Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Siyaset » CHP lideri, Erdoğan'a öyle bir klozet yanıtı verdi ki...

CHP lideri, Erdoğan'a öyle bir klozet yanıtı verdi ki...

Şirin Payzın’ın CNN Türk ekranlarında konuğu olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi için söylediği sözlere cevap verdi. Kılıçdaroğlu “altın kaplama klozet” polemiği hakkında sert ifadeler kullandı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda altın kaplama klozet iddialarıyla ilgili Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bana şunu dedirtecekler, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni ne zaman gezdin, ne zaman temizledin de altın kaplama klozeti gördün?” demesiyle ilgili konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Tuvalet temizleyerek evini geçindiren tüm emekçileri gözlerinden öpüyorum, bu ona yeter” dedi.

 
1 Haziran 2015 Pazartesi 23:59 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP lideri, Erdoğan'a öyle bir klozet yanıtı verdi ki...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gece TV’de CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “Saray’ın tuvaletlerinde altın klozet var” dediğini iddia ederek yaptığı “Tuvaletleri gezme daveti” dün Erzurum’da ağır sözlerle takrarladı: “En sonunda bana bunu dedirtecekler: Ne zamandan beri Beştepe külliyesinin tuvaletlerini gezdin, oranın temizliğini yaptın da bunların altın suyuna batırılmış klozet olduğunu gördün?”

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın bu sözlerine dün gece TV’de katıldığı programda yanıt verdi: “Burada tuvalet temizleyerek çocuklarının rızkını çıkaran emekçilerin gözlerinden öpüyorum.”

ERDOĞAN ŞÖYLE DEDİ

 

(Kılıçdaroğlu) Bir iki gündür diyor ki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde klozetler altın kaplamaymış. Televizyondan ‘hodri meydan’ dedim. Genel Sekreterim kanalıyla kendisine hemen bildirimde bulundum ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne davet ettik. Gel bütün tuvaletleri gez, bir tane altın kaplama klozet bulabilecek misin? Eğer bulursan ben Cumhurbaşkanlığı makamından çekileceğim ama bulamazsan şu CHP’nin başına bela olmaktan çekilecek misin? Eğer zerre kadar kişilik varsa, zerre kadar haysiyet varsa bu yazılı davetime uyar, gelir orayı gezer görür.

 

SARAYDAN DAVET

 

“Hukukun üstünlüğüne inanan ve yargı kararlarına asgari saygısı olan bir Cumhurbaşkanı kaçak sarayda oturmaz.
 
Hukukun üstünlüğü ilkesini içselleştirmiş, helal ve haram kavramlarını vicdanının ve ahlakının temel ölçüsü haline getirmiş Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun kaçak saraya gitmesi söz konusu dahi değildir. 
 
Bilgilerinize sunulur” 

 

KILIÇDAROĞLU'NUN YANITI

 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu CNN Türk canlı yayınında gazetecilerin sorularını cevapladı. Kılıçdaroğlu, 'Cumhurbaşkanlığı'ndaki altın kaplamalı klozet'polemiği ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a cevap verdi. Kılıçdaroğlu, "Tuvalet temizleyip ekmek parası kazanan tüm emekçilerin gözlerinden öpüyorum" dedi.

 

"ALTIN KAPLI KLOZET YAPILIYORSA HESABINI SORMAYACAK MIYIM"

 

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şu şekilde:

 

"Siyasete girerken halka inandığım doğruları söyleyeceğimi söyledim. Altın kaplamalı klozetin fotoğrafları gazetelerde çıktı. Birileri altın kaplı klozet yapıyorsa ben bunun hesabını sormayacak mıyım? Ben saray, şu, bu demedim.

 

"CEZAİ EHLİYETİ OLMAYAN BİRİNİ MUHATAP ALMIYORUM"

 

Ankara'daki beyler altın kaplı klozetler yaptırıyorsa birinin bunu düşünmesi lazım. Beyefendi üzerine alınmış. Muhatap almıyorum. Cezai ehliyeti olmayan birini muhatap almıyorum.

 

"TUVALET TEMİZLEYİP PARA KAZANANLARIN GÖZLERİNDEN ÖPÜYORUM"

 

Bugün kullandığı dil nefret dilidir. Bu kandil gecesinde. Tuvalet temizleyip ekmek parası kazanan tüm emekçilerin gözlerinden öpüyorum. O özellikle benimle tartışmak istiyor. Hiç aklına geliyor mu kim yaptı bunu? Neden hesabını sormayalım bunun? Ben sorunca da bağırıyor.

 

"17 MİLYON YOKSUL VAR"

 

"Bunu metafor olarak mı kullandınız?" sorusu üzerine

 

Bunların yaşadığı şafatafta bakın. 17 milyon yoksul var. Siz altın kaplamalı klozet yaptırıyorsunuz: Ben bu insanların hesabını sormayacak mıyım. Beyefendi üzerine alınmış. Üzerine gideceğim bunun. Saraya beni davet ediyor. Hukuk üstünlüğüne inanan, ettiği yemine sadık kalan Cumhurbaşkanı kaçak olan bir sarayda oturmaz. Ne yapacak bin yüz odalı yerde?"

 

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın bu sözlerine CNN Türk’te yayınlanan “Ne Oluyor” programında yanıt verdi.

 

İşte Kılıçdaroğlu’nun  o konuşması;

 

“Siyasete girerken halka inandığım doğruları söyleyeceğimi söyledim. Altın kaplamalı klozetin fotoğrafları gazetelerde çıktı. Bir kişi çıkıp da altın kaplı klozet yapıyorsa ben bunun hesabını sormayacak mıyım? Ben saray, şu, bu demedim. Ankara’daki beyler altın kaplı klozetler yaptırıyorsa birinin bunu düşünmesi lazım. Beyefendi üzerine alınmış. Muhatap almıyorum. Cezai ehliyeti olmayan birini muhatap almıyorum. Bugün kullandığı dil nefret dilidir. Bu kandil gecesinde. Tuvalet temizleyip ekmek parası kazanan tüm emekçilerin gözlerinden öpüyorum: O özellikle benimle tartışmak istiyor. Hiç aklına geliyor mu kim yaptı bunu? Neden hesabını sormayalım bunun? Ben sorunca da bağırıyor.”

 

“Bunların yaşadığı şafatafta bakın. 17 milyon yoksul var. Siz altın kaplamalı klozet yaptırıyorsunuz: Ben bu insanların hesabını sormayacak mıyım. Beyefendi üzerine alınmış. Üzerine gideceğim bunun. Saraya beni davet ediyor. Hukuk üstünlüğüne inanan, ettiği yemine sadık kalan Cumhurbaşkanı kaçak olan bir sarayda oturmaz. Ne yapacak bin yüz odalı yerde?”

 

Kılıçdaroğlu, katılımcıların bu yöndeki sorularını devam ettirmesi üzerine şöyle devam etti: “Bu kadar yeter. Çünkü o benimle tartışmak istiyor. Niye tartışayım ben onunla. Bu ülkede dünya kadar sorun var. İsraf. Allah aşkına altın kaplamalı klozet israftır. Hiç aklına geliyor muydu? Kim yaptı bunu? Niye hesabını sormuyor, ben sorduğumda da neden bağırıyor? Gazetelerde bunun ayrıntıları var. Kim yaparsa yapsın, onu yapan kişi şu an ödüllendiriliyor mu? O kişi şu anda görevinin başında mı değil mi? Dönemin metaforu. Hani sayın Arınç diyor ya…. Bu kadar israf olmasaydı vergi toplamaya bile gerek kalmazdı. Bunların şatafatına bakın, lale devrini yaşıyorlar. 17 milyon yoksulu var ülkenin. Siz, altın kaplamalı klozet yaptırıyorsunuz. Ben buna isyan etmeyecek miyim? Beyefendi üstüne alınmış, neyine alınırsa alınsın. Üstüne gideceğim bunun. Saraya beni davet ediyor. Hukukun üstünlüğünü savunan bir cumhurbaşkanı, ettiği yemine sadık kalan bir cumhurbaşkanı, kaçak olan bir sarayda oturmaz.”

 

“YAPTIĞIMIZ MUHALEFET YETERLİ Mİ DEĞİL Mİ TARTIŞILIR”
Kılıçdaroğlu, “Siz muhalefette olmasanız, ne olurdu, muhalefette olarak neleri engellediniz, yani siz olmasaydınız bu ülke daha ne kadar kötü olabilirdi?” şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı: “Çok şeyi engelledik. Başta savaşı engelledik. ABD askerleri Türkiye üzerinden Ortadoğu’ya gidecekti, onu engelledik. Hukuksuz yapılacak bir çok şeyi engelledik. Ekonomiden sosyal yaşama kadar bir çok sıkıntıyı engelledik. Vatandaşın yoksulluk sorunlarını hükümete taşıdık, halkın yanında olduk. Yaptığımız muhalefet yeterli mi değil mi tartışılabilir. Ben şunu çok iyi biliyorum; yaptıklarımızı anlatmanın yolu medyadır. Bu kadar baskının olduğu yerde istediğimiz kadar bağıralım, sesimiz ne kadar duyulabilir bilmiyorum ama inandığımız her şeyi anlatmaya çalıştık.”

 

Geride kalan 13 yılda yoksulluğun arttığını ileri süren Kılıçdaroğlu, geçmiş 13 yılın tablosunun herkes tarafından önüne konmasını ve bu doğrultuda sandığa gitmesini istedi.

 

SEÇİM GÜVENLİĞİ
Kılıçdaroğlu, seçim güvenliğine de değinerek halkın taşıdığı kaygıların sadece Türkiye’de değil, AB’nin de hakim olduğunu iddia etti.

 

Seçimlerden kaygı duyulmasının esas nedenin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, “YSK ettiği yemine sadık kalan bir kurul değildir. YSK yargıçlardan oluşan bir kurul olması gerekirken çok özür dileyerek söylüyorum, siyasal iktidardan ve onların beklentilerinden yola çıkarak karar alan bir kurul haline gelmiştir. 2 üye muhalefet şerhi verdi, onları bunun dışında tutuyorum. Sayın Erdoğan, TBMM’ye geldi, tarafsızlığı üzerine namusu ve şerefi üzerine yemin etti. Şimdi tarafsız mı? Değil” dedi.

 

Bir cumhurbaşkanına tarafsızlığını hatırlatması gereken mercinin yargı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, bu erkin şu an için sınıfta kaldığını savundu.

 

Sandıklara sahip çıkacaklarını, bu konuda avukatlarla, STK’larla işbirliği içerisinde olacaklarını anlatan Kılıçdaroğlu, “Tüm ayak oyunlarına rağmen halka çağrım şu; ne olursa olsun sandığa gidin, oyunuzu kullanın. Biz sandıklara sahip çıkacağız. Ben sandıklara sahip çıkma konusunda tüm örgütü uyardım. Çünkü süreç, çok kritik. Dolayısıyla sandıklara sahip çıkmak hepimizin görevi.”

 

BİRİLERİNİN SİYASİ FANTEZİSİ
“Suriye konusunda yanlış bir politika izlendiğini vatandaş da biliyor artık. Kan akıyor oluk oluk. Ben MİT tırlarının, yani Suriye’ye silah götürenlerin devletin politikası olarak götürüldüğüne inanmıyorum. Milli Güvenlik Kurulu’nda da görüşüldüğünü düşünmüyorum. Birilerinin siyasi fantezilerini yapmak için boyunu aşan işlerdir. Valinin haberi var mı? Savcının, askerin haberi var mı? Yok. Devletin işi olsaydı, tırlar oradan geçseydi kimse müdahale etmezdi. Ama bu olmadı. Hiçbirisi olmadı. MİT’in içinde bir kanat… Erdoğan, Davutoğlu ve Katar. Silahları getirdiler, Türkiye üzerinden geçirdiler. Merak ediyorum, ne dediler ‘insani yardım’ dediler. Doğruyu söylemediler. Ne oldu? Silah olduğu ortaya çıktı. Bir gazetecilik örneği yapıldı silah olduğu fotoğrafları belgeleri ile kondu. Şimdi gazetecileri suçluyorlar. Yalanınız ortaya çıktı diye mi suçluyorsunuz? Kendi ayıbınızı örtmek için gazeteci suçluyorsunuz. ‘Devlet sırrı’ diyorlar. Bütün dünyanın bildiği devlet sırrı mıdır?” diye konuştu.

 

 

 
1 Haziran 2015 Pazartesi 23:59 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık