3 partinin ittifakıyla tezkere kabul edildi

Ana Sayfa » Siyaset » Çok önemli saray dedikodusu

Çok önemli saray dedikodusu

 
2 Mart 2016 Çarşamba 03:06 
Yorum YapYazdır
 
 
Çok önemli saray dedikodusu

AKP içinde uzun zamandır süren rahatsızlık artık açıktan açığa konuşuluyor. Önce Bülent Arınç, daha sonra Hüseyin Çelik’in çıkışları. Ardından Suat Kılıç, Nihat Ergün, Sadullah Ergin’in de aralarında yer aldığı partinin eski ağır toplarının Hamamönü’nde büro tutmaları Ankara kulislerini hareketlendirmişti.

Tüm bunlar olurken 9 Şubat akşamı 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Recep Tayyip Erdoğan’ın sürpriz bir şekilde Beştepe’deki Saray’da buluşmaları bir heyecan dalgası yarattı. Ancak üç saate yakın süren görüşmenin ardından Cumhuriyet gazetesi hariç neredeyse tüm gazeteler özellikle de yandaşlar görüşmenin ‘çok olumlu bir havada geçtiğini’, ‘birlik beraberlik vurgusu’ yapıldığını yazdı...

Gül ‘kaygı’ düzeyini aşmış

Ne de olsa onlar ‘kardeş’ti. Ancak bu günlerde Ankara’da siyasetle ilgilenen kimle konuşsanız anlattıkları pek de öyle değil. Hatta çok da ağır. Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’nın özellikle son aylarında dönemin Başbakanı Erdoğan ile aralarının limoni olduğunu herkes biliyordu. Gül’ün gerek doğrudan gerekse aracılarla Erdoğan’ı yumuşak üslubuyla uyardığı, ‘kaygılarını’ ilettiği de biliniyordu. Ama kulislere göre bu son görüşmede Gül ‘kaygı’ düzeyini aşmış. Ve rahatsız olduğu “her şeyi” söylemiş.

Kulislere göre Gül’ün ağır eleştirileri üç başlık altında toplanıyor: İç politika, dış politika, parti kadroları. Ama önce görüşmenin nasıl geçtiğinden başlayalım. Malum üç saate yakın süren bir görüşme olmuştu. Bu kadar uzun sürmesi de kafaları karıştırmıştı. Anlatılanlara göre görüşmenin ilk bir saatinde Erdoğan konuşmuş. Ama siyaset değil, konuya girmek yerine genel geçer şeylerden konuşmayı seçmiş. Biraz da Saray’ını anlatmış. Saray’ın büyüklüğünü düşününce insanın aklına bir saatten daha da uzun konuşabilirdi diye geçiyor. Neyse. Gül sabretmiş dinlemiş ama dayanamamış ve konuyu kendi geliş amacına çekerek konuşmaya başlamış. Saray’a bazı şeyleri söylemeye geldiğini ifade etmiş.,

Tek bir amaç için, başkanlık uğruna ülkeyi yönetilemez hale getirdiğini anlatmış. İçerideki karmaşadan, dışarıda süren savaştan, ülkenin içine çekildiği bataklıktan ve dış politikanın başarısızlığından söz etmiş. Başkanlık hayalinden vazgeçmesi gerektiğini hissettirmiş. Yine kulislere göre bunun üzerine Erdoğan, “Gel sen de sorumluluk al, dış politikanın koordinasyonunu sana verelim” önerisinde bulunmuş. Bu sürrealist öneri Gül için başka bir eleştirinin de önünü açmış. “Hayır” diyen Gül’ün, birlikte yola çıktıkları partinin kurucularından kimsenin kalmadığını anlattığı söyleniyor.

Tüm bu konuşmanın sonunda Erdoğan’ın ne söylediğini merak ediyorsunuzdur. Ankara kulislerine göre sadece dinlemiş.,

Normal şartlarda bu gibi görüşmelerin ardından kimseyle konuşmayan Gül, bu kez doğrudan Arınç’ın evine giderek en yüksek perdeden mesajını vermişti: Yanınızdayım, sizinleyim.

Gül’ün yakın çevresine görüşmeyi anlatırken her ne kadar Ankara’da tedavi gören anne ve babasını ziyaret edeceği bilinse de, “İstanbul’dan Ankara’ya sırf bu amaçla geldiysem bu önemlidir” türünde cümleler kurduğu ve “Her şeyi söyledim, fişini çektim çıktım” dediği de konuşuluyor.

Hazırlıklar sürüyor

Peki, bu aşamadan sonra ne olacak? Erdoğan karşıtlarının önce parti içinde mücadelelerini sürdürme kararlılığında olduğu biliniyor. Ancak kulislere göre bir erken seçim ya da referandum olasılığına karşı yeni bir partinin hazırlıkları da sürüyor. Bu aşamada 2014 yılında Erdoğan’ın tasfiyelerine karşı yedek olarak kurulan Merkez Parti’den söz ediliyor. Hukukçu Prof. Dr. Abdurrahim Karslı tarafından kurulan parti, hızla örgütlendi ve seçime girme hakkını da elde etti. Ancak Gül ve arkadaşlarının siyasete girme cesareti göstermemesi nedeniyle bir nevi uykuya yattı. Kulislerdeki bir iddiaya göre bu parti yeniden canlanacak. Ancak AKP’ye yakın kaynaklara göre ise Merkez Parti’nin yerine AKP içinden yeni bir parti çıkacak. “Bir nevi Refah Partisi örneğinde olduğu gibi” deniliyor. Ama bir farkla Refah Partisi’nde “yenilikçiler” ve “gelenekçiler”in kavgası bölünmeyi getirmişti. AKP’de ise “Erdoğan sevdalıları” ve “Erdoğan karşıtları”nın kavgası sürüyor.

Ayşe Yıldırım/Cumhuriyet

 
2 Mart 2016 Çarşamba 03:06 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:49
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık