Türk tarımına büyük darbe vuracak karar

Ana Sayfa » Siyaset » CHP LİDERİ: ERGENEKON KARARLARI MEŞRU DEĞİL

CHP LİDERİ: ERGENEKON KARARLARI MEŞRU DEĞİL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ergenekon davasında verilen kararları eleştirmeyi sürdürdü, "Siz hiç lideri olmayan terör örgütü duydunuz mu? Kim bu örgütün lideri? Ergenekon terör örgütünün lideri kim? Bilen var mı?'' diye sordu. Mehmet Haberal ile görüşen Kılıçdaroğlu serbest bırakılan Haberal'ın da hangi gerekçe ile hapise girdiğini bilmediğini sözlerine ekledi. Kılıçdaroğülu, ''"Haberal ile konuştum. Hocam her defasında 'hangi gerekçe ile hapise girdiğimi bilmiyorum' derdiniz. Öğrendiniz mi? 'Yo hala öğrenmiş değilim' diyor'' dedi.

 
7 Ağustos 2013 Çarşamba 07:53 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP LİDERİ: ERGENEKON KARARLARI MEŞRU DEĞİL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yerel ve Bölgesel Televizyonlar Birliği (YBTB) Genel Başkanı Şeyda Açıkkol ve YBTB üyesi il televizyonları temsilcileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. İftardan sonra Kılıçdaroğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 

Medyanın özgür olması gerektiğini bu kapsamda Basın İlan Kurumu'nun yeniden yapılandırılması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğu, Ergenekon davasına ilişkin şöyle konuştu: "İngiltere'de anlatılan bir fıkra. Denir ki bir vatandaş öldüğü zaman, bir İngiliz öldüğü zaman çan bir kez çalarmış. Bir asil öldüğü zaman çan iki kez çalarmış. Kralın yakını öldüğü zaman çan üç kez çalarmış. Kral öldüğü zaman da çan dört kez çalarmış. Bakmışlar bir gün çan beş kez çaldı. Hepsi birden gitmişler papaza sormuşlar; ne oldu? Kral hayatta ama çan beş kez çaldı. 'Adalet öldü' demiş. Şimdi bu dava adaletin katledildiği bir davadır. Hiç bir zaman yargılamaya müdahale etmek istemedik. Bu ülkede herkes yargılanabilir. Ama herkes şunu çok iyi bilmek zorundadır. Ben adalete inandığım için yargılanırım. ve adalete güvenirim. Bir haksızlığa uğramışsam, adalet bunu düzeltir. Onun için Almanya'da, Alman vatandaşı, Berlin'de hakimler var diyor. Ne yaparsan yap diyor. Yargıya güveniyor. Peki biz yargıya güveniyor muyuz? Hayır. Bu algıyı yaratan nedir? Adaletsiz yargılamadır." 

"SİYASİ MAHKEMELER OLAĞANÜSTÜ MAHKEMELERDİR"   

Silivrideki yargıyı, olağanüstü dönemin mahkemesi olarak gördüğünü belirten Kılıçdaroğlu, "Siz hiç lideri olmayan terör örgütü duydunuz mu? Kim bu örgütün lideri? Ergenekon terör örgütünün lideri kim? Bilen var mı? Yok. Yargı, milli istihbarat teşkilatına, emniyet istihbaratına, genelkurmay istihbaratına soruyor böyle bir terör örgütü var mı? Onlar da yok diyorlar. Şimdi bu devletin bütün sırlarına vakıf olan bu duyarlı kurumlar böyle bir kurumdan haberi yok. Ama Silivri yargılamasında böyle bir terör örgütü çıktı ortaya. Adil yargılama olduğu sürece, bir itirazımız olmaz. Her zaman saygı duyarız. Bu davanın görüldüğü mahkeme olağan bir mahkeme değildir. Nedir? Özel yetkili mahkemedir. Özel yetkili mahkemeler olağanüstü dönemlerin mahkemeleridir. Sıkıyönetim mahkemeleridir. Olağanüstü dönemlerin mahkemeleri, siyasi otoritenin emrinde olan mahkemelerdir. Olağanüstü dönemin mahkemelerinin verdikleri kararlar toplumun vicdanında meşruiyet kazanmaz. Adnan Menderes'i idam eden mahkemeyi, gidin sokaktaki yurttaşa sorun, mahkemenin verdiği karar doğru mu diye?  O dönem alkışlıyordu toplumun bir kesimi. Ama bugün, siyasi idamların ne kadar yanlış olduğunu artık hepimiz öğrendik. Siyasi mahkemeler de olağanüstü mahkemelerdir. Silivri'deki yargı da olağanüstü dönemin bir mahkemesidir. Dolayısıyla bu mahkemenin kararları meşru değildir. Nasıl sıkıyönetim mahkemelerinin verdiği kararları meşru görmüyorsak, bir demokraside. Bu mahkemenin karalarını da ben meşru görmüyorum" diye konuştu.

"MEŞRU YARGILAMALAR OLARAK GÖREMİYORUZ"

Yargılamaları meşru görmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Sayın Başbakan 'ben bu davanın savcısıyım' dedi. Ne demektir bu? iddia makamında olan benim demektir. Bir siyasi otorite, bir mahkemede iddia makamındaysa, o mahkemeye siz olağan mahkeme olarak bakamazsınız. Siyasi bir mahkemedir. siyasi talepleri yerine getiriyor. 12 Eylül döneminde Sıkıyönetim Mahkemeleri, Kenan Evren'nin taleplerini yerine getirmiyorlar mıydı? Getiriyorlardı. Özel yetkili mahkemede bu talepleri yerine getiriyor. Siyasi otoritenin taleplerini yerine getiriyor. O nedenle biz, bu yargılamaları meşru yargılamalar olarak göremiyoruz. Acaba Kılıçdaroğlu darbeyi mi savunuyor denilebilir. Hayır. Demokrasilerde, halkın iradesi önemlidir. Demokrasiklerde halkın iradesine hipotek konulmamaldır. Türkiye demokratik açıdan zemin kaybetmektedir. Darbenin her türlüsüne karşıyız. Eğer bir ülkede bir Başbakan çıkıp diyorsa 'yasama ve yürütme benim için ayak bağıdır' diyorsa orada bir sorunumuz var demektir. Demokrasiye karşı, bir hınç, birikim var demektir. Bunun çok iyi irdelenmesi lazım" ifadelerine yer verdi. 

"DAVA SÜRECİNDE 7 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ" 

Kılıçdaroğlu, "Ergenekon davası sürecinde, 60 bin kişinin telefonu dinlendi.3 bin kişi hakkında takibat yapıldı. 1360 kişi ifade verdi. Toplam 17 bin sayfalık, 19 iddianeme hazırlandı. Ya da birleştirildi. Dava süresince 7 kişi hayatını kaybetti. Dava dosyasının tamamaı 120 milyon sayfayı aşmıştır. Bir yargıcın bunu okuması için 228 yıla ihtiyacı var. Bu gerçekleri bilmemiz lazım. Yaygın medya bu gerçekleri vermedi. Kimse kusura bakmasın" dedi.  

"ONLAR MAHKEME DEĞİL"

Haberal ile olan görüşmesine de değinen Kılıçdaroğlu, "Siz kalkıyorsunuz bir ülkenin Genelkurmay Başkanı'nı terör örgütünün üyesi diye müebbete mahkum ediyorsunuz. Elinde silah. Silahlı kuvvetlerin başında. Devletin bütün sırlarına vakıf. Hatta başbakanların, bakanların dahi bilmediği sırlara vakıf. Eğer o kişi terörist ise. O terörristi Genel Kurmay Başkanı kim yaptı? Bunun hesabını sormak lazım. Altında kimin imzası var. Hükümetin. O zaman siz terör örgütüne yardım ve yataklıktan yargılanmanız gerekir. Böyle bir anlayış olabilir mi? Üniversite hocaları niye darbe yapsın? Ellerinde silah mı var? Haberal ile konuştum. Hocam her defasında 'hangi gerekçe ile hapise girdiğimi bilmiyorum' derdiniz. Öğrendiniz mi? 'Yo hala öğrenmiş değilim' diyor. Bir gazetecinin elinde kalem vardır. Silahı kalemdir zaten. Basılmamış kitap hakkında toplatma kararı veriyorsunuz. Buna nasıl biz mahkeme diyeceğiz. Onlar mahkeme değil. Orada oturan kişiler de kimse kusura bakmasın ben yargıç olarak görmüyorum. Yargıç, duyguları ile, siyasi otoritenin talimatı ile, egemen güçlerin baskısı ile değil. Vicdanı ile karar  veren kişidir. Silivri yargıçlarının ben vicdanı ile karar verenler olarak görmüyorum. 10 yıl sonra o yargıçların çocukları, benim babam Silivri'de hakimdi diyemeyecek. Çünkü utanacaktır. Bu kadar ağır bir mirası bıraktınız çocuklarınıza" şeklinde konuştu.

 
7 Ağustos 2013 Çarşamba 07:53 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1880 - Fransa Tahiti'yi topraklarına kattı.
1913 - Balkan Savaşı başladı.
1925 - Diyarbakır İstiklal Mahkemesi'nce idama mahkûm edilen Şeyh Said ile adamları idam edildi.
1934 - Bitlis'te yaşayan Zaro Ağa 157 yaşındayken yaşamını yitirdi. İç organları inceleme amacıyla alındı.
1938 - Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü kuruldu.
1939 - Hatay Devleti Meclisi, oybirliğiyle Türkiye'ye katılma kararı aldı.
1971 - TBMM'de çıkan bir yasayla Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklandı.
1974 - Isabel Perón, Arjantin'in ilk kadın devlet başkanı olarak yemin etti. Kocası eski başkan Juan Peron sağlık durumunun bozulması üzerine görevlerini bırakmıştı. Zaten iki gün sonra da öldü.
1976 - Seyşel Adaları, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1984 - Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karma ekonomik protokol imzalandı.
1986 - Arjantin, Batı Almanya'yı 3-2 yenerek Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
1992 - Cezayir devlet başkanı Muhammed Budiaf suikaste uğrayarak yaşamını yitirdi.
1995 - Ankara Büyükşehir Belediyesi, amblemindeki Hitit Güneşi'ni; Kocatepe Camii'ni ve Atakule'yi simgeleyen bir tasvir ile değiştirdi.
1999 - Abdullah Öcalan, vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2000 - Endonezya'da yolcu taşıyan bir tekne 500 yolcusuyla birlikte battı. Kazadan kurtulan olmadı.
2002 - Türkiye, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda 3. oldu.
2005 - Sezen Aksu Bahane Albümünün Remiks'ini çıkarttı.
2008 - Euro 2008 finalinde İspanya, Almanya'yı yenerek Avrupa şampiyonu oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:24
  • Güneş04:45
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:37
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
28.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202123242909
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık