Sincar'da 70 PKK'lı öldürüldü açıklaması

Ana Sayfa » Siyaset » CHP Lideri: PKK'yı azdıran 13 yıllık AKP iktidarı

CHP Lideri: PKK'yı azdıran 13 yıllık AKP iktidarı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk canlı yayınında Tarafsız Bölgeye konuk oldu. Canlı yayında gündeme dair gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamalarda, Deniz Baykal’ın aday yapılmayacağı iddialarını yalanladı. Vatan Partisi ile ittifak konusuna da açıklık getiren CHP lideri, medyaya yönelik baskılara sert çıktı. Dağlıca ve Iğdır’daki terör saldırıları sonrası Türk-Kürt çatışmasının zemininin yaratılmaya çalışıldığını savunan Kılıçdaroğlu, “Dolduruluşa gelmemeliyiz kesinlikle. Bu konuda çok duyarlı olmalıyız” çağrısında bulundu.

 
17 Eylül 2015 Perşembe 01:25 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP Lideri: PKK'yı azdıran 13 yıllık AKP iktidarı

 

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle;

- Perşembe günü Parti Meclisi’ne toplayıp son şeklini verip, milletvekilleriyle ilgili listeyi hazırlayacağız.

- Merkez Sağ’dan partimize gelenler var. Merkez Sağ’dan geliyorlar diye özel bir çabamız yok. Geçmişte kendisini orada konumlandıran pek çok arkadaş, kendi konumunun CHP içerisinde olması gerektiğini düşünüyor biz de kabul ediyoruz.


“Oğlum bedelli askerlik yapmadı”

 

- Türkiye öyle bir noktaya geldi ki Cumhuriyet ve baskıyı savunanlar karşı karşıya. Sağ-sol karşıtlığının yerini rejim kaygısı almış durumda. (Mehmet Ali Bayar olacak mı?) Hayır. Kendisi son derece birikimli birisi. Bizim listeler bir anlamda kilitlenmiş durumda.

- İhsan Özkes herkes gibi beni de şaşırttı. Özkes, bir din adamı olmanın ötesinde politikacı kimliğiyle geldi partimize. Din adamını din adamı olarak partiye getirmeyi çok doğru bulmuyoruz.

- Deniz Baykal’ın aday yapılmayacağı iddiaları doğru değil, o da seçimle geldi. O gazetelerde yazılanları ben de hayretle takip ediyorum; anlamakta zorlanıyorum.

- Vatan Partisi ile ittifak yapamayacağımızı, listelerde değişiklik yapamayacağımızı Doğu Perinçek’e ilettik. Ama aday başvurusunda eksiklik varsa özel bir değerlendirme yapacağımızı söyledik.

- Ali Taran’la çalışmayacağız, Gelen öneriler doğrultusunda bu seçimde başka bir kurumla anlaştık.

- Erdoğan ile polemiğe girmeyeceğim. 7 Haziran’dan bu yana koşulların değiştiğini biliyoruz. Seçim kampanyamız bunlar düşünülerek yeniden hazırlandı. Erdoğan benim muhatabım değil. Benim muhatabım Davutoğlu. O özellikle bana yanıt getiriyor ama onu muhatap almayacağım. Ne yaparsa yapsın muhatap almayacağım.

 

- Geçmişte kendisine oy veren vatandaş bile şu soruyu soruyor… Tarafsız olman gereken yere seçtik seni, sen neden tarafsız olmuyorsun? Benden çok bunu Davutoğlu’nun demesi lazım. Davutoğlu’nun ’1 dakika, sorumluluk bana ait’ demesi lazım. Burada bir terslik var. Çünkü tarafsız değil. Taraflı olduğu için sağduyu çağrısı yapamıyor. Bunu kahvede oturan vatandaş da görüyor, olmaması lazım diyor.

- Tarafsızlığı konusunda gerekçe üretebilir. Ben tarafsız davranmayacağım demesi, yemin etmemesi lazımdı. Şimdi namusu ve şerefi üzerine ‘ben tarafsız davranacağım’ diye yemin etti. Herkes bundan rahatsızlık duyuyor. Açıkça Anayasa’yı ihlal ediyor.


“O savcıya savcı denmez”

 

- Devlet kontrolündeki kurumlar artık yandaş medyaya veriliyor. Ana akım medya, hükümetin finans baskısı altında. Bir de siyasal baskı var. Bunda da arzu ettikleri süreci yakalayamadılar. Şimdi üçüncü aşamaya geçtik. Üçüncü aşama bir gazeteyi terörist ilan edelim diyorlar. Gazeteleri susturmak istiyorlar. Dava açtılar. O savcıya savcı denmez. Hukuk fakültesinden mi mezun onu da bilmiyorum. Hürriyet mercek altına alınmış gibi. Hürriyet herkesin okuduğu bir gazete. Hürriyet üzerindeki baskının nedeni de bu. Gazeteyi havuz medyasının parelelindeki bir yayın organı haline getirmek istiyorlar. Savcının pespaye iddiaları, soruşturma açması; gerçekten felaket… Asa doğru değil.

- Ben bütün esnafların, sanatçıların, baroların tepki göstermesini beklerdim. Doğan Grubu’na olan soruşturma hukuka güveni sarsıyor. Normalde HSYK’nın harekete geçmesi lazım. O savcının bir gün bile kalmaması lazım. Savcı diyemeyiz ona.

- Toplum sormalı ne oldu da 7 Haziran’dan sonra çatışmalar yeniden başladı. PKK’yı azdıran 13 yıllık iktidardır. ‘PKK silah depoladı çözüm sürecinde’ diyorlar. PKK ile bunlar ne görüştü? Bunlar durdu da neden 7 Haziran’dan sonra teröre başvurdular. Neden söylemler örtüşüyor?

- Erdoğan neden koalisyona engel oldu? Başka bir koalisyonun kurulması için neden ana muhalefete imkan vermedi. PKK silah depolarken neden ses çıkarmadınız? Eğer bir kişi kendisinini ve ailesinin çıkarları uğruna devleti yönetmeye kalkarsa toplum bu hale gelir. Ne zaman köşeye sıkışsalar bir kötü bellediler, bizi kandırdılar dediler.

 

- Şehit cenazelerine katılıyorum. Cenazeyle protkol arasında şehit aileleri yakınları var. O tabloyu görünce içiniz cız ediyor. Hepsi yoksul aileler… Şimdi bu tablo var. Bedeli bunlar ödüyor. Bunlar artık neden biz ölüyoruz demeye başladılar. Acıyı o yaşıyor, soru soruyor; siz onu da susturmak istiyorsunuz.

- İktidar olabilseydik, daha önce yapılan görüşmeleri masaya koyardık. Hangi sözler verildi, hangileri yapıldı. Yüzde 90 oranında saklanıyor bu bilgiler. Topluma veremeyecek angajmanlara girdiler ki açıklayamıyorlar. Dolmabahçe mutabakatından sonra Cumhurbaşkanı neden ‘bunlar olmaz’ dedi. Şimdi tam tersi bir tablo var. Biz önce bunları öğreneceğiz. Olabildiğince olayı toplumsallaştırmak gerekiyor. AK Parti bunu yapmadı. Yeteri kadar yapamadı. İktidar olsaydık kamuoyunun desteğini alarak terör sorununu çözmeye çalışırdık.

- Meşru organlarla gayrimeşru organları muhatap ettirmek istemiyoruz. PKK’ya çağrıları herkes yaptı. PKK’nın kesinlikle olayları durdurması lazım. Fatura oradaki masum halka çıkıyor. Kim terörden besleniyorsa onların tamamını lanetleriz.

- HDP’yi gayrimeşru ilan etmek doğru değil. Başka bir ülkenin oy verdiği insanlar değil. 6 milyon gidip oy vermiş. Düşüncelerini beğenmeyebiliriz ama parlamentodaki partiyi yok saymak doğru değil. Ama HDP bu süreçte iyi bir sınav vermedi. PKK ile arasına mesafe koymak zorunda açık ve net…

- PKK, Türkiye’den çekilse bile Ortadoğu gerçeği ile silah bırakmaz.

 

- Benim oğlum bedelli askerlikten yararlanmadı. Benim oğlum askere gidecek. Yaşı tutuyordu ama bedelliden yararlanmadı.

- Yürüyüşe herkes gitmeli. Bayrak teröre karşı kullanılıyor. Bayrak ortak duyguyu ifade etmek için bir sembol. Özellikle yürüyüşe katılın diye bir çağrımız olmadı. Arzu ederiz ki bir taşkınlık olmasın. Ülkenin barış çağrısına ihtiyacı var. ‘Barış’ın içinin boşaltılmaması kaydıyla tabi.

- PKK, 30 yıldır bu çatışmanın zemini hazırlamak istiyordu. Son olaylarda malesef bazı illerde Kürt vatandaşlarımızın işyerlerinin talan edilmesi asla ve asla doğru değil. Tüm vatandaşlarıma çağrımı yineliyorum. Bu ülke hepimizindir, hepimize yeter. Çatışma kültürü beslememeliyiz. Bu olaylara provokatörler yol gösteriyor. Alıyor eline bir bayrak, ‘Şuraya gidelim, saldıralım’. Kırşehir’e bir vekil arkadaşımızı gönderdim. Kırşehirliler çok üzgün. Dışardan gelen birisinin yaptığını söylüyorlar. Dükkan sahipleri 30 yıldır orada. Dolduruşa gelmemeliyiz, bu konuda duyarlı olmamız gerekiyor.

- Parlementoyu hemen toplayalım. Bu kanunu hemen çıkaralım ve bu işi bitirelim. Emekliye Kurban ve Ramazan Bayramı’nda ikramiye verelim. Kurban Bayramı’na yetiştirelim. Söz verilmesi lazım. Hükümetin ‘Evet biz de verilen sözün arkasında duruyoruz’ demeliler.

- Onlar buna katılmazlar. Diyorlar ki emekliye vereceğiz ama seçimden sonra vereceğiz. Seçimden sonra yine aynı bütçe. Ee şimdi ver. Emekli gerçekten geçinemiyor. Toplanalım hemen. Tüm siyasi partiler de ‘evet’ derler. Hatta onlar versinler bu kanun teklifini. CHP yapmış da olmasın.

- ‘Emekli’nin durumunu iyileştireceğiz’ diyorlar. Ne zaman? Seçimden sonra.

- Koalisyon görüşmelerine engel olan sarayda oturan beyefendidir. AKP’nin tek başına bu ülkeyi yönetmesi sıfırdır. 280 vekil çıkarsa bile sıfırdır. Yönetme erkini kaybetmiştir. Dünyadan soyutlanan bir iktadar var, kendisini yönetemeyen bir parti var. Mendi iradeseni kullanamayan bir başbakan var. Türkiye’nin en ciddi sorunu yönetim boşluğudur. AKP’ye olan eski güven yok, iş dünyası üzerinde baskı var.

- Davutoğlu ile biz görüştük. Biz, Bizimle koalisyon kuracaksanız, bu hükümetin yüksek profilli olması lazım, dört yıllık bir hükümet olması lazım, ortakların birbiren güvenmesi lazım, dışarıya ve içeriye yeni hükümet kuruldu algısı vermemiz lazım dedik. Bize üç aylık seçim hükümeti kuralım dediler. Biz bunu kabul etmedik.

- Kızıma aldığımız evin Ataşehir Belediyesi ve İlgezdi ile hiç bir alakası yok. Kızım İstanbul’da avukat. Bir yakınımızın yanında kalıyordu. Kendisine bir ev almak istiyorduk. Bir daire almak istiyorduk. Yukarı Göztepe’de fiyatlar pahalıydı alamadık. Sonra bir yer bulmuşlar 70-73 metre karelik küçücük bir yer. Sanki bir böyle milyondolarlık bir yer almışız. ‘Kızım gazetecileri götür göster. ‘Burayı aldık’ diye. O rezidansın Ataşehir Belediyesi ve Belediye Başkanı ile ilişkisi yok. Varsa da ben bilmiyorum. Aldıktan sonra bir süre oturamadı. Mobilyası yoktu.

-Milletvekili seçildiğim gün malvarlığımı açıkladım. Her şeyi meydana koyduk. Damadıma da ‘dava aç kardeşim.’ dedim. Bana göre daha varlıklı birisi. O da rezidans almış. Tekzip gönderir, tekzip yayınlanmaz. Sonrasında dayanamadım, TBMM’de dilekçe verdim, ‘Benim, eşimin, damadımın mal varlığını inceleyin’ diye.”

 
17 Eylül 2015 Perşembe 01:25 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
28
10
5
13
35
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
28
7
4
17
25
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1719 - Daniel Defoe'nun ünlü romanı 'Robinson Crusoe' yayımlandı.
1859 - Kızıldeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayacak Süveyş Kanalı'nın kazılmasına, Mısır'ın Port Said kentinde başlandı.
1874 - Radyo dalgaları üzerinde çalışan ve bu yolla ilk haberleşmeyi sağlayan fizik bilgini Guglielmo Marconi doğdu.
1901 - New York, otomobiller plaka uygulamasını zorunlu hale getiren ilk eyalet oldu.
1914 - İngiliz Fransız kuvvetleri Çanakkale'ye çıkarma harekatı başlattı. Kara savaşları başladı.
1915 - Arıburnu Muharebeleri başladı.
1915 - Seddülbahir Muharebeleri başladı.
1918 - Türkiye'de, Kars ve Ardahan işgalden kurtuldu.
1925 - Mareşal Hindenburg, Almanya'nın halk oyuyla seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.
1926 - Türkiye İstatistik Kurumu (o dönemki adıyla Merkezi İstatistik Dairesi) kuruldu.
1926 - İran'da Rıza Han Pehlevi, kendisini şah ilan etti.
1941 - Başkomutan Mustafa Kemal'in yaveri Salih Bozok vefat etti.
1945 - 46 ülkeden gelen delegeler Milletler Cemiyeti'nin yerini alacak Birleşmiş Milletler'i kurmak üzere San Fransisco'da bir araya geldi.
1946 - İstanbul Ankara hattında yataklı tren seferleri başladı.
1953 - Cambridge Üniversitesi'nde iki bilim adamı, kalıtsal özellikleri ebeveynden çocuğa taşıyan deoksiribonükleik asit (DNA) adını verdikleri molekül yapısını buldular.
1957 - Antalya'nın Fethiye ilçesinde 7,1 büyüklüğünde bir deprem oldu: 67 kişi öldü.
1962 - Anayasa Mahkemesi kuruldu.
1974 - Portekiz'de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola'nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar'ın faşist diktatörlüğü devrildi.
1976 - Portekiz'de faşist diktatörlük sonrasında yapılan ilk serbest seçimleri Mario Soares liderliğindeki Sosyalist Parti kazandı.
1983 - Pioneer 10, Plüton'un yörüngesini aştı.
1990 - ABD uzay mekiği Discovery'nin mürettebatı, ilk uzay teleskobu Hubble'ı yer çevresinde yörüngeye oturtmayı başardı.
2000 - TBMM'de grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına aday gösteren öneriyi imzalayarak TBMM'ye sundu.
2001 - Merkez Bankası'na özerklik getiren yasa TBMM'de kabul edildi.
2005 - Bulgaristan ve Romanya'nın, Avrupa Birliği'ne girişi için müzakereler başladı.
2005 - Japonya'da tren kazası: 107 ölü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:27
  • Güneş05:20
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:20
  • Akşam19:19
  • Yatsı20:59
 
Süper Loto
20.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030622243337
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
19.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091014303107
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık