Batum'da Türk oteli yandı; çok sayıda ölü var

Ana Sayfa » Siyaset » CHP liderinden önemli açıklamalar

CHP liderinden önemli açıklamalar

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 'Adalet yürüyüşü'nün 15. gününde canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Bizim ve FETÖ'nün sözlerini kıyaslayacaklarmış." diyen Kılıçdaroğlu, "Gülen cemaatini devlete yerleştiren kim? Ben miyim? Bir kişi vali olacaksa, kaymakam olacaksa önce Pensilvanya'ya gidiyorlardı. Keşke öyle bir araştırma yapsalar da biz de bilsek biz ne söylemişiz, onlar ne söylemiş diye. Bizim ve FETÖ'nün söylemlerini karşılaştıracaklarmış. Çok ama çok mutlu olurum. Duyduğum en iyi haber. Vallahi çok mutlu olurum." diye konuştu.

 
29 Haziran 2017 Perşembe 23:08 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP liderinden önemli açıklamalar

Kılıçdaroğlu Habertürk TV'de moderatör Ece Üner, Hürriyet yazarı Deniz Zeyrek ve gazeteci Nagehan Alçı'nın sorularını yanıtladı.

İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

İstanbul Maltepe'de umarım güzel bir miting gerçekleştireceğiz. Bir ülkede adalet yara almışsa o ülkenin kendi içinde barışı sağlaması mümkün değil.

Doktor arkadaşlarımın önerisi var, tempoyu koruyun diye. Bazen dozu kaçırıyorum daha hızlı yürüyorum. Biraz daha yavaşlıyoruz uyarı üzerine sonra belli bir tempoda devam ediyoruz.

Bir davaya inanıyorsanız, haklı olduğunuza inanıyorsanız emin olun yürürsünüz. Düzenli spor yapan bir insan değilim. Adalet için bir yürüyüş yapalım dedik, sağolsun yalnız bırakmadılar. 

(CHP'li vekilin 'Erdoğan ve AK Parti Lahey'de yargılanacak' sözleri) Doğru bulmuyorum. 

"DUYDUĞUM EN İYİ HABER, VALLAHİ ÇOK MUTLU OLURUM"

Şantaj ile kaybedilecek zaman yok. Hakim ve savcı orada. Onlar sizin hakim ve savcınız. Devletin hakimi ve savcısı demiyorum dikkat ederseniz. 

Kendi söylemlerine dikkat etmeliler. Bizim ve FETÖ'nün sözlerini kıyaslayacaklarmış. Vallahi çok mutlu oluruz. Eleştirdiğimizde kıyameti koparıyorlardı 'Hoca Efendi'ye bunu nasıl söylersiniz.' diye. Kendi sözleri ile FETÖ'nün sözleri arasında paralellik var. 'Aynı menzil' sözünü eden ben değilim ki, 'aynı menzil' lafını söyleyen onlar. Gülen cemaatini devlete yerleştiren kim? Ben miyim? Bir kişi vali olacaksa, kaymakam olacaksa önce Pensilvanya'ya gidiyorlardı. Keşke öyle bir araştırma yapsalar da biz de bilsek biz ne söylemişiz, onlar ne söylemiş diye. Bizim ve FETÖ'nün söylemlerini karşılaştıracaklarmış. Çok ama çok mutlu olurum. Duyduğum en iyi haber. Vallahi çok mutlu olurum. 

"SESİMİN KESİLMESİ ARAYIŞI VAR AMA BUNDAN KORKMAYIZ"

'Bir partinin genel başkanı konuşuyor, bunun bir yolunu bulup sesini keselim' şeklinde bir arayış var. Biz bunlardan çekinir miyiz, asla. Biz ne söylüyorsak kamuoyu önünde gayet net söylüyoruz. Düşüncelerimiz neyse gayet açık söylüyoruz. Söz verdiysek sözümüzün arkasında dururuz. 'Hakimler, savcılar seni de çağırır. Çağırsa ne olur? 138. madde hakimlere, savcılara talimat vermek pozisyonunda olanlar için getirilmiştir o madde. Ben yargıya nasıl talimat vereceğim?

"KONTROLLÜ DARBE"

Bakın kontrollü darbeden şunu kast ediyoruz. Bilinen, önlenmeyen ve sonuçlarından yararlanılan darbeye kontrollü darbe denir. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 'Hangi önlemleri alacaksanız parlamentoya getirin' dedik. Yapmadılar. Açlık grevi yapan iki öğretmen var, ne ilgileri var FETÖ ile. Yüzlerce örnek verebilirim. Biz adaleti savunuyoruz. Siyasetçiler suçluyu belirleyemezler. Biz suçlunun kim olup olmayacağını siyasete bıraktık. Savcı hemen iddianameyi hazırlıyor, hakim hemen kararını veriyor.

Ben üç darbeyi yaşadım. O darbe döneminde yaşananların bir benzeri bu dönemde de var. Hepsini söyledim. 15 Temmuz'un soruşturulması lazım ama iktidar bunu araştırmayı değil, kapatmayı yeğledi. Darbeyi en iyi bilen iki kişi parlamentoya gelip bilgi vermedi. 

"İKİ 15 TEMMUZ VAR"

Ben kontrollü darbe söylemini referandumdan çok önce kullandım. Sayın Başbakan Adil Öksüz olayı hakkında soruşturma açılmasını istedi. Adil Öksüz'ün üzerindeki GPS cihazı hangi firmadan dedim... Adil Öksüz olayı her seferinde kapatılmak istendi. İki tane 15 Temmuz var. Sokağın 15 Temmuz'u ve sarayın 15 Temmuz'u. Darbe girişiminde bulunuldu, halk sokaklara çıktı ve darbe önlendi. Bu sokağın 15 Temmuz'u. Bir de sarayın 15 Temmuz'u var.

Ben sorulardan yola çıkarak cevabı aramak istiyorum. O nedenle parlamento çok önemliydi. Gelip bilgi verselerdi çok önemliydi. Savcılar gerçekten serbest bırakılsaydı birçok boyut ortaya çıkacaktı.

Kontrollü tanımından neyi kast ettiğimizi söylüyoruz. Siz katılmayabilirsiniz. Ben bu darbe girişiminde çok karanlık nokta olduğunu biliyorum.

Savcı iddianameyi hazırlıyor, Adalet Bakanlığı gözden geçirdikten sonra iddianame mahkemeye veriliyor. Bu, yargıya müdahale değil midir? Mesela üst akıl deniyor. Kim üst akıl. Siz savcısınız, yazarsınız bunu. Yargılama süreci sorunlu, baştaki süreç sorunlu. Sayın Cumhurbaşkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı... Darbe gecesini anlatıyor, '3 ayrı yerde 3 ayrı uçak tutuyorduk' diyor. Önceden haberiniz var demektir bu. Darbeyi öğrendiği zaman bu uçaklar hemen kalkıp gelebilir mi? Bilinmeyen çok şey var. Bizim talebimiz bu işi siyasal temelde değil, ülkenin geleceği açısından masaya yatırmakta fayda var.

"BANA VERDİKLERİ SÖZLERİNİ TUTMADILAR"

15 Temmuz'dan sonra demokrasi konusunda güzel bir atmosfer ortaya çıkmıştı. Sonra 20 Temmuz geldi. İlk kararnameye itiraz ettik. Askeri hastanelerin kapatılması... Bunun FETÖ ile ilgisi yok. Kış lastiği KHK ile... Bize verdikleri hiçbir sözü tutmadılar. Saraya gittik, yargı bağımsızlığı konusunda görüş birliğine vardık. KHK'ler, OHAL dolayısıyla Başbakan ile görüştüğümüzde 'Çok kısa bir süre için uygulayacağız' dediler. Biz ona rağmen karşı çıktık. 'Bütün partiler darbeye karşıysa niye OHAL' dedik. Öyle anlaşılıyor ki KHK ile ülke yönetilecek.

"BERBEROĞLU'NUN TUTUKLANMASI BARDAĞI TAŞIRAN DAMLA"

Vekiller tutuklandıktan sonra Sayın meclis Başkanı'nı ziyaret ettim. Söz verdi, 'Ben bu konuda anayasa hukukçularından görüş alacağım' dedi. Teşekkür ettim. Sonra dedim ki 'Bir sorun bakalım bu görüş alındı mı' diye... Hiç görüş alınmamış. TBMM Başkanı bana grup başkanvekillerinin önünde görüş alacağını söylüyor ama görüş almıyor. Enis Berberoğlu'nun tutuklanması bardağı taşıran damla oldu. Meclis'in iradesi yoki saraya bakıyorlar. Yargı da öyle.

"REFERANDUM İÇİN BİZ DE BU TUZAĞA DÜŞMEDİK"

Anayasa Mahkemesi'nin kararı vardı, milletvekilleri tutuklanamaz diye. Bizim parti programımızda kürsü dokunulmazlığı hariç, dokunulmazlıklara karşı.Parti programını kurultay kabul ediyor. Benim üstümdeki bir organ kabul ediyor. Yani Genel Başkan'ı seçen bir organ diyor ki, kürsü dokunulmazlığı hariç, tüm dokunulmazlıklara karşıyız. Bugün de aynı düşüncedeyiz biz. Hiçbir Düşüncemiz değişmedi bizim. Ama yargının bağımsız, tarafsız olması gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bugün Anayasa Mahkemesi otursa masanın başına, karar verse, eski kararından vazgeçmese 'Milletvekilleri tutuklanamaz' diyecek. Ama Anayasa Mahkemesi aylardır karar veremiyor. Niçin? Saraya bakıyor.

Şuanda İktidar partisi herhangi bir vekilin dokunulmazlığını 160 oy ile kaldırabilir. Anayasa değişikliğine gerek var mı? Yok. O zaman soru şu: Niçin Anayasa değişikliği yapıldı? Referanduma hazırlık için yapıldı. Referandum için biz de bu tuzağa düşmedik bu kadar basit. Yani bir iktidar partisi herhangi bir milletvekilinin dokunulmazlığını bugün parlemento açık olsa öğleden sonra kaldırabilir. Yetki ve sayısal çoğunluğu var zaten.

 
29 Haziran 2017 Perşembe 23:08 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Türker Ertürk
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1922 - Edirne'nin kurtuluşu.
1924 - Kazım Özalp Paşa, TBMM Başkanlığı'na seçildi
1925 - Şapka giyilmesi konusundaki kanun, TBMM'de kabul edildi. Kanun, 28 Kasım'da yürürlüğe girdi. Kanun kabul edilirken, Rize'de şapka ve diğer inkılaplara karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden 8'i idama mahkûm edildi.
1934 - Mustafa Kemal Atatürk, İsmet Paşa'ya "İnönü" soyadını verdi.
1936 - Almanya ve Japonya, Avrupa kültürünü ve dünya barışını Bolşevik tehditten korumak amacıyla bir anlaşma imzaladılar.
1943 - Sir Winston Churchill, Franklin D. Roosevelt ve Çan Kay Şek Kahire'de bir araya geldiler; Japonlar teslim olana kadar savaşa devam kararı alındı.
1948 - Öğrenci velilerinin talebiyle, ilkokullara isteğe bağlı din dersi kondu.
1955 - Bir yıl önce büyük bir yangınla hasar gören Kapalıçarşı yeniden açıldı
1958 - Ahmet Adnan Saygun'un bestelediği Yunus Emre Oratoryosu, BM'nin yeni çalışma dönemi dolayısıyla New York'ta seslendirildi. Orkestra ve koroyu şef Leopold Stokowski yönetti.
1967 - ABD Başkanı Johnson'un Kıbrıs Özel Temsilcisi Cyrus Vance, Atina'nın önerilerini Ankara'ya getirdi. NATO Genel Sekreteri Brosio da arabuluculuk için Ankara'ya geldi. BM Güvenlik Konseyi, savaştan kaçınılması çağrısı yaptı.
1968 - İstanbul'da Dr. Siyami Ersek ve ekibi, trafik kazasında ölen bir memurun kalbini bir işçiye taktı; hasta 39 saat yaşayabildi.
1969 - Beatles müzik grubundan John Lennon İngiltere'nin Biafra'ya müdahalesi ile Amerika'nın Vietnam politikasına verdiği desteği protesto amacıyla, İngiltere Kraliçesinin verdiği unvanı reddetti.
1973 - Yunanistan'da askeri darbe.
1973 - Yunanistan'daki ayaklanmalar sonunda Başbakan Georgios Papadopulos, cunta tarafından devrildi.
1979 - Abdi İpekçi'nin katlinden sanık Mehmet Ali Ağca, Kartal-Maltepe Askeri Ceza ve Tutukevi'nden kaçtı.
1998 - 55. Hükümet, gensoru ile düşürüldü. Devlet Bakanı Güneş Taner'in bakanlık görevi sona erdi. Başbakan Mesut Yılmaz, istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu.
1999 - Yargıtay 9. Ceza Dairesi, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında verilen ölüm cezasını onadı.
2000 - Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Richter ölçeğine göre 7 şiddetinde deprem meydana geldi.26 kişi hayatını kaybetti.Bakınız;2000 Bakü Depremi
2002 - Uzay mekiği Endeavor uluslararası uzay istasyonuna kenetlenerek bir Amerikalı ve iki Rus astronotu bıraktı.
2007 - Afişleri ve söylemleriyle dikkat çeken Altay kulübünün taraftar topluluğu Yüksel ki Sen Kararsın Ay kuruldu.
2009 - İstanbul Barosu Başkanlığının Danıştay'a yaptığı itirazla katsayı eşitsizliği tekrar geri geldi ve yüzbinlerce İmam Hatip, Meslek lisesi, Teknik lise ve Anadolu teknik liseli öğrencinin önü tıkandı.
2009 - Beşiktaş, Manchester United takımını deplasmanda 1-0 yendi.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
12
8
2
2
26
2
Başakşehir
12
8
2
2
26
3
Beşiktaş
12
6
4
2
22
4
Kayserispor
12
6
4
2
22
5
Fenerbahçe
12
5
5
2
20
6
Sivasspor
12
6
1
5
19
7
Bursaspor
12
5
3
4
18
8
Göztepe
12
5
3
4
18
9
Akhisarspor
12
5
3
4
18
10
Aytemiz Alanyaspor
12
5
2
5
17
11
Trabzonspor
12
4
4
4
16
12
Kasımpaşa
12
4
3
5
15
13
Malatyaspor
12
4
2
6
14
14
Antalyaspor
12
3
4
5
13
15
Konyaspor
12
3
2
7
11
16
Osmanlıspor
13
3
2
8
11
17
Karabükspor
12
2
2
8
8
18
Gençlerbirliği
13
2
2
9
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
23.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu041013203339
 
On Numara
20.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060910212223242528334041424556676872737577
 
Sayısal Loto
18.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011113182649
 
Şans Topu
22.11.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu131522243109
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:26
  • Güneş07:13
  • Öğlen12:19
  • İkindi14:48
  • Akşam17:04
  • Yatsı18:39
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık