Üniversiteye girişte tek sınav geliyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » Cumhuriyet Mustafa Sönmez’i işten çıkardı.. İşte son yazısı..

Cumhuriyet Mustafa Sönmez’i işten çıkardı.. İşte son yazısı..

Son dönemde Cumhuriyet gazetesi yönetimini yoğun biçimde eleştiren Mustafa Sönmez’e, Cumhuriyet gazetesi tarafından köşe yazılarına son verildiği bildirildi.

 
5 Mart 2013 Salı 18:33 
Yorum YapYazdır
 
 
Cumhuriyet Mustafa Sönmez’i işten çıkardı.. İşte son yazısı..

Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı, ekonomist Mustafa Sönmez bundan böyle Cumhuriyet’te yazmayacak.

Sönmez, son günlerde gazete yönetimini ağır bir dille eleştiriyor, ve “Cumhuriyet’in hak ettiği bu değil” diyordu. Sönmez, aynı zamanda gazetenin yönetimine de talip olmuş ve “Bana verirseniz altı ay içerisinde hem tirajı hem de reklam gelirlerini yüzde 50 arttırırım” demişti.

Bugün gazete yönetimi tarafından Sönmez’e gönderilen yazıda “Yönetimlerin eleştirilmesi, düzeyi ne olursa olsun kabul edilebilir bir yaklaşım sayılabilir. Ancak bu eleştiri ve önerilerin gazetenin kurumsal kimliğini zedelemeden ve doğrudan yönetime iletilmesi de bir zorunluluktur. Bununla birlikte, gazetedeki yazarlara, editörlere ve muhabirlere yönelik ve sıfat da kullanarak yaptığınız açıklamaları önceden ve doğrudan iletmek yerine, herkese açık bir ortamda dile getirme tercihinizi iyi niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirmek mümkün değildir” denildi.

Telefonla görüştüğümüz Sönmez durumu teyit ederek “Yönetime bir proje sunmuştum. Belli ki kabul görmedi, tasarrufları bu oldu” dedi.

Sönmez, Cumhuriyet’te 4 yıldır yazdığını, önünde somut bir proje olmadığını ancak bundan sonra da “on yıllardır sürdürdüğü yazarlık mesleğini her zamanki gibi sürdüreceğini” belirtti.

 

İŞTE YAYIMLANAMAYAN SON YAZISI

AKP rejiminde geçen 10 yılın sonunda Türkiye’ye ne durumda? Kimileri, özellikle yabancı gözlemciler, dışarıdan bakınca pek bir sorun görmediklerini söylüyorlar. Ben de onlara gerçeği anlatmak için uzmanların “sessiz hastalık” diye de adlandırdıkları bir metaforu kullanıyorum; kemik erimesi (osteoporoz). Bu marazın sonucunda bilek ve kalça bölgesinde kırıklar yaşanıyor, ama omurgadaki kırıkları teşhiste zorlanıyor doktorlar. Çünkü omurgadaki kırıklar boyda kısalma, kamburun çıkması biçiminde dışa vuruyor, ama ağrısız yaşanıyor ya da ağrılı da olsa, hasta, bunun nedeninin kemikle ilgili olduğunu pek anlayamıyor.

Türkiye kapitalizminin şu an yaşadıkları da bir kemik erimesi. AKP rejimine denk gelen dönemde iniş-çıkışlarla büyüyor ekonomi ama büyüme, içinde hep kırılganlıklar, güçsüzlükler üretiyor. Mesela rekabet güçsüzlüğü yaratıyor ve ihracat yerine, daha çok iç pazara mahkumiyet söz konusu. İhracatta ithalata bağımlılık iyice sırıtıyor. Bu da, kemik erimesinin tezahürü işte. Ekonominin boyu kısalıyor, kamburu çıkıyor. Dış kaynak ile büyüdüğü için, yabancılar çekildiklerinde döviz kuru şoku yaşanıyor ve kemikler çıtır çıtır kırılıyor bir anda.

Kaynak: TÜİK,TCMB veri tabanı,2012 büyümesi tahmindir.

Ekonomik bünyedeki kemik erimesini üç gösterge ile izlemek mümkün. Dış sermaye girişi, büyüme hızı, cari açık. Ekonomi ancak ve ancak dış sermaye girişi ile büyüyor. Dış sermaye, sırttaki borç yükünü çevirmek, üretimi sürdürmek, tüketim kredisi için gerekli. Girişin aksamaması için döviz kuru düşük tutuluyor yıllardır. Bu, kemik eriten önemli bir zaaf işte. Çünkü düşük kur, dışarıdan gelen sermayeye güvence veriyor ama ithalatı, daha çok ithalatı cazip kılıyor, ihracatı ise ya caydırıyor ve/veya ithalata bağımlı hale getiriyor. İhracatçılar, artan oranda ithal girdi kullanarak ihracat yapıyorlar ve buradan Türkiye’nin 150 küsur milyar dolarlık ihracatı olduğu yanılsaması doğuyor, 240 milyar dolarlık ithalat unutularak…Sonuç? Kemik erimesinin tezahürü, yani büyük cari açık; 2011’de 77 milyar doları, küçülmeye rağmen, 2012’de 50 milyar doları bulan bir açık.

Kırılganlık…

AKP Türkiye’sinin kemik erimesi önlenemiyor, yavaşlatmak için ise 2012’de yapıldığı gibi frene basılıyor ve büyüme hızı bir önceki yılın yüzde 8,5 büyüme hızından yüzde 2’lere düşürülüyor. Böylesi tempo düşüşleri de kemiklerde çatırdamaya neden oluyor elbette. Ekonomi büyümediği yıllarda bile sermaye girişine kapılar açık tutuluyor. Çünkü bir tür morfine müptela ekonomi. Borç para ile döviz rezervlerine takviye yapılıyor, sonra da eşe dosta hava atılıyor, döviz rezervlerimiz tarihi seviyede, diye. Aslında ise, dış borçları, özellikle kısa vadeli olanının nasıl bir kırılganlık yarattığını kamufle etmek için yapılıyor bu.

IMF, özellikle küresel krizle birlikte, ekonomilerdeki kemik erimesinin yarattığı tahribatı anlamak için kırılganlık göstergelerinden (vulnerability indicators) oluşan bir test üretti. Ülkelerin durumu bu teste tabi tutuluyor. Kısa vadeli borçlar, kamu borçları, ülkenin milli geliri ile oranlanıyor, hanehalkı yani aile borçları, kullanılabilir gelirlere oranlanarak ne kadar yük sırtlanılmış, risk alınmış, bunlara bakılıyor. Türkiye, test sonucu, en kırılgan birkaç ülke içinde.

Erimeye Karşı…

Uzmanlar, kemik erimesine karşı beslenme sırasında ve takviye olarak yeterli kalsiyum almak gerektiğini belirtiyorlar.Güneş ışığı da çok önemli. Ama yetmiyor, fiziksel aktivite de gerekli. Bunu ekonomiye uyarlarsak, üretmek gibi bir aktivite yerine ithal edip tüketmek, hareketsizlik, tabii ki kemik yapısını zayıf düşürüyor. Üreten, döviz kazandıran değil, harcayan, tüketen bir ekonomi, kemikleri besleyemiyor, ekonomi güneş ışığından yararlanamıyor, izbelerde sürünüyor ve zayıf düşürüyor. Ekonomik yapı en küçük basınçlara karşı dayanıksız hale geliyor. Kırık çıkıklara karşı, ancak maliyeyi güçlü tutarak (mali disiplin ile) koltuk değneği yedekleniyor. Bunun için de, adaletsiz dolaylı vergiler ve özelleştirmelerle bir sınıfın kemikleri güçlendirilirken çoğunluk kitlenin kemikleri un ufak ediliyor. Yine de dışarıdan iyi gibi görünse de iskelet eriyor.

Ekonomisi kemik erimesinden muzdarip bir ülkenin siyaseti, diplomasisi, sosyal dokusu kırılgan olmaz mı? Topyekûn kemik erimesiyle ufalıyor AKP Türkiye’si.

 
5 Mart 2013 Salı 18:33 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık