20 günde 3 dev şirket battı

Ana Sayfa » Güncel » Çıplak arandığını iddia etti

Çıplak arandığını iddia etti

Halk müziği sanatçısı Pınar Aydınlar cezaevinde yaşadıklarını anlattı. HDP’den İzmir milletvekili adayı olduğu dönemde yaptığı konuşma nedeniyle 3.5 ay hapis yatan halk müziği sanatçısı Pınar Aydınlar, tahliyesinden sonra Cumhuriyet’e konuştu. Aydınlar, Bakırköy Cezaevi’nde sekiz metrekarelik bir hücrede 105 gün geçirdiğini, çıplak aramaya direndiği için ‘kadın doğum doktoruna götürürüz’ denilerek tehdit edildiğini söyledi.

 
6 Eylül 2018 Perşembe 09:16 
Yorum YapYazdır
 
 
Çıplak arandığını iddia etti

BAHÇETEPE Yayınlanma tarihi: 05 Eylül 2018 Çarşamba, 22:05
[Haber görseli]

Halk Müziği sanatçısı Pınar Aydınlar

HDP’den İzmir milletvekili adayı olduğu dönemde yaptığı konuşma nedeniyle 3.5 ay hapis yatan halk müziği sanatçısı Pınar Aydınlar, cezaevinden çıkarken kendini Nazi Toplama Kampı’ndan çıkmış gibi hissettiğini söyledi.

Çıplak aramaya direndiği için ‘kadın doğum doktoruna götürürüz’ denilerek tehdit edildiğini anlatan Aydınlar, “Cezaevinde beton arasından çıkan ufacık bir çiçek bile gardiyanların tahammülsüzlüğüne uğrayıp kopartılıyor. Cezaevinde betonların arasından çıkan yeşilliği görünce umudumu asla yitirmedim” dedi. 105 gün tek kişilik hücrede kalan Aydınlar, en çok ailesini ve bağlamasını eline alıp türkü söylemeyi özlediğini dile getirdi. Bakırköy’de büyük bir halk konseri vermeye hazırlanan Aydınlar ile tahliyesinin ardından bir araya geldik. Aydınlar, 2015 yılında yaptığı konuşma nedeniyle 10 ay hapis cezasına çarptırılmış ve 15 Mayıs’ta Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne konulmuştu. Aydınlar, denetimli serbestlik kararıyla 3 Eylül Pazartesi günü tahliye edildi.

-2015 yılında yaptığın bir konuşma nedeniyle tutuklandın. Neydi o konuşma?

Aslında o dönemde ülkede çözüm süreci devam etmekteydi. Ülkedeki siyaset gel-gitli bir siyasetti. Çözüm süreci varken Kürt mücadelesine yaklaşım bambaşkaydı, 7 Haziran 2015 seçimlerinin devamında ağır sonuçlar oldu. Ben de 7 Haziran’da, o dönemde Suriye’de yapılan IŞİD katliamlarından tutun da, ülkede yapılan haksızlıklara dair gözlemlerimi paylaştım. Benim söylediğim sözler zaten bu ülkenin en yukarısından, en aşağısına kadar tüm birimlerinde söylenen söylemlerdi... Sonuçta ülke o dönem farklı bir süreç yaşıyordu, yaklaşımlar farklıydı... HDP saflarında yer alan herkes bir şekilde tecrit edildi.

‘Böceklerin içinde ortam’

-Cezaevine ilk girdiğinde neler hissettin?

Ben kendinden emin olarak cezaevine girdim. Çünkü hakkımda yakalama kararı vardı ve Avrupa’dan çıkıp tutuklanacağımı bilerek geldim. İlk alındığımda nezarethaneye götürüldüm, orada yapılan işlemler tabii farklı geldi.O an kendime söylediğim, teselli verdiğim cümlelerim vardı. Sürekli olarak ‘Pınar, vicdanın rahat, başın dik, alnın açık. Bu süreci bitireceksin.’ Bunu kendime hep söyledim. Her zaman ezilenlerin, yoksulların, işçilerin sanatçısıydım, siyaseten de ezilen Kürt halkının yanında durdum, bunların hiç birinden pişman değilim. Cezaevine girdiğim o anda, demir parmaklıkları geçince yani yalnız kalınca, kendime dedim ki ‘Pınar şimdi başlıyoruz ve çok güçlü bir şekilde bu süreci atlatacağız’. Çünkü insanlık onuru her şeyden çok daha değerli, bu onur mücadelem yere düşmeyecek. Ne hücrede, ne de hapiste, ne de sokakta.

-Cezaevinde çıplak aramaya maruz kaldın mı?

Çıplak arama aslına her tutukluya uygulanan bir yöntem ama siyasilerin, devrimci tutsakların kabul etmediği bir uygulama. Bunu Bakırköy’de kabul etmedim. Ardından hücreye konuldum, bir anda 8 metrekare içine girdim. Orada böceklerin, hijyen olayının olmadığı bir alanda bir anda kaldım. İlk gün yemek verilmedi. İlk geceyi çok kötü geçirdim. Gece saat 23.00’te bir ses duyduğumda ayağı kalkıp bir olay oluyor sanıyor ve hazır ol psikolojisinde bekliyordum.

-Cezaevindeyken en çok neyi özledin?

Özgürlük kadar hiçbir değerli duygu olduğunu düşünemiyorum. En çok çocuklarımı özledim...Yoldaşlarımı, dostlarımı, arkadaşlarımı çok özledim. Bir de bağlamamı alıp türküler söylemeyi, sahneye çıkıp kitleler karşısında, binlerin karşısında türkülerimi söylemeyi o kadar çok özledim ki... Cezaevlerinden, tutuklulardan, hükümlülerden gelen mektuplar bana müthiş destek oldu. Yazarlarımızdan, aydınlarımızdan kitaplar aldım. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ mektup gönderdi. Hiçbir şekilde kendimi yalnız hissetmedim. Ziyaretime gelen CHP milletvekilleri Mahmut Tanal, Onursal Adıgüzel, Ali Şeker, eski CHP İBB Meclis üyesi Hüseyin Sağ’a ve CHP yönetimine sahiplenmeleri nedeniyle çok teşekkür ediyorum. Siyaseten çok büyük bir haksızlık yaşanıyor ve bunun önünde durulmalı. Kime adaletsizlik ve haksızlık yapıldıysa onun yanında durmak önemli.

‘Çiçeğe bile tahammül yok’

-‘Tahliye olduğumda ilk şunu yaparım’ dediğin ne oldu?

Yaşama dair her şeyi özlüyorsunuz. Bir parça yeşili bile çok görülüyorlar. Beton arasından çıkan ufacık bir çiçek bile gardiyanların tahammülsüzlüğüne uğrayıp kopartılıyor. İnsan toprağı çok özlüyor ve sadece karşında ciddi bir tecrit, gri duvarlar ve betonlar, parmaklıklar var. İnsan yaşamına uygun yerler değil.

-Cezaevindeyken seni en çok etkileyen hangi olaydı?

Soma işçilerinin ailelerinin uğradığı haksızlık, o ailelerin feryatları beni çok üzdü. Soma maden katliamı olduğunda oraya ilk gidenlerdendim. Cenazeleri de gördüm, ailelerin perişan halini de. Sonrasında Cumartesi Anneleri’nin yaşadığı saldırı anlarında da kendimi çok çaresiz hissettim. Onların yanında olamamak orada çok ağır geldi.

-Seninle ilgili konuşulan ‘bağımsız koğuşta kaldı, hücre değildi’ gibi söylemler oldu. Bunlara ilişkin neler söylemek istersin?

Bağımsız koğuş hiçbir şekilde benim ilkelerimle örtüşmez. İlkelerime, dünya görüşüme aykırı ve çok açık söyleyeyim benim bir rengim ve tarafım var. Ben tarafsız, ortada kalmış bir insan değilim. Ben 105 gün dolu dolu tek başıma hücrede kaldım. Yanımdaki hücrede gazeteci Ece Sevim Öztürk vardı, diğer yanımda YSK İkinci Başkanı Nesibe Özer vardı. Öbür hücrede LGBT’lilerden travesti bir arkadaşımız Esra Arıkan vardı.. Cezanın 3’te birini hücrede geçirirsem denetimli serbestlikten faydalanabiliyordum... Öncesinde aylardır Avrupa’da sürgündeydim...Çocuklarımdan uzaktaydım, bir an önce o süre bitsin diye hücrede kalmayı göze aldım, farelerin büceklerin içinde, en ağır şartlarda, ben hücrede 105 günü bitirdim, sonra denetimli serbestliği alabildim. Eskişehir’de bir hafta tam bir kâbustu. Orada kalınca, o insanların hayatını görünce, çıkarken de resmen Nazi Toplama Kampı’ndan çıkmışım gibi hissettim kendimi.

‘Ranzamdaki yazı...’

-Cezaevinde ‘ranzamın üzerine yazdığım yazı beni burada hayata bağlıyor’ demiştin. Neydi o yazı?

Ranzamın başına ‘hiçbir koşul irademi teslim alamaz’ yazmıştım ve her sabah kalktığımda ya da kendimi çok güçsüz hissettiğimde yazıma bakıyordum. 30 yıl cezaevinde kalan insanlar var. Bizi güçlü kılan insan beyninin ve iradesinin her şeyden çok daha güçlü olduğuna inanmak. Benim için elbette çok zor ve travmatik durumdu. Duvara takvim yaptım her mahkûm gibi... Cumhuriyet gazetesi her gün benim gazetemdi. Birgün, Evrensel de alıyordum ama çoğu zaman yok deniliyordu. Cumhuriyet her gün gelir, demir parmaklıklara takılırdı. Oraya koyma sebebim avluya çıkan her tutuklu alıp okusun, elden ele okunuyordu.

-Bağlamanı eline alabildin mi? Konser hazırlığın var mı?

Bakırköy Belediyesi ile çok büyük bir halk konseri hazırlığımız var. ‘Herkes için adalet’ diyeceğiz... Yakın bir zamanda, sanırım en geç ekim ayı içinde olur. Denetimli serbestlik ile haftada 4 gün imza atacağım. Yurtdışı yasağım yok, yurtdışı konserlerim başlayacak, türkü söylemeyi çok özledim.

-Dinlenmek yerine hayatın içine mi akayım diyorsun...

Hayat beklemeyi kabul etmiyor ve ben kalabalıklar içinde kendini mutlu hisseden biri olarak tek başına tecrit edilmenin ağırlığını yaşıyorum ama akan gürül gürül bir hayat var. Aynı bıraktığımız yerden, durmadan devam edeceğim. Mavi günler geldiğinde dinleneceğim şimdi dinlenme günü değil, gün haksızlıklara, zulme uğrayanların yanında durma günü...

Sibel Bahçetepe/Cumhuriyet

 
6 Eylül 2018 Perşembe 09:16 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
6
4
1
1
13
2
Galatasaray
5
4
0
1
12
3
Kasımpaşa
5
4
0
1
12
4
Beşiktaş
5
3
1
1
10
5
Ankaragücü
6
3
1
2
10
6
Konyaspor
5
2
2
1
8
7
Kayserispor
5
2
2
1
8
8
Trabzonspor
5
2
1
2
7
9
Malatyaspor
5
2
1
2
7
10
Antalyaspor
5
2
1
2
7
11
Fenerbahçe
5
2
0
3
6
12
Göztepe
5
2
0
3
6
13
Alanyaspor
5
2
0
3
6
14
Bursaspor
6
0
5
1
5
15
Sivasspor
5
1
2
2
5
16
Çaykur Rizespor
5
0
3
2
3
17
Akhisar Bld.Spor
5
0
2
3
2
18
Erzurum BB
6
0
2
4
2
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
20.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu131735364146
 
On Numara
17.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031113181926293438434451535459606465697279
 
Sayısal Loto
19.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu103233374348
 
Şans Topu
19.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu020306203001
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:00
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:51
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:57
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık