Tunceli'de şehit öğretmen için teröre lanet mitingi

Ana Sayfa » Siyaset » CHP liderine yumruklu saldırı VİDEO

CHP liderine yumruklu saldırı VİDEO

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumruklu saldırıda bulunuldu. Kılıçdaroğlu 4 yumruk darbesi ve saldırı sırasında gözlüğü kırıldı. Yumruğu atan kişinin Erzurum nüfusuna kayıtlı Orhan Ö. adlı kişi olduğu açıklandı. Saldırgan Büyük Birlik Partisi'ne yakınlığıyla bilinen Alperen Ocakları üyesi olduğunu açıkladı.

 
8 Nisan 2014 Salı 13:58 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP liderine yumruklu saldırı VİDEO

Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırı

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumruklu saldırıda bulunuldu. Kılıçdaroğlu 4 yumruk darbesi ve saldırı sırasında gözlüğü kırıldı.


Kılıçdaroğlu grup toplantısına girerken, BDP’lilerle el sıkıştığı anda bir şahsın yumruklu saldırısına uğradı. BDP’li miletvekili Altan Tan ile selamlaşmasının ardından, aradan bir şahıs Kemal Kılıçdaroğlu'na doğru yürüyerek tekmeli-yumruklu saldırıyı gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu, dört yumruk darbesi aldı ve gözlüğü kırıldı.  Partililer araya girdi ve bir süre saldırganı dövdüler.  Saldırgan polis eşliğinde merkeze götürüldü.

 

CEKETİ DE YIRTILDI

Saldırı sırasında Kılıçdaroğlu’nun ceketi de yırtıldı. Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes’in ceketini alarak grup konuşması için kürsüye çıktı

SALDIRGAN ALPEREN OCAKLARI'NDAN

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Meclis'te yumruklu saldırıda bulunan kişinin kimliğinin Orhan Öven olduğu belirtildi. Öven, polise verdiği ilk ifadesinde Alperen Ocakları'na üye olduğunu ve Erzurumlu olduğunu belirtti.


Saldırgan Orhan Ö.'nün ilk ifadesinde, “CHP grubuna geldiğimi söyleyerek Meclis’e girdim. Ben Alperen’im. Yumruklamayı kafaya koydum, o yüzden geldim. Bekledim girişini, uygun fırsatta da yumruğu attım” dediği öğrenildi.


Tekin, “CHP milletvekillerinin olası müdahalesinden çekinildiği için derhal Meclis'ten çıkarıldı. Kendisinin Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldüğü bilgisi bize verildi” dedi.

 

 

GRUPTA SALDIRIYA NE DEDİ?

CHP Grup salonu girişinde yumruklu saldırıya uğrayan Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor. CHP lideri sükunet çağrısında bulundu.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:
Herkesi sükunete davet ediyorum. Bu ilk saldırı değil. Rahmetli İsmet İnönü'ye de saldırılar düzenlendi. Ama bir tek hedefimiz var. Bu ülkeye sağlıklı demokrasiyi ya getireceğiz ya getireceğiz. Baskılar şiddet bizi engelleyemez. Biz kimsenin önünde diz çökmemiş bir gelenekten geliyoruz. Öyle birisi yumruk atacak biz geri adım atacağız. Asla atmayacağız ve inançlarımızdan vazgeçmeyeceğiz.

 

 

 

İŞTE SALDIRI ANI

 

SALDIRGAN BÖYLE YAKALANDI

 

GRUP KONUŞMASI:

İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

KESİME TEŞEKKÜR

Seçimi geride bıraktık. Seçim sürecinde çok çalıştık. Üç kesime teşekkür etmek istiyorum. Birincisi sandığa gidip demokrasi şöleni içinde oy kullanan yurttaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. İkinci teşekkürüm gençlere... Ankara seçimlerinden sonra bir şaibe algısı net şekilde toplumun gündemindeydi. Bine yakın genç CHP genel merkezine geldi. Aynı zamanda bu seçimlerde ilk kez iki buçuk milyon gencin oy kullanma hakkı doğdu. Miting meydanlarında çok sayıda genç vardı. Onlar bizim umudumuzdu. Onları daima kucakladık. Bine yakın genci bir akşam CHP genel merkezinde görünce gururlandım. Hiçbir CHP üyesi değildi ama umutları vardı. O beklentileri asla boşa çıkarmamak gibi bir görevimiz var. İkinci teşekkürüm gönüllü çalışan bu gençlere.

"BU KADINA EN SAMİMİ TEŞEKKÜRLERİMİ İLETİYORUM"

Bugün gazetelerde yer alan bir kadın haberi var. Bingöl'den İktidar partisinden seçilen belediye meclis üyesi kadın başkan yardımcısı olmak ister. Onu reddederler ve koltuğu ona vermezler. Bu kadının söylediği şu cümleler çok önemli. Diyor ki... Gece gündüz 24 saat kapı kapı dolaşıp çalışma yapacağız sonra bize dinen ve örfen kadınların görev alamayacağı söylenecek. Bunu kabul etmem sözkonusu değil. Bu kadına en samimi teşekkürlerimi gönderiyorum. Bizim ne geleneklerimizde ne dinimizde kadının çalışmayacağına dair hiçbir hüküm yoktur. Kadın çalışıyor mu çalışmıyor mu gitsinler karadenize kırsal kesime baksınlar. Oralarda kadın çalışacak da makam mevki olunca mı kadına kapatılacak? Bütün kadınlar o kadın kardeşimizin bu söyleminden bir ders çıkarsınlar. Kadın siyasette de olacak hayatın her alanında da olacak. Bunu yaptığımız zaman Türkiye'yi çağdaş uygarlığa taşımış olacağız.

"CUMHURİYET TARİHİNİN EN ŞAİBELİ SEÇİMİ"

Bu seçim çağdaş demokrasilerden farklıydı. Biz devletle mücadele eden bir seçim gerçekleştirdik. Başbakan bakanlar müsteşarlar valiler kaymakamlar emniyet müdürleri jandarması polisi tamamı bir blok oluşturmuşlar. Karşısına da muhalefet geldi. Bu mücadeleyi sağlıklı işleyen bir demokrasideki mücadeleden farklı yerde konumlandırmamız gerekiyor. AA'nın genel müdürü bile iktidar partisine seervis yapıyor. Oysa onun bütün dünyaya bilgi vermesi lazım. Ama o özel olarak bilgiyi belli bir siyasal partiye yönlendirdi. Bu seçim Cumhuriyet tarihinin en şaibeli seçimlerinden biri oldu. Yıllar içinde daha tutarlı bir demokrasi yerine daha şaibeli bir süreç içine demokrasimiz sokuldu.

"KEDİYİ ARAMAK İSTİYORSANIZ..."

44 ilde elektrikler kesildi. Diğer zamanlar kesilmiyor da neden seçim akşamı kesiliyor? Kediden söz ediyorlar. Kedi trafoya girmiş. Doğrusunu isterseniz Şero yerinde mi diye sordum. Genel merkezin kedisi biliyorsunuz. Kediyi aramak istiyorsanız Bakanlar Kurulu sıralarına bakmanız lazım. Kediyi orada bulursunuz.

"DÖNÜP KENDİMİZE BAKACAĞIZ"

Seçimler yargı gözetiminde yapılır hükümet gözetiminde değli. Yargıdan çok hükümet gözetiminde bir seçim yaşadık. Bakanlar gidip baskı kurdular. Bu seçimler bizim beklentilerimizi karşıladı mı? Biz hep halka doğruları söyleyeceğimizi söyledik. Seçimler beklentilerimizi karşılamadı. Çünkü bizim beklentilerimiz daha yüksekti. Bizim oylarımızda düşüş olmadı 2 milyon oyumuz arttı. Ama bu bizi tatmin etmedi. Halkın beklentileri de bizimkiler de yüksekti. Gençlerin aydınların beklentileri yüksek. Dünyanın CHP'den beklentileri yüksekti. Biz o nedenle oy artışımıza sevinemedik. Daha büyük bir beklentimiz vardı. Hedefimiz en azından beklentilerimizi gerçekleştirmekti. Bunu sağlayamadık. Şikayet etme gibi bir lüksümüz yok. Faturayı halka çıkarmak gibi bir lüksümüz de yok. Dönüp kendimize bakacağız. Neden beklentiyi karşılayamadık? Bunun üstünde çalışacağız. Eksiklerimiz varmış demek ki. Ya bizden kaynaklanıyor ya da bizim söylemimizden. Bunu gidermemiz lazım. Meşhur bir söz var. Roma bir günde inşa edilmedi. Biz kararlı adımlarla gidiyoruz. Her türlü baskı ve şiddete göğüs geriyoruz. Daha sağlıklı demokasi için... Bu mücadeleden asla dönmeyeceğiz.

"TÜRKİYE'NİN  DAHA CİDDİ TEPKİ GÖSTERECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORDUK"

Beklentilerimiz neden yüksekti? Bir siyasal iktidar düşünün dört bakan yolsuzluk dolayısıyla istifa etmiş. Başbakan'ın oğlunun evinde sıfırlanmak için bekleyen milyojnlarca avro var. Bir hükümet düşünün genel müdürlerinin evlerinde ayakkabı kutularından dolarlar fışkırıyor. Türkiye'nin bu yükü çekemeyeceğini düşünüyorduk. Türkiye'nin daha ciddi bir tepki göstereceğini düşünüyorduk. Bu ülkenin yarısından fazlası böyle düşünüyordu. Ben bütün mitinglerde kamuoyu vicdanına seslendim. Vicdan çok önemli bir kavramdır. İnsanın kendi iç dünyasında hesaplaşmasıdır vicdan. Doğru ile eğriyi test etmesidir vicdan. Komşusu açken tok yatan benden değildir Hadisi Şerifi'nin sorgulanmasıdır vicdan. Vicdan hak yiyenlere kapıyı aralamamaktır. Temelinde de ahlak yatar.

"TOPLUMUN BUNU HAZMETMESİ GEREKİYOR"

Devletler kanunla değil ahlakla daha iyi yönetilir diyor Sokrates... Yüz yıllar önce söylemiş. Sizin en hayırlınız ahlakı en güzel olanıdır. Sevgili Peygamberimiz söylemiş. İnsanlara verilen şeylerin en hayırlısı güzel ahlaktır. Sevgili peygamberimizin hadisi şerifi... Her binanın bir temeli vardır İslam binasının temeli güzel ahlaktır diyor Abdullah Bin Abbas. Memleketler ahlaksızlıktan çöker diyor Çiçero... Güzel ahlaktan daha güzel bir şey bulamadım diyor Mevlana... Biz ahlakı ve sevgiyi egemen kılan bir toplum inşa etmek zorundayız. Ahlakın ayrılmadığı ikiz kardeşi adalettir. Adalet ahlak üzerinde yükselir. Toplumun da vicdanıdır. Bu kadar yolsuzluğa batmış bir siyasal yapının daha ağır bir şekilde demokratik yollardan cezalandırılacağını düşündük. 2 milyon oy kaybı var. Bu da çok önemli. Aşağıya doğru giden bir süreç. Toplumun bunu hazmetmesi gerekiyor.

"ORADAKİ KALEMLERE DE ACIYORUM"

Seçimlerden sonra uyuyan vicdanları uyandırmak zorundayız dedik. 76 milyonun bütün bu haksızlıkları sindirmesi mümkün değildir. Her birimize görev düşüyor ve çalışacağız. Bu arada sizin de çok iyi bildiğiniz bir havuz medyası var. Onlar da bize tavsiyelerde bulunuyorlar. Yolsuzluklarla niye uğraşıyorsunuz diyorlar. Bakın vatandaş yine onlara oy verdi diyorlar. Eğer biz yolsuzluklarla uğraşamazsak tüyü bitmemiş yetimin hakkını kim savunacak. Bu ülkeye ahlakı kim getirecek? Hırsızlığın soygunun prim yaptığı bir ahlak düzeni olabilir mi? Havuz medyası ne yazarsa yazsın. Oradaki kalemlere de acıyorum samimi söylüyorum. Kalemini iktidara kiralayan adamdan yazar olmaz. Aydın olmaz... Yolsuzluğun üzerine önce sizin gitmeniz lazım ama neredeyse alkış tutacaksınız.

"ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUP BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN"

Biz bu yolsuzlukları sormazsak sokaktaki vatandaş bize demez mi sen ne iş yapıyorsun parlamentoda... Biz soyulan bütün insanların haklarını korumak zorundayız. O kadar ileri gittiler ki... Uyuyan vicdanlara bir kez daha seslenmek istiyorum. Dini imanı ağzından düşürmeyen her seferinde dini acımasızca istismar eden Başbakanlık koltuğunda oturan bir zat var. Onun özel koruması altında bir bakan vardı. Kur'anı Kerim ile dalga geçip bakara makara diye dalga geçen biri... O şimdi yine onun koruması altında. Uyuyan vicdanlara sesleniyorum. Elinizi vicdanınıza koyup bir kez daha düşünün. Sizin inancınızla dalga geçen adamı koruyana oy verirken bir vicdan muhasebesi yaptınız mı? Çok önemli bir çağrıdır bu. Bir vicdan muhasebesi yaptınız mı? Böyle bir lafı CJnin ilçe başkanı söyleseydi. Diyelim ki söyledi... Yer yerinden oynardı kıyamet kopardı. Niye böyle bir suskunluk var. Havuz medyasına söylüyorum... Niye susuyorsunuz. Acaba hiç utanma duygusu denen duygunun farkında olmadığınızın hesabını yaptınız mı?

"BU İŞİN KURALI BUDUR"

Diyorlar ki abdestimizden şüphemiz yok. Vallahi sizin her tarafınız şüpheli... Bu seçimlerin bizim için beklentilerimizi karşılamadığını söyledik. Daha yüksek bir oy bekliyorduk olmadı. Dönüp kendimizi sorgulayacağız. Çalışacağız. Çalışmaya başladık. Bütün örgütün çalışması lazım. Bu ayın sonunda veya önümüzdeki ayın başında kadın kollarını topluyoruz. MYK üyelerini topluyoruz. İl başkanlarımızı ve belediye başkanlarımızı toplayacağız. Eksiğimiz nedir konuşacağız. Bütün bunları sorgulayacağız. Emekli hayatından memnun oluncaya kadar çalışacağız. Çiftçi elde ettiği ürünün karşılığını alıncaya kadar çalışacağız. Üstünlerin değil hukukun üstünlüğünü sağlayana kadar çalışacağız. Bir tek çocuğun bile yatağa aç girmediği bir Türkiye için çalışacağız. Kararlılık ve inançla çalışacağız. Bu seçimden neyi çıkardık? Tek sözcük... Çalışacağız. Daha fazla çalışacağız. Çok çalıştık. Demek ki yetmiyor daha fazla çalışacağız. Kapısını henüz çalmadığımız milyonlarca ev var. Tokalaşmadığımız milyonlarca insan var. Eğer Türkiye'yi içinde bulunduğu cendereden çıkarmak istiyorsak çalışacağız. Bu işin kuralı budur.


 
8 Nisan 2014 Salı 13:58 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1456 - Belgrad kuşatması Macar komutan János Hunyadi, Osmanlı padişahı II. Mehmed'i yendi.
1711 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Prut Barış Antlaşması imzalandı.
1909 - 1879 yılında kurulan Zaptiye Nezareti kapatılarak, İstanbul Vilayeti ve Emniyet Umumiye Müdüriyeti Teşkilatına dair kanun kabul edildi ve Dahiliye nezaretine bağlı Emniyet Umumiye Müdürlüğü kuruldu.
1913 - Edirne Bulgar işgalinden kurtarıldı.
1919 - Erzurum Kongresi toplandı.
1931 - İthalat sınırlamaları sistemine ilişkin kanun TBMM'de kabul edildi.
1933 - Wiley Post, dünya etrafında uçakla tek başına dolaşan ilk insan oldu. 15.596 millik yolculuğu 7 gün, 18 saat, 45 dakika sürdü.
1946 - Kudüs'te İngiliz yönetiminin karargah olarak kullandığı King David hoteli bombalandı: 90 kişi öldü.
1946 - DSÖ Anayasası 61 ülkenin temsilcisi tarafından imzalandı.
1948 - 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.
1953 - T.C.D.D. işletmesi kanunu kabul edildi.
1961 - Barzani aşiretlerinin baskılarına dayanamayan 800 Türk, Irak sınırını aşarak Türkiye'ye iltica etti. Gelenler Hakkari'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı. Göç daha sonraki günlerde de sürdü.
1964 - Türkiye, İran, Pakistan arasında Kalkınma için Bölgesel İşbirliği Örgütü (RCD) kuruldu.
1967 - Adapazarı ve Mudurnu'da gece saatlerinde meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 173 kişi öldü, 1.078 ev hasar gördü.
1992 - Kolombiyalı uyuşturucu taciri Pablo Escobar, Medellin yakınlarındaki lüks hapishaneden kaçtı.
1998 - Türkiye, AB politikasının özünü oluşturacak şekilde hazırlamış olduğu "Türkiye AB ilişkilerini Geliştirme Stratejisi" başlıklı raporunu bir nota eşliğinde, AB Komisyonu ve dönem başkanlığına (Konseye) gönderdi.
2002 - DSP'den istifalar, Meclis'te de temsil edilen yeni bir parti oluşumuna dönüştü. Yeni Türkiye Partisi, İsmail Cem'in genel başkanlığında 63 milletvekilinin katılımıyla kuruldu.
2002 - İsrail, Hamas'ın silahlı birlikler komutanı Salah Shahade ve 14 sivili öldürdü.
2003 - Fransa'daki Eyfel Kulesinde yangın çıktı.
2003 - Özel güçler desteğindeki ABD birliklerinin Musul'da gerçekleştirdiği bombalamada, Saddam Hüseyin'in oğulları Uday Hüseyin, Kusay Hüseyin, Kusay'ın 14 yaşındaki oğlu ve bir koruma görevlisi öldürüldü.
2007 - 16. Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.
2008 - Bosna Savaş Suçlusu Radovan Karadzic Sırbistan'da yakalandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:51
  • Güneş05:00
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:37
  • Akşam19:56
  • Yatsı21:47
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
15.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060711224142
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık