İşte CHP İYİ Parti'nin anlaştığı iller

Ana Sayfa » Siyaset » CHP lideri'nin Karamollaoğlu yorumu

CHP lideri'nin Karamollaoğlu yorumu

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun açıklamaları ve ortaya koyduğu görüşler için “Türkiye’nin sorunlarını sağlıklı analiz ediyor. İktidarın, sorunların kaynağı olduğunu da gösteriyor” dedi. Kılıçdaroğlu, Karamollaoğlu’nun ilkelerle siyaset oluşturmanın doğru olacağını sözlerini de hatırlattı: “Bu, gelecek açısından, ortak yola çıkarken ileride bir olumsuz tabloya sebebiyet vermemesi açısından önemli.”

 
16 Nisan 2018 Pazartesi 12:28 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP lideri'nin Karamollaoğlu yorumu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlık sistemi için yeni anayasa referandumunun ardından geçen 1 yılı değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, “Demokrasi yok. Yargı bağımsızlığı yok. Medya özgürlüğü yok. Düşünceyi ifade özgürlüğü yok. Üniversiteler baskı altında. Cezaevleri tıka basa dolu. İnsanların yargıya erişim hakkı da yok” dedi. Anayasa değişikliğine “evet” diyenlerin pişman olduğunu belirten Kılıçdaroğlu “AKP’ye oy veren seçmenlerin bugün yüzde 55’inin, ‘tarafsız cumhurbaşkanından yana’ olduğunu gösteriyor. Yani, onlar da taraflı cumhurbaşkanı istemiyorlar” değerlendirmesini yaptı. Kılıçdaroğlu, Antalya’da bir grup gazetecinin soruları üzerine şu değerlendirmeleri yaptı: 

Sen çocuk musun?: Yeni modelin, sorunları çözmediği, aksine sorunları büyüttüğü ve derinleştirdiği açık. Örneğin eğitim alanında tek adam çıktı, TEOG’u kaldırdığını söyledi. Böyle bir karar alırken danıştığı kimse yok. Eğitimi tamamen bir kaos ortamına soktu. Anne- babalar arayışta. Dış politikada, Dışişleri Bakanlığı devrede dışı bırakılmış, 100 yıllık tarih, deneyim, birikim bir kenara itilmiş. Ekonomiye gelince ‘Faizleri indireceğim’ diyor, ‘indir’ diyorsun indiremiyor. Sonra şikâyet ediyor. Dolar yükselince ‘Dış güçler bize operasyon çekiyor’ diyor. Sen çocuk musun sana operasyon çekiyor. Aklın nerede? Kendi suçunu, beceriksizliğini hayali dış güçlerin üzerine atarak sorunlardan sıyrılmaya çalışıyor. Ekonominin durumu felaket bir tablo oluşturuyor.

Hayali düşmanlar yaratıyorlar: Temel sorunlarından birisi de demokratikleşme. Demokrasi yok ortada. Yargı bağımsızlığı yok. Medya özgürlüğü yok. Düşünceyi ifade özgürlüğü yok. Üniversiteler baskı altında. Böyle bir baskı altında yabancı sermayeye ‘Gel Türkiye’de yatırım yap’ der misiniz? Tam tersine yatırımcı Türkiye’den kaçıyor. Cezaevleri tıka basa dolu. İnsanlar haksızlığa uğramasına rağmen hakkını arayacağı bir mecra yok. İnsanların yargıya erişim hakkı da yok. Çünkü Kanun Hükmünde Kararnamelerle insanların dava açması da engelleniyor. Dış politika, ekonomi, demokratikleşme sorunları birbirlerini tetikleyen, etkileşime neden olan ve sorunların daha da derinleşmesine neden oluyor. Dış politikadaki bir sorun ekonomiyi etkiliyor. Demokratikleşmedeki bir sorun da ekonomiyi etkiliyor. Dolayısıyla bu sorunlara bütüncül bir çözüm üretilmesi gerekiyor. Ama bunlarda böyle bir kapasite yok. Devlette liyakatı bitirdikleri için sorunları çözemiyorlar. O yüzden de hayali düşmanlar, güçler yaratarak sorunları soyutlaştırmaya çalışıyorlar. Devlette liyakat sistemi çökertildi. İşin uzmanına verilmiyor. Sorunların sebebi olan iktidar, sebebi başkalarının üzerine atarak geçiştirmeye çalışıyor.

Yaşayarak tehlikeyi gördüler: Tek adam rejiminin fiilen uygulandığı son bir yılda, referandumda, anayasa değişikliğine ‘evet’ oyu veren kitle, verdiği ‘evet’ oyundan dolayı pişman. O zaman olayları pek göremediler ya da biz muhalefet olarak tehlikeyi dillendiremedik. Bugün, yaşayarak onlar da tehlikeyi görüyor, tek adam rejiminin Türkiye’yi nereye sürüklediğini çok daha net olarak izliyorlar.

‘Bürokrasi de görüyor’

“Tek adam rejimine, AKP tabanından da, üst yönetiminden de çok sert eleştiriler var. Ama bu eleştiriler Saray’a ne ölçüde yansıyor bilmiyorum. Başbakan’ın, bakanların hiçbir fonksiyonu yok. Müsteşarlar doğrudan Saray’la görüşüyor. Üst yönetimde ciddi bir rahatsızlık var. İlerde sorunların çok daha fazla olacağını devlet bürokrasisi de görüyor. Kamuoyu araştırma şirketinin sonuçları da, AKP’ye oy veren seçmenlerin bugün yüzde 55’inin, “tarafsız cumhurbaşkanından yana’ olduğunu gösteriyor. Yani, onlar da taraflı cumhurbaşkanı istemiyorlar.”

‘İttifak için yasayı beklemek gerekli’

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile yaptığı görüşmenin gündeminin ağırlıklı olarak “sandık güvenliği” olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, ittifakı konuşmak için Cumhurbaşkanlığı seçiminin esaslarını belirleyecek yasal düzenlenmenin beklenmesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Yasanın önce çıkması lazım. Bağımsız birisi nasıl Cumhurbaşkanlığı adayı olacak, imzalar nasıl toplanacak? Şimdi düşünüyorlar. Masa başında yaptıkları düzenlemeyle, kendi ayaklarına kurşun sıkma gibi bir şeyi önleyecekler, riski nasıl azaltabilecekler ona bakıyorlar” diye konuştu.

‘Her müdahale Esad’ı güçlendirir’

Kılıçdaroğlu, Suriye operasyonu ile ilgili olarak da dış politikada hata yapıldığını söyledi. Suriye konusunda Esat’la tek kişi üzerinden yapılan bir siyaset olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin her şeyini tamamen Esad’ın gitmesine bağladığını, böyle “tek yanlı siyaset” olamayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Suriye’ye yapılan her müdahale, Esat’ın kalıcılığını güçlendiriyor. Türkiye, Suriye, İran, Irak birlikte olsa çok kolay bir çözüm sağlayabilirler. Batılı egemen güçlerin çıkarlarına değil, bölgesel güçlerin çıkarlarına odaklanmalı. Türkiye dış politikada o kadar yalpalıyor ki, sabahtan öğlene kadar ABD yanlısı, öğleden sonra da Rusya yanlısı oluyor. Son derece ilkesiz bir diplomasi izleniyor. Dışişleri Bakanlığı’nın devre dışı bırakıp, diplomasiyi sözcü İbrahim Kalın’a ihale ederseniz, o da sahibinin sesi olarak konuşur. Dışişleri Bakanlığı’nın 100 senelik birikimini bir tarafa atıyorsanız, bu da başarısızlığı zorunlu hale getirir” dedi.

‘Demokrasi mi, diktatörlük mü?’

Kılıçdaroğlu, seçimde yüzde 60 oy hedeflediklerini söyledi

Demokrasi mi, diktatörlük mü?: Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 60 oy hedefliyoruz. Çünkü hangi görüşten olursa olsun, insanların demokrasiyi savunacağına inanıyorum. Herkes ‘tek adam rejimi’nin yarattığı sonuçları görüyor. Seçmenlerin, ağırlıklı olarak demokrasiden yana oy kullanacaklarını ve bunun oy oranının da en az yüzde 60 civarında olacağını düşünüyorum. 2019 seçimi 2-D arasında bir seçim olacaktır. Demokrasi mi, diktatörlük mü? Çare 2019 yılında herkesin sandığa düşünerek gitmesidir. Demokrasi mi, diktatörlük mü? Düşünerek sandığa gitmelerini derken kendilerini değil çocuklarını, torunlarını ve Türkiye’yi düşünerek sandığa gitmeleridir. Demokrasi bizim neyimize yetmiyor? Diktatörlük rejimi bizi ileriye taşımış olsaydı 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 darbelerinde bunu görürdük.

Parti değil memleket sorunu: Şimdi ülkenin haline bakın. Faize, ekonomiye, çiftçinin haline bakın. Dış politikada ki tutarsızlığa bakın. ‘Tek adam rejiminin’ Türkiye’yi getirdiği nokta bu. Vatandaşlar 2019’da demokrasiden yana oy kullanmak zorundalar. ‘Kullansın’ demiyorum, kullanmak zorundalar. Muhafazakâr demokratlar, ülkücü demokratlar, liberal demokratlar, dindar demokratlar, sosyal demokratlar, sosyalist demokratlar... Bu hepsine düşen ortak görevdir. Yani, 2019 bir Kuvayi milliye hareketi olmalıdır. Biz, Kuvayi Milli sürecinde olduğu gibi yaşam tarzı, etnik, dinsel ayrım yapmadık. Tek amaç Türkiye’yi bağımsız hale getirmek. Şimdi de amacımız Türkiye’ye demokrasiyi getirmek. Çünkü bu süreç bir parti değil, memleket sorunudur.

 
16 Nisan 2018 Pazartesi 12:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kazım DEMİR
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1819 - Alabama, ABD'nin 22. eyaleti oldu.
1900 - Bilim adamı Max Planck, kuantum teorisini Berlin Fizik Birliği'nde sundu.
1911 - Norveçli Roald Amundsen Güney Kutbu'na ulaştı.
1927 - Çin'de Çan Kay-Şek kuvvetleri Kanton'daki komünist ayaklanmayı bastırdı.
1936 - Ankara 19 Mayıs Stadı açıldı.
1936 - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kuruldu.
1939 - Sovyetler Birliği, Milletler Cemiyeti üyeliğinden çıkarıldı.
1954 - Kıbrıs sorunu Birleşmiş Milletler'de görüşüldü. Türk delegesi Selim Sarper, "Kıbrıs, Türk sahillerinden 40 mil ötededir. Yunanistan'a 600 mil mesafede olan bu ada Yunanistan'ın olamaz" dedi.
1955 - Arnavutluk, Avusturya, Bulgaristan, Kamboçya, Seylan (şimdiki Sri Lanka), Finlandiya, Macaristan, İrlanda, İtalya, Ürdün, Laos, Libya, Nepal, Portekiz, Romanya ve İspanya Birleşmiş Milletler Örgütü'ne dahil edildiler.
1959 - Başpiskopos Makarios Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilk devlet başkanı oldu.
1960 - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) kuruldu. 9 Ortak Pazar üyesi ile Avrupa Serbest Ticaret Birliği EFTA'ya üye 7 ülke, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada tarafından kuruldu. Türkiye de anlaşmayı imzaladı.
1960 - İstanbul Boğazı'nda Yunan ve Yugoslav tankerleri çarpıştı; 52 kişi öldü.
1962 - NASA'nın Mariner-2 adlı uzay aracı Venüs gezegeninin yakınından geçti. Mariner-2 dünyaya Venüs hakkında bilgi yolladı.
1977 - Tunç Okan'ın yönettiği 'Otobüs' filmi gösterime girdi.
1977 - CHP'li Aytekin Kotil İstanbul Belediye Başkanı oldu.
1981 - İsrail, Suriye kontrolündeki Golan Tepeleri'ni ilhak etti.
1983 - İstanbulVaniköy'deki 100 yıllık Hasan Birinci Yalısı çıkan yangında tamamen yandı.
1989 - Şili'de ilk demokratik seçimler yapıldı.
1990 - Polonyalı futbolcu Koseçki 2 milyon dolara Galatasaray'a transfer oldu; bu rakam Türkiye'de o güne kadar ödenen en yüksek transfer ücretiydi.
1994 - Demokrasi Partisi (DEP) avukatlarından Av. Faik Candan öldürülmüş olarak bulundu.
1996 - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK) Ankara'da düzenlediği "Demokratik devlet, halk için bütçe" mitingine 100.000 kişi katıldı.
1999 - Fransa'dan Türkiye'ye iadesi kararlaştırılan organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı Türkiye'ye getirildi.
2002 - DYP 7. olağan büyük kongresi'nde, Elazığ milletvekili Mehmet Ağar, Genel Başkan seçildi.
2002 - Irak`taki BM silah denetçileri şefi Hans Blix, Irak`tan geçmişte ve şu anda kimyasal, biyolojik ve balistik füze programlarıyla ilgili çalışan bilim adamlarının listesini istedi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
15
10
3
2
33
2
Kasımpaşa
15
8
2
5
26
3
Antalyaspor
15
8
2
5
26
4
Beşiktaş
15
7
4
4
25
5
Malatyaspor
15
7
4
4
25
6
Trabzonspor
15
7
4
4
25
7
Galatasaray
15
7
4
4
25
8
Konyaspor
15
5
6
4
21
9
Sivasspor
15
5
6
4
21
10
Ankaragücü
15
6
2
7
20
11
Bursaspor
15
4
7
4
19
12
Göztepe
15
6
0
9
18
13
Akhisar Bld.Spor
15
4
4
7
16
14
Alanyaspor
15
5
1
9
16
15
Kayserispor
15
4
3
8
15
16
Erzurum BB
15
3
5
7
14
17
Fenerbahçe
15
3
5
7
14
18
Çaykur Rizespor
15
1
8
6
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
13.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu273739454751
 
On Numara
10.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03050611202123303137434647515255596567727780
 
Sayısal Loto
12.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu253336454748
 
Şans Topu
12.12.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010208222714
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:42
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:27
  • İkindi14:47
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:38
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık