ŞOK! CHP'li vekile FETÖ üyeliğinden soruşturma!

Ana Sayfa » Siyaset » 'Cumhurbaşkanı Erdoğan anayasa suçu işliyor'

'Cumhurbaşkanı Erdoğan anayasa suçu işliyor'

Hukukçular, Erdoğan’ın bir kez daha “anayasa suçu” işlediği görüşünü dile getirdiler. Erdoğan’ın, yargıya talimatı sonrasında Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklandığını anımsatan CHP’li Sezgin Tanrıkulu, şimdi de TBMM’ye müdahaleci bir tutum sergilediğine dikkat çekti.

 
3 Ocak 2016 Pazar 12:10 
Yorum YapYazdır
 
 
'Cumhurbaşkanı Erdoğan anayasa suçu işliyor'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan gezisi dönüşünde, başta eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere HDP milletvekillerinin özerklik açıklamaları nedeniyle “dokunulmazlıklarının kaldırılması” talimatı, dokunulmazlık tartışmasını bir kez daha siyasi gündeme taşırken, Erdoğan’ın “yargıdan sonra yasamaya” da talimat vermesine hukukçulardan tepki geldi. Hukukçular, HDP’lileri “anayasa suçu” işlemekle suçlayan Erdoğan’ın, “Yargıdan sonra, yasama organı olan TBMM’ye talimat” vererek, bir kez daha “anayasa suçu” işlediği görüşünü dile getirdiler.

Erdoğan kanunları

Erdoğan’ın hedef gösterdiği HDP’nin hukuk işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Erdoğan’ın açıklamaları ile “kuvvetler ayrılığı” ilkesinin tamamen ayaklar altına alındığına dikkat çekti. Erdoğan’ın “başkanlık” sistemindeki yetkilerin çok üzerinde “tek adam” yetkisi kullandığını belirten Beştaş, en büyük anayasa ihlalini şu anda Erdoğan’ın yaptığına işaret etti. Beştaş, “Yeminine sadık kalmayan, hukuku her an kendisi çiğneyen, hukuksuzluğun liderliğini yapan şahsiyet olarak bu tavırları hukuk çerçevesinde izah etmek mümkün değil. Hukuk olsaydı, kendisinin hedef göstermesinin ardından gazetenizin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilciniz Erdem Gül tutuklanmazdı” dedi.

Erdoğan’ın HDP’yi hedef almasının yeni olmadığını, bu talimatın 7 Haziran seçimleri öncesinde başlayan “baskı, şiddet, özgürlüklerin askıya alınması” konseptinin uzantısı olduğu görüşünü dile getiren Beştaş, yaklaşık 2 yıl önce de dönemin BDP Eşbaşkanı ve milletvekilleri hakkında benzer talimatı Erdoğan’ın verdiğini anımsattı. Erdoğan’ın açıklamalarının “halkı karşı karşıya getirmek” için bir algı oluşturma amacı taşıdığına dikkat çeken Yüksekdağ, dokunulmazlıkların kaldırılmasının yüzde 70’i HDP’ye oy vermiş “bölge halkını cezalandırma” amacı taşıdığı gibi fiilen de “kapatma” anlamına geleceğine dikakt çekti. Beştaş, eşbaşkanları, MYK üyeleri, milletvekilleri hakkında soruşturma başlatılmış bir partinin fiilen çalışmasının mümkün olamayacağı görüşünü dile getirdi.

 

‘Çözüm TBMM dışına itilir’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yargının ardından yasama organına da “talimat” vermesine CHP’den de tepki geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Erdoğan’ın tarafsız bir cumhurbaşkanı kimliği taşımadığını belirtirken, tüm kurumları da doğrudan “kendisine bağlı” görüp, emir yağdırdığına dikkat çekti. Erdoğan’ın, yargıya talimatı sonrasında Dündar ve Gül’ün tutuklandığını anımsatan Tanrıkulu, şimdi de yasama organı olan TBMM’nin görev alanına giren dokunulmazlıklar konusunda müdahaleci bir tutum sergilediğine dikkat çekti. Tanrıkulu, HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının, onları parlamento zemini dışına itmek, dolayısıyla Kürt sorununun TBMM zemininde çözüm arayışını engelleme anlamına geleceğine işaret ederek, “Böyle bir şeyin dillendirilmesi bile çok yanlıştır. Türkiye, geçmişte bunun bedelini çok ağır ödedi. Ancak eğer yeniden dokunulmazlıklar kaldırılırsa, geldiğimiz noktada, bunun bedelleri geçmişten çok daha ağır olacaktır” diye konuştu.

 

MHP: Kapatılmalı

MHP, HDP’lilerin özerklik açıklamaları, milletvekili dokunulmazlığı kapsamına girmeyen “terör suçu” olarak değerlendiriyor. Bu nedenle de HDP’lilerin dosyalarının “dokunulmazlık” kapsamında değerlendirilemeyeceğini, terör suçu kapsamında yargılanmaları gerektiği görüşünü savunuyor. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, terörü öven ve destek verenlerin “dokunulmazlık zırhı” altına alınmasını yanlışlığını savunurken, ayrıca bu kişilerin içinde yer aldığı siyasi oluşumun da “siyasi parti” sayılmayacağını ve kapatılmaları gerektiği görüşünü dile getirdi. Sadece HDP’lilerin değil, “geçmişte HDP’lilere yol arkadaşlığı” eden herkesin soruşturulması gerektiğini belirten Vural, Erdoğan’ın bir yandan dokunulmazlık kaldırılsın derken, parti kapatmaya karşı çıkmasını da “ikircikli tavır” olarak nitelendirdi.

 

'Anayasaya da yetkilerine de aykırı'

Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Erdoğan’ın hem yargıya, hem de yasama organına talimat vermesinin açık anayasa ihlali olduğuna dikkat çekerken, bunun sadece yargı bağımsızlığını düzenleyen 138. maddeye değil, aynı zamanda cumhurbaşkanının yetkilerini düzenleyen hükümlere ve “güçler ayrılığı”, kişi güvenliğini, düşünceyi ifade özgürlüğne ilişkin hükümlerine de aykırılık oluşturduğuna işaret ediyor. Cumhurbaşkanının anayasayı ihlal anlamına gelen eylem ve söylemlerinin “cumhurbaşkanı sorumsuzluğu” kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade eden Kaboğlu, şu görüşü dile getiriyor: “Sürekli anayasayı ihlal eden Cumhurbaşkanı ve AKP kurmaylarının, HDP’yi anayasa ihlal etti diye köşeye sıkıştırmaları daironik bir durum. Özerklik söylemleri, Anayasa’ya göre şiddeti övmediği ve şiddete başvurmadığı sürece düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilir. Ancak Cumhurbaşkanı, gerek yargının, gerekse yasamanın yetki alanına müdahale ederek, anayasadaki yetkilerini çiğniyor. Aslında kendisi anayasa suçu işlemiş konuma düşüyor.” Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu da dokunulmazlık konusunun Türkiye’nin “dramı” olduğunu vurgularken, tarafsız olması gereken cumhurbaşkanının bu konuda talimat vermesinin doğru olmadığını ifade ediyor. Yüzbaşıoğlu, “Eğer dokunulmazlık kaldırılacaksa, sınırlanacaksa, bu konuda objektif olunmalı. Yani sadece belli partiden ya da belli suç isnatlarından değil, milletvekillerine dönük tüm suç isnatlarından kaldırılmalı” görüşünü dile getiriyor. Cumhurbaşkanın bir siyasi partiyi hedef alarak, dokunulmazlık konusunu gündeme getirmesinin demokrasi açısından sıkıntılı olduğuna işaret eden Yüzbaşıoğlu, “Dokunulmazlık konusunda tüm suç isnatları konusunda adil ve eşit uygulama olmadığı taktirde, bu muhalefet üzerinde bir baskı aracı haline gelir” diyor.

 
3 Ocak 2016 Pazar 12:10 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>MUSTAFA MERTTÜRK</p> <p>2016-01-04 10:46:26</p> <p>ŞU HUKUKÇULARDA NE ÇOK ŞEY BİLİYOR,ÜLKENİN KALKINMASININ VE İSTİKRARININ ÖNÜNÜMÜ KESMEK İSTİYOR BU HUKUKÇULAR.....</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1907 - II. Abdülhamid, motosiklet ve otomobil gibi sıvı yakıtlı çağdaş taşıtların ithaline izin verdi.
1915 - Anafartalar Savaşı
1915 - Çanakkale'de Kireçtepe muharebesi kazanıldı.
1922 - Büyük Taarruz öncesinde Mustafa Kemal Paşa, gece gizlice cepheye hareket etti.
1945 - Endonezya'nın Hollanda'dan bağımsızlığını ilan edişi.
1949 - Erzurum, Bingöl ve ilçesi Karlıova'da meydana gelen 6.7 şiddetindeki depremde 450 kişi öldü, 1.500'ü aşkın ev yıkıldı.
1952 - Türkiye ve Yunanistan, Ege Denizi'nde ortak tatbikata başladılar.
1967 - İzmir Aliağa Rafinerisi'nin temeli Başbakan Süleyman Demirel tarafından atıldı.
1974 - Türk birlikleri Karpaz Yarımadası'nı gerilla saldırıları düzenleyen Rum askerlerinden arındırdı. Son olarak, ateşkes ihlallerini gerekçe göstererek Yeşilırmak bölgesinde mahsur kalan Türkleri kurtardı.
1975 - Bir Filistin Kurtuluş Örgütü heyeti, destek sağlamak ve büro açmak için Ankara'ya geldi.
1976 - Sivas'ta demir çelik tesisleri kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
1978 - İran'da Şah rejimine karşı iç savaş başlatıldı.
1987 - Steffi Graf, Dünya Tenis Birliği 'Kadınlar Sıralaması'nda, Martina Navratilova'yı geride bırakarak birinciliğe yerleşti. Graf, bu başarıyı kazandığında henüz 18 yaşındaydı ve 1987'de, içinde Fransa Açık'ın bulunduğu 8 turnuva kazanmıştı.
1988 - Ziya-ül Hak düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
1990 - İncirlik Hava Üssü'nün kapıları ilk kez basına açıldı.
1996 - Rusya ile Çeçenistan arasında resmî olarak ateşkes antlaşması imzalandı.
1996 - Etiyopya birlikleri, Somalili 232 Müslümanı öldürdü.
1997 - Erciyes Gazetesi, Hasan Sami Bolak tarafından Kayseri'de kuruldu.
1998 - Alaattin Çakıcı, Fransa'nın Nice kentinde yakalandı.
1999 - Kocaeli-Gölcük merkezli 7.6 şiddetindeki Marmara depreminde, 20 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Depremde ülkenin can damarı sanayi tesisleri de büyük hasar gördü. Hasarlı konut ve işyeri sayısı 245 bini aştı.
2000 - Picasso'nun, The Portre Of Young Women isimli kayıp tablosu Şanlıurfa'da ele geçirildi. Daha önce de Picasso'ya ait La fermiere tablosu İzmir'de ve Dora Maar tablosu da Selçuk'ta ele geçirilmişti.
2004 - Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine Büyükelçi Yiğit Alpogan atandı (MGK'nun il sivil sekreteri).
2009 - Usain Bolt 100 metreyi 09:58 saniyede koşarak dünya rekoru kırdı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:32
  • Güneş05:25
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:25
  • Akşam19:26
  • Yatsı21:04
 
Süper Loto
10.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041038414349
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık