Erdoğan'a çok sert tepki: Egemenliğimize müdahale!

Ana Sayfa » Siyaset » CHP'li Haluk Koç'tan Trabzon'da önemli açıklamalar

CHP'li Haluk Koç'tan Trabzon'da önemli açıklamalar

Trabzon'da açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, gündeme ilişkin çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kürt sorununun çözümünün TBMM gibi meşru zeminlerde olması gerektiğini savunan Koç, '' Muhataplık yeri bir terör örgütü liderinin kurduğu pazarlık masası değildir. Devlet hukuk dışına çıkartılarak bir terör örgütü ile muhatap haline getirilir, terör örgütü siyasal muhatap tarifini kazanır ise siz olayı baştan kaybedersiniz'' dedi. Koç, Türkiye'nin bir AKP-PKK anayasası ile karşı karşıya kalacağını savundu. Barışı herkesin istediğini, ancak yol, yöntem ve yaklaşımın çok yanlış olduğunu savundu, akil adamlar için ''Siyasi vicdanını başbakana kiraya verenler'' dedi.

 
5 Nisan 2013 Cuma 12:13 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP'li Haluk Koç'tan Trabzon'da önemli açıklamalar

 

 

 

Haber ve Fotograflar: Semra TUNÇ

 

 

Koç'un Trabzon İl Başkanlığı'nda yaptığı basın toplantısına, İl Başkanı Yavuz Karan, Merkez İlçe Başkanı Ahmet Kaya, Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ve partililer katıldı.

 

Prof. Dr. Haluk Koç şöyle dedi:

 

 

FAŞİZM İLLA TANKLA TOPLA GELMEZ

. Zor bir dönemden geçiyoruz. Çünkü biz hep alışmışız öyle tarif edilmiş öyle yaşamışız .Türkiye de faşizm ille bir eylül sabahı tankların yürümesi ve radyodan televizyondan davudi bir sesle kahramanlık türküleri söyleyen bir takım insanların duruşuyla gelmiyor . O da bir faşizm acısı  çok oldu topluma ama bazen demokratik hak ve özgürlükleri kullanarak sandıktan çıkıp daha sonra kendisini oraya getiren hak ve özgürlükleri yok ederek de faşizm bir ülkeye gelebilir.. Yani  faşizmin sadece postallısı olmuyor sivili de olabiliyor. Bugün bunu yaşıyoruz. Hep bağırdı camdan, ileri demokrasi ileri demokrasi diye.  Sokaktan geçen insanlar bir kez olsun dönüp sormadı, ‘’sen kendi evinin içinde demokrasiyi uyguluyor musun, sonrada sokağa demokrasi tavsiye ediyorsun’’ diye. Bir sorgusuz sualsiz tek adam rejimi. Ağzından çıkan kanun ne dese yapıyor.

 

TÜRKİYE NEREDEN YÖNETİLİYOR?

. Keşke bireysel iradesini kullansa Türkiye’yi yönetirken.  Ama bütün yaşadığımız olayları yan yana getirdiğimizde art arda eklediğimizde şöyle de bir acı  tablo çıkıyor: Her yurtseverin yüksek sesle dile getirmese de vicdanında sorduğu soru şu, Türkiye gerçekten Türkiye’den mi yönetiliyor?  Bu soruyu tüm yurttaşımız soruyor.

 

VARSA YOKSA ABDULLAH ÖCALAN

. Geçen hafta genel başkanımız ,Türkiye’deki toprak bütünlüğü mülkiyetinin el değiştirmesine neden olacak olan bütün şehir yasa tasarısından sonra köy tüzel kişiliklerinin kalkması ve 2 B ile belirlenen rayiçlerle üzerinde oturanların o arsaları alamamasıyla İhaleye çıkarak ondan sonrasında çok farklı tabloların ortaya çıkacağının açıklamalarını yaptı. Ve hemen eleştiri geldi, gündem başka siz başka şeylerden bahsediyorsunuz. Türkiye’de siyaset artık emekliden bahsedemiyor, çalışanın hakkından, emekten, köylünün memurun çalışanın sorunlarından bahsedemiyor. Türkiye’de artık siyaset yeni edindikleri rehber olarak varsa yoksa Abdullah Öcalan, varsa yoksa akil adamlar, varsa yoksa komisyon,  başka konu yok. Türkiye’de gelir dağılımı farklılığı yok, emekliler çok rahat  mutlu, çalışanlar mutlu. Hele, yerel medyayı biraz tenzih ederek söyleyeyim onlar sürecin dışında, medyada hiç sorun yok.  Bütün özgürlükler tam bağımsız bir yargı var. Pırıl pırıl demokrasinin bütün kural ve kurumları işliyor. Bunlardan hiç bahsedemeyen bir siyaset var.

 

KÜRT SORUNU 100 YILDIR VAR

. Türkiye’de bir demokratikleşme sorunu var . Hala 12 Eylül’ün darbe yasalarının arkasına saklanan bir iktidar var. Türkiye’de bilhassa 12 Eylül 80 ‘in ,yüzyıldır mevcut olan ama 80’den sonra insan hakkı ihlalleriyle gittikçe derinleşen ciddi bir Kürt sorunu vardır ,bunu reddetmiyoruz. Ama bunun temelinde demokratikleşememe sancısı var . Hukuk devleti algısının içinin boşluğu var. Ekonomik , sosyal kültürel, güvenlik bir sürü boyutu var. Buna siyasetin bir çözüm bulması gerekiyor, evet bunu söylüyoruz.

 

TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİYLE PAZARLIK MASASI

. Ama nasıl çözüm bulmalı. Toplum daha önce Oslo’da yapılan gizli kapaklı toplantıları ,pazarlıkları ,deşifre edildikten sonra öğrendi. Ama tartıştırılmadı, üstü kapatıldı, biz üstüne gittik . Orada AKP ile PKK’nın imzaladığı mutabakatın  maddelerini açıkladık. Evet, hem böyle bir sorun var diyorsunuz hem de tartışılmasını istemiyorsunuz. Bunun  çözüm yeri  milletin önünde şeffaf, milletin temsilcilerinin toplandığı meşru siyaset zemini TBMM’sidir. Oslo’da ya da teslim alınmış bir terör örgütü liderinin kurduğu pazarlık masası değildir. Devlet hukuk dışına çıkartılarak bir terör örgütü ile muhatap haline getirilir, terör örgütü siyasal  muhatap tarifini kazanır ise siz olayı baştan kaybedersiniz.

 

ÇAĞDAŞ BİR ANAYASA GEREKLİ

. Türkiye’nin artık 12 Eylül anayasasını yırtıp atması lazım , çağdaş özgürlükçü her türlü vesayetten arınmış YÖK belasının  ortadan kaldırıldığı , yargının gerçekten bağımsız olduğu , parlamenter demokratik sistemin güçlendirildiği, kurum ve kurallarıyla çağdaş bir anayasaya ihtiyacı vardır.

 

ANAYASA UZLAŞMA MASASINA BOMBA ATILDI.

Bir masa kuruldu anayasa uzlaşma komisyonu dendi. Her siyasi partiden eşit sayıda milletvekili katıldı çalışmalara başlandı.  Anlaşmazlık olan maddeler parantez içerisine alındı.  Daha sonra görüşülmek üzere. Ama bu masaya bir bomba atıldı. Bombayı attıran Başbakan’ın bizzat kendisiydi. Neydi o bomba? Parlamenter sistemi kaldırıyorum, başkanlık sistemini getiriyorum. Bunun anlamı ne? 23 Nisan’da koltuğa oturttuğu çocuğa , ''şimdi sen başbakansın istediğini as istediğini kes ''demişti. Amaç bu işte denetlenmeyen, sorgulanmayan her istediğini yaptırmaya kadir, bu yetkilerle donanmış bir başkanlık talebi geldi. CHP buna itiraz etti.

 

AKP-PKK-BDP ANAYASASI GELİYOR

. Ve eş zamanlı  terör örgütü liderinin tutuklu bulunduğu İmralı’da, aynı anda paralel görüşmeler var. Yani ben bu masadan istediğimi alamazsam  başkanlık sistemini çıkartamayacağım, Apo’nun  desteğiyle BDP’den alacağım oyla 330’u geçerim. Başkan seçimine giderken de Kürt yurttaşlarımdan da oy alırım , yüzde 50’yi geçer amacıma ulaşırım.  Ondan sonrası tufan. Eğer siz, herkesin ortak talebi olan  anayasayı bu masada başkanlık sistemine getirip tıkarsanız, o masayı devirirseniz, İmralı’da  kurduğunuz masadan bir anayasa üretip meclisin ve milletin önüne gelirseniz, o anayasanın adı milletin anayasası olmaz, AKP-PKK-BDP anayasası olur. Hodrimeydan gel bu AKP-BDP-PKK anayasasını referanduma götürelim bekliyoruz, Trabzon’da da bekliyoruz.

 

BİZE VAMPİR DEDİLER

. Bize en ağır sözler söylendi, siz barış istemiyorsunuz ki. Çözüme karşısınız. Siz vampirsiniz, siz kudurmuşsunuz, bu sözleri yedik. Türkiye’de kimse Başbakanın tarif ettiği grupta değil, herkes barış istiyor, akan kan dursun istiyor, refah ve huzurun hakim olduğu bir hayat istiyor. Başbakanın  gizli pazarlıklarla kendi siyasi çıkarına dönük taleplerini bir anayasaya dönüştürmesine karşı aradaki fark bu.

 

MEDYA MUHALEFETE YER VERMİYOR

. CHP oluşturulan medya  ikliminde ben partinin sözcüsü olduğum halde çok az yer bulabiliyoruz. Benim muhadilim Sn. Hüseyin Çelik , parti sözcüsü, açıklama yaptığı zaman tıpkı Başbakanın market açarken ,ekmeğin köy ekmeği olması gerektiğini anlatırken 20 kanal 25 kanal akışı kesip canlı yayına geçiyor. Bizim akşam haberleri de 30 sn ye 45 sn ,CHP’de bunu dedi. Önü yok arkası yok.

 

ÇÖZÜMLERİMİZ VAR AMA İŞLERİNE GELMİYOR

. Arada bir ayıp olamasın diye çağırdıklarında da fikirlerimizi söylüyoruz . Ama dışarıda bir koro var.  Bu koronun bir kısmı bugün akil adam olarak tanınanların içerisinde, hep aynı şarkıyı söylüyorlar. CHP’nin bir çözüm önerisi yok . CHP’nin ne dediği belli değil diyorlar. Bizim ne dediğimiz belli. Devleti hukuk kuralları dışına çıkarmayın dedik. Eğer hukuk bir kez aşındırılır ise devlet devlet olmaktan çıkar. Kendi çıkarlarını bu pazarlıklar için kullanma. Milletin kabul etmeyeceği hiçbir taahhüdün altına girme dedik. Bunların hiçbiri yerine gelmemiştir.

 

 

 

CHP'NİN PROJESİ

CHP ne istemiştir? Gözleri olup görmeyenlere, kulakları olup duymayanlara, dilleri olup konuşamayanlara, her şeyden önemlisi vicdanı olup onu mühürleyenlere , köreltenlere tekrar söyleyelim. CHP’nin söylediği şu: Böyle bir sorun var. Bu sorunun yeri, terör örgütüyle muhataplık kurarak, gizli pazarlık  yapmak değil. Milletin meclisinde, milletin önünde şeffaf bir şekilde tartışmaktır. Bunun için her partiden eşit sayıda katılacak bir siyasi uzlaşma komisyonu kuralım dedik. Nerede, milletin önünde şeffaf, açık, mert. Eğer terör örgütüyle  silah bıraktırma yönünde bir temas olacak ise, bunu devlet ve devletin görevlendirdikleri değil, bu komisyonun görevlendirdiği, akil adamlar olsun dedik. Akil adam derken  gerçekten bağımsız olacak kişiler yapsın dedik. Siyasi vicdanını başbakana kiraya vermemiş, gerçekten bağımsız olabilecek, bu toplumun çeşitli alanlarında  önde gelenleri, herkesin saygı duyduğu kişiler olsun dedik. Bu kişiler hukuk kuralları dışına çıkmadan görüşsün dedik.Bunların hepsi o zaman reddedildi.

 

BAŞBAKAN'IN FİKİRLERİNİ PAZARLAMA KOMİSYONU

Şimdi önerilen komisyonda AKP çoğunluk diğer partiler muhalefet. Sayısal hesabıyla bakıldığında AKP ne derse  komisyonun raporunda o yer alacak. Yani başbakanın fikirlerini, doğrulama,pazarlama komisyonu gibi çalışacak. CHP’nin söylediğiyle çeliştiği söyleniyor. Daha önce akil adamlar demişti şimdi onlara karşı çıkıyor diyorlar. Biz akil adamlar dedik, başbakana pazarlamacılık yapacak, başbakan memurları demedik. Bizim kimsenin meslek dalıyla, onuruyla şahsiyetiyle  uğraşmadan söylüyorum, uğraşılmaya kalksam o da var.

Başbakanın konuşmalarını camdan akan konuşma metinlerini yazan memurlar ne görev yapıyor ise, seçim kampanyalarını yürüten reklam ajansları  ne görev yapıyor ise bu atadığı zevatta maalesef aynı görevi yapacak.Başbakan bir türlü konuşmuyor, muhatabın konuştu niyetini belli etti ,bir mektup yazdı. Sizin de buna birtakım eklentiler yaptığınız belli Ankara’dan, peki siz  ne diyorsunuz buna, çıt yok. Konuşamaz girdiği taahhütler boyunu aşıyor çünkü.

 

BAŞBAKAN BATAKLIKTA

Başbakan bir bataklıktadır ve bu işin sonunda, yaratılan havaya rağmen daha olumsuz sonuçlar çıkmasından çekiniyoruz. Şimdi gelelim medyadaki bülbül korosuna, akşamları televizyonları açtığınızda hep onları görüyorsunuz, hep aynı tipler, hep aynı şarkıyı aynı besteyi söylüyorlar. Bir kısmı akil adam oldu şimdi. Ne diyor onlar? CHP her şeye karşı, bu CHP’nin bir çözüm önerisi yok. Ankara’dan söylediğimi Trabzon’dan da tekrarlıyorum. CHP dün olduğu gibi, bundan yüz yıl öncede çeşitli tertiplerle, planlarla, bu ülkeye yönelik taleplerini gerçekleştirmek isteyenlerin karşısında nasıl durdu ise, bir başkaldırı partisi olarak, bir direniş partisi olarak, bugün de içeriden dışarıdan, her türlü planla yüzyıl önce yapamadıklarını bu ülkede yaşayan tüm kökenleri farklı yurttaşlarımızın arasına nifak tohumu sokarak , kardeşliğini bozarak gerçekleştirmek isteyenlere karşı aynı başkaldırıyı aynı duruşu sergileyecektir. İşte bunun için CHP hırpalanmalı ,işte onun için  hep sorgulanmalı tartışılmalı tartıştırılmalı.

 

Devamı gelecek....

 
5 Nisan 2013 Cuma 12:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1630 - Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.
1692 - Salem, Massachusetts'de bir kadın ve dört erkek cadılık suçlamasıyla idam edildi.
1821 - Navarin Katliamı. Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren yunanlar, 3.000 Türk'ü öldürdüler.
1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgali.
1895 - James Ryan yüksek atlamada 1,94 m. yaparak dünya rekoru kırdı.
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1934 - Adolf Hitler Reichsführer ünvanını aldı.
1945 - Vietnam Savaşı: Ho Chi Minh iktidarda.
1953 - İran'da Muhammed Musaddık rejimi devrildi, Muhammed Rıza Pehlevi devri başladı.
1954 - ABD'de komünist partiye yasak getirildi.
1955 - Kuzeydoğu ABD'de Diane kasırgası 200 can aldı.
1960 - Sovyetler Birliği iki köpek, 40 fare, iki sıçan, ve çeşitli bitkiler taşıyan Sputnik-5'i Ay yörüngesine oturtmayı başardı.
1960 - U-2 Krizi: Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen casus uçak U-2'nin ABD'li pilotu Francis Gary Powers 10 yıl hapse mahkûm edildi.
1966 - Muş, Varto'da meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde 2394 kişi hayatını kaybetti, 1489 kişi yaralandı.
1978 - Kariye Müzesi soyuldu.
1980 - Suudi Arabistan havayollarına ait bir yolcu uçağı Riyad havaalanına acil iniş yaptıktan sonra yandı: 301 kişi öldü.
1981 - ABD savaş uçakları, Sidra Körfezi üzerinde iki Libya savaş uçağını düşürdü.
1987 - Birleşik Krallık'ta Michael Ryan adlı bir kişi, tüfekle 16 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.
1991 - SSCB'nin dağılma süreci: Devlet başkanı Mikhail Gorbachev evinde göz hapsinde.
1991 - Komünizm yanlısı KGB ve ordu generalleri, Rusya'da darbe girişiminde bulundu.
2002 - Askeri birlik taşıyan bir Rus Mi-26 helikopteri, Çeçen birliklerince Grozni yakınlarında düşürüldü; 118 asker öldü.
2003 - Hamas'a bağlı bir intihar bombacısı Kudüs'te bir otobüse saldırdı; yedisi çocuk 23 İsrailli öldü.
2008 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erbakan'ın Ev hapsi cezasını affetti.
2008 - Cezayir'in başkenti Cezayir'in 35 mil doğusunda bir polis akademisine bomba yüklü araçla yapılan intihar eyleminde en az 43 kişi öldü, 38 kişi yaralandı.
2008 - Pakistan'ın kuzeybatısındaki bir hastanenin acil girişinde bomba patladı: 23 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:35
  • Güneş05:27
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:24
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:01
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık