Trabzonspor Başkanı Mali Kongre'de ne dedi?

Ana Sayfa » Siyaset » CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Erdoğan'la Öcalan kucaklaştı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Erdoğan'la Öcalan kucaklaştı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ergenekon davasına değindiği konuşmasında "Ne kadar süre geçerse geçsin, adaleti katleden savcı ve yargıçlardan önünde sonunda hesap soracağız. Adaleti katledenler geldikleri gibi gidecekler" dedi.

 
19 Mart 2013 Salı 15:53 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Erdoğan'la Öcalan kucaklaştı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun Ergenekon duruşmasına değindiği konuşmasından satır başları şöyle:

Sayın Başbakan da Çanakkale'ye gitmiş. Önemli bir şey söylemiş, 'Çanakkale ruhunu anlamayan milleti de milliyeti de milliyetçiliği de anlayamaz.' Hani bu demiyor muydu biz her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık. Kesin başına bir taş düşmüştür. O toprakların ruhu var. Hiç bir yabancı asker o boğazlardan geçmedi. Binlerce şehit verdik yabancı savaş gemisini ülkemize sokmadık. O gemiler sonra İstanbul'a nasıl geldi. O gemileri gören Mustafa Kemal ne dedi 'Geldikleri gibi gidecekler'. Çanakkale'nin ruhunu anlamak istiyorsan önce Mustafa Kemal'i çok iyi anlayacaksın. Yabancı savaş gemilerinin İstanbul Boğazı'na gelmesine kim izin verdi?

ADALET KAVRAMI
Gazetelerin manşetlerinde Ergenekon Dava sürecinde savcıların istediği müebbet hapis cezası var. Gecekonduda el bombaları bulundu. Biz niye yargılıyorsunuz demiyoruz adil bir yargılama istiyoruz, adalet denilen kavramın boşaltılmaması gerektiğini söylüyoruz.

DGM'LER OLAMAZ
Demokratik bir ülkede sıkı yönetim mahkemeleri olmaz. DGM'ler olmaz. Özel Yetkili Mahkemeler olmaz. Doğal yargıç ilkesine aykırıdır bunlar. Önce şunu söyledik, DGM'leri kaldıracağız dedik. Sıkıyönetim kalktı ama yerine DGM'ler geldi, adını değiştirdiler Özel Yetkili Mahkemeleri getirdiler. Olağanüstü dönemlerin mahkemeleri adalet getirmez, güç odaklarının mahkemeleridirler. Bunların adalet dağıtmasını beklemek mümkün değil.

ÖZEL MAKAMINI SAVCIYA VERDİ
Bu mahkemelere özenle seçilmiş hakim ve savcılar atandı. Benim isteklerimi yerine getireceksiniz, siyasi oterite ne istiyorsa onu yerine gerçekleştireceksiniz diyen yargıçlar görev göreve getirildi. Bu mahkemeler burada görevli yargıçlar adaletsizlik dağıttıkları sürece yerlerinde kaldılar. Adalete uygun karar vermeye kalkan yargıçlar devre dışı bırakıldı. Tutukluluğu sürdüren yargıçlara siz görevinize devam edin diye mesajla yollarına devam ettiler. Bu yargıçlar adalet dağıtmayacakları için Anayasaya'da uymadılar. 90. maddeye göre; uluslararası hukuk esastır, eğer iç hukukla çatışırsa uluslararası hukuk dikkate alınır. Biz bildiğimizi okuruz dediler bunu da 4. şık olarak hafızamızda tutalım. Bu davaların temel özelliği siyasal iktidarın güdümünde hareket edilmesi. Recep Tayyip Erdoğan çıktı ben bu davaların savcısıyım dedi. Sayın Başbakan Davanın Savcısıyım demekle beraber kendi özel makamını da savcıya tahsis etti.

GİZLİ TANIKLAR
Davalar son derece planlı beklentilere uygun bir süreci başlattılar. Hangi yasayı istiyorsalar onu değiştirdiler.  İlk kez bu davalarda gizli tanık kullanıldı. 44 gizli tanık dinlendi. Tecavüz suçlarından mahkum olanlar yalancılar gizli tanık olarak mahkemeye ifade verdiler. Süreç AKP iktidarının denetiminde devam eden bir süreç. Ben şu gizli tanığa soru sormak istiyorum diyor ama soru soramıyor. Bu mahkemenin adalet dağıtmasını bekliyoruz.

SOKAKTA GÖRSELER BİRBİRLERİNİ TANIMAZLAR
İlk kez bu davalarda bir Genelkurmay Başkanı terör örgütüne üyelik, hükümeti devirmek suçlamasıyla tutuklandı. Hayatı boyunca yan yana gelmemiş bir gurup insan örgüt diye bir araya getirilmiş. Sokakta görseler birbirlerini tanımazlar.

YASALAR ÇİĞNENİYOR
Bir adaletin gerçekleşmesi için savcılık, savunma ya da sanıkların getirdikleri kişilerin dinlenmesi lazım. Savcıların getirdiği bütün tanıklar dinleniyor tutukluların getirdiği tanıklar ise dinlenmiyor. Yani açıkça yasalar çiğneniyor. 

Ben kendimi savunacam diyorum sen kendini niye savunuyorsun diyor ve seni duruşmalardan men ediyor. Nasıl bir demokrasidir bu. Duruşmalara yasak getiriliyor sen katılmayacaksın deniliyor.

BÖYLE ADALET OLUR MU?
Delil var diyorlar ama bilirkişiye göndermiyorlar. Böyle adalet olur mu? Mahkemeye sunulan pek çok belgenin sahte olduğu ispatlanmış. Üstelik hiç bir şüpheye yer bırakılmayacak şekilde ispat edilmiş ama yargıçlar biz sizi bu sahte belgelerle mahkum edeceğiz. Bir davanın sağlıklı yürümesi için hakimi savcısı var bir de savunma makamında olan avukatı var. Sıra avukata gelince sen konuşamazsın diyorlar. Dünyanın hangi demokrasisinde avukata bu kısıtlamalar getirilir.

TOKAT GİBİ YANSIDI
İstanbul Barosu olaya el koyuyor. Savunmaya sınırlandırma getiremezsiniz diyor. İstanbul Barosu dava olan yere gitti diye Baro'nun düştüğünü iddia ederek dava açtılar. Pazar günü İstanbul Barosu genel kurul yaptı. O genel kurulun şamarı bir tokat gibi adaletsizliğe yansıdı.

İNSANLIK MI BU?
Yargılama öyle bir yargılama ki pek çok hasta tutuklu ölüme terk edilmiş durumda. Savaşta bile yaralı düşman askerleri tedavi edilir. Kuddisi Okkır'ı unutmadık. Ergenekon'un kasası diye aldılar. Öldüğünde ailesi cenazeyi nakledecek parayı bulamadı. İnsanlık bunu kabul eder mi?

KLİŞE TUTUKLAMA
Parlamentodan bir yasa çıktı. Klişe bir tutuklama kararı vermeyin. Somut olgunlara dayanarak tutuklama kararı vereceksiniz. Yazdılar mı hayır? Ne demektir bu yasama seni de takmıyorum arkamda kapı gibi hükümet var. Kendilerinin çıkardıkları yasalara yargıç uymuyorsa kendi vicdanlarını sorgulamaları lazım.

EĞER ŞEREFLİ BİR YARGIÇSAN...
Bir yargıçtan beklenen onun tarafsız olmasıdır. Eğer bir yargıcın tarafsızlığı kuşku götürüyorsa o mahkemeden çekilecek. Taraflı olduklarına dair yargıtay kararları çıkmış. Bunlar görevlerini aynen sürdürüyorlar. Şerefli bir yargıç tarafsızlığıyla ilgili bir şüphe varsa o görevden ayrılır.

Yargıç yargıladığı milletvekiline şunu söylüyordu: Hani sen milletvekili olmayı düşünmüyordun, siyasete girmeyi düşünmüyordun diye soruyor. Bu sözü söyleyen kişi tarafsız yargılama yapamaz.

Yargıçlar tazminata mahkum olurlar. Hükümet ne yaptı, bu davaların savcısı ne yaptı? Hemen bir yasa teklifi getirdiler. Eğer tazminata mahkum olursa yargıç o tazminat bütçeden ödenecek diye. Hangi gerekçeyle benim vergimle onun cezasını kapatırsın. Hükümet diyor ki davanın savcısı Başbakan, sana para cezası gelse dahi ben ödeteceğim.

VİCDANSIZ AHLAKSIZLAR
Deniz feneri davasını hatırlıyorsunuz; soygun belgeleri gözler önüne serdik. Hac parasını kurban parasını hortumlayan vicdansızlar ahlaksızlar Başbakan'ın koruması altına aldılar. Sorgulayan isimler sanık oldular. Bunu da bu milletin unutmaması lazım.

BÖYLE BİR İNSAN NASIL DARBECİ OLUR?
Mehmet Haberal, demokrasi aşığı bir kişi. Binlerce öğrenci yetiştirmiş, bütün mal varlığını bir üniversiteye bağışlamış. Rahmetli Ecevit geldi sen bizim Cumhurbaşkanı ol. Haberal dedi ki 'Eğer Cumhrubaşkanı seçilecekse parlamento seçmeli'. Demokrasiyi bu kadar savunan bir insan nasıl darbeci olur?

Bu davalar Tuncay Güney'in beyanıyla başladı. Geçenlerde bir açıklama yaptı; 'Bu plan bir planlı operasyondu artık bitti. ' dedi.

TİMSAH GÖZYAŞLARI
Konu vicdanları o kadar yaraladı ki ve Recep Tayyip Erdoğan çıktı şöyle dedi: 'İlker Başbuğ'un tutuksuz yargılanması şahsımın ve partimin görüşüdür'. Timsah gözyaşları bunlar. Teröre karşı mücadele eden birisi terörist olur mu? Peki MİT müsteşarı için ne yapmıştı apar topar yasa tasarısını parlamentodan geçirdi. Burada iseben bunu kabul etmiyorum diyor.

120 MİLYON BELGE
Bir terör örgütünün varlığını en iyi kim bilir? Devletin istihbarat örgütü bilir. MİT'e soruluyor, Genelkurmay'a soruluyor, Jandarma'ya soruluyor. 4'ünden gelen ortak rapor: Elimizde bu örgütle ilgili belge bilgi yok. Savcı ne diyor Ergenekon Terör Örgütü bulundu diyor ve esas hakkındaki mütalaasını açıklıyor. Bu davadaki belge sayısı kaçtır? 120 milyon adet Word belgesi var. İnsaf ya insaf. Hangi savcı hakim bu belgeleri ne zaman gördü? 228 yıl dolmadan o belgeleri okuyamaz bir hakim. Buna yargıalama denir mi? Bugün bütün gazetelerde haber. Davanın savcısı konuştu mu? Hayır. Adalet farklı bir şeydir. Biz suçluları savunmuyoruz. Kimin suçlu olup olmadığına karar verecek yargının adalet dağıtması gerekir. Eğer bir ülkede adalet yara alırsa devlet yara alır.

"BU SAVCILARDAN ÖNÜNDE SONUNDA HESABINI SORACAĞIZ"

Bu davalara bakan savcı ve yargıçlara gerçekten vicdan sahibi ve dürüst yargıç ve savcılardan özür diliyorum. Ne kadar süre geçerse geçsin bu davaları sürdüren savcı ve yargıçlardan önünde sonunda hesabını soracağız.

GELDİKLER GİBİ GİDECEKLER
Çanakkale dedim başta. Mücadele dedim. Ama birileri geldi masa başında bir anlaşmaya imza attı bizim izin vermediğimiz gemiler Marmara'ya geldi. Mustafa Kemal geldikleri gibi giderler dedi. Adaleti katledenler de geldikleri gibi gidecekler.

HUKUK DIŞINA ÇIKMA
Parti Meclisi toplantımız yapıldı. Bir bildiri yayınladık. 4 önemli maddesi var.  Sayın Başbakan'a açık bir çağrıda bulunduk, samimiyet ve dürüstlüğün asgari gereklerini yerine getir. Türkiye Cumhuriyeti devletini hukuk kurallarının dışına çıkarma dedik Gizli bir ajandanın var olduğuna dair kaygıyı gider.

ASLA VE ASLA BUNA İZİN VERMEYİZ
Millete karşı ödemesi beklenen şeref borcunun gereği olarak açık ve net olarak konuşmaya başla dedik. Bir görüşme yapılıyor. Masanın bir ucunda Öcalan var. Bir ucunda da Recep Tayyip Erdoğan var. Kalkıyorsun BDP milletvekilleri dağda kucaklaştılar diye kıyameti kopardın. Şimdi sen kucaklaştın. Devlet hukuk üzerinde yücedir. Devletin saygınlığına gölge düşer. Devlet hukuk içinde kalmalıdır. Devleti gayrimeşru alanın içine sokmak durumunda oluyorsunuz ve CHP buna asla ama asla izin vermeyecektir.

 

 
19 Mart 2013 Salı 15:53 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık