Fındık işçileri ölüme gitti: 7 ölü, 30 yaralı

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » 'Darbe fırsatçılığından vazgeçilmeli'

'Darbe fırsatçılığından vazgeçilmeli'

CHP, ÖDP, KESK ve Halkevleri adına yapılan açıklamada, ''15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan ve darbecilere yönelik olduğu iddia edilen soruşturmalar, OHAL KHK’ları dayanak yapılarak kamuda gerçekleştirilen açığa almalar ve ihraçlar, siyasi iktidarın elinde tehlikeli bir silaha dönüşmüştür'' denildi. Açıklamada, darbe girişimine bulaşmış kamu görevlilerinin tespitinde mutlaka hukuk zemininde hareket edilmesi, savunma hakkının kullanılması, hukuki somut delillere dayanan bir yargı süreci işletilmesi gerektiği vurgulandı. İşte açıklama:

 
8 Eylül 2016 Perşembe 14:09 
Yorum YapYazdır
 
 
'Darbe fırsatçılığından vazgeçilmeli'

OHAL’İ SİYASAL ÇIKARLARI İÇİN KULLANANLAR,

DARBE FIRSATÇILIĞI YAPMAKTAN VAZGEÇMELİDİR!

 

Değerli Basın Emekçileri,

15 Temmuz darbe girişimi ile felaketin eşiğine getirilen ülkemiz bugün adeta puslu, belirsiz bir ortama sokulmuştur.

Bu puslu havayı anlayabilmek açısından  ülkeyi felaketin eşiğine getiren nedenleri iyi değerlendirmek gerekmektedir.

Ülkemiz 14 yıllık AKP iktidarı  sürecinde halkın kutsal din duygularının istismar edilerek siyasal rant aracı haline getirilmesinin, yukarıdan iktidar gücünü kullanarak hükümet eliyle aşağıdan tarikat ve cemaatler eliyle gerileştirilmesinin, sosyal devletin tasfiye edilerek devletin bu alandaki sorumluluğunun cemaat ve tarikatlara devredilmesinin, kamunun tasfiyesinin, ve kamu bürokrasisinde liyakatin değil yandaşlığın  esas alınmasının   sonucu olarak bu sürece  getirilmiştir.

Ülkenin girdiği bu girdaptan çıkması için bu manzaranın iyi anlaşılması ve dersler çıkarılması  gerekmektedir.

Ancak siyasi iktidarın bu darbe girişiminden gerekli  ve doğru dersleri çıkardığını söylemek mümkün değildir.

 

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan ve darbecilere yönelik olduğu iddia edilen soruşturmalar, OHAL KHK’ları dayanak yapılarak kamuda gerçekleştirilen açığa almalar ve ihraçlar, siyasi iktidarın elinde tehlikeli bir silaha dönüşmüştür.

1 Eylül gece yarısı çıkarılan 672 sayılı KHK ile 28 bini MEB bünyesinde olmak üzere, 50 bini aşkın kamu emekçisinin hukukun en temel ölçüsü olan savunma hakkı bile tanınmadan ihraç edilmesi Anayasada siyasi iktidara OHAL için tanımlanan yetkinin de dışına çıkıldığını göstermektedir. Çıkarılan KHK’lerde sınırı Anayasa değil hükümetin belirlediği bir keyfilik belirlemektedir. 

Darbe girişimine bulaşmış kamu görevlilerinin tespitinde mutlaka hukuk zemininde hareket edilmeli, savunma hakkının kullanıldığı, hukuki somut delillere dayanan bir yargı süreci işletilmelidir.

AKP, Allah’ın bir lütfu olarak gördükleri 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek darbeyle alakası olmayan ama kendisine muhalif olan herkesi susturmanın derdine düşmüştür.

Kentimizden de KESK üyesi iki kamu görevlisi arkadaşımız bu cadı avına dönüştürülmek istenen sürecin kurbanı olmuştur.

 

 Evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde hareket etmek yerine, adeta hukuka düşman kesilenler, Meclisi devre dışı bırakarak OHAL’i kendi hukuksuzluklarına kalkan yapmaktadır. Ülkeyi kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda yeniden inşa etmek isteyenler, karşılarında duracak hiçbir örgütlü güç istememektedir.

Başbakan Binali Yıldırım 2 Eylül’de Ankara’da ve 4 Eylül tarihinde Diyarbakır’da yaptığı açıklamada  “terörle iç içe olmuş 14 bin öğretmenin bulunduğunu ve zorunlu yer değişikliği yapılacağını” belirterek yeni bir AKP KHK’sinin haberini vermiştir. AKP her zaman yaptığı gibi atacağı adımlar öncesi trolleri aracılığıyla da sosyal medyada tehdit kampanyaları başlatmıştır.

Eğer Hükümet iddialarına güveniyor ve ellerinde somut deliller var ise, KHK’lerin arkasına sığınmadan hukuki süreçlere başvurmalıdır. Bunun için mevut yasal düzenlemeler ziyadesiyle mevcuttur. AKP’nin bu gerçekliğe rağmen KHK’ler ile on binlerce kamu emekçisini açığa alması, ihraç etmesi devletin tümden AKP’lileştirilmesi stratejisinin, tek parti ve tek adam rejimi arayışının darbe girişimi bahane edilerek hayata geçirilmek istenmesinin sonucudur.

Değerli Bası Emekçileri,

Tüm bu saldırıların bir amacı da AKP’nin uzun süredir gündemine koyduğu kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırmaktır. Tüm AKP hükümetlerinin programlarına ve ulusal istihdam stratejisine bakıldığında Hükümetin bunu açıkça belirttiği de görülecektir.

Okullarda, üniversitelerde özgür düşünen, sorgulayan, eleştiren nesiller yetiştirilmesinden rahatsızlık duyanlar darbe fırsatçılığı yapmaktadır. Eğitimde yaşanan dinselleştirme karşısında laik-bilimsel eğitimi savunanlar, eğitimde yaşanan ticarileştirmeye karşı herkes için eşit ve parasız eğitim için mücadele eden eğitim ve bilim emekçilerinin iktidarın ve yandaşlarının hedefinde olması şaşırtıcı değildir.

Hükümetin, arkasına sığındığı OHAL kalkanıyla, yıllardır eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesi karşısında yapamadıklarını, darbe fırsatçılığı üzerinden yapmak istediği anlaşılmaktadır. Başbakan’ın son günlerde yaptığı açıklamalar, ortada suç unsuru olarak değerlendirilecek hiçbir somut delil, soruşturma ya da yargılama yokken, sadece siyasi tasarruflar üzerinden hareket edildiğini göstermektedir.

Hükümetin kendileri gibi düşünmeyen, haksızlıklar karşısında sesini yükseltenlere karşı ne kadar tahammülsüz olduğu bilinmekte, en temel sendikal eylemler bile suç kapsamına alınarak yasa dışı bir şekilde suç üretilmek istenmektedir. Çerçevesi Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle çizilmiş bulunan sendikal eylem ve faaliyetlerin, sırf hükümet politikalarına ters düştüğü için soruşturma konusu yapılması kabul edilemez. Sendikal eylemlerin siyasi baskı ve yönlendirmelerle suç kapsamına alınmak istenmesi, gücünü yasalardan alması gerekenlerin hukuku ayaklar altına alarak göz göre göre suç işlemesi anlamına gelmektedir.

OHAL hukuku dayanak yapılarak yeni tasfiye girişimleri ve hak kayıplarının hayata geçirilmesi asla kabul edilemez. Bugün oluşturulan “puslu havayı” fırsat bilerek hareket edenler, yaptıklarının bedelini hukuk karşısında mutlaka ödeyecek, kimsenin yaptığı yanına kalmayacaktır. Eğitim emekçileri bugüne kadar hiçbir baskı ve tehdit karşısında diz çökmemiş, savunduğu ilke ve değerlerden taviz vermemiştir. Bunu eğitim emekçileri de, bizlere saldırarak kendi suçlarını gizlemeye çalışanlar da çok iyi bilmektedir. 

Hükümet, yeni eğitim yılına sayılı günler kala telafisi mümkün olmayan sonuçlara ve kaosa yol açacak çocuklarımıza ve eğitim emekçilerine büyük mağduriyetler yaşatacak yasa dışı adımlar atmaktan vazgeçmeli, hukuka ve yasalara saygılı olmalıdır.

Yaşamın her alanında kendisine mutlak itaat isteyen ve bunun için her fırsatı kullananların eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesine yönelik her türlü yasa dışı müdahalesinin karşısında duracağımız bilinmelidir. Bizler çocuklarımıza ve öğrencilerimize onurlu bir gelecek bırakacağımıza söz verdik, sözümüzü mutlaka tutacağız.

Bugün iktidarın yapması gereken yaşananların siyasal sorumluluğu üstlenerek, laik bir eğitim, laik bir yaşam için adımlar atmak, kamuda tarikat ve cemaat örgütlenmelerine son vererek  sosyal devletin  gereğini yapmak, liyakat esaslı bir çalışma yaşamını  hayata geçirmektir.   

 

                                                                                                        

Muhammet İKİNCİ

                                                                                                        

KESK, CHP, ÖDP, HALKEVLERİ Adına 

 
8 Eylül 2016 Perşembe 14:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1235 - Lozan'da büyük yangın.
1789 - Liège'de (Belçika) ihtilal.
1868 - Fransız astronom Pierre Jules César Janssen helyum elementini keşfetti.
1877 - Asaph Hall, Mars'ın uydusu Phobos'u keşfetti.
1917 - Büyük Selanik yangını: şehrin %30'dan fazlası harab oldu, 70.000 kişi evsiz kaldı.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.
1944 - Yahudiler Fransa'daki toplama kampı Drancy'den kurtuldular.
1950 - Belçika Komünist Partisi başkanı Julien Lahaut, suikast sonucu öldürüldü.
1958 - Vladimir Nabokov'un romanı Lolita ABD'de yayımlandı.
1964 - Türk güreşçiler Tokyo Olimpiyatları'nda 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazandılar.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.
1983 - Alicia kasırgası Texas sahillerini vurdu; 22 kişi öldü.
1989 - Tadeusz Mazowiecki Polonya'da Doğu Avrupa'nın komünist olmayan ilk hükümetinin ilk başbakanı oldu.
1998 - Ekonomik krize düşen Rusya bütün dış borç ödemelerini durdurma kararı aldı.
1999 - 17 Ağustos Depremi
2007 - Atlas Jet'e ait bir yolcu uçağı kaçırıldı. Hiçbir can ve mal kaybının olmadığı kaçırma eyleminin ABD' yi protesto etmek amacıyla yapıldığı belirlendi. Uçak Antalya Havalimanı'na indirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:33
  • Güneş05:26
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:25
  • Akşam19:24
  • Yatsı21:02
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık