Erdoğan'a çok sert tepki: Egemenliğimize müdahale!

Ana Sayfa » Medya Kritik » CHP LİDERİNİN ABD GEZİSİNDEN AYRINTILAR

CHP LİDERİNİN ABD GEZİSİNDEN AYRINTILAR

Hürriyet'in Vashington muhabiri Tolga Tanış, bugün Hürriyet gazetesindeki yazısında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Washington ziyaretinden ilginç ayrıntıları kaleme aldı.

 
9 Aralık 2013 Pazartesi 08:12 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP LİDERİNİN ABD GEZİSİNDEN AYRINTILAR

Tanış yazısında eski ABD Büyükelçisi Jim Jeffrey'in Deniz Baykal'ı bir ABD gezisi için ikna edemezken, yeni Büyükelçi Ricciardone'nin gerçekleştirmesinin yeni büyükelçinin karnesine olumlu yansıyacağını söylerken CHP heyeti üzerine şu tespiti de yaptı: "delegasyonun genelinde herkesin birbirinin arkasından konuştuğu, korkunç bir kakafoniyle karşılaştım, bir sürü gazetecinin arasında bir CHP'linin başka bir CHP'linin arkasından hakarete varan sözler söylediğine tanık oldum."

Tanış geziye ilişkin başka gözlemlerini de yazısında aktardı.

İşte Tanış'ın CHP'nin Washington gezisini değerlendiren o yazısı:

"* Beyaz Saray'daki görüşme üst düzeydi. Yönetimin karar süreçlerinde önemli yer tutan düşünce kuruluşlarında da kendini ve CHP'yi anlattı Kılıçdaroğlu. Rakamla söyleyeyim: Basına kapalı görüşme yaptığı Amerikan İlerleme Merkezi'nin (CAP) Kılıçdaroğlu için gönderdiği davetiyelere LCV (katılım teyidi) oranı yüzde 90 olmuş. CAP yöneticilerine "Normalde kaçtır" dedim. "Yüzde 50'dir" dediler. Kapsam, gördüğü ilgi... CHP bence istediğini aldı.

* Herkes işe CHP açısından bakıyor ya. Ben gezinin, aslında Amerikan diplomasisi için de bir başarı olduğunu düşünüyorum. Geçmişte kendisine sert biçimde muhalefet etmiş bir siyasi partinin yeni liderini ağırlamaları, o partinin tabanı düşünüldüğünde Amerika için de önemli bir kamu diplomasisi hamlesidir. Ve hiç kuşkunuz olmasın... Bu program, 2014'te bakanlığa üç numara olarak gelebileceği konuşulan Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'nin de artı hanesine yazılacaktır. Zira eski Büyükelçi Jim Jeffrey'nin eski genel başkan Deniz Baykal'ı böyle bir gezi için iknaya çok uğraştığını ama beceremediğini öğrendim. Amerikalılar bu sefer CHP ile fotoğraf vermeyi başardılar.

* Elbette Kılıçdaroğlu'na davet sadece Ricciardone'nin değil, yönetimin bir inisiyatifiydi. Ve Gezi Olayları'ndan beri Washington'da AKP liderliğine karşı duyulan kuşkuların bu davette payı olduğu kuşkusuzdur. Gezinin AKP'ye de mesaj içerdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

* Kılıçdaroğlu-Gülen Hareketi görüşmesi de aynı şekilde. yönetimin AKP konusunda taşıdığı kaygıları cemaat de hissediyor. Ve tıpkı yönetim gibi AKP'ye "Siz alternatifsiz değilsiniz" demek için cemaat de CHP'yle yakın gözükmek istiyor. Öyle ki... Kahvaltı bitti. Cemaatin yöneticileri hemen bir basın bülteni hazırladılar. Metni, CHP kanadına gönderdiler. Onay aldılar. Bu arada Engin Altay'ın ismini taslak metinde yanlış yazmışlardı, düzelttiler. İki fotoğraf eklediler. Ve Washington'daki meşhur Kılıçdaroğlu-cemaat kahvaltısını bittikten iki saat sonra bütün medyaya duyurdular.

* Peki Kılıçdaroğlu cemaatle görüşmeli miydi? Bence evet. Ama bunu yaparken, ABD yönetimiyle ilişkiyi nasıl güvene dayalı bir samimiyet üzerine kurmaya çalışıyorsa, Kılıçdaroğlu cemaate karşı da aynı açıklıkta olmalı. Ve son beş yıldır, delilleri tartışmalı davalarda, içeri atılan gazetecilerde cemaatin kamuoyu önünde aldığı pozisyon yüzünden bir özleştiri vermesi gerektiğini onlara hatırlatmalı. Çünkü hem AKP hem de cemaat her konuda öyle pragmatikler, öyle hızlı manevra yapabiliyorlar ki... Sonra CHP o basın bülteni ve fotoğraflarla baş başa kalır.

* Salı günü Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda Türkiye masasından iki kişiyle karşılaştım. CHP'den Aykan Erdemir'le yaptıkları toplantıdan ne kadar memnun ayrıldıklarını anlattılar. Biri, "Son derece tatmin ediciydi" dedi. Erdemir'in ismini not edin. Kılıçdaroğlu'na eşlik eden delegasyonda Türk-Amerikalılar için yıldız tartışmasız Şafak Pavey'di. Amerikalılar için ise Erdemir.

* Dürüst olmak zorundayım. Delegasyonun genelinde herkesin birbirinin arkasından konuştuğu, korkunç bir kakofoniyle karşılaştım. AKP'nin kendisine yakın gazetecilerle dışarıya yansımayan ilişkisi nasıldır bilmiyorum. Ancak CHP'nin sırf hükümete muhalif yazılar yazıyor diye, bir gazeteciye, yazmayacağını düşünüp böylesine çirkin bir görüntü sunması kabul edilemez. Son gün iş öyle bir hale geldi ki... Bir sürü gazetecinin arasında delegasyondaki bir CHP'linin başka bir CHP'linin arkasından hakarete varan sözler söylediğine tanık oldum.

* İki kusur vardı. Birincisi... Türkiye'nin liderliğine talip birini, hiçbir gazetenin temsilcisi olmayan, bağımsız çalışan, geçmişte tartışmalı haberler yapmış bir gazetecinin karşısına oturttular. Wall Street Journal temsilcisi, dediler. Ama WSJ için freelance çalışan o kişinin yazısı, nerede, ne zaman, nasıl çıkacak ben de merak ediyorum. İkincisi ise... Kılıçdaroğlu'nun konuşma yapması için seçilen üç düşünce kuruluşu da (Brookings, CAP ve Partiler Üstü Politika Merkezi) çok iyi belirlenmişti. Ancak programın bazı yerlerine, örneğin Yahudi temsilcileriyle olan buluşmaya, konuya ilgisiz, yönetim nezdinde de ağırlığı kalmamış, 90'ların köhne siyasetini temsil eden Amerikalılar eklediler. Washington değişti. Yeni yüzler oluştu. Ama CHP'de birileri bunu kabullenmek istemiyor.

* Yine de kentte uç kutupları temsil eden isimleri buluşturabilecek kadar da başarılı bir açılım sundular. İlk günkü resepsiyonda Neo-con

Michael Rubin ve kentin en liberal isimlerinden CAP'in Türkiye Direktörü Michael Werz aynı salondaydı. Birine, "İki zıt Michael'ı birleştirdiniz" dedim.

* Ve son olarak: Kılıçdaroğlu ile karşılaşmamız... Özellikle benim kendisinin olası Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda yazdığım yazı sonrası. Kaldığı otelde yarım saatlik bire bir görüşmemiz oldu. Yazılmamak kaydıyla. Ve bana o yazıyla ilgili "Kaynağınızı sormayacağım" diyerek, ne kadar sorumlu bir siyasetçi olduğunu baştan gösterdi. Ancak onun ötesinde... Konuşmamız boyunca kendisiyle ilgili şimdiye kadar edindiğim izlenimlerin de ne kadar doğru olduğunu fark ettim. Ve bir insanın hem bu kadar nazik hem bu kadar doğru ve düzgün hem bu kadar ölçülü olup siyasette liderlik pozisyonu üstlendiğini görünce Türkiye için sevindim. Ama sonra... Delegasyondan anlattığım manzaralar geldi aklıma. İlişki şekilleri... Davranışlar... Bilemedim. Çünkü nasıl baş ediyor bu insanlarla hakikaten hiçbir fikrim yok."

 
9 Aralık 2013 Pazartesi 08:12 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1235 - Lozan'da büyük yangın.
1789 - Liège'de (Belçika) ihtilal.
1868 - Fransız astronom Pierre Jules César Janssen helyum elementini keşfetti.
1877 - Asaph Hall, Mars'ın uydusu Phobos'u keşfetti.
1917 - Büyük Selanik yangını: şehrin %30'dan fazlası harab oldu, 70.000 kişi evsiz kaldı.
1920 - ABD'de kadınlara oy hakkı tanındı.
1944 - Yahudiler Fransa'daki toplama kampı Drancy'den kurtuldular.
1950 - Belçika Komünist Partisi başkanı Julien Lahaut, suikast sonucu öldürüldü.
1958 - Vladimir Nabokov'un romanı Lolita ABD'de yayımlandı.
1964 - Türk güreşçiler Tokyo Olimpiyatları'nda 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazandılar.
1971 - Vietnam Savaşı: Avustralya ve Yeni Zelanda, askerlerini Vietnam'dan çekme kararı aldılar.
1983 - Alicia kasırgası Texas sahillerini vurdu; 22 kişi öldü.
1989 - Tadeusz Mazowiecki Polonya'da Doğu Avrupa'nın komünist olmayan ilk hükümetinin ilk başbakanı oldu.
1998 - Ekonomik krize düşen Rusya bütün dış borç ödemelerini durdurma kararı aldı.
1999 - 17 Ağustos Depremi
2007 - Atlas Jet'e ait bir yolcu uçağı kaçırıldı. Hiçbir can ve mal kaybının olmadığı kaçırma eyleminin ABD' yi protesto etmek amacıyla yapıldığı belirlendi. Uçak Antalya Havalimanı'na indirildi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:33
  • Güneş05:26
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:25
  • Akşam19:24
  • Yatsı21:02
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık