KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Siyaset » CHP'li Pekşen Adalet Komisyonu'nda konuştu

CHP'li Pekşen Adalet Komisyonu'nda konuştu

    CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, Adalet Komisyonu'nda görüşülen “Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile getirilmek istenen düzenlemenin hukuka uyarlı olmadığını, yüksek yargıyla ilgili uluslararası sözleşmelerin ihlal edildiğini iddia etti.

 
17 Haziran 2016 Cuma 18:13 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP'li Pekşen Adalet Komisyonu'nda konuştu

Pekşen, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın “görev yaptığım süre içerisinde 4 kez yüksek yargı ile ilgili düzenleme yaptım”, sözüne vurgu yaparak, “4 kez yüksek mahkemelere ilişkin düzenleme yapmışsanız demek ki bundan önceki 4’ü yanlış ki şimdi 5’inciyi yapıyoruz. O hâlde hukuk bütün bu yanlışları kaldırabilecek bir durumda mı ona bir bakmak gerekecek. Türkiye, uygar dünyanın uygar ve iddialı bir bireyi. Doğal olarak böyle bir dünyada yalnız değiliz ve bu dünyanın kurallarına da uymayı taahhüt etmişiz, oralara da söz vermişiz. Bu kuralları başlıklarıyla saymanın yeterli olacağını zaten biliyorum. En başında, Birleşmiş Milletlerin hukuka ilişkin yargıçların tarafsızlığı, bağımsızlığı, dürüstlüğü, eşitliği, vb. gibi konulara ilişkin son derece kabul edilmiş, dünyada saygın ilkelerinin büyük bir kısmını burada ne yazık ki bir kenara koyuyoruz. Yine, Venedik İlkeleri doğrultusunda Türkiye’nin de taahhüt etmiş olduğu birçok şeyi burada görmezden geliyoruz, uygar dünyanın ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde bir kenara onları da koymuş bu düzenlemeyle. Aynı şey Bangalore etiği ilkesinde var; onlar da burada görmezden gelinmiş ve bir kenara konulmuş” dedi.

 

 

 

Haluk Pekşen’e övgüler de buklunan İyimaya, “Ben Karadeniz’de hitabetin Artvin’de olduğunu düşünüyordum ama Trabzon’a geçmiş. Merak ediyorum Haluk Bey, Faik Ahmet Barutçu’nun doğrudan veya dolaylı bir yakını mısınız?” diye sorarak, Pekşen’i hitabeti ve iyi bir hukukçu olması özelliği ile bilinen ünlü Trabzonlu milletvekili Barutçu ile özdeşleştirdi.

 

PEKŞEN NE DEDİ?

Pekşen, Adalet Komisyonunda söz konusu Kanun Tasarı’nın eksiklikleri ve yanlışlıkları üzerinde durarak, çeşitli kritiklerde bulundu:

 

İNSANLARIN ANAYASAL GÜVENCELERİ ELLERİNDEN ALINIYOR

 

Burada asıl can alıcı olan şey şu: “Niçin 13’üncü madde?” Herkesin yasalarla yönetilen bir ülkede, uygar bir dünyada geleceğini planlama hakkı en temel insan hakkıdır. Geleceğini planlayabilmelidir insanlar. Bir yargıç kendi geleceğini planlarken aslında toplumun da adalet anlayışına, adalet inancına olan geleceğini de planlayacaktır çünkü o, bilecek ki onu o göreve taşıyan, o birer öznel statüde tutan yasalar aslında onun hukukunu değil toplumun hukukunu da bir değerler orantısı içerisinde koruyacaktır.  Şimdi, hangi yargıç geleceğini planlama temel insan hakları ilkesinin Türkiye’de var olabileceğini bugünden itibaren söyleyebilir? Burada Sayın Bakanım, böyle bir şey söylemek mümkün müdür artık? Yanımızda çok kıymetli yargıçlarımız var. Bu yargıçlarımız yarın bu Anayasa’nın güvenceleri elimden alındığı takdirde nasıl bir geleceğin kendilerini beklediğini bilemiyorlarsa, yargıç bilemiyorsa, kuvvetler ayrılığının en temel ayağı bilemiyorsa, bizi bir arada tutan adalet sisteminin kurucu iradesi bilemiyorsa kim bilebilir? Adalet adamı olmak, hukukçu olmak, hukuk fakültesini bitirmekle olmuyor; adam gibi durmak, dik durmak, özgün durmak, hukuka, yasalara yaslamak bunlar önemli işler. Biz muhalefet ederken sırf sizin getirdiğiniz bir şeye muhalefet etmiyoruz. Biz, yalnızca doğru bir şeyi müzakere edebilelim diye bunlara gerçekten burada vurgu yapmaya çalışıyoruz, altını çizmeye çalışıyoruz.

 

YASA TASARISI HEM ALELACELE HEM ÖZENSİZ HEM DE HAKKANİYETE UYGUN DEĞİL

 

Yargıtay’da değişiklik yaptınız sayıyı artırdınız. Niye? Çünkü orada cemaatçi bir yapı var, o yapı gerçekten sistemi tehdit ediyor, bundan Türkiye’nin kurtulması gerekiyor. Yüzde 100 katılıyorum. Ben Balyoz davasını üstlendiğimde hayatımdaki belki de en önemli kararı vermiştim çünkü davayı incelediğimde, davanın delillerine baktığımda böyle bir davanın yalnızca Silahlı Kuvvetleri değil Türkiye Cumhuriyeti devletinin egemenliğini doğrudan hedef aldığını gördüm. O davada görev yapan bu ülkenin egemenliğine müdahale edenlerin hepsi hâlâ bir şekilde sistemin içerisinde, onlara hiçbir şey yapmadınız.

 

Sayın Bakanım, kozmik odayı bir sürü entrikayla açıp, devletin en stratejik projelerini kim bilir kimlerle paylaşan; Bugün terördeki en büyük zafiyetin temeli kozmik odada kopyalanan CD değil midir efendim? O CD bu ülkedeki terör zafiyetinin temel kaynağı değil midir? Onunla ilgili hâlâ o Yargıtayda o üye yargıç kimliğini taşıyorsa hangimiz güvendeyiz bu ülkede? Ben soruyorum, kim güvende? Bu yargıç hâlâ orada “Ben Yargıtay üyesiyim.” kimliğiyle gezebiliyorsa ve Yargıtaydaki bu hukukçularımız onu aralarında hâlâ barındırabiliyorlarsa bence çok daha ötelere gitmek gerekiyor, yasalar bir şeyi çözmüyor.

 

Önümüze gelen taslağa bakıyorum, gerçekten dramatik bir şekilde Anayasa’ya aykırı. Yapılanlara bir bakıyorum bunun içerisinde… Evet, Yargıtayın mutlaka bir içtihat mahkemesi olması gerekiyor ama Yargıtaya ilişkin tanımlamanın içerisinde “içtihat” kelimesi geçmiyor, ekleyelim Sayın Bakanım. 17’nci maddede salt çoğunluk Anayasa’ya uygun düzenlenmemiş.

 

Yasa tasarısı hem alelacele hem özensiz hem de hakkaniyete uygun değil. Az önce arkadaşlarım ısrarla söylediler, bunun doğrusunu, evet bunu hukuka teslim edelim. Gelin bu ülkeye bir şans verin, hep beraber bir şans verelim. Ülkenin çok gergin olduğunu hepimiz görüyoruz. Bu ülkenin en temel, en korucu değeri adalettir, yeniden inşa edebiliriz. Bir arada kardeşçe yaşamayı yeniden inşa edebiliriz. Bu kadar büyük gerginlikten çıkarabiliriz. Buna önce yargıçlarımızla nefes aldırarak başlayalım. Gelin şu HSYK yasasını da bir alt komisyonda hepsini bir paket olarak görüşelim ve bu işi hep birlikte elbirliğiyle çözelim, ülkemizi yeniden dünyanın uygar ülkeleriyle yarışabilir hâle getirelim. Yargıtay Başkanının “Yargıya güven yüzde 30’a inmiştir.” dediği bir yerde yapacağı en erdemli davranış, bir beyaz kâğıda bir istifa dilekçesi yazıp gereğini yapmak.

 

YARGICIN TARAFSIZLIĞI YETMEZ, TOPLUMDAKİ ALGISININ DA AYNI OLMASI GEREKİR

 

Çay toplamaya Yargıtay Başkanı gider mi? Gider mi gitmez mi önemli değil. Ama ne diyoruz? Yargıcın tarafsızlığı yetmez, toplumdaki algısının da tarafsız olduğu yönünde yerleşik bir kanaatin de onun üzerinde örtüşmesi gerekir. Peki Yargıtay Başkanının üzerinde tarafsız olduğu yönünde toplumda bir algı yerleşebilir mi bu saatten sonra? Elbette ki bu mümkün değil. Doğal olarak yargı görevini üstlenen, hukuk adına konuşan herkesin kendi işgal ettiği, elde ettiği, ele geçirdiği -her nasıl tanımlarsanız- öznel statüsüne uyarlı bir erdem sergilemesi hepsinin en önce hukuk adamlığı görevidir. Bu taslağın içerisinde o kadar çok eleştireceğimiz hususlar var ki gelin Yargıtayda da, Danıştayda da gerçekten uluslararası normlarla örtüşen bir düzenlemeye hep birlikte el verelim.

 

İÇTİHAT İSTİKRARI

 

2005 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihat İstikrarı Dairesi kurmuştur ve bütün üye ülkelere de tavsiye etmiştir Sayın Başkanım, “İçtihat istikrarı dairesi kurun.” diye. Sayın Yargıtay Başkanı ne yazık ki, Yargıtayda bir içtihat istikrarı ilkesini bugüne kadar yerleşik hâle getirememiştir. Aynı dava, bir örnek anlatayım size: Bir gemi içerisinde kömür geliyor, yarıya bölünüyor, 1.500 tonu bir arkadaşın, 1.500 tonu bir arkadaşın. 1.500 tonunun davasına ben bakıyorum, diğer 1.500 tonun davasına başka bir avukat arkadaş bakıyor. İkimizin baktığı davaların arasında Danıştaydan geçen kararlar yüzde 100 birbiriyle çelişti. İşte, içtihat istikrarı dediğim bu. Bakın aynı gemi, aynı yük, aynı yargı yöntemi, idari yargı ve sonuç: İkisi arasında büyük bir çelişki. İçtihat istikrarı Türkiye’de mutlaka bir daire hâline dönüştürülmeli. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin tavsiyesini Türkiye mutlaka bir an önce başlatmalı. Onun için bu kadar yığılmalar var. Aynı konuda Türkiye’de binlerce, on binlerce dava var.

 

TASARIYI AYRINTILI OLARAK GÖZDEN GEÇİRMEK İÇİN ALT KOMİSYON KURULMALI

 

Sayın Bakanım, lütfedin bunu alt komisyona gönderelim, düzgün bir çalışma olsun, iyi bir şey yapalım hem gelin az önce arkadaşlarımın da gerçekten son derece insancıl duygularla bir temel insan hakları ihlalinde siz bir şekilde karıştınız Sayın Bakanım. Bu temel insan hakları ihlali gerçekten toplumun vicdanında çok büyük travma yarattı. Siz, Adalet Bakanı olarak bu tür işlere bence hiç karışmamalısınız. Siz, adaletin Türkiye’deki en önemli temsilcisisiniz. Yani, bir devletin en önemli kaç tane bakanlığı var? Adalet, Millî Eğitim ve Millî Savunma. Diğerleri sonraki bakanlıklar ama bir devletin en önemli kurucu üç bakanlığı var. Doğal olarak arkadaşlarımın uğramış oldukları bu ağır travmadan siz, sizin vicdanınız bence rahatsız olmuştur, siz buna üzülmüşsünüzdür. Bunu düzelteceğinize inanıyorum. Lütfen hem arkadaşlarım hem toplumdaki bu gerginliği düzeltecek şekilde bu konuda kamuoyuna aydınlatıcı bir açıklama yaparsanız, bir de bu konuyu alt komisyona gönderip iyi bir çalışmayla tekrar buraya getirseniz bence hukuk adına doğru bir iş yapmış oluruz hep beraber.

 
17 Haziran 2016 Cuma 18:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:39
  • Güneş07:27
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık