Trump’ın en büyük sorunu: 20 trilyon dolarlık borcu yönetmek

Ana Sayfa » Medya Kritik » CHP'li Birgün yazarı ile Aydınlık yazarının yüz kızartan tartışması

CHP'li Birgün yazarı ile Aydınlık yazarının yüz kızartan tartışması

Sabahattin Önkibar: Şerefsiz, namussu.... Fikri Sağlar: Önü Kibar arkası karışık

 
11 Ekim 2016 Salı 12:38 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP'li Birgün yazarı ile Aydınlık yazarının yüz kızartan tartışması

Aydınlık gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar ile CHP Milletvekili Fikri Sağlar arasındaki kavga tekrar şiddetlendi.

Sabahattin Önkibar’ın köşesinden Fikri Sağlar’a yönelik ifadelerine, Sağlar’dan yanıt geldi.

Önkibar 17 Eylül 2016 tarihli yazısında Sağlar yönelik şu ifadeleri kullandı:

“Aylar önce gazeteci kimliğimle Fikri Sağlar’a, “Mesut Yılmaz hükümetini yıkan kaseti FETÖ ‘den mi aldın” diye sormuştum.

Fikri, şu cevabı vermişti: “Ama senin de Bodrum’da maceraların oldu..”

Evet şaşırmayın, o soruma aynen böyle cevap verdi... Ve bu adam şimdi kendini güya CHP’nin başına hazırlıyor iyi mi?.. Hem Bodrum macerasından neyi kastettiğini aylar oldu hala açıklamadı, zira olmayan şey açıklanamazdı.


Geçen gün bu Fikri’ye şöyle bir soru daha sordum:

- “Hayatında bir kere PKK’ya alçak ve katil dedin mi?!

Fikri, bu sorumu da şöyle yanıtladı: “Avukat hanımlar Sabahatin Önkibar’a dikkat etsin.”

Evet, cevap yine aynen böyleydi.

Buradan çağrı yapıyorum... Ey Fikri Sağlar iddia ettiğin bu konu hakkında isim ya da birazcık ayrıntı vermez ve çamur at izi kalsın kabilinden uydurdum dersen alçaksın, namuzsuzsun, şerefsizsin... Yok eğer zerrecik- minnacık bir şey ortaya koyabilirsen buradan ilan ediyorum, kendimi şerefsiz ilan edip gazeteciliği bırakacağım... Hangi avukat, nerde, ne zaman adamlığın ve ahlakın zerresi varsa açıklayacaksın.... Açıklayamazsan yalan ve çamur makinası olduğun kanıtlanmış olacak."

Önkibar 4 Ekim tarihli bir başka yazısında ise Sağlar'a yönelik şöyle yazmıştı:

"Kültür eski bakanlarından Ahmet Taner Kışlalı’nın Atatürkçülüğü ya da CHP’liliği tartışılabilir mi?

Mümkün değil zira o uğurda can vermiştir merhum Kışlalı.

İşte Cumhuriyet şehidi Sevgili Ahmet Taner Kışlalı 11 Ağustos 1993 tarihli Cumhuriyet gazetesinde şunları yazmıştı:

“Münazarat ve Şualar isimli risalesinde Atatürk’e deccal, süfyan, fitne ve nefreti ammeye layık adam diye saldıran Said Nursi’yi, Kültür Bakanı Fikri Sağlar maalesef bütün Türkiye’ye yararlanılması gereken büyük yazar diye ısrarla tavsiye etmiştir.”

Evet yanlış okumuyorsunuz. Dinci ve bölücü Said’i Nursi ya da Kürdi’yi, Fikri Sağlar omuzuna alıp kutsuyor!

Görüyorsunuz, Fikri Sağlar’ın Mehmet Altan’ı başdanışman yapması, Semra Özal’ın hatırına ABD’de sergiler açması ve Turgut Özal ile Çankaya Köşkü’nde akşamları buluşup yemekler yemesi tesadüf değilmiş!..

Ey CHP’nin Atatürkçü ve milli gövdesi, kus bu adamı bünyenden!"

FİKRİ SAĞLAR’DAN ÖNKİBAR’A YANIT

Fikri Sağlar ise BirGün gazetesindeki yazısında Önkibar’a yanıt vererek, “Ahlak ve etik yoksunu insanların gerçek yüzlerini sergilemezseniz onlar edepsizce oluşturdukları bu çamur ortamını devam ettirirler!..” ifadelerini kullandı.

Fikri Sağlar’ın ise yanıtı şöyle:

“Kıymeti kendinden menkul. Gazetecilik kisvesi altında tetikçiliğe soyunan bir gazeteci suretinin zırvalarının muhatabı oluyorum bir süredir… Beni kendi sığ ve kirli sularına çekmeye çalışan bu önü kibar ama arkası bir hayli karışık zat-ı muhteremin şahsı hakkında ben bir şey söylemeyeyim… Merek edenler, uzun yıllar çalıştığı TGRT camiasının sahip, yönetici ve özellikle muhasebecilerine sorabilirler… Kendi patronunu nasıl aldatmaya çalışmış dinleyebilirler…

****

Öncelikle yaptığım bir savunma değildir. Çünkü basın camiası içinde “komisyoncu” olarak tanınan bu kişinin seviyesine inilemez. Aslında seviyesizlik de bir düzeydir. Bu kişide o da yok. Bu yazıyı anlayışınıza sığınarak yazmamdaki amaç, çukurda yaşayan, çamurlar içinde debelenip üzerindeki çamuru başkalarına atarak geçimini sürdüren birine yazılan cevap değil, sadece yalanların ortaya çıkması için yazılmış bir yazıdır.

Müptezelliği ile basın camiasında şöhret yapmış bu kişiyi herkes biliyor. Basındaki yakın dostlarım hep şu öneride bulundular; “Bu adama bulaşma pislik sıçratır! O tedavi ettirip ölümden kurtaran patronuna bile çamur attı.”

İşte tam bu nedenle bazı gerçeklere değinmek gereğini hissettim. Ahlak ve etik yoksunu insanların gerçek yüzlerini sergilemezseniz onlar edepsizce oluşturdukları bu çamur ortamını devam ettirirler!..

Yani; İsmet İnönü’nün sözüne kulak vermeliyiz!..

****

Gelelim birbiri ardına sıraladığı zırvalara:

Zat-ı muhtereme göre Fikri Sağlar, Kürt kökenli babasının izinden yürüyen keskin bir şovenmiş… Türkmenistan’ın tanınma belgesini Sayın Niyazov’a sunduğumda, Sayın Niyazov soyadımdan yola çıkarak kökümüzün Sağlar boyu Arpaç Sakarlara dayandığını, izleyen gazetecilerin huzurunda dile getirmişti. Zaten Mersin’de halen aynı ismi taşıyan bir beldenin bulunduğunu da anımsatayım.

Kürt kökenli olmayı yaftalama unsuru gibi algılayan birinin şoven suçlamasını nereye koyacağınıza varın siz karar verin…

****

Herkes bilir; gazetecilik önce araştırma gerektirir. Hadi araştıracak kapasiteniz yok, açın telefonu sorun. Aradığınızı ben vereyim size; anne tarafım Kürt kökenlidir. Sizin için önemli olan etnik köken anlaşılan. Bu durumda kimin şoven olduğu yeterince açık değil mi?

Gereksiz ama anlamanız için size yazıp vereyim: Fikri Sağlar için değerli olan etnik köken değil, demokrasi, hukuk devleti, insan hakları, antiemperyalist ve emekten yana olmaktır. Bu “Fikri Sağlar solcu mudur” sorunuza yanıt veya moda deyimle kapak olsun…

Nerede bir haksızlık, yolsuzluk varsa orada, mazlumun yanında oldum, olacağım. Ben Susurluk çeteleriyle mücadele ederken siz onları övüyor, hamaset içinde onları koruyordunuz.

Önce Fethullah Gülen’e saygılar sunduğunuz sonra Recep Tayyip Erdoğan’a övgüler düzdüğünüz yazılarınız önümüzde. Biz dik durarak yaşamımızı sürdürüyoruz, siz dans ederek cebinizi doldurma çabasıyla yaşıyorsunuz. Biz doğru bildiklerimizi dürüstlükle, erdemle, açıkça, cesaretle söylemeye ve yapmaya devam edeceğiz.
Siz ise, hep olduğu gibi, bir oradan bir bu yana savrularak dönüp duracaksınız.

Yani siz yalan ve iftiralar yazacaksınız, biz doğruların yüklendiği kervanı yürütüp gideceğiz…

Merak ettiğim bir diğer konu, benim soyum sopum belli de siz kimin çocuğusunuz?..

****

Zırvalarınızın hangisini düzelteyim?! Memphis’de Semra Özal’ın isteği doğrultusunda sergi açmışım ve siz de Semra Özal ile birlikte etkinliğe katılmışsınız!..
Eğer tetikçilik gözlerinizi karartmadıysa, ciddi bir hafıza sorununuz var. Size verilen bilgilendirme notlarına bakmak zahmetine katlanmadığınız için, serginin ön anlaşmalarının önceki Bakanlar döneminde imzalandığını görmemişsiniz… Hatta salt Osmanlı ve Kanuni boyutunda kalmayarak, çağdaş Türkiye vurgusunu da simgelemek üzere Mehter Takımı’nın yanı sıra, programda bulunmayan Senfoni Orkestrası’nın ABD tarafının itirazına rağmen programa dâhil edildiğini de anımsamıyorsunuz. Muhtemelen Türk Marşı’nı da izlemediniz…

Daha da önemlisi Sayın Semra Özal’ın da katıldığını iddia etmişsiniz. Kuyruklu yalan!.. Semra Hanım bizimle hiç gelmedi!..

Allah uzun ömürler versin, hanımefendi hayatta, soruverin bir zahmet…

Sahi, siz etkinlikler sırasında gerçekten orada mıydınız? Anlaşılan otelde Pay TV’lerin karşından kalkmadığınız için kim var kim yok farkında bile değilsiniz!..

****

Fethullah Gülen, Kürtçülük ve ABD yandaşı yaftalamalarınız, eğer ironi değilse –ki ironi biraz zekâ ister- düştüğünüz zavallılığın somut tezahürüdür.

Biliyorum hafıza ile ilgili sorununuz var, o zaman eski yazılarınıza bir göz atın. Yardımcı olayım size; örneğin 24.06.1999’da Gülen ile ilgili kendi yazdıklarınızı okuyun.

Ayrıca, 33 yılı aşkın siyaset yaşamımda parti yöneticisi, bakan ya da milletvekili olarak tek bir ABD resepsiyonuna katılmayan bir siyasetçiyim… Sahi beni nerede gördünüz? Gördüm dediğiniz yerde siz kimin kolundaydınız?

Kürtçülüğe gelince; Kürtçülük ya da Türkçülük gibi etnisite üzerinden siyaset yapan birilerini arıyorsanız, yanlış adrestesiniz… Başka kapıya!...Önce aynaya bakacaksınız!

Ha şunu bilin, beni Aleviler, Kürtler, Türkler, Sünniler, kısaca, insanlar sever ve sayar.

Çünkü benim kıblem insandır!.. Herkes birdir benim için!..

33 yıldır demokrasi, insan hakları, eşitlik, özgürlük ve adil paylaşım için siyaset yapıyorum!.. Bir kez daha tekrarlayım. Beni herkes tanıyor, sizi de kendi camianız çok iyi biliyor!..

****

Son olarak: Kime tetikçilik yaptığınızı bilmiyorum. Ama bu vesileyle bir konunun altını çizmek isterim. FET֒cülük sıfatını bana yapıştıramazsınız!..

Hele sizin gibi bir zamanlar FETÖ ile kol kola gezen biri beni hiç kirletemez!.. Ben sizin akılınızdan bile geçiremediğiniz işleri yapan ilkeli biriyim. Siz bakanlık ve belediyelerde iş kovalamaktan bunları hatırlamazsınız. Hatırlatayım;

Başbakan Çiller’in, laik Cumhuriyetimizin temeline dinamit koyan Fethullah Gülen’le pazarlık yaptığı için bakanlık görevini bırakan biriyim. Okumanız varsa, 1995 tarihli gazetelere bakabilirsiniz!..

Siyasi tarihe geçen açıklamalarımda ortaya koyduğum belgelerle ilgili akılınızca spekülasyon yapmaya çalışıyorsunuz!.. Anlayışınız kıt ama bir kez daha söylüyorum; “Hükümeti deviren Türk Bank belgesini Fetö’cüler vermedi!” Önce de yazdım;

FET֒cü dostlarınla birlikte ispat et!.. Edemezsen!.. Sana şerefsizsin demeyeceğim!.. Biliyorum: “Olmayan bir şeyi istemek anlamsız!..”

Said-i Nursi ile ilgili hezeyanınıza gelince ;Neden Ahmet Taner Kışlalı’nın kütüphaneleri ve kitap okunmasını teşvik eden, kitap yasakların kaldırılmasını anlatan kampanyanın “gerçekten çok doğru ve etkili olduğunu” yazdığı bölümü saklıyorsunuz?.. Güttüğünüz çıkar ne?..

Hahambaşı Tuncay’ı habersiz yayına alan ve başta Doğu Perinçek’e laf söyleyen TRT’yi tersleyen benim. Yayındaki görüşlere tepki gösterdiğimi niye yazmıyorsunuz? Anlayışınız mı kıt?.. Yoksa?!.. Siz iftiracı olmaktan da öte bir karaktere sahipsiniz!..

Bodrum meselesi, kadın avukata yapılanlarla ilgili açıklamalara şimdilik gerek yok. Devamını Önkibar’la belge ve şahitlerle yargı önünde sürdüreceğim!..

***

Ülke bu gibi adamların basını kirletmesi nedeniyle içine girdiği kaostan çıkamıyor!.. Her gün onlarca şehit veriyoruz. Dün, tarihimizdeki en büyük sivil katliam olan Ankara Gar bombalanmasının 1. yılıydı. Orada sadece barış istemek için toplanan 102 insanımızı kaybettik. Her gün onlarca şehit veriyoruz!.. Baskı ve zülüm arttı!..

****

Bu kadar önemli konular yerine silik profilini benim üzerimden parlatmaya çalışan bu “önü kibar arkası karışık” boyalı saçlı zat-ı muhteremle zamanınızı aldığım için gerçekten üzgünüm. Siz okurlarımdan özür dilerim…”

 
11 Ekim 2016 Salı 12:38 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:47
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:08
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık