Savcılıktan Genelkurmay İletişim Dairesi'ne cunta suçlaması

Ana Sayfa » Siyaset » CHP liderinden, iğrenç paylaşım için çağrı

CHP liderinden, iğrenç paylaşım için çağrı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Burdur İl Milli Eğitim Müdürü’nün 'süslenen kadınlar'la ilgili paylaşımını hatırlatarak, "Bu öğretmenin görevden alınması lazım. Ne yaptılar? Tam tersine, vekildi asil olarak tayin ettiler. Buradan milli eğitim bakanına seslenmek isterim. Ne olursunuz, bu tür insanları milli eğitim camiasında barındırmayın" dedi.

 
18 Ekim 2016 Salı 15:48 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP liderinden, iğrenç paylaşım için çağrı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, parti grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

Bugün Azerbaycan’ın bağımsızlık günü. Buradan bütün Azeri kardeşlerime, bağımsızlık gününüz kutlu olsun. CHP her zaman her ortamda sizinle birliktedir.

Eğer bir toplum geleceğe güçlü hazırlanmak istiyorsa, öğretmeni bütün sorunlardan arındırmalıdır. Ama öğretmenleri aşağılarsanız, işinden ederseniz, görevini yapmaz hale getirirseniz ay sonunu nasıl getireceğim diye düşünmeye iterseniz, mali zorlukların içine iterseniz geleceğimizi köreltirsiniz. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” anlayışıyla hepinizi yürekten selamlıyorum. Sizin sorunlarınız CHP’nin sorunlarıdır.

Darbe sonrası, darbe fırsatçılığı yapıp sendikaya üye oldular diye öğretmenlerin görevine son vermeyi asla kabul etmiyoruz. Sendika üyesi olmak bir anayasal haktır. Benim de öğretmenin de işçinin de işverenin de hakkıdır.

O nedenle biz açığa alınan ve görevine son verilen bütün öğretmenlerin yanındayız. Sonuna kadar sizin haklarınızı savunacağız. Ama öğretmen var, öğretmen var. Öğretmen var kendisini bu ülkenin çocuklarına adamış. Öğretmen var, istikbali için peygamberimizi bile istismar eden bir öğretmen.

"BU ADAMIN ÖĞRETMEN OLMAMASI LAZIM"

Bir öğretmen var, “Bir kadın evinden süslenip çıkıp evine dönene kadar kaç erkeğin şehvetini tahrik etmişse o kadar erkekle zina yapmıştır” diyor. Bu öğretmenin görevden alınması lazım. Diyanet İşleri açıklama yaptı, 'böyle bir hadisi şerif yoktur' dedi. Bu adamın öğretmen olmaması lazım. Ne yaptılar? Tam tersine, vekildi asil olarak tayin ettiler. Buradan milli eğitim bakanına seslenmek isterim. Milli Eğitim Bakanı’nın bürokratik deneyimi var, kendisine sonsuz saygım var. Ama ne olursunuz, bu tür insanları milli eğitim camiasında barındırmayın. Ben herkesin kimliğine, yaşam tarzına saygı gösteririm. Ama birisinin sevgili peygamberimizi istismar etmesine tahammül edemem.

Okullar açıldı, kitaplar yok. Niye dağıtılmadı? Eski kitapları FET֒cüler hazırlamış, şimdi yeni kitapları hazırlayacağız. O kitapların hazırlanmasına imkan veren bürokratları yerinde oturtuyorlar, öğretmenleri görevden alıyorlar. Öğretmene mi senin gücün yetiyor?

Proje okul diye bir şey açıkladılar. Şimdi öğrenciler ve veliler eylem yapıyor. Kendi okuluna, kendi öğretmenine sahip çıkıyor. Öğrenci, benim öğretmenimi alma diyor, veli okuluma dokunma diyor. Niçin? Bunların çağdaş uygarlıktan anladığı, orta çağ uygarlığı. Buna asla izin vermeyeceğiz.

 

 

"BÜTÜN MAĞDURLARA SAHİP ÇIKACAĞIM"

Darbe sonrası mağdurlardan söz ediyorum. Diyorlar ki “Mağdur yok ki, mağdur varsa millettir” diyor. Ben de milletten söz ediyorum zaten. Bütün mağdurlara sahip çıkacağım.

Örnek vereceğim. Öğretmeni öğretmenlikten atıyorsunuz. Lojmanından da atıyorsunuz. Hadi attın. Sonra ne yapıyor? Bu öğretmen, çoluk çocuğunun geçimini sağlamak için Bursa’nın Kestel pazarında sivri biber satacak. Ne yapsın geçinemiyor. Belediye zabıtaları geliyor, tezgahı kaldırıyorlar. Sen biber satamazsın diyorlar, neden? “Sen FET֒cüsün” Bir kişi suç işledi diye, bütün aileyi açlığa mahkum etmek hangi dinde, hangi kitapta var? Çıkıp bana bunu birisi açıklasın.

Urfa’dan örnek vereceğim. Demet Fakiroğlu. Kocası istihbarat kıdemli başçavuş. 15 temmuz gecesi alarm veriliyor, gidiyor. 16’sında tutukluyorlar, hapse atıyorlar. Görevinden de atıyorlar. Sonra lojmandan da çıkarıyorlar. Koşa koşa gidiyorlar, iktidar partisinin il başkanına gidiyorlar. “Biz mağduruz, böyle bir şey yapmadık. Benim kocam alarm geldi gitti. Bizim FET֒cülükle ilgimiz yok” diyor.

Verdiği cevap, “kocanızdan boşanacaksın” diyor. Kim oluyorsun sen bu ifadeyi kullanıyorsun. Yetmiyor, bu annemiz aynı zamanda bir şehit ablası. Abisi jandarma üst çavuş Van Çatak’ta şehit oluyor. Şehit olduğu için, yakını diye bunu işe alıyorlar. Kocasını hapse atıyorlar, bunun da işine son veriyorlar. Hadi kocasını hapse attın, yargılanacak eyvallah. Peki bu kadının günahı ne? Neden işine son veriyorsun.
Ben bunları söyleyince üzülüyorlar. Vay efendim bunları niye söylüyorsunuz.

Efendim bir ruh vardı, neymiş, Yenikapı ruhu varmış. Yenikapı’da insanlar mağdur edilecek diye görüş birliği mi oldu? Hayır olmadı. Bir insani aile boyu açlığa mahkum etmek hangi vicdanda var?

Annelerin çocukları da işsiz, evlatları işsiz. Bakın üç örnek vereceğim. Bitlis Mutki, küçük bir ilçe. 34 kişi okullarda temizlik işine bakacak, ilan veriyorlar. Bu işe başvuranların sayısı 2 bin 110. Herkes gidip başvurmuş. Batman’da 380 kişi alınacak, 2 bin 500 kişi başvuruyor. Hadi orası diyelim doğu güneydoğu işsizlik var, terör var vesaire. Nevşehir’de 174 kişi alınacak diyor, başvuran 3 bin 192 kişi. Bu tablonun Türkiye’de tartışılmasını istemiyorlar. Annelerin çocukları işsiz, bunların konuşulmasını istemiyorlar.

"BURADA İMZA VAR, KAPI GİBİ İMZA"

15 Temmuz darbe gecesi karşı çıktık. Oturduk, grubu olan 4 siyasi parti bir bildiri hazırladık. Genel başkanlar imza attılar. TBMM Başkanı da imza atacağım dedi, o da imza attı. Bu bildiride ne vardı? Okuyorum, sağır sultanlar duysun diye okuyorum

“Unutulmamalıdır ki TBMM, Kurtuluş Savaşı'nı yöneten, Türkiye’nin demokrasiye geçişini gerçekleştiren demokratik parlamenter sistemi yıllar içinde geliştirmiş bir milleti yokluk ve yoksulluktan alıp muasır medeniyetler seviyesine çıkarmanın mücadelesini vermiş Meclis’tir. Meclisimiz tek yürek olarak darbeye karşı haysiyetli bir duruş sergilemiştir. Darbecilere gereken cevabı, dünyaya da gereken duruşu sergilemiştir” Doğru mu, doğru. “Demokratik parlamenter sistemi yıllar içinde geliştirmiş” diyor. Şimdi ben sayın Meclis Başkanı’na ve diğer siyasi parti liderlerine imzanızı inkar mı ediyorsunuz, imzanıza sahip mi çıkıyorsunuz sorusunu sormak zorundayız. Bu imzaları attık, şimdi bu imzalar unutulmuş. Yenikapı diyorlar, bir imza yok ki. Burada imza var, kapı gibi imza.

BAŞKANLIK TARTIŞMALARI

Şimdi bunları bırakmışlar, bir kişinin derdine düşmüşler. Ona koltuğu nasıl ikram edeceğiz diye. Yine buradan siyasi partilerimizin saygı değer genel başkanlarına seslenmek isterim. Cumhurbaşkanı seçilen kişi, TBMM’de ön görülen yemini etmiştir. O yemine sadık kalacağına dair, namus ve şeref sözü vermiştir.


Dolayısıyla eğer kuralın dışına çıktığı zaman bizim görevimiz ona kuralları hatırlatmaktır. “Efendim fiili durum var, yasal hale getirelim” niye fiili durumu yasal hale getirelim diyoruz? Neden ona sen yasalara uymuyorsun diye hatırlatma ihtiyacı duymuyoruz? Eğer bir kişinin arzusunu yerine getireceksek, o zaman bu parlamentonun iradesi ne oluyor? İmzaladığımız metin ne oluyor? İmzamızın arkasında durmak namuslu olmanın, onurlu olmanın birinci şartı değil midir?

Ben size kadın kardeşlerim duysun diye bazı isimler söyleyeceğim. Asker Saime, Kılavuz Hatice, Senem Ayşe, Gül hanım, Kara Fatma, Binbaşı Ayşe, Zekiye hanım, Asiye Rıza, Ulviye Hanım, Melek Reşit Hanım, Halide Edip hanım. Bunlar ulusal kurtuluş savaşına onurlarıyla ölüme giden kadınlardır. Evet erkeğiyle beraber, omuz omuza düşmana karşı mücadele eden kadınlardır. Birileri kadınları aşağılıyorsa, ona dersini vermek bütün kadınların ortak görevidir, nokta.

BÜTÜN GAZETECİLER SERBEST BIRAKILSIN

Hapishaneler tıka basa dolu. Öğrencisi, hakimi, eri, erbaşı, çavuşu, öğretmeni hapiste. Gazetecisi hapiste. Böyle bir yapıyı doğru bulmuyoruz. Böyle bir anlayışı doğru bulmuyoruz. Yazarı çizeri bilim insanı da hapiste. Necmiye Alpay. Dilbilimci Necmiye Alpay. Dünya çapında bir dil bilimci. Necmiye Alpay, 12 Eylül askeri darbe döneminde 3 yıl Mamak hapishanesinde kalan biridir. Her darbe sonrası yargılanan, onurunu dik duruşunu koruyan birisidir. Aslı Erdoğan; bir Fransız edebiyat dergisi diyor ki “21’nci yüzyıla edebiyat dünyasına damga vuracak 50 isim arasında” Nerede bu? Hapishanede. Niye hapishanede? Karşı darbe yüzünden, darbe fırsatçılığı yüzünden hapiste.

Bana birer mektup gönderdiler. Sevgili dostlarım, o mektupları çerçevelettim benim makam odamda duruyor. Altan kardeşlerden, Murat Aksoy’a Ali Bulaç'a kadar bütün gazetecilerin, yazarların çizerlerin serbest bırakılmalarını istiyoruz.

BAHÇELİ’NİN BİNALİ YILDIRIM’A SORMASINI İSTERİM

Mustafa Kemal hastadır, Hatay’ın alınması lazım. Adana ve Mersin’de iki askeri tören yapın der, hastalığa rağmen o törenlere katılır. Kimsenin burnu kanamadan Hatay Türkiye’nin topraklarına dahil edilir.

Şimdi kalkıp birileri bizim milliyetçiliğimizi de sorguluyor. Kıbrıs’ın beşparmak dağlarına bakacaksın arkadaş, akdenize bakacaksın sen. Birileri de yazıyor “Efendim AKP gitseydi CHP karşı çıkardı” Siz bizim dediğimizi zaten duymuyorsunuz, kulaklarınızı zaten kapatıyorsunuz. Ya da yazarken bize sorun ya. Şu soruyu sayın Bahçeli’nin Binali Yıldırım’a sormasını isterim “Kerkük’ü siz kimlere teslim ettiniz” Kerkük’te katliamlar yapıldı niçin sesiniz çıkmadı? Kerkük’e kim gitti? CHP gitti.

Kimse kusura bakmasına ama birileri kalkıp böyle istediği gibi eser bağırır çağırırsa kimse onu dikkate almaz. Bu kadar basittir. Kaybeden Türkiye. Irak ve Suriye politikasına bakın. Kaybeden Türkiye ve Türkmenler.

Dışişleri Bakanı Lozan’da toplantıya katıldı. Çıkışta şunu dedi: “Terörist El Nusra Halep’ten derhal ayrılmalı.” Doğru mu, doğru. Peki Cumhurbaşkanı ne diyor? “Eğer dost olmak için IŞİD’e karşı olmak ölçüyse, o zaman El Nusra ile dost ol. Çünkü El Nusra da IŞİD’e karşı savaşıyor” Şimdi böyle bir tabloya kim inanır? Kim bunu düşünebilir. El Nusra konusunda bile görüş birliği yok. Kim doğruyu söylüyor? Dışişleri Bakanı söylüyor ve Dışişleri bakanını da kutluyorum. El Nusra o bölgeden çekilmelidir.

DÖRT OLAY DÖRT SORU

Darbe oldu, siyasi ayağını arıyoruz. Şöyle yorumlanıyor, “darbe girişimi başarılı olsaydı, kim cumhurbaşkanı başbakan olacaktı, o siyasi ayağı.” Hayır arkadaş o darbenin sonucudur. Peki darbeyi hazırlayanlar kimlerdir? Kimler nasıl yol açtı. Dört olay ve dört soru soracağım.

2011 temmuz ayında, genelkurmay başkanı ve 4 kuvvet komutanı istifa etti. 2011 temmuzunda genelkurmay başkanının gönderdiği mektup vardır. Bir bölüm okuyorum.

“Tutuklu bulunan 14 general amiral ile 58 albay, mevcut yasalarımız gereğince bu yıl yapılacak YAŞ’ta değerlendirmeye girme hakkını kaybetmiş ve peşinen cezalandırılmıştır. Bu durumun önlenememesi ve yetkili makamlar nezdinde yapılan girişimlerin dikkate alınmaması, genelkurmay başkanı olarak personelimin hak ve hukukunu koruma sorumluluğumu yerime getirmeme engel olduğumdan, işgal ettiğim bu yüce makamdan göreve devam etme imkanı ortadan kalkmıştır”

Birinci olay, Şimdi, FETÖ kumpası olduğu AKP tarafından da ikrar edilen Balyoz iftirasında 14 genarel, 58 albayın tasfiyesine engel olmak için, girişimlere dikkate almayıp, istifaya neden olan yetkili makamlar kimlerdir? Biliyoruz aslında kimler olduğunu.

Olay iki, darbe girişiminin başında Tümgeneral Mehmet Dişli. 2011 yılında kıta görevine gidiyor, normalde iki yıl görev yapması lazım. Özel bir uygulama yapıyorlar, bir yılı dolunca kıta görevinden genelkurmay karargahına alınıyor bu. Kendisi için, proje yönetim daire başkanlığı adı altında özel bir daire kuruluyor. Bu orada olsun diye. 2015 yılıdna tümgeneralliğe terfi ettiriliyor. Kıtaya gönderilmesi gerekirken, işgal ettiği başkanlığın kadrosunu değiştiriyorlar, aynı dairede kalıyor.

Soru şu, Mehmet dişli’yi ısrarla genelkurmay karargahında tutan, yeni daireler ihdas eden, darbe girişiminde genelkurmay karargahını teslim almasını isteyen irade hangi iradedir?

Olay üç, 2013-2014,2015. YAŞ kararlarında, albay rütbesinden generalliğe terfi edenler var. 73 subayın 52’si şu an ceza evinde. Hava kuvvetlerinde, 26 subayın 15’i, deniz kuvvetleri komutanlığından 25 subayın 15’i cezaevinde. Darbeden tutuklu 83 subayı, albaylıktan generalliğe taşıyan irade hangi iradedir?

Olay 4, 2014 askeri şurada üç isim bir üst rütbeye terfi ettiriliyor. Ancak, Cumhurbaşkanı Başbakan ve Milli Savunma bakanı bu üç ismin terfisini imzalamıyor. Ve YAŞ kanununda bir değişiklik yapıyorlar. “Cumhurbaşkanının onayıyla tekerrür eder” diyor. Ve bu üç general terfi ettirilmiyor, ordudan ayrılıyorlar. 2014’te terfiyi uygulamaya koymama konusunda bu kadar kararlı duran, 2013’te değişiklik yapan siyasi irade, 2013-2014-2015’te terfi ettirilen FET֒cü subaylarla ilgili aynı iradeyi niye göstermemiştir?

Buradan bütün savcılara sesleniyorum. Öğrencileri, öğretmenleri, garibanları bırakın. Eğer birini sorgulayacaksanız. Türkiye’yi adım adım darbeye taşıyanları sorgulayacaksınız. Ve şunu söylüyorum. Benim bu anlattıklarımda, şu kelime yanlıştır diyorlarsa çıkıp özür diyeceğim. Ama anlattıklarım doğruysa, onların vicdanına sesleniyorum. Sizin gücünüz garibana yetiyor, kendi yanındakilere yetmiyor.

 
18 Ekim 2016 Salı 15:48 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:11
  • Güneş06:51
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:51
  • Akşam18:17
  • Yatsı19:47
 
Tarihte Bugün
1594 - IV. Henry, Fransa kralı oldu.
1844 - Dominik Cumhuriyeti, Haiti'den bağımsızlığını ilan etti.
1863 - Türkiye'de bilinen ilk resim sergisi İstanbul Atmeydanı'nda açıldı. Serginin açılmasına Sultan Abdülaziz destek verdi.
1879 - Yapay tatlandırıcı sakarin keşfedildi.
1880 - Haydarpaşa-İzmit demiryolu işçileri greve çıktı.
1917 - Rus Çarlığı çöktü.
1918 - Çaykara'nın kurtuluşu.
1921 - Şavşat'ın kurtuluşu.
1932 - Halkevleri kuruldu.
1933 - Reichstag yangını
1937 - Özel teşebbüsçe inşa edilen ilk Türk gemisi Belkıs, Haliç'te törenle denize indirildi.
1942 - II. Dünya Savaşı: Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk uçak gemisi USS Langley, Japon savaş uçakları tarafından batırıldı.
1943 - Amerika Birleşik Devletleri'nin Montana eyaletinde bir maden ocağında patlama meydana geldi: 74 işçi öldü.
1948 - Çekoslovakya'da komünist parti yönetimi ele aldı.
1955 - Türk boksör Garbis Zaharyan, Yunanlı rakibi Emanuel Zambidis'i sayıyla yendi.
1963 - Dominik Cumhuriyeti'nde ilk demokratik seçimler yapıldı: başkan Juan Bosch oldu. Rafael Trujillo'nun diktatörlüğü sona erdi.
1964 - Coca-Cola'nın dünya üzerindeki 1109'uncu fabrikası İstanbul'da açıldı. Tamamıyla yerli yatırımla kurulan şirketin sermayesi 14 milyon liraydı.
1971 - TRT bir açıklama yaparak, parasızlık nedeniyle radyo yayınlarını 18,5 saatten 8 saate indirmek zorunda kalacağını bildirdi.
1973 - MHP senatörü Kudret Bayhan 15 yıl hapse mahkûm oldu. Bayhan Fransa'ya uyuşturucu madde sokmaktan yargılanıyordu.
1975 - Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) ve çeşitli devrimci kuruluşlar tarafından " Hayat Pahalılığı ve Faşizmi Protesto " mitingleri düzenlendi. Malatya, Tokat, Kahramanmaraş, Erzincan ve Adıyaman'da ki mitingler saldırıya uğradı.
1976 - Hayali mobilya ihracatı ve vergi iadesi yolsuzluğundan sanık Yahya Demirel için tutuklama kararı verildi. Gelişen olaylar üzerine Ecevit "Demirel'in siyasi hayatta kalma hakkı yoktur " dedi.
1978 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığına atandı.
1985 - Bazı Ege illerindeki okulların "Devrim" olan adları değiştirildi.
1988 - Türkiye'de ilk yapay kalp ameliyatı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde yapıldı. Hasta, gerçek kalp bulunamaması yüzünden bir süre sonra öldü.
1993 - İnsan Hakları Derneği Elazığ şubesi başkanı Avukat Metin Can ve Dr. Hasan Kaya öldürülmüş olarak bulundu.
1995 - Kuzey Irak'ın Zaho kentinde bir ticaret merkezinde bomba patladı; 76 kişi öldü, 83 kişi yaralandı.
1995 - Mercedes kaçakçılığından hükümlüyken yeniden yargılanan milli futbolcu Tanju Çolak "suçu ihbar ettiği" gerekçesiyle mahkeme tarafından serbest bırakıldı.
1999 - Olusegun Obasanjo, Nijerya'nın seçimle işbaşına gelen ilk başkanı oldu.
2001 - Başbakan Bülent Ecevit, Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'i istişarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdı.
2002 - Hindistan'da Müslümanların Hindu milliyetçileri taşıyan bir treni ateşe vermesi sonucu 60 kişi öldü.
2004 - Filipinler'de bir feribotta patlama meydana geldi: 116 kişi öldü.
2010 - Şili de 8.8 büyüklüğünde deprem oldu.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık