mensupları, gazeteciler, akademisyenler, ve öteki darbeci oldukları iddia edilen kişiler, kalkışmanın öcünü alacağına yemin eden Recep Tayyip Erdoğan tarafından tutuklatılmış ya da görevlerinden uzaklaştırılmışlardı. Sonraki Cuma darbe kalkışmasının ardından enerjisi kesilen, IŞİD'le savaşta önemli bir görevi bulunan İncirlik Üssü normal operasyon rutinine geri dönmüştü. Bu gerçekleştiğinde Washington'da herkes rahatlayarak derin bir nefes aldı. 

“VİDALAR YERİNDEN ÇIKTI

Fakat Cuma gecesi birkaç saat boyunca, ABD daha sonra kötü anımsayacağı konularla ilgilenirken önceden bilinemez küresel oyunda bir piyon haline geldi. Washington önemli bir NATO üyesi müttefikinin kaosa teslim oluşunu şok olmuş bir şekilde izledi ve bir bölümü ABD tarafından kullanılan Türkiye'nin güneyinde bulunan İncirlik, ayaklanmada kritik bir rol oynamıştı. ABD askerleri ile birlikte çalışan bazı askeri personel ve üssün komutanı darbe kalkışmasında rolleri olduğu gerekçesi ile tutuklandılar – Türk yetkililerin söylediklerine göre üstte darbecilerin kullandıkları F-16'lara yakıt ikmali yapılmıştı.

Kalkışmanın yarattığı etkiler DC'ye öğleden sonra ulaşmıştı, ABD'li yetkililer paniklemiş bir şekilde ve kafa karışıklığı ile konuşmalarını yaptılar. Yönetim kadrosu Cuma gecesi farklı departmanlar ile birlikte çalışmakta gecikmemişler ve Türkiye'de bulunan diplomatik personel ile temas halinde kalmışlardı. Erken saatlerde, Erdoğan hiçbir yerde bulunamıyorken, gelen raporlar kafa karıştırıcıydı.

Dunford'un ekibi Cuma gecesi darbecilerden telefon aldıklarında, bir savunma yetkilisinin söylediğine göre o an itibariyle kiminle görüşmeleri gerektiği hakkında bir fikirleri yokmuş.

Darbe girişiminin bastırılmasının ardından saatler geçtiğinde, Washington felakete bulaşmaktan ucu ucuna kurtulmuştu. Beyaz Saray çalışma moduna geri döndüğünde, açıkça demokratik yollarla seçilen Erdoğan hükümetini desteklediklerini duyurmuşlardı, fakat hükümetin artan baskıcı tutumuna dair kendilerine hakim olmaları uyarısında bulunmuşlardı.

Barack Obama bu konuda şöyle demişti; “Bu konuda olabileceğim kadar açık olmak istiyorum. Darbe girişiminde bulunulmasına üzüldük. Sahip olduğumuz güçlü inanç ve umudumuz toz yere indiği zaman verilecek aşırı tepkilerin sivil hayatı kısıtlamaması yönündedir.”

Pek çok meselede olduğu gibi Washington bu konuda ellerinin temiz olduğunu göstermek istese de, darbe kalkışması, IŞİD ile mücadelede yakın zamanda birlikte çalışmaya başladıkları askeri müttefikleri olan Türkiye ile varolan ilişkilerinin nasıl da çatladığını ve vidalarının yerlerinden çıkmakta olduklarını gösterdi. Bu ayın başlarında eşi benzeri görülmemiş bir adım atılmış ve Türkler Suriye'nin kuzeyinde bulunan Menbiç'te Kürt direnişçilerin IŞİD'e karşı düzenledikleri operasyonu desteklemişlerdi. Sürdürülen çalışmalar Kürtlerin -Erdoğan tarafından terörist ilan edilen – ABD tarafından Suriye'de bulunan en etkili hücum ordusuna dönüştürülmekte olduğunu gösteriyor. 

“GÜLEN'E GÜVENLİ BİR CENNETTE YAŞAMA İMKANI”

Darbe girişimini takip eden saatler içerisinde, yönetim yetkilileri IŞİD'e karşı sürdürülen savaşın bu olanlardan etkilenmeyeceklerini söylediler. Fakat toz yere indiğinde Ankara ile normal ilişkilere geri dönmek gibi bir opsiyon olmayabilir.

James Clapper Perşembe günü bu konuda konuşurken, Türkiye'de bulunan tüm güvenlik sistemlerinin bu olanlardan etkilendiğini söylemiş ve pek çok sayıda muhataplarının olaylarından ardından tutuklandıklarını belirtmiş, bu nedenle Türkiye ile istihbarat alanında ve terör karşıtı mücadelede yeniden işbirliği yapmanın zorlaşacağını söylemişti.

Darbe kalkışması Ankara ve Washington arasında  uzun zamandır süregelen meseleleri çözmeye yardımcı olmayacak gibi. Ankara'nın gözünde ABD, Pennsylvania'da sürgün hayatını tercih etmiş Türk din adamı Fethullah Gülen'e güvenli bir cennette yaşama imkanı sunuyor, kendisi aynı zamanda Türk yetkililer tarafından başarısızlığa uğrayan kalkışmanın arkasındaki isim olarak görülüyor.  ABD ile süregelen ilişkilerde anahtar konumunda bulunan bazı askerlerin darbe kalkışmasına karışmak suçuyla tutuklanmaları Erdoğan'ın ABD'ye olan güvensizliğini arttırmış görünüyor.

Başarısızlığa uğrayan kalkışmanın ardından iki hafta sonra, tansiyonlar halen yüksek. Joseph Votel, ABD Merkez Komutanlığı'nın başındaki isim, IŞİD'le sürdürülen savaşın lideri, Aspen'de gerçekleştirilen bir güvenlik konferansında Perşembe günü yaptığı konuşmada şu sözleri dile getirdi; “Pek çok sayıda Türk lider ve askeri liderler ile ilişkilerimiz vardı, bundan sonrasında ilişkilerin nasıl etkileneceği konusunda kaygılarım var. Bunların bazıları şu anda hapisteler.'”

Saatler sonra, bu sözlere yanıt veren Erdoğan, Votel'i darbecilerin yanında durmakla suçladı. Cuma günü ise Votel bu iddiayı yalanlarken, Erdoğan'ın ifadelerini “talihsiz ve yanlış” bulduğunu belirtti. Çok geçmeden Pentagon Votel'in açıklamalarını geri çekti.

Pentagon'un Basın Sekreteri Peter Cook, Cuma günü kendisiyle röportaj yapanlara şimdilik bu konuda yeni bir açıklama yapmayacaklarını ve şu noktada izlemekle yetineceklerini söyledi.

Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen medya da Votel'in darbecilerle birlikte olduğuna dair hazırladıkları içerikleri okurları ile paylaştılar. Yeni Şafak, Dışişleri Bakanlığı'nda danışman olarak görev alan ve kalkışma esnasında İstanbul'da bir üniversitenin düzenlediği konferansa katılan Henry Barkey'in varlığını kalkışmanın arkasında CIA'in olduğu şeklinde yorumladı. Bir savcı CIA ve FBI'ın darbecileri eğittiğine dair bir dosya hazırladı.

Geçmişte Alman Masrhall Sermaye grubunda görevli olan ve Türkiye'de çalışan Joshua Walker, her ne olursa olsun ABD'nin istemsizce bir aile dramasının içine çekildiğini söylerken, ABD ve Türkiye arasında varolan bir sorunun şimdiye kadar hiç olmadığı boyutta büyük bir güvensizliğe neden olacak şekilde büyüdüğünü belirtti.

Washington'dan Walker'ın söylediğine göre, bu gelişmeyi bir tehlike işareti olarak algılamak gerekiyor. Şu bir gerçek, Türkiye'de demokrasi galip geldi. Fakat bununla birlikte ABD tekrar savunmasız yakalanamaz.

Walker diyor ki; “Demokratik süreci savunmak için harekete geçen halkın yanındayız. Fakat bu durum Türkiye'ye ne kadar önem verdiğimizi de gösteriyor, bölgedeki öteki ülkeler arasında Türkiye'ye Washington'da pek az kişi yeterince dikkat ediyor.” 

Erdoğan pek çok defa muhaliflerinin kendisine karşı ayaklanabileceğini söylerken, Washington bu konuda kaygısız bir tutum izliyordu.

“İstanbul'da olanlar bir ölçüde depreme benziyordu. Bunun bir noktada gerçekleşeceğini biliyordunuz. Fakat biz daha büyük bir şey olmasını bekler halde yakalandık.”

Kaynak:  Ali Watkins – Buzzfeed.com

Çeviri: Şıvan Okçuoğlu

Odatv.com

 
31 Temmuz 2016 Pazar 16:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1451 - Fatih Sultan Mehmet ikinci kez tahta çıktı.
1695 - Osmanlı donanması, Sakız Adası'nı Venedikliler'den geri aldı.
1856 - Islahat Fermanı yayınlandı
1878 - II. Abdülhamit Mebusan Meclisini süresiz olarak kapattı ve Meşrutiyet rejimine son vererek, yönetime tek başına egemen oldu.
1885 - Mark Twain'in Huckleberry Finn'in Maceraları adlı kitabı ilk kez yayımlandı.
1913 - Raymond Poincaré Fransa devlet başkanı oldu.
1930 - Clyde Tombaugh, Ocak ayında çekilen fotoğrafları incelerken Plüton gezegenini keşfetti.
1932 - Japon imparatoru, Manzhouguo'nun (Mançurya'nın eski Çince adı) Çin'den bağımsızlığını ilan etti.
1937 - İstanbul'da eşekle nakliyat yasaklandı.
1941 - 16 yaşın üzerindeki erkek çocukların maden ocaklarında, 12 yaşın üzerindekilerin tekstil sanayiinde çalıştırılmasına ilişkin kararname çıktı.
1941 - Anıtkabir için mimari yarışma açıldığı resmen ilan edildi.
1943 - Naziler Beyaz Gül hareketi üyelerini tutukladılar.
1952 - TBMM, Türkiye'nin NATO üyeliğini onayladı. Türkiye, 21 Şubat günü NATO üyesi oldu.
1957 - BM'de Kıbrıs görüşmelerine başlandı. BM, 26 Şubat'ta sorunun öncelikle ilgili taraflar arasında görüşülmesine karar verdi.
1965 - Gambiya İngiltere'den bağımsızlığını kazandı.
1967 - Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşüldü; 35.000 köyden 15.000'inde okul olmadığı açıklandı.
1971 - Elazığ Senatörü Profesör Celal Ertuğ, "Bir dikta ortamına adım adım yaklaşılmaktadır. Ordunun mesajı açıktır. Demirel derhal istifa etmelidir." dedi. Başbakan Süleyman Demirel ise, "Meşru yollardan geldim. Bulurlar 226'yı, bizi devirirler" dedi.
1974 - Kiss müzik grubu kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini yayımladılar.
1977 - Uzay mekiği Enterprise, bir Boeing 747'nin üstünde ilk yolculuğuna çıktı.
1977 - İstanbul Yüksek Öğrenim Derneği (İYÖD) "amaç dışı faaliyet" gösterdiği gerekçesiyle süresiz kapatıldı. İstanbul Yüksek Öğrenim Derneği (İYÖD) Dev-Genç'in (Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu) İstanbul Bölge Yürütme Kurulu'nu oluşturuyordu.
1985 - Bakanlar Kurulu ilk defa bir grev kararını erteledi. 1985 yılı bugün, Tarım Koruma İlaçları A.Ş'nin İstanbul Kartal ve İzmit Derince'deki işyerlerinde alınan grev kararının, 60 gün ertelenmesi kararlaştırıldı.
1985 - Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Ziraat Bankası'nın hamamcılara tarım kredisi verdiğini saptadı.
1987 - Türkiye'de 12 Eylül sonrası yaşanan en büyük grev olan NETAŞ grevi bugün anlaşmayla sonuçlandı.
1988 - İstanbul'daki Spor ve Sergi Sarayı'nın adı, Lütfi Kırdar olarak değiştirildi.
1993 - Gazeteci Kemal Kılıç öldürüldü. Kemal Kılıç İnsan Hakları Derneği Urfa Şubesi Yönetim Kurulu üyesiydi.
1994 - Demokrasi Partisi'nin (DEP) Genel Merkezi bombalandı, bir kişi öldü, 2'si ağır 16 kişi yaralandı. Demokrasi Partisi (DEP) yılbaşından beri 4 kez saldırıya uğramıştı. Olayı İslami Cihat Örgütü üstlendi.
1995 - Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), CHP çatısı altında birleşti. SHP'li Hikmet Çetin oybirliğiyle genel başkan seçildi.
1997 - Tansu Çiller TEDAŞ ve TOFAŞ soruşturmalarından aklandı. Refah Partisi milletvekilleri Tansu Çiller'in aklanmasından yana oy kullandılar.
2003 - Güney Kore'nin Daegu metrosunda çıkan yangında yaklaşık 200 kişi öldü.
2004 - İran'ın Nişabur kenti yakınlarda kontrolden çıkan bir yük treninde meydana gelen patlama ve yangında 200'ü kurtarma personeli olmak üzere 295 kişi öldü. Tren kükürt, petrol ve gübre taşıyordu.
2005 - SEKA İzmit Fabrikası çalışanlarının, iş yerine kapanma eyleminin 30. gününde polis panzerlerle fabrika bahçesine girdi. İşçiler bu gelişme üzerine kendilerini mekanik atölyesine kilitledi.
2007 - NBA All Star 2007 maçı Las Vegas'ta yapıldı.
2008 - Amerika Birleşik Devletleri ve Afganistan, Kosovanın tek taraflı bağımsızlığını tanıdığını açıkladı.
2008 - Türkiye, Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
21
14
2
5
44
2
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
3
Başakşehir
21
13
4
4
43
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
21
8
9
4
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Malatyaspor
21
7
6
8
27
10
Bursaspor
21
7
5
9
26
11
Kasımpaşa
21
7
5
9
26
12
Akhisarspor
21
6
6
9
24
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
21
3
3
15
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:23
  • Güneş07:04
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:44
  • Akşam18:08
  • Yatsı19:37
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık