Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Siyaset » CHP liderinden Erdoğan'a ağır sorular

CHP liderinden Erdoğan'a ağır sorular

CHP Lideri Parti Meclisi toplantısında yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili açıklama yaptı.

 
23 Aralık 2013 Pazartesi 08:03 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP liderinden Erdoğan'a ağır sorular

İşte Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları:

İçinde bakanların, oğullarının, iş adamlarının olduğu bir tablo. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki yolsuzluk tek başına yapılacak bir olay değil. üç önemli ayağı var yolsuzluğun.

- Önce yolsuzluğa izin verecek kirli bir siyasetçiye ihtiyaç var. ikinci ayağı o siyasetçinin emrindeki bürokratlar. Yeteri kadar kirli bürokrata ihtiyaç var. Üçüncü ayağı devleti hortumlamayı iş edinen kirli iş adamı. Biz buna şeytan üçgeni diyoruz. Siyasetçi var mı var, bürokrat var mı var, iş adamı var mı var. dört bakanın adının karıştığı, çocuklarının adının karıştığı ciddi bir olay var. sıradan bir olay değil, örgütlü bir olay. Bilinçli bir olay. Devleti hortumlayan bir yapı var karşımızda.

- Ne beklenirdi? Adı yolsuzluğa bulaşan bakanlar hemen ankara’ya gelir, başbakana gelir biz temiziz, çocuklarımız da temiz, asla kirli işlere bulaşmadık. Ama eliniz rahat olsun biz size istifa dilekçemizi veriyoruz. Hiç kimseye de müdahale etmeyin. Biz tertemiz insanlarız derlerdi istifa dilekçelerini verirlerdi. Başbakan da çıkar şunu söylerdi “ben bakanlarıma, polislerime devletime savcılarıma güveniyorum.” Derdi, onların istifa dilekçelerini kabul eder, bağımsız yargı karar verecek der susardı. 76 milyon vatandaş alkışlardı. Hiçbirimizin söyleyecek bir şeyi kalmazdı. Bakanlara da teşekkür ederdik, sizin temiz olduğunuz davranışınızdan belli derdik.

- Bu böyle olmadı. Bu bakanlar ankaraya geldiler, bütün programlarını iptal ettiler. İstifa etmeyeceğiz dediler. Koltuğu babalarının malı gibi gördüler. Hortumlamaktan utanmadılar. Ve çıktılar milletin önüne gülerek alay eder gibi devletin içinde çeteler var dediler. Türkiye kendi tarihinde, Osmanlı dahil böyle bir olayla karşılaşmamıştır. Dünyada böyle bir örnek asla olmamıştır. Eğer çeteyi siz sokakta kurarsanız, onu bir şekliyle çözersiniz. Çete bürokraside oluşursa çözersiniz. Ama bakanlar kurulunda oluşursa orada zorluğunuz vardır. Geldiğimiz süreç budur.

- Kul hakkı yiyenlere güvenmeyiniz. Yetimin hakkını yiyenlere güvenmeyiniz. Onlar sizi soydular. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyasetin yolu halkın zenginleşmesini sağlamaktır. Ne kadar yolsul varsa, siyasette o kadar köşeyi dönen var demektir. Din iman edebiyatı yapıyorlardı, hala dillerinden düşürmüyorlar. Defalarca söyledim başbakana, çık şu kürsüye de ki ben kul hakkı yemedim de diye. Diyemiyor. Babalar ve oğullar çıkmışlar meydana devletin içinde örgüt var diyorlar.

- Sayın Başbakan’a birkaç sorum var. 11 yıldır iktidardasın, başbakansın. Bütün istihbarat örgütleri senin emrinde. Bakanlar bürokrası senin elinde. Devletin içinde çete olduğunu senin bakanların ve onların çocuklarının yolsuzluk yapıldıktan sorna senin dillendirmen ne kadar doğru? Sen 11 yıldır iktidardasın. Sen nasıl olurda çetenin farkına varmazsın o zaman? Bir kamu bankasının genel müdürünün evinde, ayakkabı kutusu içinde milyonu aşan dolar bulunuyor. Başbakan’a soruyorum, o genel müdürün evine, o ayakkabı kutusunun içinde, dolarları çeteler mi yerleştirdi?

- Bakanların çocuklarının yatak odalarında, bir değil iki değil beş değil, ona yakın kasayı çeteler mi yerleştirdi? Para sayma makinalarını çeteler mi yerleştirdi? Milyonlarca doları çeteler mi yerleştirdi? Nasıl oluyorda bu çeteler, bunları yerleştirirken bunların hiç haberi olmuyor? Ben asıl bu soruların yanıtlarını bekliyorum.

- Adı yolsuzluğa bulaşmış bakan ve oğlunun konuşmaları medyaya düştü. Bakan ne diyor? “Oğlum dikkatli ol telefonda bunları konuşma” ne demek bu içişleri bakanı? Ben merak ediyorum, bu konuşmayı çeteler mi onlara zorla yaptırdı? Bir babayla oğul arasında her türlü konuşma olur. Neyi gizler? Aile mahremiyeti varsa gizlenir, iki yolsuzluk varsa gizlenir. Onun dışında ne olacak? Neden oğlum bunları dikkatli konuş diyor, yüzyüze görüş diyor. Çeteler mi bunu önerdi acaba sayın bakana?

- Yolsuzluğu ortaya çıkaran ve savcının emrini yerine getiren polisler var. hukuka göre, adli kolluk yönetmeliğine göre, savcı polisleri alır, talimat çerçevesinde görev yapmasını sağlar. Polisler de giderler savcının talimatını yerine getirirler. Dört bakan istifa etmedi, ankara’da kaldılar. Altlarında kırmızı plakalar. Devletin bütün bürokrasini kullandılar. İlk işleri bu polisleri görevden aldılar. İnsanda ar olur. 11 yıldır iktidardasın. Bunlar devletin polisi. Çete devletin içine yerleştirdi? Ne yaptı bu polisler? Ankara’da İstanbul’da görevlerine son verildi, savcılar iş yapamasın diye, yolsuzlukları da örtelim diye. Bu örtülecek türden bir yolsuzluk değil.

- Yolsuzlukları araştıran savcılar var. devletin savcıları. Cumhuriyet savcıları. Mahkeme kararıyla telefon dinlemeleri yapılıyor, görüntülü deliller toplanıyor. Bu savcılar da çete oldu. daha düne kadar alkış tutuyordunuz. Kurşun geçirmez aracını çete diye suçladığın savcılara tahsis ettin.

- Eğer bunlar gerçekten çeteyse, savcısı polisi çeteyse o zaman bu ülkede bir yönetim sorunu var. bu ülkeyi çeteler yönetiyor. 11 yıldır iktidardasın, istihbarat örgütleri emrinde, savcısı polisi çete, yolsuzluğunu çıkartmışlar. Sen diyorsun ki, yolsuzluktan söz etmeyin, bakanlardan söz etmeyin, savcılardan söz edin.

- Hiç utanmıyor musunuz? Allah’tan korkmuyor musunuz siz? Şimdi alt yapıyı oluşturuyorlar, yolsuzluğu nasıl örteriz diye. İlk yaptıkları iş süratle bir yönetmelik çıkarttılar. Yönetmeliği çıkaran bakanların içinde adı yolsuzluğa bulaşan da var. bundan sonra savcı talimat verirse, önceden hırsızlara haber verilecek. Deniz feneri henüz belleklerimizden silinmedi. O dönem polisler kendi bakanlarına haber verdiler. İstanbul’da şuralarda arama yapılacak diye. Ne oldu? o köstebek bakanın, özel koruma müdürü, Kırıkkale belediye başkanını aradı. İstanbul’da deniz feneri yetkililerini aradı arama yapılacak diye. Biz bunu belgeleriyle ve telefon konuşmalarının tümünü yayınladık. Hiçbir ses çıkmadı, soruşturma açılmadı. O köstebek bakan, içişleri bakanlığından başbakan yardımcılığıa terfi ettirildi. Hırsıza bilgi verilir mi? Geleceğim hazırlığını yap. Utanmadan böyle bir yönetmelik çıkarıyorlar.

- Buradan bütün hukuk çevrelerine çağrıda bulunuyorum. O yönetmelikleri asla dikkate almayınız. Barolar süratle dava açmalı. Yargı süratle karar vermeli. Halk adına karar veriyorsa yolsuzluğa izin vermemelidir. Böyle bir kepazelik Türkiye Cumhuriyeti tarihinde asla görülmemiştir. Yönetmeliği değiştiriyorsun, kamu ihale kurumu yasasını değiştirdiler. Neydi? Yolsuzluklardan arınmış kamu ihale sistemini getirmek istiyorlardı. Değişikliği yaptılar, kamu ihale kurumunun içine çete yerleştirdiler.

- Çete var diyor. Defalarca söyledim, çete varsa bu ülkede, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen varsa, iki çete reisini bir tarafta, iki çete reisini etrafında görür. Bu çeteyi kim yönetiyor diye görmek istiyorsa, geçer aynanın karşısına çete reisini orada görür.

- Son bir soru daha soruyorum. Elini vicdanın koyup söyle bana, helal paranın, alın teriyle kazanılmış bir paranın ayakkabı kutusunda ne işi var? insan olanın anlayabileceği bir soruyu soruyorum. Gerçekten Müslümanlığa bağlı bir insana bu soruyu soruyorum. Oturup bana bunun yanıtını verecek? Devletin bankası duruyor, sen devletin genel müdürüsün, banka emrinde, nasıl oluyorda bu parayı evinde saklıyorsun? Acı olanı ne biliyor musunuz? Bu haram paranın, Müslümanım diye tafra atan başbakan tarafından savunuluyor olması.

- Efendim ne oluyormuş? Koskoca içişleri bakanı, oğlu gözaltına alınıyormuş da bunu gazetelerden öğreniyormuş. E sen hiç utanmadın mı oğluna yolsuzluk tavsiye ederken, hiç yüzün kızarmadı mı senin? Şimdi kalkıyorsun da çok acı bir olay diyorsun. Siyaset kirlilikten arınmalı. Temiz siyaset olmalı. Düzgün siyaset olmalı. Her kuruşun hesabını siyaset kurumu halkına vermeli.

 
23 Aralık 2013 Pazartesi 08:03 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık