SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Siyaset » Cumhurbaşkanlığı değil, sanki hükümet sözcüsü

Cumhurbaşkanlığı değil, sanki hükümet sözcüsü

Sorumsuz olduğu halde Hükümet sözcüsü gibi ülke sorunlarına ve dış politikaya ilişkin açıklamalar yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye'nin Suriye'de güvenli bölge oluşturacağı iddialarıyla ilgili sorular üzerine şu yanıtı verdi: "Bizim baştan beri söylediğimiz güvenli bölge oluşturulması tavrımız da aynen devam etmektedir. Sınırımızda alınması gereken tüm tedbirleri alacağız."

 
30 Haziran 2015 Salı 18:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Cumhurbaşkanlığı değil, sanki hükümet sözcüsü

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlediği basın toplantısında Kalın, Suriye'deki gelişmeler hakkında açıklamalarda bulunarak sınır ötesi operasyonun ne kadar yakın olduğu ile Türkiye'nin bu konuda tek taraflı adım atıp atmayacağı sorusu için "Suriye konusunda baştan beri uluslararası toplumla hareket edeceğimizi, tek taraflı bir eylemin içinde olmayacağımızı ifade ettik. Türkiye'nin DEAŞ terör örgütüyle hiçbir ilişkisi yoktur, bundan sonra da olmayacaktır. Burada bizim sınırımızı güvence altına almak için tedbirleri 'Türkiye savaşa giriyor' gibi başlıklarla yorumlamak da sağlıklı değil. Bir ülkenin kendi sınırlarını güvenlik altına alması için tedbirler alması onun en asli görevidir" dedi.

'KİRLİ İTTİFAKLARIN ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLADIĞINI GÖRÜYORUZ'

Suriye'deki gelişmeler hakkında Türkiye sınırında hiçbir terör örgütünün yer tutmasına olumlu bakmadıklarını vurgulayan Kalın, "Bu terör örgütünün mutlaka ortadan kaldırılması, şüphesiz bölge ülkeleri, bölge istikrarı için büyük önem arz ediyor. Esed rejimi var olmaya devam ettiği sürece, DEAŞ gibi terör örgütleri Suriye'de kendilerine yer bulmaya devam edecekler. Son zamanlarda Esed rejimi ile DEAŞ arasında birtakım kirli ilişkilerin, ittifakların yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığını görüyoruz. Suriye, terör örgütü DEAŞ'ı, ılımlı ve uluslararası topluluğun kabul ettiği Suriye muhalefetini ve Hür Suriye Ordusu zayıflatmak amacıyla kullanmaktadır. Bunun birçok örneğini geçtiğimiz aylar içerisinde gördük. DEAŞ ile mücadele adı altında, Suriye'nin kuzeyinde fiili durumlar yaratılması, demografik dengeyle oynanması konusundaki insanların zorla göçe mecbur bırakılması şeklindeki hadiseleri de kabul etmemiz mümkün değil. Bizim baştan beri söylediğimiz uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge oluşturulması konusundaki tavrımız da aynen devam etmektedir. Son günlerde yaşanan hadiseler de bu konudaki tutumumuzun ne kadar haklı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu konuyu uluslararası kurum ve kuruluşlarla istişare etmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz kısa süre zarfında Dışişleri Bakanlığımız aracılığıyla, BM Genel Sekreteri, İngiltere, Rusya, ABD, Fransa, Çin, Malezya, AB, NATO ile bu konularda istişareler yapılmış, görüşlerimiz kendilerine aktarılmıştır. Özellikle Suriye sınırında yaşanan hadiselerin sadece Türkiye'nin meselesi olmadığı aslında bütün bölgenin küresel terörizmle mücadele konusunda bir anlamda bütün dünyanın sorunu olduğu ifade edilmiştir" diye konuştu.

'ÇİN HALK CUMHURİYETİ'NDEN GELEN BU TÜR HABERLER KONUSUNDA ENDİŞELİYİZ'

Doğu Türkistan'da Ramazan ayı dolayısıyla oruç tutanlara yönelik gerçekleştirilen uygulamaları kabul etmediklerini açıklayan Kalın, "Son günlerde tekrar gündemimize gelen Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sincan Uygur Özerk bölgesinde yaşanan hadiselerle ilgili, bize ulaşan bilgiler çerçevesinde Ramazan ayı münasebetiyle birtakım kısıtlamalara gidildiği, zorla oruç tutturulmama gibi uygulamaların yapıldığı, oruç tutanlara müdahale edildiği şeklinde birtakım haberlerin geldiği malumdur. Bu sabah itibariyle, Dışişleri Bakanlığımız Çin'in Ankara'daki büyükelçiliğini davet ederek bu konudaki endişelerimizi kendilerine iletmiştir. Biz toprak bütünlüğüne, huzur ve güvenliğine önem atfettiğimiz ve iyi ilişkiler geliştirdiğimiz Çin Halk Cumhuriyeti'nden gelen bu tür haberler konusunda endişeli olduğumuzu bir defa daha ifade etmek istiyoruz. Bu çerçevede Çinli yetkililerin de gerekli olumlu adımları atacağını ümit ediyor, bu adımları en kısa sürede bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

'CUMHURBAŞKANIMIZIN GÖREVİ HÜKÜMETİ KURMA YETKİSİ VERDİKTEN SONRA SÜRECİ İZLEMESİ OLACAK'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başkanlık Divanı kurulmadan hükümeti kurma görevini verip vermeyeceği sorulan Kalın, "Tamamen spekülasyonlara dayalı belki de yönlendirme amaçlı bilemiyoruz ama bu tür haberler yapılınca biz gerçekten üzülüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Meclis başkanı seçilmeden önce hükümet kurma görevi verme gibi niyeti olmadığını kendisi de bizzat açıkladı. Divan Başkanlığı kurulacak bu önümüzdeki süreç içinde, Cumhurbaşkanımız hükümeti kurma görevini Meclis'te en fazla sandalye sayısı olan parti genel başkanına, bir milletvekili olarak geçiyor biliyorsunuz resmi kayıtlarda, bu görevi verecek. Kendisinin de ifade ettiği gibi Anayasanın çizdiği çerçevede bütün süreç takip edilecek. Cumhurbaşkanı olarak Cumhurbaşkanımızın görevi hükümeti kurma yetkisi verdikten sonra süreci izlemesi, 45 günlük süreci yönetmesi olacak" şeklinde konuştu.

'SURİYE KONUSUNDA ULUSLARARASI TOPLUMLA HAREKET EDERİZ'

Suriye'deki gelişmeler doğrultusunda sınır ötesi operasyonun ne kadar yakın olduğu ile Türkiye'nin tek taraflı bir adım atıp atmayacağı sorulan Kalın, "Suriye konusunda, baştan beri uluslararası toplumla hareket edeceğimizi, tek taraflı bir eylemin içinde olmayacağımızı ifade ettik. Güvenli bölge, uçuşa yasak bölge gibi girişimlerimiz bu ilkeden hareketle yapılmıştır. Son gelişmeler bizim sınırımızı güvenlik noktasında zorlamaya başlamış durumdadır. Bu konuda uluslararası temaslarımızı devam ettireceğiz. Fakat aynı zamanda biz kendi sınırımızda almamız gereken ne tür tedbirler varsa bunları da detaylandırıp bu tedbirler de elbette alınacaktır. Bu çerçevede zaman zaman yapılan bazı açıklamalar oluyor. Bir iki hafta içerisinde, Telabyad ve Kobani’deki saldırılarla ilgili olarak Türkiye’yi DEAŞ ile aynı çerçevede göstermeye çalışan birtakım girişimler oldu. Türkiye’nin DEAŞ terör örgütüyle hiçbir ilişkisi yoktur, bundan sonra da olmayacaktır. Burada bizim sınırımızı güvence altına almak için tedbirleri 'Türkiye savaşa giriyor' gibi başlıklarla yorumlamak da sağlıklı değil. Bir ülkenin kendi sınırlarını güvenlik altına alması için tedbirler alması onun en asli görevidir. Bizim sınır boyu yapacağımız bu güvenlik tedbirleri tamamen bizim kendi vatandaşlarımızı ve sınır güvenliğimizi sağlamaya yöneliktir. Uluslararası toplumun öngörüsüzlüğü maalesef Suriye Savaşının çok daha vahim şekilde ilerlemesine neden olmaya devam ediyor. Bu konuda biz gerekli uyarıları yapmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

'PYD İLE VEYA TEMSİLCİLERİYLE YAPILMIŞ RESMİ TEMASIMIZ SÖZKONUSU DEĞİL'

PYD Lideri Salih Müslim'in açıklamaları hatırlatılarak PYD ile resmi ya da gayri resmi bir görüşme yapılıp yapılmadığı sorulan Kalın, şunları kaydetti: "Şu aşamada PYD ile veya onun temsilcileriyle yapılmış resmi bir temasımız sözkonusu değil. Salih Müslim’in Kobani’ye diren DEAŞ'çılar Türkiye'den geldi, gibi açıklamaları ki orada da bazı tutarsızlıklar var, orada da bir kargaşa olduğu anlaşılıyor. O tür imalar bile bir kere kabul edilemez iddialardır, suçlamalardır. Bunları reddediyoruz. Türkiye’ye yönelik bu tür yorumların hiçbir gerçekliği yoktur. Kobani’de olaylar gerçekleştiği zaman üç gün içinde 190 küsür bin Kobaniliyi bu ülkeye alan yine Türkiye’dir. Kamplara bakın hangi insanların kabul edildiğine bakın, mağdur ve mazlum olan insanlara bu ülkenin kapıları açıktır. Fakat burada Türkiye’yi şaibe altında bırakmayı amaçlayan kampanyaları da şiddetle kınadığımızı ifade etmek isteriz. Bu kampanyayı yürütenler ateşle oynadıklarının farkında olmalılar. Türkiye’deki barışı huzuru bozmaya çalışanlar nasıl bir oyunun içinde olduklarını görmek zorundadırlar. Bize teşekkür etmesi gerekenlerin dönüp Türkiye'yi terörist olmakla, teröristlerle iş birliği yapmakla, 'terörist Erdoğan' gibi sosyal medyadan kampanyalar yürütmekle bir yere varabileceklerini zannediyorlarsa büyük bir yanılgı içinde olduklarını bilmek gerekir"

'BİZ HİÇBİR ZAMAN TAMPON BÖLGE DEMEDİK'

Tampon bölge konusunda Lübnan modeli olabileceği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Kalın, "Yok, bunlar spekülasyon. Biz hiçbir zaman tampon bölge demedik. Onun statüsü farklı. Biz güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge oluşturulması gerektiğini söyledik. En uygun zemin budur dedik. Bu görüşümüzü de ifade etmeye devam ediyoruz" diye yanıt verdi.

'SURİYE REJİMİ; DEAŞ'I, HÜR SURİYE ORDUSUNU ZAYIFLATMAK AMACIYLA KULLANMAYA DEVAM EDİYOR'

Suriye rejiminin DEAŞ'ı kullandığına dair sözleri hatırlatılan Kalın, bu konuda somut bir belgeye sahip olup olmadıkları sorusu için "Bu konuda basına da yansıyan epey şeyler oldu. Bunu farklı kaynaklardan teyit etmek mümkün. Baştan beri Suriye rejimi; DEAŞ'ı, Hür Suriye Ordusunu ve diğer muhalif grupları bölmek, zayıflatmak amacıyla kullandı, kullanmaya da devam ediyor. DEAŞ'ın Irak Sınırına kadar o bölgede nasıl alan hakimiyeti sağladığına bakarsanız bunu çok net şekilde görürsünüz" dedi.

'CUMHURBAŞKANIMIZIN TAKDİRİYLE ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE YAPILABİLECEK BİR TASARRUFTUR'

Egemen Bağış’ın danışman olarak atanacağı yönündeki iddialar sorulan Kalın, bu konunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tasarrufunda olduğunu belirterek "Egemen Bağış Bey ile ilgili bu haberler doğru değildir. Böyle bir atama söz konusu değil. Kendisine baş danışman atamak Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirindedir. Şu anda yapılmış herhangi bir atama söz konusu değil. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle bu önümüzdeki günlerde yapılabilecek bir tasarruftur" ifadelerini kullandı.

'BORÇ VERİLMESİYLE İLGİLİ BİZE ULAŞAN TALEP SÖZ KONUSU DEĞİL'

Yunanistan'daki gelişmeler üzerinden Türkiye'nin Yunanistan'a ekonomik olarak destek verip vermeyeceği sorulan Kalın, "Dün Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu mevkidaşıyla bir görüşme yaptı. Bizim üzerimize düşen bir şey olursa, biz Yunanistan’a her tür yardımı yapmaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Ama bu borç verilmesiyle ilgili bize ulaşan talep söz konusu değil. Ama Yunanistan’ın geçirdiği bu zor dönemde Türkiye her türlü yardımı yapmak için hazırdır. Komşumuzun istikrarının sağlanması bizim için önem arz etmektedir. Umarım Yunan halkı da bu sıkıntılı günlerden en kısa zamanda kurtulur" diye konuştu.

 
30 Haziran 2015 Salı 18:52 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>ali veli</p> <p>2015-06-30 22:43:43</p> <p>bu sözcüyüde kardeşim gece görsem korkarım valla</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
22
7
8
7
29
9
Bursaspor
22
8
4
10
28
10
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
11
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
12
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
13
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:12
  • Güneş06:52
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:51
  • Akşam18:16
  • Yatsı19:46
 
Tarihte Bugün
1618 - Sultan I. Mustafa tahttan indirildi ve yerine II. Osman padişah oldu.
1658 - Danimarka ve İsveç arasında Roskilde Antlaşması imzalandı.
1815 - Napolyon Bonapart Elba'dan kaçtı.
1848 - Fransa'da ikinci cumhuriyet ilan edildi.
1870 - New York'ta ilk metro çalışmaya başladı.
1910 - İstanbul'da ilk solcu gazete "İştirak" yayımlanmaya başladı. Gazete Hüseyin Hilmi tarafından çıkarıldı.
1925 - Fransızların yönetiminde bulunan tütün rejisinin (tekelinin) 1 Mart 1925'den itibaren lağvedildiğine ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi.
1934 - İstanbul Belediyesi, evlerin bazılarında görülen "kafes"lerin (cumbaların) kaldırılmasını kararlaştırdı.
1936 - Fatih-Harbiye tramvayı Beyoğlu'nda devrildi; iki kişi öldü, 30 kişi yaralandı.
1943 - İstanbul'da Varlık Vergisi'ni ödemeyen 160 kişi Aşkale'ye gönderildi.
1944 - Hükümet aile sahibi olan memurlara onar lira ikramiye verilmesini kabul etti.
1950 - Milli güreşçi Yaşar Doğu Lahor'da Pakistan şampiyonu Kala'yı bir dakikada tuş etti.
1952 - Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın atom bombasına sahip olduğunu ilan etti.
1967 - Amerika Birleşik Devletleri 25 bin askerle Vietkong'a saldırıya geçti.
1976 - Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında "Savunma İşbirliği Anlaşması" imzalandı.
1985 - Tarık Akan 35. Berlin Film Şenliğinde" Jüri Özel Ödülü'nü kazandı. Ödül Zeki Ökten'in yönettiği Pehlivan adlı filmdeki rolüyle verildi. Ancak, Tarık Akan pasaport verilmediği için ödül almaya gidemedi.
1988 - İşkence, İnsanlık dışı ve Küçültücü Davranışların Önlenmesi Avrupa Sözleşmesi Türkiye tarafından onaylandı.
1990 - Sandinistalar Nikaragua seçimlerinde yenilgiye uğradılar.
1991 - Saddam Hüseyin Bağdat radyosunda yaptığı açıklamada Irak ordusunun Kuveyt'ten çekildiğini duyurdu.
1992 - Hocalı Katliamı Azerbaycan'ın Hocalı kentine giren silahlı Ermeni gruplar 613 Azeri'yi öldürdü.
1992 - 200 metre uzunluğunda tünel kazan 11 tutuklu Kayseri Cezaevi'nden firar etti.
1993 - New York'ta bulunan World Trade Center'in altındaki otoparkta bir kamyonda meydana gelen patlamada 6 kişi öldü, binden fazla yaralı var.
1997 - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, Başbakan ve RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a, rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdiği belirtildi
1998 - Nutuk Rumcaya çevrildi.
1999 - İran'da 1979 İslam Devrimi'nden sonra ilk belediye seçimleri yapıldı. Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'yi destekleyen ılımlı adaylar Tahran belediye meclisindeki 15 sandalyeden 13'ünü kazandılar.
2001 - Taliban örgütü mensupları Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.
2004 - Amerika Birleşik Devletleri, 23 yıldır sürdürdüğü Libya'ya seyahat yasağını sona erdirdi.
2004 - Makedonya devlet başkanı Boris Trajkovski, ile beraberindekilerden 8 kişi uçağın Bosna-Hersek'in Mostar kenti yakınlarında düşmesi sonucu öldü. Traykovski'nin yerine 12 Mayıs'ta Branko Çırvenkovski geçti.
364 - I. Valentinian Roma İmparatoru oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık