Eski Ülkü Ocakları genel başkanlarından 'anayasa' çağrısı

Ana Sayfa » Siyaset » Çözüm süreci yürüten Erdoğan'dan, ''Ne Kürt sorunu'' çıkışı

Çözüm süreci yürüten Erdoğan'dan, ''Ne Kürt sorunu'' çıkışı

Türkiye Cumhuriyeti devleti, onun istemiyle çözüm süreci adı altında PKK ile görüşmeleri sürdürür, protokol ya da anlaşmalar imza atarken, Erdoğan'ın yeni çıkışı çok büyük tartışmalar yaratacağa benziyor. Ülkede Kürt sorunu olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kardeşim ne Kürt sorunu ya. Artık böyle bir şey yok. Bir Kürt olarak neyin eksik senin." dedi. Erdoğan böylece bir anlamda, kendi başlattığı çözüm sürecinin karşılığı olmadığını, bittiğini ilan etmiş oldu.

 
15 Mart 2015 Pazar 13:20 
Yorum YapYazdır
 
 
Çözüm süreci yürüten Erdoğan'dan, ''Ne Kürt sorunu'' çıkışı

Balıkesir'de Ekonomi Ödülleri Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkede artık Kürt sorunu olmadığını savunarak, "Kardeşim ne Kürt sorunu ya. Neyin eksik senin. Bir Kürt olarak sen bu ülkede Cumhurbaşkanı oldun mu? Oldun. Başbakan çıkardın mı? Çıkardın. Bakan çıkardın mı? Çıkardın. Devletin en üst kademelerine yönetici gönderdin mi, gönderiyor musun? Var. Türk Silahlı Kuvvetlerinde var mısın? Var. Ne istiyorsun daha, ne istiyorsun?" serzenişinde bulundu.
İşte Erdoğan'ın o sözleri:

"KARDEŞİM NE KÜRT SORUNU YA!"
"40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz. Hala bunlar buradalar, böyle yürünmez. Ülkeye zarar veriyorsunuz. Karşımızda tüm umudunu sokak olaylarına, Vandalların eylemlerine bağlamış bir hastalıklı zihniyet var. Buralarda bizim terörle mücadelede neler kaybettiğimiz belli. Eğer biz bu kayıplara uğramamış olsaydık, bugün çok çok farklı yerde olacaktık. Şimdi varsa bakıyorsun, Kürt sorunu. Kardeşim ne Kürt sorunu ya. Artık böyle bir şey yok. 2005'te Diyarbakır konuşmamda açıkladım. Her etnik unsurun kendine has sorunları var. Dün Roman kardeşlerime de söyledim, Türk'ün de Roman kardeşlerimin de sorunu var, Boşnak'ın da sorunu var, Laz'ın da sorunu var. hepsinin sorunu var.

"BİZDEN FARKLI NEYİNİZ VAR, HER ŞEYE SAHİPSİNİZ"
Kardeşim neyin eksik senin. Bir Kürt olarak sen bu ülkede Cumhurbaşkanı oldun mu? Oldun. Başbakan çıkardın mı? Çıkardın. Bakan çıkardın mı? Çıkardın. Devletin en üst kademelerine yönetici gönderdin mi, gönderiyor musun? Var. Türk Silahlı Kuvvetlerinde var mısın? Var. Ne istiyorsun daha, ne istiyorsun?
Yol yoktu yolunuzu yaptık, havaalanı yapıyoruz yaptırtmıyorlar. İş adamlarının, müteahhitlerinin makinalarını yakıyorlar. E niye yakıyorsun? Iğdır'a yaptık, Ağrı'ya yaptık, Kars'a havalimanı. Bu devlet bir ayrım yaptı mı? Kardeşlerim dert başka. Biz ret politikalarını ayaklarımızın altına aldık. Biz asimilasyon politikalarını ayaklarımızın altına aldık. Çünkü biz şunu söyledik, yaratılanı yaratandan ötürü sevdik, seviyoruz, seveceğiz. Başbakanken de Türk'e kardeşim dediğim gibi Kürt'e de kardeşim dedim, Laza da kardeşim dedim, bugün de öyle."

 

DİĞER MESAJLARI

 

Siyaset gündeminde uzun süredir tartışılan "parti kapatma" haberleriyle ilgili ilk kez konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, farklı bir yaklaşım ortaya koydu. Erdoğan, "Bu düşüncemi ilk kez açıklıyorum. Partiler madem ki tüzel kişiliktir, gerçek kişiyle tüzel kişiliği birbirine karıştırmayalım. Tüzel kişiye ceza verilir mi ya? Ceza kime verilmesi lazım gerçek kişiye verilmesi lazım. Bir partinin başkanı suç işlediyse ver." açıklamasında bulundu.
Erdoğan, "Balıkesir Ekonomi Ödülleri 2015" töreninde yaptığı konuşmada, Meclisin gündeminde olan parti kapatılmasıyla ilgili Anayasa değişikliği teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Şimdi 'parti kapatılsın, kapatılmasın' bunu tartışıyorlar. Şu anda cumhurbaşkanı sıfatıyla değil şimdi de başbakan ve genel başkan olduğum dönem sıfatıyla konuşuyorum. Partilerin kapatılmamasıyla alakalı, 2010 Anayasa değişikliğini yaparken, biz 'Gelin partileri kapatmayalım' dedik" ifadesini kullanan Erdoğan, ilgili madde görüşülürken muhalefet partilerinin TBMM'yi terk ettiğini, AK Parti'den bazı milletvekillerinin Genel Kurul'a gelmediğini hatırlattı.
"MUHALEFET SAMİMİ DAVRANMADI"
O gün referandum şansının yakalanamadığını belirten Erdoğan, kendilerinin samimi davrandığını ancak muhalefetin samimi olmadığını söyledi.
AK Parti'nin konuyla ilgili Anayasa değişikliği teklifinin, 13 Mart 2015 Cuma günü TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"İNŞALLAH ÜLKEMDE PARTİ KAPATILMASI TARİH OLUR"
"İnşallah Genel Kurul'dan da geçmek suretiyle artık ülkemde parti kapatılması tarih olur. Bana kalırsa, ben bu işin herhangi bir şeye bağlanmasını dahi doğru bulmuyorum. Benim düşüncem, ilk defa burada açıklıyorum, o da şudur: Ben partileri, madem ki tüzel kişiliktir, gerçek kişi ile tüzel kişiliği birbirine karıştırmayalım. Hani hep nüktedir, biliyorsunuz, tüzel kişiye ceza verilir mi? Cezanın gerçek kişiye verilmesi lazım. Bir partinin başkanı suç işlediyse ver, üyeleri suç işlediyse kendisine ver ama bir partiye bu cezayı neden veriyorsun? Mesela şu anda iktidar partisinin yaklaşık 22 milyon oy vereni, seçmeni var. O partiyi siz kapattığınız anda bu ne demektir, 22 milyonu cezalandırıyorsunuz. Bu adalet midir, böyle şey olur mu? Tekrar yenisi kurulur o ayrı mesele ama niçin bu denli yanlış bir adımı atıyorsunuz?
"BEN DİYORUM Kİ ŞÖYLE OLMASI LAZIM"
Ben diyorum ki şöyle olması lazım: bir siyasi partinin kapatılması gibi bir madde gündeme gelse, bunun için söylenmesi gereken, 'Bir siyasi partinin kapatılması teklif dahi edilemez' diye bir hükmün oraya gelmesi lazım. Ancak suçu işleyen kimse onlar bu işin bedelini öder. Olay bu olması lazım. Kökünden bunun kazınması lazım. Aynı şeyi ben vakıflar, dernekler için de söylüyorum. Derneği, vakfı neden kapatacaksın? Suç işleyen kimse gel onları cezalandır. Tabelayı cezalandırmakla bir yere varamazsın."
Erdoğan'ın konuşmasından diğer satır başları şöyle:
"Balıkesir Sanayi ve Ticaret Odası'nı, SGK Müdürlüğü'nü ve Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı'nı tebrik ediyorum. Ödül alanları da tebrik ediyorum. Bu vesileyle 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminde şahsıma gösterdiği teveccüh için sizlere, Balıkesir'e en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
"HİÇ ENDİŞE ETMEYİN, ÇOĞU GİTTİ AZI KALDI"
Hiç endişe etmeyin çoğu gitti azı kaldı. 2023'ten sonraki Türkiye tıpkı 2002'den sonraki Türkiye gibi bambaşka Türkiye olacak. Soruyorsun peki senin isteğin ne arkadaş söylesene. Ne bir proje var ne bir dikili taşları var. Ama karalama deyince var. Anadolu'da güzel bir söz var "oturarak hızır beklenmez" hedeflerimize ulaşmak için çok çalışacağız.
"DIŞ GÜÇLER KADAR İÇERİDEKİ MAŞALAR DA ÇIKTI"
Bu süreçte açık konuşayım, dış güçler kadar içerideki maşaları da çıktı. Kimi zaman kapatma davalarıyla ortaya çıktılar. Kimi zaman ekonomik siyasi sosyal kriz çıkarma çabalarıyla Türkiye'yi kötü günlerine döndürmenin gayreti içine girdiler. Gezi'den 17-25 Aralık darbe teşebbüsüne kadar yaşadığımız hadiselerin gerisinde bu gayret var.
"BUNLARI HEPSİ KOSKOCA BİR HİÇ"
Dövizle faizle manipülasyonla, MİT müsteşarıyla ellerine ne geçerse onunla aynı yöndeki gayretlerini sürdürüyorlar. Ekonomide kriz görüntüsü için çalışıyorlar. Ama nafile, bunların hepsi koskoca bir hiç. Dışardan birileri, köşelerinde bir şeyler yazıyorlar. Bunların hiçbirisi bizim aklımıza girmez. Biz ne yaptığımızı nasıl çalıştığımızı aldığımız neticelerle ortaya koyuyoruz. Filanca iş adamının, holdingin, yazarın yazdıkları yazılar bizim aramızdaki muhabbeti ortadan kaldırmaz.
"BOŞUNA UĞRAŞMAYIN, YAPAMAZSINIZ"
Birileri köşelerinde yazıyor, sayın Gül ile ilgili, şahsımla ilgili, başbakanımızla ilgili yazıyorlar. Dertleri bunları birbirine düşürebilir miyiz? Yahu boşuna uğraşmayın, bunu yapamazsınız. Eğer üreteceğiniz bir şey varsa gelin bu yarışa girin ve yerinizi alın.
"KARDEŞİM NE KÜRT SORUNU YA! ARTIK BÖYLE BİR ŞEY YOK"
40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz. Hala bunlar buradalar, böyle yürünmez. Ülkeye zarar veriyorsunuz. Karşımızda tüm umudunu sokak olaylarına, Vandalların eylemlerine bağlamış bir hastalıklı zihniyet var. Buralarda bizim terörle mücadelede neler kaybettiğimiz belli. Eğer biz bu kayıplara uğramamış olsaydık, bugün çok çok farklı yerde olacaktık. Şimdi varsa bakıyorsun, Kürt sorunu. Kardeşim ne Kürt sorunu ya. Artık böyle bir şey yok. 2005'te Diyarbakır konuşmamda açıkladım. Her etnik unsurun kendine has sorunları var. Dün Roman kardeşlerime de söyledim, Türk'ün de Roman kardeşlerimin de sorunu var, Boşnak'ın da sorunu var, Laz'ın da sorunu var. hepsinin sorunu var.
"BİZDEN FARKLI NEYİNİZ VAR, HER ŞEYE SAHİPSİNİZ"
Kardeşim neyin eksik senin. Bir Kürt olarak sen bu ülkede Cumhurbaşkanı oldun mu? Oldun. Başbakan çıkardın mı? Çıkardın. Bakan çıkardın mı? Çıkardın. Devletin en üst kademelerine yönetici gönderdin mi, gönderiyor musun? Var. Türk Silahlı Kuvvetlerinde var mısın? Var. Ne istiyorsun daha, ne istiyorsun?
Yol yoktu yolunuzu yaptık, havaalanı yapıyoruz yaptırtmıyorlar. İş adamlarının, müteahhitlerinin makinalarını yakıyorlar. E niye yakıyorsun? Iğdır'a yaptık, Ağrı'ya yaptık, Kars'a havalimanı. Bu devlet bir ayrım yaptı mı? Kardeşlerim dert başka. Biz ret politikalarını ayaklarımızın altına aldık. Biz asimilasyon politikalarını ayaklarımızın altına aldık. Çünkü biz şunu söyledik, yaratılanı yaratandan ötürü sevdik, seviyoruz, seveceğiz. Başbakanken de Türk'e kardeşim dediğim gibi Kürt'e de kardeşim dedim, Laza da kardeşim dedim, bugün de öyle.
"BU İŞİN SİYASETİNİ ÇİRKİN BİR ŞEKİLDE YAPIYORLAR"
Ama bu işleri köpürterek ülkede bunlar bu işin siyasetini çirkin bir şekilde yapıyorlar. Bu oyuna gelmememiz lazım. Dedim ya bir olmamız lazım. Tek dertleri bu kriz kaos ortamında kendilerine bir rant devşirebilirler mi? Milletvekili sıfatı taşıyan iki zat, kendi ülkesini batı ülkesine mektupla şikayet ediyor, düşünebiliyor musunuz? Bizde böyle bir siyaset anlayışı, muhalefet anlayışı var. dünya değişiyor dönüşüyor. Küreselleşme bile neredeyse eskidi. Bizdeki bir takım kafalar ise ısrarla eski Türkiye'den vazgeçmiyor. Ama boşuna çırpınıyorlar. Bu ülke için hiçbir projeleri teklifleri olmayanların yeni Türkiye'de yeri yoktur.
"BAŞKANLIK SİSTEMİNE KARŞI ÇIKANLAR..."
Başkanlık sistemine karşı çıkanlara bakıyorsunuz, kendileri soğuk savaş dönemi artığı 27 Mayıs üretimi 12 Eylül darbesiyle tahkim edilmiş bir sistemle Türkiye devam etsin diyorlar. Bu sistemde ısrar etmek milletimize haksızlıktır. Benim derdim ne biliyor musunuz? Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye böyle yönetilmelidir. Yoksa bileklerine bağlıyorlar prangayı yürü yürüyebilirsen.
ABD parlamenter demokrasiyle başlamıştı, fakat yürümedi, başkanlık sistemine geçtiler. Fransa'da öyle. Orada da aynı şekilde bakıyorsunuz ta geçmişe gittiğiniz zaman o zamanlarda, çekildikten sonra peşine düştüler, geldi ve istediği sistemi oturttu orada da yarı başkanlık sistemi çıktı.
"220 Mİ BÜYÜK 310 MU? SİSTEM SAKAT"
Ve çok daha ilginci, çok basit. Bir iç güvenlik yasasıyla ilgili parlamentoda müzakere süreci var. Haftalar geçti, şimdi aylar dönmeye başlayacak neredeyse. Hala iç güvenlik yasası parlamentoda çıkmıyor. Çoğunluk iktidar partisinde. 220 mi büyük 310 mu büyük. E nasıl engelliyorlar bunu? Sistem sakat da onun için. Eğer bir madde 3 saatinizi alacak olursa, bunu güzelce kavga gürültüyle vesaire süslemeye kalkarlarsa oradan yasa çıkar mı? Gece sabahlara kadar bir mücadeledir gidiyor. Bazen de yorulduk ayrıldık diyorlar, gidiyorlar. Bu böyle yürümez. Bunların inanın demokrasiye de kesinlikle inançları yok. Eğer inanıyorsan engelleme, gel düşünceni söyle, projeni ortaya koy netice al. Bütün bunlar bu şekilde devam ederken bizler yeni Türkiye hasreti içerisindeyiz. Ve bu yeni Türkiye inanıyorum ki tabi ki bu yeni anayasala beraber olacak.
Yeni anayasayla beraber de bu başkanlık sisteminin özellikle ülkemizde yerleşmesi gerekiyor. Bunun için de hedef 400 milletvekili. Bunu verdiğiniz zaman, biz size 400 vekil veriyoruz. Siz şimdi buna layık olun, yeni anayasayı yapın ve başkanlık sistemini getirin."

 
15 Mart 2015 Pazar 13:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
6
0
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
17
11
3
3
36
4
Fenerbahçe
17
9
5
3
32
5
Bursaspor
17
8
3
6
27
6
Osmanlıspor FK
17
6
8
3
26
7
Antalyaspor
17
7
4
6
25
8
Konyaspor
17
6
6
5
24
9
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
10
Trabzonspor
17
6
3
8
21
11
K.D.Ç. Karabük
17
6
3
8
21
12
Kasımpaşa
17
6
3
8
21
13
Akhisar Bld.
17
5
5
7
20
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
17
4
4
9
16
16
Kayserispor
17
3
3
11
12
17
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
18
Adanaspor
17
2
5
10
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:14
  • Akşam17:30
  • Yatsı19:05
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
14.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052629343536
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık