TSK'dan bugüne kadarki en sert Afrin açıklaması

Ana Sayfa » Siyaset » ''CHP'Yİ SUÇLAMAK KABAK TADI VERDİ''

''CHP'Yİ SUÇLAMAK KABAK TADI VERDİ''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Polisin baskısından sonra, o kadar biber gazından sonra. Ertesi gün ellerinden çöp torbaları meydanı temizliyorlar. Bu çocukların alnından öpmez misiniz?" diye konuştu.

 
4 Haziran 2013 Salı 14:59 
Yorum YapYazdır
 
 
''CHP'Yİ SUÇLAMAK KABAK TADI VERDİ''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında gündeme ilişkin konuları değerlendiriyor. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

- Tüm yurttaşlarımızın huzur ve barış içinde yaşama gibi bir hedefi var. Önce bu hedefi alkışlayalım. Hepimizin sorumlulukları var, sokakta yürüyen sade yurttaşın da sorumlulukları var ülkeyi yönetenlerin de sorumlulukları var.

- Bazen hiç bilmediğimiz, duymadığımız alanda oluşan dramlara karşı da duyunca üzülürüz. O üzülme de vicdanımızın etkisidir. Çevreye ve doğaya karşı da sorumluluklarımız var. Çevremizi ve doğamızı çocuklarımıza bırakacağız. Nasıl bir Türkiye bırakacağız onlara? Baskıcı bir Türkiye mi? Özgürlüğün olduğu bir Türkiye mi?

- İstanbul'da Gezi Parkı diye bir olay. Taksim'in göbeğinde bir avuç içi kadar kalmış yeşil bir alan. Buraya yapı yapacağız diyorlar. Adı ne olursa olsun önemli değil. Doğaya karşı sorumluluğumuz varsa bunun gereğini yerine getirmeliyiz. İstanbullu buradaki ağaçlara sahip çıkmak istiyorum diyor. Emin olun 76 yaşında bir kadın, gelmiş eylemcilere destek veriyor.

- Sadece burada oturacağım yer, bu ağaçların altı. Burası da giderse ben nerede oturacağım diyor. İşte bizim yurttaşın sorumluluk bilinci böyle gelişmiş. Siz ne yapıyorsunuz? O gençler oradalar, ellerinde kitap var, şarkı söylüyorlar, çadır kurmuşlar yatıyorlar. İş makinalarıyla kazı başlayınca engelliyorlar. Sonra sabahn 05:00'inde operasyon düzenleniyor.

 

'Orantısız güç kullanıldı'

- En haklı eylemlerini yapıyorlar. Araç geçmiyor, trafiğe kapatmamaışlar orayı. Ne için yapıyorlar, doğayı korumak için. Siz sabah yüzlerce polisle baskın düzenliyorsunuz. Sonra çadırları yakıyorsunuz. Ertesi gün aynı eylem tekrar oluyor ve toplum Taksim'e akıyor. Bu toplumun bir vicdanı var. Bu toplum bir tek ağaç bile olsa o ağaca sahip çıkmak istiyor.

- Ağır müdahale olmamalı. Orantısız güç kullanılmıştır. O çocuklar için yapılan doğru bir şey değil. Bir çocuk elinde kitapla polisle konuşuyor. Ne olucak bu çocukların eyleminde. Demokrasiyle yürütülen bir ülkede hükümetlere tepki göstermek doğaldır.

- Olağanüstü bir durum yok ortada. Dalga dalga tüm Türkiye'ye yayıldı eylem. Taksim'e gittim. Önce size Taksim'i anlatayım. Hayatımda hiç bir zaman bu kadar genci bir arada görmemiştim. Yüzlerce miting yaptık ama bu kadar genci hiç bir zaman görmedim. Gençlerin tamamı özgürlük ve demokrasi istiyor.

 

'Bu tabloyu siyasetçilerin çok iyi okuması lazım'

- Her partiden her inançtan her kimlikten insanlar vardı orada. Bu tabloyu siyasetçilerin çok iyi okuması lazım. Biz de CHP olarak ders çıkarmak durumundayız. Onların tepkilerine dikkat etmek durumundayız. Onlar yeni bir kuşak. Bizim kuşağımız değil. Bizim anlamk zorunda olduğumuz çocuklarımız. Evlerinde belki özgürlüğü yeterince yakalayamadılar ama meydanlarda özgürce konuştular.

- Onların ayrı bir beklentileri var. O beklentileri gerçekleştirecek siyaseti oluşturmamız lazım. Eğer biz siyaseti sağlıklı okursak, gençleri dinlersek Türkiye'nin geleceğine parlak bir ayna tutmuş oluruz. Dolayısıyla Taksim meydanında CHP'liler toplandı. Hayır... O ancak dar kafalı insanların düşündükleri bir olay. Olayları sağlıklı yorumlamayanların söylenenler sözler. O gençlerin tamamını gözlerinden öpüyorum.

 

'Bu çocukların alnından öpmez misiniz?'

- Polisin baskısından sonra, o kadar biber gazından sonra. Ertesi gün ellerinden çöp torbaları meydanı temizliyorlar. Bu çocukların alnından öpmez misiniz. Yeni bir süreçte hepimizin uyması gereken kurallar var. Birinci koşul şudur; Bir ülkenin Başbakan'I demokrasi nedir çok iyi bilecek.

- Eğer siz demokrasiyi baskı unsuru olarak görüyorsanız eylemleri sonlandıramazsınız. Yeni bir gençlik vardır Türkiye'nin önünde, bu gençlik demokrasi ve özgürlük talep ediyor. Demokrasiyi içselleştirmeleri gerekiyor Başbakanların. Ve muhalefeti dinlemesi gerekiyor.

 

'Başbakan ülkeyi duygularıyla yönetemez'

- Bir ülkenin Başbakan'ı duygularıyla ülkeyi yönetemez. Akılla ve mantıkla ülkeyi yönetir. İnsanız hepimizin duygları var ama ülkenin yönetimine talipseniz ülkeyi akılla ve mantıkla yönteceksiniz. Öfkenizi ve duygunuzu önce çıkarırsanız toplumda kutuplaşmalara yol açarsınız.

- Başbakan da sorumluluğunun bilincinde olmalı. Onun yasalarla belirlenmiş görevleri var. Temel görev toplumun huzurunu sağlamaktır. Dayatmayla ülke yönetilmez, inatla da ülke yönetilmez. Aklı ve mantığı öne almış olsaydınız önce dinliyorsunuz ve danışıyorsunuz sonrasında karar alıyorsunuz demektir.

- Başbakanların bir diğer görevi daha var. Demokrasiyi ve özgürlüğü savunma görevleri vardır. Başbakanlar özgürlük alanları yaratmak zorundadır. Bana karşı düşünce oluşur kaygısına girmeden herkesin düşüncesine dile getirdiği özgür bir Türkiye yaratmalıdır. Son olaylar bizi dünyaya rezil etti.

- Gençler demokrasi ve özgürlük istiyor. Vereceksiniz efendim! Özgürlüğün ana omurgası vardır. O omurganın adı medyadır. Medyanın özgürlüğü yoksa toplumun özgürlüğünü elinden almış olursunuz. Son olaylarda medya sınıfta kaldı. Olayları TC yurttaşları bir iki televizyon kanalından öğrendi. Neden?

 

'Habercilere saygı göstermek lazım'

- Bir ülkenin Başbakan'ı özgürlük alanlarını genişletmek zorundadır. Onun yolu medyadan geçer. Medyayı kısıtlayıp sopa göstermişseniz toplum başka yerlerden bilgi alır. Kendi medyasını yaratır. Onun adı da sosyal medya...

- Medyayı eleştirmek ayrı, medya çalışanlarını eleştirmek ayır. Medya çalışanlarının tamamına saygı duyacağız. Bir medya çalışanın hangi koşullarda görev yaptığını sizler de biliyorsunuz ben de biliyorum. Onların yazı yok, kışı yok, gecesi yok, gündüzü yok. O nedenle habercilerin tümüne hepimizin saygı göstermesi lazım.

- Televizyon ekranları üç maymunları oynadılar. Halkın tepkisini aldılar. Herkesin aklını başına alması lazım. Bir ülkenin Başbakan'ı çıkıp şöyle bir cümle kullanamaz; "Twitter diye bir bela var"... Demokrasi mücadelesi verdiğini söyleyen birisi böyle bir cümleyi kullanamaz. Hakkı da yoktur, yetkisi de yoktur. Kısıtlama getiriyorsunuz, olmaz!

- Demokrasilerde tepki kişileri uyarmanın yoludur. Herkes aklını başına almalı, yeniden düşünmeli.

- Baskı kurarsanız enerjiyi biriktirirsiniz. Özgürlük alanı genişledikçe toplum rahatlar. Taksim meydanında herkes birbirine saygılıydı. İşte yeni Türkiye bu. Türkiye'nin istediği bu.

- Bir sağ duyulu ses daha var. Sayın Cumhurbaşkanı; "İletişim teknolojilerinin eriştiği güç karşısında hiç bir kapalı rejimin uzun vadede ayakta kalması mümkün değildir"... Doğru söylüyor. Eğer kapalı bir rejim oluşturursa bugünkü teknolojik ortamda hiç bir kapalı rejim ayakta kalamaz.

 

'Ayrıştırıcı bir dil toplumu böler'

- Başbakanların ayrıştırıcı bir dil kullanmaması lazım. Ayrıştırıcı bir dil toplumu böler. Yeni fay hatlarının oluşmasına yol açar. Şunu söylüyor; "Yüzde 50 var, şuanda evlerinde bizim zorla tuttuğumuz" diyor. Bir Başbakan toplumu aldığı oy oranı itibarı ile bölmez eleştirmez. AKP'ye oy veren yurttaş bizim yurttaşımız biz onları da seviyoruz.

- Elbetteki herkesin siyasi görüşü olur. Ayrıştırmak değil, birleştirmek gerekir. Neden yüzde 50'yi zorla evde tutuyoruz. Yani talimat versem meydanlara çıkacaklar savaşa olacak diyor. Yakışır mı bu? Ayrıca Başbakanlar toplumu birleştirici igfadeler kullanmak zorundadırlar.

 

'Nasıl bir Başbakansın? Nasıl bir hınçtır bu?'

- Ayyaş, çapulcu bu lafları kimse kullanamaz. Bu ülkenin her bireyi onurlu bir vatandaştır. Her bireyine saygı göstermek zorundayız. Kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun bu ülkede yaşıyorsa benim kardeşimdir. Ona her zaman saygı duyacağım ben. Ve şu ifade kabul edilebilir bir şfade değildir;

- "Hangi ana baba kızının birinin kucağına oturmasını ister." Çocuk sahibi olan tüm annelerin saçları diken diken olmuştur. Siz bu ifadeyi hangi gerekçeyle kullanırsınız. Böyle bir anlayış olabilir mi? Nasıl bir Başbakansın. Nasıl bir hınçtır bu. Bir ülkede vatandaşın Başbakanlık koltuğuna oturttuğu birisinin topluma saygı duyması lazım.

 

"Demokrasi için ağır bedeller ödedi bu toplum"

- Rize'de bana yumurta atıldı. Davacı mısın diye sordular. Hayır dedim. Yumurtayı atan vatandaşı telefonla da aradım. Senin demokratik bir tepkindir bu, sana saygı duyuyorum dedim. Demokrasi böyle yüceltilir. Kinle demokrasi olmaz. Demokrasiyi savunan adamın yüreğinde insan sevgisi olmalı. Demokrasi için ağır bedeller ödedi bu toplum.

"AKP'ye dersi sandıkta verin"


- AKP'ye oy veren tüm kadın kardeşlerime sesleniyorum. Sayın Başbakan'ın utanarak okuduğum o cümle karşısında içinize sinmiyorsa, sandıkta ders vermek sizin görevinizdir. Başbakanlar ayrıca bir ülkede kamu organlarının sağlıklı çalışmasına nezaret ederler.

Kılıçdaroğlu'ndan orantısız güce tepki

- Gençlere orantısız güç kullanıldı. Kendisi de kabul etti. Hayatını yitirenler var. Yaralananlar var. Orantısız güç kullanıldı diye soruşturma açtıysa sorun yok. Açmadıysa görevini ihmal ediyor demektir. Kamu kuruluşları vatandaşa nazik ve kibar davranacaksınız. Bizim vatandaşımız bıçak kemiğe dayanmadan sesini kolay kolay çıkarmaz.

- Polisin görevleri arasında orantısız güç kullanma diye bir görevi yok. Emir aldıkları için böyle yaptıklarını biliyorum. Ama yasadışı emir olmaz. O polisler de bizim vatandaşımız. Bir iktidar polisle vatandaşı karşı karşıya getirmez. Bunlar bizim insanımız. Karşı karşıya gelirlerle sonu felaket olur.

"Başbakan yargı kararına uymalı"

- Başbakanların bir görevi daha var yargı kararlarına uymak. Güçler ayrılığı ilkesi nedir çok iyi bilmek zorundadırlar. Birinin diğerinden üstünlüğü yoktur ama hepsi birbirini dinlemek zorundadır. Demokrasi dengeleri ve güçleri buna göre oluşturacaksınız diyor.

- Yargı kararı çıkmış. Yürütme durdurulmuş. Başbakan, "ne yaparsanız yapın, karar verdik yapacağız" demiş. Merak ediyorum bunu söyleyen kişi kendisini Başbakan olarak mı yoksa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak mı tanımlıyor. Bir yere bina yapılacaksa İstanbul halkının seçtiği bir Belediye Başkanı var. Buna onlar karar verirler. Siz burnunuzda öfke herkese racon kesiyorsunuz.

 

'Kaybedenler bizim insanlarımız değil mi?

- Başbakanlar aynı zamanda toplumun huzurunu sağlamakla görevliler. Bakın bu olaylar olduktan sonra Türkiye'de 3.3 milyar liralık bir kayıp var bu ülkede. Kaybedenler bizim insanlarımız değil mi? Neden böyle bir tabloya izin verdiniz siz?

- Can havliyle birilerini suçlayayım, CHP'yi suçlayayım. Artık bunlar kabak tadı verdi. CHP insanını seviyor. O da demokrasi istiyor, özgürlük istiyor. Onlar kalkıyorlar Taksim'de bir avuç yeşil alan var orayı imara açacağız diyor. Bizim belediyemiz Bakırköy'de botanik bahçesi açıyor. İki milyarlık rantı teptik orada. Taksim'de bir avuç yer. Yeşili dolar olarak gören zihniyetten Türkiye kurtulmalı.

 

'Gençleri kucaklamalıyız'

- Halk yaşam alanına müdahale edilmesini istemiyor. Kadın ne kadar doğum yapacak. Doğumu nerede yapacak. Gençler parkta nasıl oturacak. Nasıl oturursa otursun. Yahu başka işiniz yok mu sizin. Bu gençler neden ayakta hiç kendine sordun mu acaba? Bu gençler yaşam tarzına müdahale istemiyor. Sen de ben de o gençlere saygı duymak zorundayız.

- Gençleri kucaklamalıyız. Onların taleplerini dinlemeliyiz. Onlar eylem yapıyorsa, emin olun ülkenin güvencesi için yapıyorlardır eylemi. Başbakanlar herşeyi bilmek zorunda değiller. Zaten bir insan herşeyi biliyorum diyorsa hiç bir şey bilmiyordur. Başbakan'ın danışmanlarına sesleniyorum. Onu uyarma göreviniz var sizin. Ben Başbakan'ı yedirmem demek basit bir laftır. Çubuk kraker mi yedirmezsin sen onu.

- Yanlış yapabilir bir insan, hatası varsa dönüp özür dilemek erdemliktir. Halktan özür dilemek erdemliktir. Eğer hata yapıyorsanız o halktan özür dileyeceksiniz. Çapulcu deme hakkını kimse size vermez.

 
4 Haziran 2013 Salı 14:59 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1848 - Fransa'da geçici hükümet kurularak II. Cumhuriyet ilan edildi.
1908 - Dr. Galip Üstün, "Topkapı Fukaraperver Cemiyeti"ni kurdu.
1910 - Sanayi-i Nefise Mektebi 'nin (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ) kurucusu ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey öldü.
1912 - İtalya'nın zaferiyle sonuçlanan Beyrut Muharebesi' yapıldı.
1918 - Estonya, Rusya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1918 - Osmanlı Devleti'nde, Trabzon işgalden kurtuldu.
1920 - Almanya'da Nazi Partisi kuruldu.
1922 - Elazığ'da, Milli Mücadele yanlısı "Satvet-i Milliye" adlı gazete çıkmaya başladı.
1942 - Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Franz Von Papen'e, Ankara'da suikast girişiminde bulunuldu. Büyükelçi ve eşi olaydan yara almadan kurtuldu; suikastçının [ugoslav göçmeni Ömer Tokat olduğu belirlendi.
1942 - 769 Romanyalı Yahudiyi taşıyan "Struma" vapuru, Karadeniz'de batırıldı; yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
1945 - Mısır devlet başkanı Ahmet Mahir Paşa parlamentoda öldürüldü.
1946 - Juan Perón, Arjantin devlet başkanı oldu.
1946 - CHP'nin "Parti Sanat Mükafatı" adıyla düzenlendiği yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı "Otuz Beş Yaş" şiiriyle birinci oldu.
1951 - Kırşehir'de Atatürk büstü saldırıya uğradı. Saldırıyı kınamak için 5 Mart'ta büyük bir miting düzenlendi.
1954 - Tuna Nehri'nden Karadeniz'e, oradan da İstanbul Boğazı'na inen buz parçaları, tabakalar halinde tüm Boğaz'ı ve limanı kapladı; deniz trafiği durdu.
1955 - Türkiye ile Irak arasında karşılıklı işbirliği antlaşması (CENTO), Bağdat'ta imzalandı. Daha sonra Birleşik Krallık, İran ve Pakistan üye olarak, Amerika Birleşik Devletleri de gözlemci sıfatıyla katıldı.
1955 - Türkiye'nin ilk özel dedektiflik bürosu, İstanbul'da, Avukat Fethi İnder tarafından kuruldu.
1975 - Led Zeppelin, klasik "Physical Graffiti" albümünü çıkardı.
1976 - Küba anayasası ilan edildi.
1977 - Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1977 - Türk fizikçi Prof.Dr. Feza Gürsey, Oppenheimer Ödülü'ne ve Einstein Madalyası'na değer bulundu. Gürsey, ödülünü ABD'li fizikçi S. Glashow ile paylaştı.
1981 - Buckingham Sarayı, Prens Charles ile Lady Diana'nın nişanlandıklarını duyurdu.
1981 - Atina'da Richter ölçeğine göre 6,7 şiddetinde bir deprem meydana geldi. 16 kişi öldü.
1983 - Necmettin Erbakan'a 4 yıl hapis ve 1 yıl 4 ay sürgün cezası verildi.
1984 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Kabe'yi ziyaret etti.
1987 - Sovyetler Birliği'nde Gorbaçov ilk kez "Glasnost"tan (açıklık politikası) söz etti.
1989 - Ayetullah Humeyni, Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rüşdi'nin ölüsünü getirene 3 milyon dolar ödül vereceğini açıkladı.
1992 - Nirvana solisti Kurt Cobain Courtney Love ile evlendi.
1993 - Danıştay,Nazım Hikmet'in vatandaşlığa alınması için kardeşi Samiye Yaltırım'ın açtığı davayı reddeden İdare Mahkemesi kararını onayladı.
1995 - Tüketiciyi Koruma Yasası kabul edildi.
1999 - Çin havayollarına ait Tupolev TU-154 tipi bir yolcu uçağı Wenzhou havaalanına inişe geçtiği sırada düştü: 61 kişi öldü.
2002 - Salt Lake City'de (Utah, ABD) düzenlenen Kış Olimpiyatları sona erdi.
2003 - Bas gitarist Robert Trujillo, Jason Newsted'in 17 Ocak 2001'de Metallica'yı terketmesinin ardından gruba katıldı.
2005 - Penguen dergisinin Tayyipler Alemi adlı kapağı sebebiyle Dergisi'nin sahibi olan Erdil Yaşaroğlu ile Pak Yayıncılık'tan 40 bin YTL'lik manevi tazminat talep edildi.
2008 - 80. Akademi Ödülleri, Kodak Tiyatrosunda sahiplerini bulacak.
2009 - DTP'nin Grup toplantısında Kürtçe krizi yaşandı. Ahmet Türk'ün Kürtçe konuşmaya başlaması ile konuşmayı canlı veren TRT yayınını kesti.
303 - Diocletianus'un Hıristiyanlara karşı ilk fermanı yayımlandı ve buna göre imparatorluk içindeki Hıristiyan kitapları ve ibadet yerleri yok edilecekti.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
23
15
2
6
47
2
Başakşehir
22
14
4
4
46
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Akhisarspor
23
8
6
9
30
10
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
11
Malatyaspor
22
7
7
8
28
12
Bursaspor
23
7
6
10
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Alanyaspor
22
6
3
13
21
16
Konyaspor
23
5
6
12
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
22.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041722274347
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
21.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091015273103
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:15
  • Güneş06:56
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:49
  • Akşam18:15
  • Yatsı19:44
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık