Akşener liderliğindeki parti kuruluşunu açıklıyor

Ana Sayfa » Medya Kritik » CNN'den nasıl kovulduğunu anlattı

CNN'den nasıl kovulduğunu anlattı

Yurt gazetesi yazarı Ayşenur Arslan bugünkü yazısında, CNNTürk'te sunduğu Medya Mahallesi programının nasıl yayından kaldırıldığını yazdı. Başbakan'ın program yayından kaldırıldıktan sonra CNNTürk'e konuk olduğuna dikkat çeken Arslan, süreci şöyle anlattı:

 
1 Nisan 2013 Pazartesi 10:45 
Yorum YapYazdır
 
 
CNN'den nasıl kovulduğunu anlattı


"Bu yazı için, “kendini ne kadar da önemsiyor” der misiniz diye tereddütler yaşadım. Çünkü şöyle başlamam gerekiyor: CNN TÜRK’ten atıldım, Başbakan Erdoğan Kanal D-CNN TÜRK ortak yayınına çıktı.
Tereddüt etmekte haksız mıyım! Koskoca Başbakan, işi yok gücü yok, benimle uğraşacak.. Beni mesele haline getirecek.. CNN TÜRK yayını için benim gitmemi şart koşacak. Gidince de CNN TÜRK yayınına “tamam” diyecek.
Aslında tam da böyle olmadı zaten. Ama –en moda tanımlamayla- süreç böyle işledi ve “durumdan çıkartılan vazife” bu oldu.
Şifre gibi yazmayı bırakayım, olan biteni adım adım anlatayım: Malum, Medya Mahallesi iktidar çevrelerinde pek sevilmedi!! Bu yüzden bıçak sırtında ilerledi. Puanlarım biriktikçe birikti! Nihayet, 2012 yaz başında program normalinden iki ay önce tatile sokuldu.
O sırada bin bir dedikodu çıktı. Soran herkese aynı şeyi söyledim. “Bu durumun Ankara ile iktidar ile ilgisi olduğunu hiç düşünmüyorum. Eğer koskoca Başbakan, işi gücü bırakıp benimle uğraşıyorsa vay halimize..”
Ardından, programı iki kişi yapacağımız tebliğ edildi. Birkaç isim konuşuldu. Akif Beki için “evet” dedim. Ekim 2012’de başladık. Kimi zaman kavga-gerilimle, kimi zaman da tatlı didişme denebilecek bir havada yola devam ettik. Derken, 2013 Şubat başında Cumhuriyet Gazetesi’nde bir röportajım yayımlandı. Meslektaşım Akif Beki’yi sormuştu, ben de şöyle bir yanıt vermiştim: “Onunla ilgili çok bilgim yoktu, bir iki kere program yapmıştık, o kadar. Ekrana çıkabileceğim isim olabilir diye düşünmüştüm.”
Bu röportaj 3 Şubat Pazar günü yayımlandı. 4 Şubat Pazartesi günü işe gittim. Her zamanki gibi yayın hazırlığımı yaptım. Sonra makyaja geçtim. Ve yayına sadece yarım saat kala, Akif Beki gelmediği için programın yapılmayacağı söylendi.
“Akif yoksa program da yok!”
Önce anlamadım. “Ben hazırım, programı yaparım.. Akif’in de mazereti olduğunu söylerim” dedim. Meğer mazeret benmişim! Akif Beki, röportajdaki ifadeye kırılmış. O kadar kırılmış ki, “programı bırakıyorum” demiş. Doğrusu hem komik buldum durumu, hem de 39 yıllık meslek tarihimin öğrettikleriyle “yanlış”. “Bana kırılabilir ama izleyiciye dargınlık olmaz.. Gelir yayınını yapar, sonra kavga mı ederiz, barışır mıyız bakarız. Akif Beki gelmiyor diye program kalkar mı yayından” dedim.
Sonraki anı unutamayacağım. Yaklaşık 20 yıldır tanıdığım, atv Haber’de birlikte çalıştığım CNN TÜRK Haber Genel Yönetmeni Ferhat Boratav daha önce hiç duymadığım kadar sert bir tonda karşılık verdi: “Evet! Akif Beki yoksa Medya Mahallesi de yok, tamam mı!”
Sahiden de öyle oldu. Program yayından kalktı. Akif Beki’nin yumuşaması beklenmeye başlandı. Ben doğrusu konuyu “yönetim zafiyeti” olarak yorumladım önce. Hani vaktinde ikimizi konuşturmayı başarsalardı.. Hani Akif’i ikna etmenin yolunu bulsalardı.. Hani devreye akil insanları sokup sorunu çözselerdi.. Ancak kısa sürede anlaşıldı ki, çözmek gibi bir niyet yokmuş. Akif Beki’nin krizi bilerek çıkarttığını düşünmüyorum, ama en azından krizin zamanlaması pek uygun olmuş!
Çünkü krizin hemen ardından (önce kapıların ardında, sonra ortalık yerde) sıcak bir sorun konuşulup tartışılmaya başlandı. Başbakan Erdoğan sonunda/nihayet/yaşasın Doğan Grubu’nda canlı yayını kabul etmişti. Ama sadece Kanal D’de. “CNN TÜRK’ü istemiyorum” demişti. Daha önce benzeri hiç yaşanmamış bir şeydi bu. Öyle ya Başbakan’la özel yayınlar STAR-NTV ya da SHOW-SKY TÜRK gibi ana-yavru kanallarda ortak olurdu. CNN-TÜRK dışlanırsa, bu bir “ilk” olacaktı.
Bir süre sonra, bu sohbetlerde adım da açıktan zikredilir oldu. Hatta kimileri, Başbakanlık makamından bana yönelik öfke salvolarından bile söz etti. O nedenle, bir ay geçmeden fişim çekilince şaşırmadım.
Başbakan elbette, “susturun şu kadını” dememişti. Ancak “CNN TÜRK’ü istemiyorum” demesi yetmiş de artmış olmalıydı. Öyle ya, olağan şüpheliler listesinin birinci sırasında başka kim olabilirdi!
Ayrılırken bir yönetici “zamanın ruhu, bu!” demişti. Aydın Doğan da, vedalaşırken “muhalefet istemiyorum, yoksa seni severim” diye uğurlamıştı.
Neyse, vatan ve CNN TÜRK sağ olsun!" (Yurt)

 
1 Nisan 2013 Pazartesi 10:45 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1853 - Kırım Savaşı başladı.
1911 - Trablusgarp savaşında İtalyan yüzbaşı Carlo Piazza, Bingazi'deki Osmanlı siperleri üstünde tarihin ilk askeri keşif uçuşunu gerçekleştirdi. Piazza daha sonra ilk askeri amaçlı hava fotoğrafını da çekti.
1912 - Birinci Balkan Savaşı'nda Osmanlı ve Sırp orduları arasındaki Kumanova Muharebesi başladı.
1915 - New York'ta 25-30.000 kadın oy hakları için 5. ci caddede yürüyüş yaptı.
1926 - Sovyetler Birliği'nde Leon Troçki ve Grigoriy Zinoviyev, Komünist Partisi Merkez Komitesi üyeliğinden çıkarıldı.
1929 - New York Borsasında hisse senetlerinin değerindeki sürekli düşüş yavaş yavaş paniğe yol açmaya başladı (1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın ilk işaretleri)
1940 - Efsane futbolcu Pele, Brezilya'da dünyaya geldi
1946 - Birleşmiş Milletler, ilk genel toplantısını New York'ta yaptı.
1954 - Almanya'nın NATO'ya girişiyle ilgili Paris Antlaşması imzalandı.
1956 - Macaristan'da Sovyet egemenliğine karşı ayaklanma başladı. Bütün ülkeye yayılan gösterilerde, isyancılar Sovyet birliklerinin çekilmesini istediler.
1960 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 27.754.820
1965 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel hükümeti kurma görevini Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel'e verdi.
1972 - Zonguldak'ta iki ayrı kömür ocağında grizu patlamasında 20 işçi öldü, 76 işçi yaralandı.
1973 - ABD başkanı Richard M. Nixon, Watergate skandalı ile ilgili Oval Ofis ses kayıtlarını mahkemeye teslim etmeyi kabul etti.
1981 - Danışma Meclisi ilk toplantısını yaptı.
1983 - Beyrut'ta Amerikan ve Fransız barış gücü karargahlarına patlayıcı yüklü kamyonlarla intihar saldırısı yapıldı. 241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.
1993 - Karun Hazinesi, 28 yıl sonra Türkiye'ye getirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:53
  • Güneş06:34
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:14
  • Akşam17:38
  • Yatsı19:07
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
21.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071226293136
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık