Fazıl Say'a dünyanın en önemli klasik müzik ödülü

Ana Sayfa » Siyaset » CHP'den Erdoğan yönetimine Rus uçağı desteği

CHP'den Erdoğan yönetimine Rus uçağı desteği

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Rus savaş uçağının Türk hava sahasını ihlal etmesine ilişkin, "Kendi ülkemizin sınırlarının bir başka ülkenin savaş uçağı tarafından ihlal edilmesini asla doğru bulmuyoruz. Eğer angajman kurallarına uyulmuyorsa, bunun gereğinin yapılması da bizim beklentimizdir" dedi.

 
31 Ocak 2016 Pazar 18:42 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP'den Erdoğan yönetimine Rus uçağı desteği

Kılıçdaroğlu, bir dizi etkinliğe katılmak için geldiği Almanya'nın Essen şehrinde, kaldığı otelde basın mensuplarının, Rus savaş uçağının Türk hava sahasını ihlal etmesi, sığınmacı krizi ve yeni nayasa sürecine ilişkin sorularını cevapladı. Türkiye'nin Suriye ile ilgili yeni angajman kurallarını belirlediğini ve bunu tüm dünyaya ilan ettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, Rus uçağının Türk hava sahasını ihlal etmesiyle ilgili olarak, "Kendi ülkemizin sınırlarının bir başka ülkenin savaş uçağı tarafından ihlal edilmesini asla doğru bulmuyoruz. Eğer angajman kurallarına uyulmuyorsa, bunun gereğinin yapılması da bizim beklentimizdir" diye konuştu. 


'TÜRKİYE ELİNDEN GELENİ YAPTI'

Kılıçdaroğlu, Avrupa genelinde yaşanan sığınmacı krizinin çözümün parasal boyuta indirgenmemesi gerektiğini ifade ederek, "Türkiye Cumhuriyeti mülteciler konusunda elinden gelen tüm çabayı göstermiştir. Bütün Avrupa'nın önce bunu bilmesi lazım" ifadesini kullandı. Milyonlarca Suriyelinin aylardır Türkiye'de barındığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, Avrupa Birliği'nin (AB) hem Suriye hem de sığınmacılar konuda uzun zaman tümüyle sessiz kaldığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Mülteci sorunu Avrupa liderlerinin ezberini bozdu, işin özeti bu. Ne zaman ki mülteciler Avrupa'ya gelmeye başladı, ondan sonra Avrupalılar 'Neden mülteciler buraya geliyor?' diye seslerini çıkarmaya başladılar" değerlendirmesini yaptı. Sığınmacıların daha iyi yaşam koşullarında hayatlarını sürdürmek istediklerini, Türkiye'yi değil Avrupa'yı tercih ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Eğer bir kişi ölümü göze almışsa, bir uygar ülkeye gitmek konusunda onun önünde duvarları da örseniz, o ölümü göze almışsa o ülkeye gidecektir. Nitekim geliyorlardır. Akdeniz eğer bugün yüzlerce insanın ölümüne tanıklık ediyorsa, gencecik çocukların ölümüne tanıklık ediyorsa, bu insanların Avrupa'ya gelmek için verdikleri mücadelenin kararlılığını gösteriyor aslında." 

Kılıçdaroğlu, "AB ülkeleri tarafından Türkiye'ye para verilip, Türkiye'nin sığınmacılardan oluşan bir toplama kampına dönüştürülmek istenmesini doğu bulmadıklarını" vurguladı. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 

"Bizim CHP olarak birinci önceliğimiz, Viyana ya da Cenevre görüşmelerinin bir an önce sonuçlanması ve Suriye'deki silahlı çatışmanın sona erdirilmesi. İkinci aşamada da barışın getirilmesidir. Ondan sonraki üçüncü aşamada da bütün mültecilerin kendi ülkelerine geri döndürülmesini sağlamaktır. Asıl paraya bu süreçte ihtiyaç var çünkü Suriye'nin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bu süre içerisinde de AB'nin de Türkiye'nin de diğer dünya ülkelerinin de Suriye'ye katkı vermesi gerekiyor."

'MİLLETİN VEKİLİNİ MİLLET SEÇER'

Türkiye'de milletvekillerinin halk tarafından seçilmediğini savunan Kılıçdaroğlu, halkın önüne bir liste konulduğunu ve bunun onaya sunulduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Deniyor ki, 'Bunlara oy vereceksin.' Böyle demokrasi mi olur? Biz bunu kabul etmiyoruz. 'Milletin vekilini millet seçer' diyoruz. Gelin bunun altyapısını oluşturalım diyoruz. Hukuki altyapısını oluşturalım. Dolayısıyla kendi ülkemize de demokrasiyi getirelim. Biz parlamenter sistemden şikayetçi değiliz. Parlamenter sistemi çalıştırmayan yasalardan şikayetçiyiz. O yasaların kalkması lazım" dedi. "Siyasi partiler kanununun değişmesi sonrası parlamenter sistem nasıl olmalı? Cumhurbaşkanı, Başbakan nasıl seçilmeli?" yönündeki soruya Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Parlamenter sistemde ne ise onun gereği yapılabilmeli. Gerekirse Cumhurbaşkanını halk değil, yine eskiden olduğu gibi parlamento tarafından seçilebilmeli. Bunlar oturulur, konuşulur veya arzu edilirse illa parlamento değil halk seçilsin ise halk tarafından da seçilebilir. Yani bir cumhurbaşkanının seçilmesi halk tarafından veya parlamento tarafından seçilmesi o cumhurbaşkanına anayasayı, hukuku ihlal etme görevi vermez. Cumhurbaşkanı kim tarafından seçilirse seçilsin, anayasal sınırlar içerisinde görev yapmak zorundadır. 'Halk beni seçti, ben istediğimi yaparım'. Hayır efendim, halk seni seçse de istediğini yapamazsın. Başkanı Amerika'da halk seçiyor, Obama istediğini yapıyor mu? Hayır. Yarı başkanlık sistemi Fransa'da var, istediğini yapıyor mu başkan? Hayır. Almanya'da Alman Cumhurbaşkanı istediğini yapıyor mu? Hayır, öyle bir şey yok. Herkes hukuk kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır. 'Halk seçti, ben istediğimi yaparım', böyle bir kural dünyanın hiç bir tarafında yok". 

'12 EYLÜL YASALARI TAMAMEN DEĞİŞMELİ'

Yeni anayasa sürecine ilişkin görüşlerini de açıklayan Kılıçdaroğlu, bir ülkenin rejimini o ülkenin özellikle tarihinin belirlediğini ve Türkiye'nin yaklaşık 200 yıllık bir parlamento deneyimi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, Türkiye'de parlamenter sistemin şu an çok iyi çalışmadığını da ifade ederek, "Neden iyi çalışmıyor? Çünkü 12 Eylül, 12 Mart döneminde çıkan yasalar parlamenter sistemin çalışmamasının ana nedenini oluşturuyor" diye konuştu.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nu, "Türkiye'yi darbe hukukundan arındırma komisyonu" olarak adlandırdıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: 

"Eğer böyle bir komisyon kurulursa, parlamenter sistemin rahat çalışabileceği, sorun yaratmayacağı bir zemini, bir hukuki altyapıyı hep birlikte oluşturabiliriz. 12 Eylül döneminde çıkan yasaların tamamen değişmesi gerekiyor. Özgürlükçü ve birinci sınıf demokrasi açısından." 

Kılıçdaroğlu, anayasanın değiştirilmesine ilişkin hep aynı örneği verdiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bu darbe yasasının basınla ilgili kısmında şöyle yazar: 'Basın hürdür, sansür edilemez'. Yeni anayasa yazdığınızda ne yazacaksınız? Aynı şeyi yazacaksınız: 'Basın hürdür, sansür edilemez'. Peki Türkiye'de bugün basın hür mü? Hayır. Haber yaptı diye gazeteciler hapiste mi? Evet. Bazı gazetelere el kondu mu? El kondu. Yönetimlerine kayyum atandı mı? Kayyum atandı. O zaman 'Basın hürdür sansür edilemez' anayasa maddesi fiilen çalışmıyor. Çalıştırmayan unsurlar nedir? Çalıştırmayan unsurlar da 12 Mart, 12 Eylül döneminde çıkan yasalardır. Biz diyoruz ki; eğer siz gerçekten Türkiye'ye birinci sınıf demokrasiyi getirecekseniz, buyrun gelin Türkiye'yi darbe hukukundan tamamen arındıralım. Almanya'da ne varsa, Japonya'da ne varsa, Amerika'da ne varsa, Fransa'da, İngiltere'de ne varsa, birinci sınıf demokrasi, insan hakları ve özgürlükler açısından ne varsa gelin kendi ülkemizde de aynısını gerçekleştirelim. O zaman göreceksiniz ki, parlamenter sistem zaten çalışacaktır."

Öte yandan Kılıçdaroğlu, basın buluşması öncesinde Alman Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir’le çalışma kahvaltısında bir araya geldi. 
Basın toplantısı sonrasında da Kılıçdaroğlu, Essen'deki temasları çerçevesinde sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve inanç ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu'na toplantıda, Alman Yeşiller Partisi Milletvekili Özcan Mutu da eşlik etti.

 
31 Ocak 2016 Pazar 18:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1299 - Marco Polo Venedik'e döndü.
1402 - Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid, Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilerek esir düştü; Osmanlı devletinde Fetret Devri başladı.
1499 - Davut Paşa komutasındaki Osmanllı donanması komutanlarından Burak Reis, Sapienza adası yakınlarında karşılaşılan Venedik donanması ile çıkan çarpışmada öldü.
1794 - Fransız devrimci lider Maximilien Robespierre, giyotinle başı kesilerek idam edildi.
1808 - Osmanlı Padişahı III. Selim, İstanbul'da IV. Mustafa'nın emriyle boğularak öldürüldü.
1821 - Arjantinli general Jose de San Martin, Lima'ya girerek Peru'nun İspanya'dan bağımsızlığını ilan etti.
1914 - I. Dünya Savaşı başladı.
1920 - Meksikalı isyancı Panço Villa teslim oldu.
1921 - Kütahya'da toplanan Yunan Savaş Meclisi, Ankara'ya yürüme kararı aldı.
1929 - Savaş esirlerine ilişkin Cenevre Konvansiyonu, 48 ülke tarafından imzalandı.
1939 - Demiryolu Aşkale'ye ulaştı.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz hava kuvvetlerinin Hamburg'u bombalaması sonucu çıkan yangınlarda 42.000 Alman sivil öldü.
1945 - Bir B-25 Mitchell bombardıman uçağı New York'ta Empire State Binasının 78. katına çarptı ve 24 kişi öldü.
1946 - İzmir Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1962 - Yönetmen Elia Kazan, America America filminin çekimlerine İstanbul'da başladı.
1965 - Vietnam Savaşı: ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, Güney Vietnam'daki Amerikan güçlerinin sayısının 75.000 den 125.000 e çıkarılmasını istedi.
1976 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin Tangşan bölgesinde meydana gelen 8,2 şiddetindeki depremde 242.769 kişi öldü, 164.851 kişi yaralandı.
1992 - Barcelona'da yapılan 25. Olimpiyat Oyunlarında, halterci Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda şampiyon oldu.
1996 - Emperyal gazinolarının sahibi Ömer Lütfi Topal, aracıyla evine giderken açılan çapraz ateş sonucunda öldürüldü.
1997 - Metin Göktepe davası sanığı 6 polis teslim oldu.
2000 - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kapatılan RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın, hakkındaki hapis cezasının durdurulması için yaptığı başvuruyu reddetti.
2002 - TÜPRAŞ yakınındaki Akçagaz Dolum Tesisleri'nde yangın çıktı. 2,5 saatte kontrol altına alınabilen yangın, 3 trilyon lira zarara yol açtı.
2008 - Türkiye'de iktidar partisi AKP'ye kapatma istemi ile açılan dava görüşülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:00
  • Güneş05:06
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:35
  • Akşam19:50
  • Yatsı21:38
 
Süper Loto
27.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020307081927
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
26.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu142021222603
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık