Başbakan, yeni ekonomik kararları açıkladı

Ana Sayfa » Siyaset » CHP'li lideri iktidarı sağlıkla vurdu

CHP'li lideri iktidarı sağlıkla vurdu

Partisinin haftalık olağan grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, partililerle Şanlıurfa'da bir çocuk hastanesine yaptığı ziyaretten fotoğrafları paylaştı.

 
10 Şubat 2015 Salı 15:02 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP'li lideri iktidarı sağlıkla vurdu

Hükümetin sağlık reformu konusundaki açıklamalarını eleştiren Kılıçdaroğlu "Şanlıurfa'da çocuk hastanesine gittik. Size iki fotoğraf göstereceğim. Diyorlardı ya sağlıkta devrim yaptık işte devriminiz bu. 6 metrekarelik odada 9 çocuk ve anneleri kalıyor. Annelere yatak yok yerde yatıyorlar. Çocuklar burada bırakın tedavi olmayı hasta oluyorlar" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından satırbaşları;
"Yanık Ömer'i onun kadar güzel yorumlayan ikinci bir sanatçı hiç görmedim. Olağanüstü güzel bir sesi vardı. Biz hep sanatçıları öldükten sonra anarız. Ama aslında sanat bir toplumun yaşam kalitesini belirleyen temel unsurdur. Hani büyük önder diyor ya "sanatsız kalan bir toplumun hayat damarlarından birisi kopmuş demektir"
"BİR FİLM OYNUYOR"
Eğer sanatı yüceltirsek emin olun tasada ve kıvançta beraber olan bir toplumu yeniden inşa etmiş oluruz. Kendinizi bir sinema salonunda düşünün. Bir film oynuyor. Cinsiyetimiz inancımız ne olursa olsun. o filmi izleyenlerin tamamı beraber hüzünlenirler, sevinirler. O nedenle sanat bir toplumu kaynaştıran en önemli unsurdur. Sanata ve sanatçıya her zaman değer vermek zorundayız. Elbette ki sanatçı toplumun aykırı insanıdır. O bizim önümüzde yürüyen insandır. O nedenle onun aykırı düşüncelerine de hep beraber saygı göstermek durumundayız. Bilim insanları sanatçılar bir toplumun entelektüel birikimini yansıtır. Bu vesileyle bir kez daha Müzeyyen Senar'a Allah'tan rahmet diliyoruz.

Hükümetin sağlık reformu konusundaki açıklamalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, kürsüden Şanlıurfa'da bir hastanede çektiği fotoğrafları gösterdi.
"ŞANLIURFA'YA GİTTİM"
Evvel ki hafta Bursa'daydım. Geçen hafta sonu şanlıurfa'daydım. Şanlıurfa'ya gititm, sohbet ettim konuştum. Değişik alanlara mekanlara girdim. Bir gerçeği gördük. Elinizi uzattığınız zaman insanları kazanıyorsunuz. Sohbet ettiğiniz zaman kazanıyorsunuz. Siyasetçiyle vatandaş arasındaki mesafeyi sıfırlamamız gerekiyor. Onların yanında sorunlarıyla beraber çözüm önereceksiniz. Yanında duracaksınız. Beraber konuşacaksınız. Şanlıurfa'nın bir özelliği var tabi, peygamberler şehridir Şanlıurfa. Dünyanın en zengin kültürünü bağrında yaşayan bir şehirdir. Harran ovası şanlıurfa'da. Göbeklitepe de şanlıurfa'da. Bunların içinde Şanlı urfa ne durumunda?
"BU TABLONUN ARKASINDA AKP VAR"
Sabahın erken saatinde amele pazarı denen bir yere gittik. Şanlıurfalılar orada iş bekliyorlar. Birisi gelecek diyecek ki gelin sizi şu işte çalıştıracağım. Kaç lira? 60 lira. Hepiniz iş buluyor musunuz diye sordum, hayır Suriyelilerden sonra iş bulamıyoruz. Neden iş bulamıyorsunuz? Çünkü Suriyeliler 20 liraya çalışıyor, biz nasıl 60 liraya nasıl çalışalım… insanları açıkça açlığa mahkum ediyorsunuz. 8 saat 10 saat önemli değil diyor, yeter ki 60 lira alalım evimize parayla gidelim. Bu bile mümkün değil. şu soruyu tüm Şanlıurfalı kardeşimin kendisine sormak istiyorum. Suriye'yle bizim bir kavgamız yok. Suriyeli vatandaşla da hiçbir kavgamız yok. Tam tersine akrabalarımız onlar bizim. O zaman tablo nedir? Sorumlu kimdir? Suriye'yi kan gölüne çeviren kimdir? Hangi siyasi iktidar bunu yaptı, açlığa mahkum etti. 60 lirayı bile elinizden aldılar. Bunu düşünmelerini istiyorum. Bu tablonun arkasında net açık Adalet ve Kalkınma Partisi'ni görecekler.
BENZİN, MAZOT VE LPG FİYATLARI İÇİN TIKLAYIN"BU SORUNLARI İKTİDAR ÇÖZEMEZ"
Bu iktidar sorunları çözemez. Çünkü sorunun kaynağı bu iktidardır. Bunlar sorun çözmezler vatandaşı sorun batağına atarlar. Sonra sen el uzatırsın yardım beklersin. Ama bunlar sana el uzatmazlar. Sana el uzatacak olan halkın partisi CHP'dir.

"SİZE 2 FOTOĞRAF GÖSTERECEĞİM"


Oradan çocuk hastanesine gittik. Size iki fotoğraf göstereceğim. Diyorlardı ya sağlıkta devrim yaptık işte devriminiz bu. 6 metrekarelik odada 9 çocuk ve anneleri kalıyor. Annelere yatak yok yerde yatıyorlar. Çocuklar burada bırakın tedavi olmayı hasta oluyorlar. Hekimler yer yok diyor. Kişi başına düşen doktor sayısı itibariyle Şanlı urfa 81. il. En geride...
"ŞANLIURFA'YA NEDEN HASTANE YAPMIYORSUN?"
Sağlıkta devrim yaptık diyor. Kendine kaçak saray yapacağına Şanlıurfa'ya neden hastane yapmıyorsun sen? Bir de modern bir cezaevi yapıyorlar Urfa'ya. Diyarbakır'da demişti ya 'Size modern bir hapishane yapacağım' diye. Sonra da bir sürü oy almıştı. Ama bu hastanelerin hapishaneden hiçbir farkı yok. O çocuklara annelere üzülüyorum. Yazık günah. Bunlar bizim çocuklarımız. Çocuk ölümlerinin en yoğun olduğu illerden birisi de Şanlıurfa.
"6 METREKARELİK YERDE 9 ANNE"
Onların derdi vatandaşı nasıl baskı altına alırım. Elimde sopayla nasıl daha fazla kafasına vururum diye düşünüyorlar. Biz iş ve aştan yanayız onlar ise baskıdan yana. Şanlıurfalı diyor ki banane sosyal yardımlardan. Ben iş istiyorum diyor. Sonuna kadar haklı. Sosyal devlet iş alanı yaratmalı. Haziran geliyor oturacağız yeniden düşüneceğiz. Benim derdime kim derman olur diye düşüneceğiz. 12 yıl denediniz, 6 metrekarelik yerde 9 annenin ve çocukların beraber yaşadığını gördünüz. Hastane yerine hapishane yaptıklarını da gördünüz. O zaman elinizi vicdanınıza koyacak adresinizi değiştireceksiniz.
"İNANCIMIZDA DA VAR BU"
Biz bundan bahsediyoruz onlar içgüvenlik yasası diyorlar. Biri konuşursa tepesine vuracaklar. Anayasayı askıya aldınız meclisi arka bahçeniz yaptınız yargıyı siyasallaştırdınız. Halkın direnme hakkı doğar dedim. Vay efendim molotof kokteylli ile yürüyecekmişim. Bu kadar yalan olmaz. Direnme hakkı evrensel bir haktır. İnancımızda da var bu. Zulme teslim olmak bizim kitabımızda yoktur. Direnme hakkı. Adam Taksim meydanında ayakta durdu. Duran adam.. İşte direnme hakkı budur. Polis copla vuruyor elinde karanfil. TOMA su sıkıyor o açmış göğsünü sık ulan istediğin kadar diyor. İşte direnme hakkı budur. Vatandaşın direnme hakkı vardır. Vatandaşı dinleyecek. Zaten dinliyorsun. Şimdi diyor ki Hakimi savcıyı boşver. Ben karar vereceğim diyor. Sıkılmadan bu yasa AB'de de aynen uygulanıyormuş diyor. Pes yahu vallahi pes. Avrupa Birliği'nin bu yasa aleyhinde açıklamaları var. Önüne koymuyorlar mı bunları?
"SEN CEZA VERDİN DE ELİNİ Mİ TUTTUK"
Bir toplumu meşru müdafaa noktasına getirirseniz toplumun meşru müdafaa hakkı doğar. Bunu kimse unutmasın. Avrupa Birliği'nde var diyor. Yüzünü örttü 4 yıl, sapanla taş attı 2 yıl... Hangi ülkelerde var bu yasalar? Söylediklerinin tamamının cezası var zaten. Yüzünü kapatan terörle mücadele yasasında zaten cezası var. Sen ceza verdin de elini mi tuttuk? Terörle mücadele yasasının 7. maddesi yüzünü kapatarak eylem yaparsan tutuklarım diyor. Elinde molotof var cezası var. Terörle mücadele yasası var. Sen molotof ile otobüs dükkan banka yaktı insan öldürdü de biz engel mi olduk. Git adam gibi yakala yargının önüne çıkart. Kimse bir şey demez. Elinde silahla şehir ortasında kimlik kontrolü yapılıyor. Suç mu suç? Hükmü var. Ceza veriyor musun? Götürmüyorsun... Neymiş yeni kanun getirecekmiş. Bunların hepsinin cezası var ama ortada hükümet ve başbakan yok. Halkı kandırıyorlar. Türkiye iyi yönetilmiyor.
"SİZE GERÇEK BİR OLAYI ANLATACAĞIM"
Size gerçek bir olay anlatacağım. 11 Ekim 2014... Bir gümrük ve ticaret müfettişine görev veriyorlar. Git Habur'da belli olayları araştır. Bu da gidiyor. Araştırıyor... Akşam saat 17'de bu müfettiş müdür ve yardımcıları toplam 8 kişi, Habur'dan ayrılıp Silopi'ye geliyorlar. 8 km kala, önleri kesiliyor. Rapordan okuyorum. Yüzleri maskeli ellerinde molotoflar sapan ve taş olan 300 kişilik grup tarafından yolumuz Uzun araç dediğimiz TIRlar ve kaya parçaları ile kapatılarak gümrük ve ticaret bakanlığı personelini taşıyan 3 araç 80 tır minibüs ve otomobil durdurularak geçişe izin verilmedi. Peki ne yapılır? Açıyorlar telefon jandarmaya. Yolda mahsur kaldık diyorlar. Yüzleri maskeli. Ellerinde molotof taş sapan silah var. Bizi kurtarın diyorlar. 156 diyor ki bizim alanımıza girmiyor. 155 polis imdatı arıyorlar. O da diyor ki bizim de alanımıza girmiyor Jandarmaya söyleyin. Kimse gelmiyor. Onun üzerine "müfettişliğimizce araç içinde bekler iken Silopi kaymakamı cepten arandı.
'Irak'tan geldiğimizi otomobildekilerin misafiri olduğumuzu söylüyorlar.' Devletin müdürüne Iraklı diyorlar. Böylece vaziyeti kurtarıyorlar. Bunun üzerine Jandarmaya tekrar telefon ediliyor. Acilen bizi kurtarın diyorlar. Jandarma geliyor ve diyor ki: 'Yaşanan kargaşadan faydalanarak konvoy Habur'a geri döndü' diyor. Kargaşa olmasa dönemeyecekler.
"SEN BUNUN HESABINI VEREBİLİR MİSİN DAVUTOĞLU!"
Böylece Silopi'ye gidecekken gümrüklü bölgeye dönüyorlar. Soruyorlar. Başverimli karakoluna.. Yol güvenli mi diye soruyorlar. Yol güvenli değil orada kalın diyorlar. Kaymakam dahil tamamı orada kalıyor. Bu tablo Türkiye'nin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Devletin kaymakamı bir yere gidemiyor Valisi Emniyet müdürü sokağa çıkamıyor. Sen bunlarla mücadele ettin de engel mi olduk? Sen tutukladın da engel mi olduk? Sen bunun hesabını verebilir misin Davutoğlu! Hesabını veremezsin!
"DAVUTOĞLU 23 NİSAN ÇOCUĞU"
Kendisi tehdit haline dönüşmeye başladı. Şehrin ortasında kimlik kontrolü yapıyorlar. Sanki başka bir ülke. Davutoğlu'nun hiçbir ilgisi ve bilgisi yok. 23 Nisan çocuğu diyorum ya. Emin olun bir çocuk oturtsak daha dirayetli davranırdı. Ben burada oturuyorum diyor. Oturuyorsun da ne kolun ne kanadın kaldı.
"DAVUTOĞLU ABİSİNİN ÖNÜNE YATTI"
Senin bakanın bu olayları önleyeceği yerde Rıza Sarraf'ın önüne yattı. Davutoğlu nereye yattı? O da abisinin önüne yattı. Öyle...
"HELAL OLSUN DEDİM İÇİMDEN"
Başbakanlık koltuğu o kadar boş ki. Bir şey söylüyor ertesi gün yalanlanıyor. Bakanları topladı şeffaflık yasası getireceğiz il ilçe başkanları mal beyanı yapacak diyor. Helal olsun dedim içimden. Hemen getirsin biz de arkadaşlarla konuştuk kesinlikle destek vereceğiz dedim. Arkadan abisi dedi ki sen ne yapıyorsun ya il ilçe başkanı bulamazsın AKP'de herkes malı götürüyor dedi. Geri adım attı. Sürçü lisan ettiğini anladı. Kalktı yine dedi ki büyük kentlerde imar rantları varmış bunları vergileyeceğiz. Arkadaşalra destek verelim dedim. İki gün sonra biz onu dedik ama seçimden sonra bakacağız dedi. Bu kişinin başbakanlık yapma iradesi ve gücü yoktur. Herkes bunu çok net bilmeli.
"SİZ BUNA NASIL BAŞBAKAN DİYECEKSİNİZ"
Yine boyundan büyük laflar etme diyorum. 4 bakan yüce divana gidecek. Abi müdahale etti 4 bakan yüce divana gitmedi. Siz buna nasıl başbakan diyeceksiniz? Hangi iradeden söz edeceksiniz? Ben bunu söylüyoum kızıyor. Ben senin başbakan olmanı istiyorum kukla olmanı istemiyorum. Bizimle abimin arasını bozmak istiyor diyor. Yahu sen kendi görevini yap o da görevini yapsın. Merkez Bankası'na müdahale ediyor. Sen bir dakika ondan ben sorumluyum bakan var sen kim oluyorsun de. Açıkça söyleyemiyorsan kapalı kapılar ardında söyle. Ama söyleyemiyor.
"BU ÜLKE ADAM GİBİ YÖNETİLMİYOR"
Manisa'da il kongresi yapıyorlar. Afiş hazırlanmış. Usta'nın çırağı diye yazmışlar. Vallahi bu ç ırak bile olamaz. Merkez Bankası'ndan sorumlu başbakan yardımcısı etkisiz eleman oldu. Başbakan da malum topal ördek. Merkez Bankası'na yapılan müdahalenin sonucunda dün dolar 2 buçuk lira oldu. Faturayı açıklayım. Türkiye'nin toplam dış borcu 910 milyar lira. Dolar dün 2 buçuk lira oldu. Toplam dış borcumuz 990 milyar liraya çıktı. Aradaki fark 80 milyar lira. Kimse taş atıp kolunu yormadı. Durduk yerde Türkiye'nin dış borç faturası 80 katrilyon lira arttı. Özel sektörün 16 ocakta 632 milyar lira dış borcu var. Dolar yükseldi dış borç 687 milyar liraya çıktı. 55 milyar ek yük çıktı. Faturayı kim ödeyecek? Sanayici maliyeti fiyata yansıtacak. Önümüzdeki günlerde zammı göreceksiniz. Bütün dünyada petrol düşüyor bizde benzine mazota zam geliyor. Çünkü bu ülke adam gibi yönetilmiyor.
"EMİNİM BİRİNİN YÜREĞİ PERİŞAN OLMUŞTUR"
Peki kim kazandı? Ayakkabı kutusunda dolar saklayanlar köşeyi döndüler. İsviçre bankalarında hesabı olanlar köşeyi döndü. Dün açıklandı. Eminim birinin yüreği perişan olmuştur. Bütün vatandaşlar duysun. Bir dönem sayın Cumhurbaşkanı'nın İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının odluğu söylenmişti. Dolarları çok seviyor. Milletin önünde söz veriyorum avukatına yetki ver parasını ben vereceğim gidip dilekçe verecek hesap var mı yok mu bildirin diyecek. Bu yürekliliği göster diyorum.
Bir de bunlar efendim biz faiz lobisiyle mücadele ediyoruz diyorlar. Maşallah maşallah. Ufak at da civcivler yesin."

 
10 Şubat 2015 Salı 15:02 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:39
  • Güneş07:27
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık