Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Ekonomi » Darbe girişiminin merakla beklenen ifadesi ortaya çıktı

Darbe girişiminin merakla beklenen ifadesi ortaya çıktı

15 Temmuz darbe girişimininde bir olay o dönem gündem olmuş ve herkesin merak ettiği bir hal almıştı. Darbe girişimini MİT'e ihbar eden binbaşının ifadesi ortaya çıktı. Ailesi ile tatilde olduğu sırada cuntacıların telefonu üzerine 15 Temmuz günü birliğine dönen binbaşı yaşananları anlattı

 
20 Mayıs 2017 Cumartesi 09:40 
Yorum YapYazdır
 
 
Darbe girişiminin merakla beklenen ifadesi ortaya çıktı

15 Temmuz darbe girişimini MİT’e ihbar eden binbaşının ifadesi ortaya çıktı. Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli binbaşı ifadesinde, ailesiyle tatilde olduğunu, cuntacıların araması üzerine 15 Temmuz günü birliğe döndüğünü anlattı. Tabur Komutanı Binbaşı Deniz Aldemir’in arabadayken telefonunu kapattırarak, “Ben senin hizmetten olduğunu biliyorum ama uzatmayacağım, bu gece faaliyetimiz olacak. Çok kan akacak” dediğini aktaran binbaşı bunun üzerine Milli İstihbarat Teşkilatı’na gittiğini anlattı.

''BENİ GÜLEN’E GÖTÜRDÜLER''

Yeni Şafak Gazetesi'nden Osman Özgan'ın haberine göre, 11 Ağustos 2016’da ifadesi alınan Kara Havacılık Komutanlığı’nda görevli pilot binbaşı, önemli beyanlarda bulundu. Ortaokulda FET֒nün yurtlarında kaldığını ve kendisini askeri liselere hazırladıklarını anlatan binbaşı, 1992 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ne girdiğini söyledi. Daha sonra Harp Okulu’na girdiğini ve 2 haftada bir Konya’dan gelen örgüt abisiyle bazen camide bazen evlerde görüştüğünü kaydetti. 1996’da okuldan mezun olduktan sonra örgüt abilerinin kendisini teröristbaşı Fetullah Gülen’in yanına götürdüğünü ifade eden binbaşı, “Mezun grubu olarak İstanbul’daki FEM Dershanesinde yanına gittik. Bize hiçbir şey söylemedi. Yanında misafiri vardı. Yarım saat kadar oturup çıktık” dedi.

''2014’TE ÖRGÜTTEN KOPTUM''

Binbaşı ifadesinde özetle şunları söyledi:
“Bize Fetullah’ın çok zeki, kapasitesi çok yüksek bir insan olduğu izlenimi veriliyordu. İlk başta bu fikre ben de kapılmıştım. Ancak daha sonrasına Balyoz ve Ergenekon sürecinde Fetullah Gülen’in şizofren seviyesinde olduğunu ve vatana ihanet içerisinde olduğunu anlamaya başladım ve fikirlerim değişmeye başladı. Kopmaktan korkuyordum, o dönem gerçekten çok güçlülerdi. 2014’ten sonra bunların korkutucu güçlerinin kalmadığını düşündüm ve koptum. Beni ısrarla toplantılarına davet etmelerine rağmen gitmedim. Benim Ankara’daki abim TRT’de çalışan Ali Rıza Sarı diye bildiğim kişiydi. 2015’te bana Amerika kursu çıktı. Sanırım beni tekrar kazanmak amacıyla bu kursu ayarladılar. 2016’da tekrar kurs çıktı ancak beni tekrar kazanmak amacıyla hareket ediyorlar düşüncesiyle gitmedim. Bir gün beni aradılar ve ‘buluşalım’ dediler. Optimum’un orada buluştuk ve gelen kişilere ‘ben gelmeyeceğim, görüşmek istemiyorum. Siz artık cemaat değilsiniz, istihbarat örgütü müsünüz? ‘Hizmet’ diyorsunuz, kime hizmet ediyorsunuz?’ dedim. Konuştuğum kişi hiçbir şey diyemedi, suçlu olduğunu biliyordu.

''15 TEMMUZ GÜNÜ BİRLİĞE DÖNDÜM''

11 Temmuz’dan itibaren ailemle Akçay Tatil Kampı'nda tatil yapıyorduk. Kamp 21 Temmuz’da bitiyordu. 13 Temmuz günü beni Tabur Komutanı Binbaşı Deniz Aldemir aradı ve yeni CH 47 helikopterlerinin geldiğini, teslim töreni yapılacağını, Cumhurbaşkanı'nın da katılacağını, bu nedenle Cuma günü görevde olmam gerektiğini söyledi. Daha sonra törenin ertelendiğini duydum. ‘Pazar günü ailemle birlikte gelsem olur mu?’ diye aradığımda Aldemir, bunun olmayacağını, Cuma günü birlikte olmam gerektiğini söyledi. Ailemi tatil kampında bırakıp perşembe akşamı otobüse bindim ve cuma sabahı mesaideydim. Murat Bolat bana kimsenin duymayacağı şekilde ‘Bu akşam seninle gece uçacağız, hazırlık yaparsın’ dedi. Ben de yorgun olduğumu, yoldan geldiğimi, uçamayacağımı söyledim. 6 aydır gece uçmadığım için normalde tazeleme uçuşu yapmam gerekir. Tazeleme uçuşu yapmadığımı, yaptıktan sonra hazır olacağımı söyledim. ‘Tamam ben seni tazelerim’ dedi.

''DARBE HABERİNİ 10.30'DA ALDI''

10.30'da Binbaşı Deniz Aldemir’in arabasıyla alay komutanına gitmek üzere bindik. ‘Telefonunu kapat’ dedi ve radyoyu açtı, radyonun sesini yükseltti. Daha sonra ‘Ben senin hizmetten olduğunu biliyorum ama uzatmayacağım, bu gece faaliyetimiz olacak. Mesela ben Cooger helikopteriyle Hakan Fidan’ı alacağım, sen de Murat Bolat’la uçacaksın. Çok kan akacak’ dedi. Ben kilitlendim, bir şey söyleyemedim. ‘Bugün çok yoğun bir gün zaten biz devam edelim hiçbir şey olmamış gibi. Ben fırsat bulursam seni dinlenmeye göndereceğim, muhtemelen bütün gece uçacağız’ dedi. ‘Senin hizmetten olduğunu biliyorum’ deyince vatan aleyhine bir şey yapılacağını anladım. Alay komutanının yanına gittik, ben oradan geri döndüm. Tümen karargahına uğradım ama içim hiç rahat değildi. Taburdaki herkes normal günmüş gibi davranıyordu. Murat Bolat akşam 19.00 gibi bulaşacağımızı söyledi.

''MİT’E GİDEREK DURUMU ANLATTIM''

Kimlerin bu işin içinde olduğunu bilmediğim için sıralı amirlerime de bu durumu söyleyemedim. Daha sonra üzerimi değiştirerek saat 13.55 gibi izinsiz mesaiyi terk ettim. Deniz Binbaşıya ‘ben uçamam’ şeklinde mesaj attım ve telefonu uçak moduna aldım. Otobüsle Ankamall AVM’den bir önceki duraktan inerek taksiye bindim. Taksiciye MİT’in yerini sordum, ‘Kirazlıdere mi, Yenimahalle mi?’ diye sordu. Ben de genel merkeze gitmek isteğimi söyleyince ‘Yenimahalle’ye götüreyim’ dedi. Saat 14.20 gibi MİT’in kapısına bıraktı beni. Kapıdaki görevliye kimliğimi göstererek ‘TSK içindeki paralelcilerle ilgili bilgi vermek için geldim’ dedim. Kimliğimi aldı telefon görüşmesi yaptı. 14.30’u biraz geçe beni içeri aldılar, güvenlik kapılardan geçtik ve toplantı odasına vardık. Gelen 2 kişiye ‘bir helikopter Hakan Fidan’ı alacak, diğer helikopterin ne yapacağını bilmiyorum’ dedim. Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta darbe faaliyeti olabileceğini söyledim. Bu kişi bana ‘Hakan Fidan’ı almaktan kasıt ne?’ diye sordu. Ben de ‘çok kan akacak’ dediklerine göre bu faaliyetin iyi niyetli bir faaliyet olmadığını kendilerine söyledim. Hatta kendilerine YAŞ kararlarında FET֒cülere karşı büyük bir temizlik olabileceği sürekli yazılıyor, bu nedenle YAŞ öncesinde bir darbe faaliyeti olabileceğini söyledim.

''DİNLEME CİHAZI TAKIP GÖNDERDİLER''

Daha sonra tek bir şahıs geldi, ona da aynısını anlattım. En son hepsinden daha kıdemli olduğunu düşündüğüm uzun boylu 4 kişi geldi. Gelen son kişi önce beni sonra benim üzerimden Deniz Aldemir’i sorguladı. Yani bizim mental olarak aklımızın başımızda olup olmadığını, halüsinasyon görüp görmediğimi test etmeye çalıştı. 3. şahıs Deniz Aldemir ve Murat Bolat’ın telefon numaralarını aldı. 4. gelen şahıs Deniz Aldemir’i ‘bir arayalım olayı netleştirmeye çalışalım’ dedi. Ben de kendi telefonumdan onlar yanımdayken aradım. Aldemir, ‘Kuvvet Komutanı gelecek, ona arz edeceğim sen de komutan olarak burada bulun’ dedi. Uzun olan adam bana dinleme cihazı takılmasını kabul edip etmeyeceğimi sordu. Ben önce tereddüt ettim ama sonra kabul ettim.

''MİT’ÇİLERİ VERDİKLERİ NUMARADAN ARADIM''

Saat 19.00 gibi nizamiyeye döndüm. Tulumu giydikten sonra Deniz Aldemir’i 2 kez aradım ancak açmadı. Gece uçuşların resmi olup olmadığını kontrol etmek için hangara gittim ancak resmi bir kayıt yoktu. Saat 21.00 gibi Deniz komutan bana mesaj attı, arzın (CH47 helikopteri hakkında bilgi) beğenildiğini ve eve gitmemi yazmıştı. Ben de arayarak gece uçuşunun olup olmadığını sordum, ‘Yok, alay komutanı izin vermedi’ dedi. MİT’çilerden ‘bu numaradan bize ulaşabilirsin’ şeklinde mesaj gelmişti, mesajda kendisini ‘pastacı’ olarak tanıtmıştı. Ben de o numarayı arayarak, ‘gece uçuşu yokmuş, ancak beni arabayla eve bırakacak o esnada onu konuşturup bir şeyler öğrenmeye çalışacağım’ dedim. ‘Tamam sen niyetini anlamaya çalış’ dediler.

''NİYETLERİNİ ANLAMAYA ÇALIŞTIM''

Deniz Aldemir yanımdayken Murat Bolat’ın aradığını ve ivedi çağırdığını söyledi. Beni orada bırakarak gitti. Yarım saat sonra tekrar geldi. ‘Uçuşumuz var hemen gidiyoruz’ dedi. Ben kendisinden bilgi almak amacıyla ‘şu telefonlarımızı kapatalım, tam olarak ne yapacağız bilgi verir misin’ dedim. O da ‘komutan ne görev verirse onu yapacağız’ karşılığını verdi. Hızlı hızlı arabayı sürdü. Orta genel maksat taburu pilot bekleme odasına gittik. O sırada bir kısım personelin orada toplandığını gördüm. Bir kısmı uçmaya hazır şekildeydi, bir kısmı sivildi. Sivil olanlar Albay Vedat Seven, Albay İsmail Yolcu idi. Üniformalı olanlar ise Albay Osman Çayır, Yarbay Halil Gül, Yarbay Ümran Taş, Binbaşı Deniz Aldemir, Yarbay Murat Bolat, Başçavuş Ertan Derin idi. Murat Bolat’ın emrindeki helikopterlerin hepsi dışarıda diziliydi. Halil Gül, ‘helikopterleri çalıştırıp Akıncı’ya gideceğiz’ dedi. Masaların üzerinde çelik yelekler, gece görüş gözlüğü, silahlar, mühimmatlar vardı.

‘PASTACI’YI ARAYIP KIŞLAYI TERK ETTİM

Karanlıktan fırsat bulup dışarı çıktım ve ‘Pastacı’yı arayarak olanları aktardım, ‘Akıncı’ya geçecekler’ dedim. ‘Tamam derhal kışlayı terk et ve kesinlikle uçuşa katılma. Seni bıraktığımız yere gel, seni oradan aldıracağız’ dedi. Karanlıktan istifade sağdan soldan nizamiyeye ulaştım. İlk minibüse binip MİT’in beni bıraktığı yere gittim. 15-20 dakika sonra MİT’ten gelip beni aldılar. MİT’e gidemedik orada çatışma olduğunu söylediler. 2 saate yakın Ankara içerisinde dolaştık.

''BOLAT’I ARADIM HAKARET ETTİ''

Ankara içerisinde dolaşırken saat 23.30 sıralarında beni dolaştıran MİT görevlisi ‘o şahısları bir ara sor bakalım faaliyetlerini öğrenmeye çalış’ dedi. Önce Özel Kuvvetler Hava Alayı’nda görevli Binbaşı Dursun Varlı’yı aradım, ulaşamadım. Binbaşı Gencay Böyük’ü aradım, ona da ulaşamadım. Gencay’ın sonradan Yunanistan’a kaçan gruptan olduğunu öğrendim. Deniz Aldemir’i aradım, gözlük bulamadığım için uçuşa çıkamadığımı söyledim. ‘Tamam dostum boşver’ dedi. En son Murat Bolat’ı aradım ona da aynısını söyledim. O da ‘Bana niye gelmedin, ben sana gözlük ayarlardım’ dedi. Biraz duraksadı peşinden de ‘s. git şerefsiz’ diyerek hakaret etti ve telefonu kapattı. Bu sırada saat 00.30 idi. Beni daha sonra evime bıraktılar.

''03.00’TE BAŞLASA BAŞARILI OLABİLİRLERDİ''

Ben Skorsky helikopter kullanıyorum. Ankara içerisinde bu helikopteri kullanan 100’e yakın pilot vardır. Beni bu önemli görev için niye seçtiler onu bir türlü anlamış değilim. Kendilerinden olduklarını düşündüğüm personelin bir kısmını çağırmamışlar. Kendilerinden olanları sakladıkları için göreve çağırmadıklarını düşünüyorum. Eğer planlandığı gibi gitseydi, saat 03.00 gibi başlasalardı başarılı olabilirlerdi diye düşünüyorum.”

 
20 Mayıs 2017 Cumartesi 09:40 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık