Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Siyaset » CHP liderinden yandaş rektörlere eleştiri

CHP liderinden yandaş rektörlere eleştiri

CHP liderinden yandaş rektörlere eleştiri

 
26 Aralık 2012 Çarşamba 12:11 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP liderinden yandaş rektörlere eleştiri


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Üniversitelerin ODTÜ'de yaşanan olayları sadece Başbakan'ın gözüyle görmelerini, onun söylemiyle dilendirmelerini kabul etmiyoruz. Onlar üniversitelerin görüşleri değil, AKP'nin atadığı rektörlerin kendi görüşleridir'' dedi.
 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hilton Otel'de gazete, televizyon ve haber ajanslarının temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya gelerek, sorularını yanıtladı.
ODTÜ yerleşkesinde yaşanan olaylar ve ardından yapılan açıklamalar hatırlatılarak, ''cepheleşme endişesi görüyor musunuz?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, dünyanın bütün çağdaş demokrasilerinde haksızlığa ilk tepkiyi verenlerin çıkar beklentisi olmayan gençler olduğunu söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) karalarında ifade ettiği ifade özgürlüğüne ilişkin tanımı okuyan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Elbette ki şiddete karşıyız. Şiddet olmamalı. Ama gençlerin slogan atma, pankart açma gibi özgürlüklerini şiddet olarak gören bir anlayışa da karşıyız. Üniversitelerin ODTÜ'de yaşanan olayları sadece Başbakan'ın gözüyle görmelerini, onun söylemiyle dilendirmelerini de kabul etmiyoruz. Onlar üniversitelerin görüşleri değil, AKP'nin atadığı rektörlerin kendi görüşleridir.''

Üniversitelerin sadece yöneticilerden oluşmadığını belirten Kılıçdaroğlu, ''O nedenle önce üniversitenin ne olduğunu bilmesi gerekiyor Sayın Başbakan'ın. Slogana karşı biber gazı, polis copu bunları devreye koyarsanız orantısız güç kullanıyorsunuz demektir. Bazı üniversite yöneticilerinin bunları görmeyerek sadece öğrencileri görmelerini doğru bulmuyoruz'' diye konuştu.

Eğer bir ülkenin başbakanı üniversite kampüsüne 2 bin 500 polisle giriyorsa burada olayların çıkmasının şaşırtıcı olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, ''Siz bir düşman ülkesine mi giriyorsunuz? Üniversiteye giriyorsunuz'' değerlendirmesinde bulundu.

Asla şiddetten yana olmadıklarını, ancak üniversitelerin ODTÜ'de yaşananları tek taraflı, Başbakan'ın gözünden görmesini kabul edemediklerini vurgulayarak, ''olaya bu şekilde yaklaşan akademisyenlere üniversite hocası demenin de doğru olmadığını'' söyledi.

 

'Gazetecilerin telefonları dinlendi'

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çalışma odasında bulunan dinleme cihazına ilişkin soruları da yanıtladı. Yasa dışı dinlemenin herkesin ortak tepki vermesi gereken bir suç olduğunu vurulayan Kılıçdaroğlu, ancak dinlemeyi yasal hale getiren uygulamalar olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ''Eğer siz bazı gazetecileri dinlemek için sahte isimlerle yargıdan karar çıkarıyorsanız bu daha vahim bir suçtur. Türkiye'de bazı gazetecilerin telefonları sahte isimler kullanılarak dinlendi. Dinlemeden şikayet eden Sayın Başbakan, buna ne tür bir tepki verdi? Yargıcı kandıran kamu görevlileriyle ilgili bugüne kadar AKP Hükümeti ne yaptı? Eğer siz yasa dışı dinlemeye, yasal yönlerden kılıf hazırlayıp bir şekilde yargıcın önüne götürüp karar aldırıyorsanız buna hepimizin tepki göstermesi lazım. Yasa dışı dinlemeler bir ülkenin başbakanını dinleme noktasına gelmişse o da vahim bir olaydır. Orada devletin bütün sırları tartışılır, görüşülür. Sayın Başbakan'ın etrafındaki kişiler kimdir, nasıl olmuştur? Bunu herhalde Sayın Başbakan'ın çıkıp açıklaması gerekir.''

 

'Nedir derin devlet?'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik dinleme konusunu olaydan bir yıl sonra ve katıldığı bir televizyon programında gündeme getirmesine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''Dinlemeleri Sayın Başbakan, derin devlete bağladı. Derin devleti hala sonlandıramadığını ifade etti. Önce Sayın Başbakan, derin devlet konusundaki düşüncesini netleştirmesi gerekiyor. Derin devlet nedir sorusunu yanıtlaması gerekiyor. Eğer derin devlet, devletin bütün sırlarının yasal ortamda görüşülmesi yasal kurumlarda tartışılması ise bu her ülkede var. Bunun odağında da bizde Milli Güvenlik Kurulu var. Ama siz devletin gücünü kullanarak yasa dışı organizasyonlara destek veriyorsanız ve bunu derin devlet olarak adlandırıyorsanız bu doğru değil. Buna hepimizin karşı çıkması gerekir. Susurluk olayı derin devletin yasa dışı ile işbirliğidir. Bizim karşı çıktığımız nokta budur. Sayın Başbakan ile ilgili dinlemeyi hangi derin devlet yaptı? Yasal olan mı yaptı, yasa dışı olan mı yaptı? Yasa dışı olanı yapıyorsa o zaman yasal derin devletle yasa dışı organizasyonlar hangi koşullarda bir araya geldiler. Kim bunları bir araya getirdi. Yanıtlaması gereken Sayın Başbakan'dır. Bunları bilmemiz gerekir.''

Kılıçdaroğlu, kendilerinin dinlenip dinlenmediğine ilişkin soruyu yanıtlarken ise ''Bize gelen bilgiler, devletin resmi kurumlarının CHP'nin yöneticilerini, grup başkanvekillerini dinlediği yönündeydi. Ama Hükümet kanadından 'hayır siz dinlenmiyorsunuz' diye bir tepki gelmedi. Sessizliğin de ikrar olduğunu hepimiz biliyoruz'' dedi.

Eski Genel Başkan ve Antalya milletvekili Deniz Baykal'a ait yasa dışı kaydedilen görüntülerin sorumlularının hala bulunmadığının hatırlatılması ve bir gelişme olup olmadığının sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, sorunun muhatabının Başbakan Erdoğan olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, ''Devleti yöneten o. Eğer ben başbakan olsaydım bu olayı çoktan açıklığa kavuşturmuş olurdum. Komplo yapanların hepsini yargının önüne çıkarmış olurdum'' ifadelerini kullandı.

 

'Etme, bulma dünyasıdır, Başbakan'ı da bulur'

Kılıçdaroğlu, yasa dışı dinleme ve görüntü kaydı olaylarının zamanlamasına işaret edilerek, ''Bu olayları siyaseti organize etme durumu olarak görme ihtimali var mı?'' sorusunu yanıtlarken ise bu tür olayların vahimliğine dikkati çekti.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''Demokratik bir ülkede siyasal iktidarların bu tür olayların üzerine kararlılıkla gitmeleri ve sorunu çözmeleri gerekir. Failleri tutup yargının önüne çıkarmaları gerekir. Bu oldu mu? Olmadı. Eğer bir olay iktidara dokununca tepki verilir, iktidara dokunmayınca ondan yararlanılırsa yani çifte standart uygulanırsa bundan sonuç alamazsınız. Türkiye'de bizim yaşadığımız olay dinlemeler konusunda, iktidarın uyguladığı çifte standarttır. Kendisi dinlenince rahatsız oluyor, başkaları dinlenince oh oluyor. Bu olmaz. Sonunda etme, bulma dünyasıdır, gelir Sayın Başbakan'ı da bulur.''

Dinleme konusunda devletin ilgili kurumlarının harekete geçmesi ve sorumluların mutlaka bulunması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ''Olay yaklaşık bir yıl önce gerçekleşmiş ve bugüne kadar aydınlanmamışsa bunun sorumlusunu bulmamız gerekiyor. Bu başka bir Uluderedir. Bir ülkenin başbakanı dinleniyor, Başbakan kendisinin dinlendiğini bir yıl sonra katıldığı bir televizyon programında açıklıyor. Bunu da getirip derin devlete bağlıyor. Yabancı ülkelere bağlamıyor.''

Başbakan Erdoğan'ın yüksek düzeyde güvenlik önlemleriyle korunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, bütün bu önlemlere rağmen birileri Başbakan'ı dinliyorsa ve Başbakan bundan haberdar oluyorsa failleri de çıkarması gerektiğini söyledi.

 
26 Aralık 2012 Çarşamba 12:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık