Genelkurmay o haberi doğruladı, 'yanlış' yorumları eleştirdi

Ana Sayfa » Siyaset » CHP’den Anayasa Mahkemesi’nin KHK kararına tepki

CHP’den Anayasa Mahkemesi’nin KHK kararına tepki

Anayasa Mahkemesi’nin Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması dolayısıyla çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’lerin iptali için CHP’nin başvurusuna ret yanıtı vermesi, tepkilere neden oldu. CHP’nin hukukçu Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, mahkemenin başvuruyu inceleme ve yargılama dışı bırakması kararını, ‘’büyük bir hukuksal yanılgı ve hukuk devleti açısından onarılması zor hasarlara’’ neden olduğunu öne sürdü ve ‘’Bu karar, anayasanın temel olağanüstü hal rejimlerinde temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla tanıdığı güvencelerin hukuki değerini büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır’’ biçiminmde yorumladı. Pekşen, ''Kimse AYM'den hukuk ve adalet bekmesin'' dedi.

 
19 Ekim 2016 Çarşamba 13:28 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP’den Anayasa Mahkemesi’nin KHK kararına tepki

İşte Pekşen'in tarihsel anlam da taşıyan hukuki değerlendirmesi şöyle:

 

OHAL KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİ İLE İLGİLİ KİMSE ANAYASA MAHKEMESİ’NDEN ADALET VE HUKUK BEKLEMESİN 

 

HALUK PEKŞEN ile ilgili görsel sonucu

 

Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinin Anayasaya Uygunluğunun Yargısal Denetimi

Yüksek Mahkemelerin en önemli işlevlerinden birisi de içtihat istikrarı ilkesine uygun davranma yükümlülüğüdür. Yüksek mahkemeler yerel mahkemelerden temyiz def’i yoluyla ya da ilk derece mahkemesi olarak çeşitli gerekçelerle oluşturdukları içtihatlarda gerek iç hukukun gerekse uluslararası hukukun temel normlarıyla özümsenmiş içtihatlar oluşturmaktadırlar.

           

Oluşturulan içtihatların yerleşik hale gelmesi ve istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi hukuki güvenirlik ilkesi gereğidir. Anayasal düzen içerisinde hukuk düzenine güven ve hukuki öngörülerde bulunabilme temel bir insan hakkı olarak kaydedilmiştir. Yasaların ve içtihatların varlığı kadar uygulanabilirliği ve uygulanma kararlılığı da son derece önemlidir. Yurttaşların nasıl bir yasayla yargılanacaklarını ve uygulamada nasıl yargısal içtihatlarla karşılaşacaklarını bilmeleri de en temel insan hakları arasında sayılmaktadır. Herkes kendisinin nasıl bir yasayla yargılanacağını ve ne tür yargısal haklara sahip olduğunu bilerek geleceğini planlayabilmelidir. Gerek İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi gerekse Anayasa mahkemesi içtihat istikrarı ilkesinin hukuki güvenlik ve geleceği planlama hakkı açısından vazgeçilmez bir insan hakkı olduğunda tam bir görüş birliği içerisindedir.

           

Cumhuriyet Halk Partisi’nin OHAL kapsamında yapılan bir kısım düzenlemeler hakkında AYM’ye yaptığı başvurunun AYM tarafından ileriye sürülen gerekçelerle inceleme ve yargılama dışı bırakılması büyük bir hukuksal yanılgı ve hukuk devleti açısından onarılması zor hasarlara sebep olmuştur. Bu karar, Anayasanın temel olağanüstü hal rejimlerinde temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla tanıdığı güvencelerin hukuki değerini büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.

 

Anayasanın 148/1 fıkrasında yer alan ve olağanüstü hallerde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin sekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde dava açılamayacağını öngören hüküm, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı ve kişi hak ve özgürlüklerini tehlikeye düşürdüğü için Anayasanın en çok eleştirilen hükümlerindendir.

 

Anayasa Mahkemesi, 1991 yılında 425 ve 430 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler hakkında verdiği kararlarda, bir işlemin yargı denetimine konu olup olmadığını, kuralı onu yapan organın verdiği adla bağlı kalmadan, işlemin hukukî niteliğini göz önünde tutarak kendisinin belirleyeceği yolundaki içtihadını yineleyerek, söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin gerçekten Anayasanın 148. maddesindeki yargı denetimi yasağı kapsamına giren kanun hükmünde kararname niteliğinde olup olmadıklarını araştırmıştır. Hal böyle olunca düzenlemenin yargı denetimi yasağı kapsamında olup olmadığı ancak başvuru hakkında usul ve esas unsurlarından yapılacak inceleme ile mümkün olabilir ki: bu durumda da yargılama başlamış demektir.

 “Anayasa Mahkemesi Anayasa’ya uygunluk denetimi için önüne getirilen ve   yürütme organı tarafından yürürlüğe konulan düzenleyici işlemin hukuksal nitelemesini yapmak zorundadır. Çünkü, Anayasa Mahkemesi, denetlenmesi istenilen metine verilen adla kendisini bağlı sayamaz. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi “olağanüstü hal KHK’si” adı altında yapılan düzenlemelerin Anayasa’nın öngördüğü ve Anayasa’ya uygunluk denetimine bağlı tutmadığı gerçekten bir “olağanüstü̈ hal KHK’si” niteliğinde olup olmadıklarını incelemek ve bu nitelikte görmediği düzenlemeler yönünden Anayasa’ya uygunluk denetimi yapmak zorundadır.

Anayasa Mahkemesi kanun hükmünde kararnamelerin hukuki niteliğiyle ilgili olarak “olağanüstü hal KHK’leriyle getirilen düzenlemelerin olağanüstü halin amacını ve sınırlarını aşmaması gerektiği”ni belirtmiş ve şu sınırlar üzerinde durmuştur:

Olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri Anayasanın 91. maddesinin olağan kanun hükmünde kararnameler hükmünde kararnameler için koyduğu konu sınırlandırmalarına bağlı olmadıklarından, bu tür kanun hükmünde kararnamelerle temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasî haklar ve ödevler de düzenlenebilir. Ancak Anayasa, 121. maddenin ikinci fıkrasında saydığı “belirli konuların Olağanüstü Hal Yasası’nda düzenlenmesini zorunlu görmektedir. Başka bir anlatımla ikinci fıkrada sayılan konular KHK’lerle düzenlenemeyecektir.”

Anayasanın 121. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, “Olağanüstü hal KHK’leri, Olağanüstü Hal Yasası ile saptanan sistem içerisinde “olağanüstü̈ halin gerekli kıldığı konularda” uygulamaya yönelik olarak çıkartılabilir. Bu tür KHK’lerle yalnızca olağanüstü hal ilanını gerektiren nedenler gözetilerek bu nedenlerin ortadan kaldırılması için o duruma özgü kimi önlemler alınabilir. Olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda çıkartılabilecek KHK’lere Anayasa’nın 121. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları birlikte incelendiğinde başkaca işlevler yüklenemez. Bunun tersi bir anlayış̧; Anayasa ve Olağanüstü Hal Yasası dışında yeni bir olağanüstü hal yönetimi yaratmaya neden olur.

Anayasa Mahkemesi olağanüstü halin gerekli kıldığı KHK’lere karşı dava açılamamasını ise şu şekilde değerlendirmiştir;

“KHK ile yürürlüğe konulan kural, olağanüstü halin gerekli kıldığı konuya ilişkin olsa bile başka bir zamanda veya başka bir yerde olağanüstü hal ilan edilmesi durumunda yürürlüğe girebiliyorsa, başka bir anlatımla, kural konulmasına neden olan olağanüstü halin sona ermesine karşın geçerliliğini yitirmeyip yürürlüğünü sürdürüyorsa olağanüstü hal KHK kuralı sayılamazlar. Olağanüstü hal KHK kuralı niteliğinde görülmeyen kurallar ise Anayasa’ya uygunluk denetimi kapsamına girerler.

Böylece Anayasa Mahkemesine göre, “Anayasa’nın 148. maddesiyle Anayasa’ya uygunluk denetimine bağlı tutulmayan olağanüstü hal KHK’leri, yalnızca olağanüstü hal suresince olağanüstü hal ilan edilen yerlerde uygulanmak üzere ve olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda çıkarılan KHK’lerdir. Bu koşulları taşımayan kurallar olağanüstü hal KHK kuralı sayılamazlar ve Anayasa’ya uygunluk denetimine bağlıdırlar.”

Böylece Mahkeme, olağanüstü halin ilan ediliş̧ neden ve amacının Anayasanın 121. maddesine dayanılarak çıkarılacak kanun hükmünde kararnamelerin neden ve amacını belirlediği gibi, konusunu da sınırladığını ifade etmiştir. Genel olarak, olağanüstü hal ve sıkıyönetim kanun hükmünde kararnamelerinin nedeni Anayasanın 121. ve 122. maddelerinde gösterilen durumlar, amacı ise bu durumların yarattığı tehlikeleri gidermek ve olağan durumları geri getirmektir. Bu tür kanun hükmünde kararnamelerin konusu da, Anayasanın 121. ve 122. maddelerinde gösterilen durumlarda, beliren tehlikeleri giderip olağan durumları geri getirmek için başvurulacak somut önlemlerdir.

Nitekim, Anayasa Mahkemesi, 425 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu değiştiren ve 430 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilan edilmiş̧ olan olağanüstü hal bölgesi dışına taşan bazı hükümlerini olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi kuralı niteliğinde görmemiştir. Mahkeme, söz konusu hükümleri olağan kanun hükmünde kararname kuralı niteliğinde kabul ederek denetlemiş̧ ve sonuçta, bir yetki kanununa dayanılarak çıkarılmadıkları, dolayısıyla Anayasanın 91. maddesine aykırı düştükleri gerekçesiyle iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi Kanun Hükmünde Kararnamelerin “olağanüstü halin gerekli kıldığı” konularda çıkarılıp çıkarılmadıklarını belirlerken, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerinin konu ögesinin daha öznel ve takdirî noktaları üzerinde de durmuştur. Ancak Mahkemenin, 425 ve 430 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin dava konusu hükümlerinin “olağanüstü halin gerekli kıldığı konuda” çıkarılmış̧ olup olmadıklarını belirlerken, özellikle bu hükümlerle seçilen araçlar ile güdülen amaçlar arasındaki bağı kuvvetli bir Anayasaya uygunluk varsayımından hareketle değerlendirdiği ve araçlar ile amaçlar arasında asgari düzeyde akla uygun bir ilişkinin varlığını yeterli görmektedir.

Görüldüğü üzere, Mahkeme bu kararında, Anayasanın 121. ve 122. maddeleri gereğince kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisinin Anayasanın yalnızca bu maddeleriyle değil, başka maddeleriyle de sınırlandırıldığına işaretle, bir kanun hükmünde kararnamenin Anayasanın öngördüğü anlamda “olağanüstü halin gerekli kıldığı konular” da çıkarılmış̧ gerçek bir olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi gerekli kıldığı konular”da çıkarılmış̧  olup olmadığının Anayasanın konuya ilişkin bütün hükümleri göz önünde tutularak değerlendirilebileceğini belirtmiştir

 Anayasanın “temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulmasını düzenleyen 15. maddesi de, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun Anayasanın 121. ve 122. maddelerine dayanarak kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisine sınırlar çizmektedir.

Anayasa, olağanüstü hal gerekçesiyle alınacak önlemlerde “ölçülülük ilkesini vurguladığı gibi, ayrıca bu önlemlerin “milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükleri” ihlal etmemesini de şart koşmuştur. Bugün ülkemizde neyin olağanüstü hal gerekçesi ve amacıyla düzenlendiğinin anlaşılması olanaksızdır. Zira olağan dönemde anayasal düzenlemelerin göz ardı edildiği gerçeği ortada iken OHAL döneminde yargısal denetimin tümüyle askıya alınması esasen hukuk devletinin fiilen işlevsiz kılınması sonucunu doğurmuştur.

AYM’nin bu kararı bir diğer açıdan da Anayasa Mahkeme yargıçlarının bağımsız ve tarafsızlığı ilkesinin tartışmaya açılması sonucunu doğuracaktır. Gerçekten yüksek mahkeme yerleşik içtihadından dönerek uluslararası hukukun yerleşik ilkeleriyle büyük bir çelişkiye düşmüştür. Nitekim Venedik Kriterleri tartışması bu haklı eleştiriyle yeniden önemli bir gündem olacaktır.

Saygılarımla, 

 
19 Ekim 2016 Çarşamba 13:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
22
15
5
2
50
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
22
12
4
6
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:09
  • Güneş06:49
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:52
  • Akşam18:18
  • Yatsı19:48
 
Tarihte Bugün
1856 - Islahat Fermanı ilan edildi.
1870 - Osmanlı padişahı Abdülaziz "Bulgar Eksarhanesinin" (Rumlardan bağımsız Bulgar Ortodoks Kilisesi) kurulmasına izin verdi.
1918 - Türkiye'de Of işgalden kurtuldu.
1921 - TBMM'de ilk bütçe kabul edildi.
1922 - Mısır, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını ilan etti.
1933 - Berlin'de büyük Reichstag yangını çıktı. Olayın ardından yayımlanan bir kararnameyle Naziler diktatörlüklerinin temellerini atmış oldular.
1935 - Wallace Carothers, naylonu keşfetti.
1937 - Meteoroloji Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Sözlük yazımı tarihinin en ünlü hatalarından biri keşfedildi, Webster's New International Dictionary nin 2. Baskısında Dord adlı uydurma bir kelimenin yoğunluk karşılığıyle baskıya verildiği anlaşıldı.
1940 - İlk kez bir basketbol maçı ABD'de televizyondan naklen yayınlandı.
1942 - İstanbul Vezneciler'deki Zeynep Hanım Konağı (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi binası) tamamen yandı.
1945 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzaladı.
1947 - Tayvan'da halk ayaklanması büyük can kayıpları verilerek bastırıldı.
1949 - İstanbul Şehzadebaşı'nda Özel Gazetecilik Okulu açıldı.
1959 - Sivil Savunma Yasa Tasarısı 7126 kanun numarası ile yürürlüğe konuldu.
1975 - Londra'da metro kazası: 43 kişi öldü.
1977 - Malatya'da İnönü Üniversitesi ile iki yüksek okul hizmete açıldı.
1978 - Orgeneral Kenan Evren, Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı oldu.
1980 - Yurt dışında çalışan vatandaşlara dövizle askerlik yapma imkânı tanıyan yasa TBMM'de kabul edildi.
1983 - ABD'de M*A*S*H adlı televizyon dizisinin son bölümü yayınlandı. 106 ilâ 125 milyon kişinin izlediği tahmin edilen bu bölüm televizyon tarihinin en çok izlenilen dizi bölümü olma ünvanını da kazanmış oldu.
1986 - İsveç başbakanı Olof Palme, bir suikast sonucu öldürüldü.
1994 - Kuzey Atlantik Antlaşması tarihinin ilk saldırısını Sırplara karşı gerçekleştirdi.
1997 - "Postmodern Darbe" sözcüğü literatüre geçti.[kaynak belirtilmeli]
1998 - Kosova Savaşı: Sırp güvenlik güçlerinin UÇK'ya karşı bastırma harekâtı başladı.
2001 - Ulusal Bank'a el konuldu.
2002 - Hindistan'ın Ahmedabad kentinde Hinduların ateşe verdiği, Müslümanlara ait evlerde 55 kişi öldü.
2003 - Ankara Bir Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, kapatılan DEP'in 4 eski milletvekilinin yeniden yargılanma istemini kabul etti.
2008 - Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı Robert Gates Ankara'ya geldi ve Türkiye'nin Irak'a düzenlediği Güneş Operasyonu'yla ilgili olarak temaslarda bulundu.
364 - I. Valentinian, Roma İmparatoru oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
27.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu09111316171823303235374041434754577072737680
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık