TSK'dan yeni açıklama... Kara harekatı başladı

Ana Sayfa » Siyaset » CHP Lideri: Merhaba terörist arkadaşlar!

CHP Lideri: Merhaba terörist arkadaşlar!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi yazarı ve CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay için Ankara'da düzenlenen 'Zulümhane’de 5. Yıl' etkinliğinde konuştu.

 
7 Mart 2013 Perşembe 07:38 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP Lideri: Merhaba terörist arkadaşlar!



Genel Başkan yardımcısı Bülent Tezcan'ın da panelist olarak yer aldığı etkinliğe çok sayıda CHP Milletvekili de katıldı. TBMM Başkanvekili ve CHP izmir Milletvekili Güldal Mumcu da etkinlikte bir konuşma yaptı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları...

Kemal Kılıçdaroğlu, 'Silivri'de görevli o hakim ve savcıların çocukları 'babam Silivri'de yargıçtı' diyemeyecek. Onlar ne hakimdir ne da yargıçtır. Siyasi otoritenin beklentileri üzerine karar verenlere yargıç denmez.'


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Bir milletvekilinin tutuklanması demokrasi ayıbıdır. Yargıdan geçip, 'milletvekili olabilir' kararı ortaya çıktıktan sonra ve halk da oyuyla bunu kanıtladıktan sonra artık yasama organının bir üyesidir ve parlamentoda görev yapması gerekir'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi tarafından, tutuklu milletvekili Mustafa Balbay adına, Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlenen, ''Zulümhanede 5. Yıl Etkinliği''ne katıldı.

Mustafa Balbay'ın tutukluluğunun 5. yılına girdiğini belirten Kılıçdaroğlu, ''Zulümhane diyorlar. Kendisi de öyle adlandırıyor. Kitabının adı da öyle. Adına ne derseniz diyin ben orayı toplama kampı olarak adlandırdım. Orası 1942'de Almanya'da Hitler döneminde nasıl toplama kampları vardıysa 2010'ların Türkiye'sinde de onun bir başka versiyonu, İstanbul Silivri'de var'' ifadesini kullandı.

 

TERÖRİST ARKADAŞLAR

Silivri'de yatanların tek ortak özelliğinin, iktidara karşı çıkmaları olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

''Gazeteciler zaman zaman soruyorlar. Dışarıdan gelenler de soruyor, Sayın Erdoğan'a 'Bu gazeteciler niye tutuklu-', 'Efendim bir iki kişi var, gazeteci. Diğerlerinin tamamı terörist.' Dolayısıyla baktığınız zaman terörist olmayan yok zaten. Genelkurmay Başkanı terörist, kuvvet komutanları terörist, generaller terörist, yazarlar, gazeteciler, rektörler terörist... Poşu bağlayan üniversite öğrencileri terörist. Kimse yok ki onun dışında. Yani iktidara ve onun başındaki Erdoğan'a göre bu salondakiler de terörist. Merhaba terörist arkadaşlar.''

Seçimlerden önce Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal'ın, savcılığa giderek iyi hal kağıdı istediklerini, savcılığın da ''Siz milletvekili olabilirsiniz' diye bu kağıdı verdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, kendilerinin dosyaları YSK'ya gönderdiklerini, YSK'nın da Balbay ve Haberal'ın milletvekili olabileceğini söylediğini kaydetti.

Milletvekili listelerinin Resmi Gazete'de yayımlandığını, ardından da seçimlere gidildiğini belirten Kılıdaroğlu, halkın teveccühüyle Balbay ve Haberal'ın CHP'den milletvekili seçildiğini hatırlattı.

Halkın, Balbay ve Haberal'ı parlamentoda yasama görevini yerine getirmek üzere seçtiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Ama yürütme organı, yargı ile işbirliği yaparak, 'Hayır sizin hapishanede kalmanız lazım. Siz parlamentoya gelemezsiniz' diyor. Eksik toplanıyor bizim parlamentomuz. Eğer bir yasa 7-8 oy farkıyla çıkarsa o yasa meşru bir yasa değildir. Çünkü 8 milletvekili tutuklu. Bu ayrıntı gibi görünmesin, çok önemli bir olaydır. Yasanın meşruiyet tartışmasını nerede yapıyoruz- Parlamentonun oylamasında yapıyoruz. 15-20 oyla bir yasa kabul edilirse sorun değil, ama beş altı oy farkla kabul edilirse o yasanın meşruiyeti her zaman tartışılır.

Seçimlerden sonra AKP ile bir protokol yaptıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Protokolün bir bölümünü okuyorum. 'Tüm siyasi partilerin ve milletvekillerinin, milletimizin kendine verdiği bu onurlu görevi yerine getirmesi için TBMM'de olmaları gerektiğine inanıyoruz.' Güzel, biz de inanıyoruz. Sonra devam ediyor: 'Anayasa dahil tüm mevzuatın, hukukun üstünlüğü çerçevesinde ve kuvvetler ayrılığı ilkesi dikkate alınarak, özgürlükleri genişletici bir anlayışla yorumlanması ve uygulanması gerektiğine inanıyoruz. Bu protokolün gereği yapılmadı. Daha sonra şu söylendi: 'Muhalefet partileri kendi aralarında anlaşsınlar, sorunu çözelim.' Çünkü onların düşüncesi şuydu: 'Üç muhalefet partisi bir araya gelir. Bunlar hayatta anlaşamaz. Dolayısıyla biz de deriz ki siz anlaşamadınız.' Tam aksine üç muhalefet partisi anlaştı. Tekliflerini verdiler ama yine kabul görmedi.

Bir milletvekilinin tutuklanması demokrasi ayıbıdır. Yargıdan geçip milletvekili olabilir kararı ortaya çıktıktan sonra ve halk da oyuyla bunu kanıtladıktan sonra artık bu yasama organının bir üyesidir ve parlamentoda görev yapması gerekir. Siz bunu yerine getirmezseniz çalışmasına engel olursanız o zaman bir sorunumuz var demektir.''

Uygarlığın birinci koşulunun, özgürlük olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, insanların alanlara ilk önce özgürlük talebiyle çıktıklarını ifade etti.

Bu talebin bedelinin ağır olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, insanların demokrasi, özgürlük için bedeller ödediğini söyledi.

Türkiye'nin bir Afrika ülkesi olmadığını ve 90 yıllık demokrasi deneyimi bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, ''Demokrasiyi daha ileriye götürelim derken, daha geriye götürüyoruz. Geldiğimiz süreç şu: Tek partili yaşamdan çok partili yaşama geçtik, demokrasiyi getirdik, güçlendirdik. Şimdi çok partili yaşamdan, tek partili yaşama doğru gidiyoruz. Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Mücadele alanımızı genişletmemiz gerekiyor. Kavgamızı büyütmemiz gerekiyor. Demokrasi mücadelesi yapılacaksa bu bağlamda yapılmalıdır'' diye konuştu.

-''Gazeteyi gazete yapan patronu değildir''-

CHP olarak kendilerinin bir iktidarla mücadele etmediğini savunan Kılıçdaroğlu, şunları belirtti:

''Karşımızda bir AKP partisi yok. AKP'nin ele geçirdiği bir devletle mücadele ediyoruz biz. Valisi, kaymakamı, emniyet müdürü, yargıcı, savcısı herkesiyle... Her alanıyla mücadele ediyoruz biz. Yargısı siyasi otoritenin emrine girmiş bir ülkede demokrasiyi arıyoruz biz. Bizim ne kadar zor bir süreçte bir demokrasi mücadelesi verdiğimizi bilmenizi isterim. Bu süreç içinde medyanın özgürlüğü çok önemlidir. Milliyet gazetesinin başına gelenlere bakınız. Medya özgürlüğü sıradan bir özgürlük değildir. Medya özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür. Medya özgürlüğünü ortadan kaldırdığınızda toplumun haber alma özgürlüğünü kısıtlarsınız.''

''Kenan Evren bile medya üzerinde bu kadar baskı kurmadı'' diye konuşan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hiçbir zaman gazetecilere 'Sizin boynunuzdaki tasmaları biz çıkardık' demedi. Gazete patronlarına sesleniyorum: Eğer gazete patronları siyasal iktidarın baskısına boyun eğeceklerse gazete sahipliğini o gün bıraksınlar. Onlara gazete sahipliği yapmak yakışmaz. Gitsinler işleriyle güçleriyle uğraşsınlar. Gazete sahibi dediğin sonuna kadar direnir. Başbakan kızdı diye gazeteciyi alıp kapının önüne koyuyor. Kimse kusura bakmasın, ona gazeteci patronu denmez. O ayrı bir kişidir. Efendim bir şey oldu, 'Başbakan kızdı. Ben de bu gazetecilerin işine son vereceğim.' Gazeteyi gazete yapan patronu değildir, yazarı, çizeri, okuyucusudur. Gazete patronun malı da değildir. Önce gazeteciliği bileceksiniz siz. Gazetecilik nedir öğreneceksiniz. Ondan sonra medya patronluğuna soyunacaksınız. Siyasi baskılara karşı direnmiyorsan o alandan süratle çekileceksin. Nasıl olsa kamunun bir sürü ihalesi var, gidersin orada işini takip edersin. Gazete patronu ihale almanın aracı olarak, siyasi iktidara yaranmanın aracı olarak gazeteye sahipse o gazete halkın gazetesi değildir. Kimse kusura bakmasın.''

Mustafa Balbay'ın gazetecilik yaptığı için hapiste olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, beş yıldır tutuklu olmasının ise 21'nci yüzyılın Türkiye'sine yakışmadığını ifade etti.

-''Küçük ayrıntılarda boğulma lüksümüz yok''-

Küçük ayrıntılarda boğulma lükslerinin olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Ortak mücadele edeceğiz. Bu ülkenin bütün yurtseverlerine görev düşüyor. Özgürlükten yana olan herkese görev düşüyor. Mücadeleyi beraber yapacağız. Umuyorum Türkiye kısa süre içerisinde bu demokrasi ayıbından kurtulur'' dedi.

Türkiye'de anlatamadıkları pek çok şeyi Batıda anlattıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''Recep Tayyip Erdoğan, Batının hangi ülkesine giderse gitsin, ona ilk sorulan soru milletvekili, gazetecilerdir, 'Niçin bunlar tutuklu-' diye. Diyor ya 'Kılıçdaroğlu, gidip beni şikayet ediyor' diye. Dünyadan haberi yok ki fakirin. Ne olduğunu bilmiyor ki. Dünyada iletişimin ne kadar hızlı olduğunu, internete girdiğinizde dünyanın öbür ucundaki haberlere saniye hızında ulaşabildiğinizi bilmiyor ki. Sanıyor ki biz gidip orada konuşunca Türkiye'dekinden farklı konuşuyoruz. Hayır, burada ne konuyorsak orada da aynısı söylüyoruz. Çünkü biz demokrasi, özgürlük, yargı bağımsızlığı, güçler ayrılığı ilkesinin tam oturmasını istiyoruz. Birkaç sözde bu Silivri hakimleri için söyleyeyim Hakim diyoruz, yargıç diyoruz onlara ama onlar ne yargıçtır, ne de hakimdir. Siyasi otoritenin emrinde görev yapan kişilere yargıç denmez. Vicdanını kiraya vermeyen insana yargıç denir. O kişiler çocuklarına çok ağır bir miras bıraktılar. Onların çocukları, 'benim babam Silivri'de yargıçtı' diyemeyecek hiçbir zaman, utanacaklardır.''

TBMM Başkanvekili ve CHP İzmir Milletvekili Güldal Mumcu da basının önemine dikkati çekerek, demokrasiyi içine sindirememiş baskıcı yönetimlerin, basını kontrol altında tutmak isteyeceklerini ileri sürdü.

Mumcu, ''Ne yapmıştır Balbay, ne yapmıştır da Silivri'de hücrelere atılmıştır- Ne yapmıştır da 5 yıldır eşinden çocuklarından, arkadaşlarından, halkından kopartılmış, bir avuç gökyüzüne hasret bırakılmıştır'' diye konuştu.

Mumcu, yargının uluslararası anlaşmaların ve anayasanın gereğini yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Etkinlikte Balbay'ın gönderdiği mektup da okundu.

Daha sonra Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer'in moderatörlüğünü yaptığı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, İzmir Milletvekili Rıza Türmen ve gazeteci yazar Bekir Coşkun'un konuşmacı olduğu panel düzenlendi.

 
7 Mart 2013 Perşembe 07:38 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1522 - Rodos'un Osmanlı donanmasınca fethi.
1774 - Osmanlı Padişahı III. Mustafa öldü. I. Abdülhamit tahta çıktı.
1793 - Vatana ihanetten suçlu bulunan Fransa kralı XVI. Louis, giyotinle idam edildi.
1899 - Opel ilk otomobilini üretti.
1908 - New York belediyesinin aldığı bir kararla kadınların toplum içinde sigara içmeleri yasaklandı.
1911 - İlk Monte Carlo Rallisi başladı.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1924 - Vladimir İlyiç Lenin öldü.
1925 - Arnavutluk Cumhuriyeti ilan edildi.
1941 - II. Dünya Savaşı: Avustralya ve Birleşik Krallık birlikleri Tobruk-Libya'ya saldırı başlattı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Kuzey Afrika cephesinde Rommel'in Sirenayka taarruzu.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1943 - Varlık Vergisi ödemesinin son günüydü. Vergisini ödemeyen mükelleflerin ev ve işyerlerindeki malları haczedildi, daha sonra da icra yoluyla satış yöntemiyle vergileri tahsil edildi.
1946 - Türkiye İş ve İşçi Bulma Kurumu kuruldu.
1951 - Kore'den ilk hasta ve yaralı kafilesi, Ankara'ya geldi.
1952 - Milli Savunma Bakanlığı, Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1952 - Eski Ordu milletvekili, mizah dergisi Akbaba'nın sahibi Yusuf Ziya Ortaç Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti.
1954 - İlk nükleer denizaltı Nautilus, Connecticut'ta denize indirildi.
1958 - Lefkoşa'da taksim lehine gösteri yapan Kıbrıslı Türk gençlerine İngiliz askerleri müdahale etti; bir genç ağır yaralandı, altı kişi tutuklandı.
1959 - Ulus gazetesi yazı işleri müdürü Ülkü Arman ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu birer yıl hapse mahkum oldu; gazete bir ay süreyle kapatıldı. Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Nalıncı Keseri" başlıklı yazısı dava konusu olmuştu.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk olarak Cevat Fehmi Başkut'un Hacıyatmaz oyunu sahnelendi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı; Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Türkiye Milli Talebe Federasyonu'nun beş yöneticisi günü tutuklandı. Sencer Güneşsoy, Baykan Kalaba, Naci Özdemir, Hüsnü Temiz, Kâzım Musa bir gün önce polis tarafından mühürlenen federasyon binasına girmek istemişlerdi.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu. İsmail Akçay'ın derecesi 2 saat, 23 dakika, 3 saniyeydi.
1970 - Jumbo-Jet Boeing 747 ticari seferlerine başladı.
1972 - Cidde'ye yaptığı Hac seferinden dönen Marmara adlı THY uçağı 5 kişilik mürettebatıyla düştü. Hostes Hülya Maviler yanarak öldü, diğerleri yaralı olarak kurtarıldı.
1976 - Concorde, Londra-Bahreyn ve Paris-Rio de Janeiro hatlarında ticari uçuşlarına başladı.
1977 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı Jimmy Carter, Vietnam savaşı sırasındaki asker kaçaklarının hemen hepsini affetti.
1981 - 444 gündür Tahran'da rehin tutulan Amerikalılar serbest bırakıldı.
1981 - Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'ü öldürmekten sanık sağ eylemci İbrahim Çiftçi, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nce üçüncü kez ölüm cezasına çarptırıldı.
1983 - Eski İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1985 - 1983'ten beri süren Yazarlar Sendikası davasında sanıklar beraat etti.
1990 - Adnan Oktar ve müridi oldukları öne sürülen 66 erkek ve 68 kadın gözaltına alındı.
1992 - İstanbul'da evlerde doğal gaz kullanılmaya başladı.
1996 - Özgürlük Ve Dayanışma Partisi kuruldu.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Atatürkçü Düşünce Derneği, Başbakan Necmettin Erbakan hakkında konutta verdiği yemek daveti nedeniyle suç duyurusunda bulundu.
1999 - Amerikan tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu: sahil güvenlik kuvvetlerinin durdurduğu bir gemide 4.300 kg kokain ele geçirildi.
2005 - İzmit İşletmesinin kapatılmasını protesto için fabrikaya kapanan SEKA işçileri, Kurban Bayramı'nı fabrikada geçirdi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
3
Galatasaray
17
11
2
4
35
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Trabzonspor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
17
4
5
8
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:48
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:16
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:06
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık