Avrupa Birliği Türkiye'ye mali yardımı kısıyor

Ana Sayfa » Siyaset » CHP KURULTAYINA GÜNLER KALA SÜRPRİZ AÇIKLAMA

CHP KURULTAYINA GÜNLER KALA SÜRPRİZ AÇIKLAMA

CHP'de kurultaya sayılı günler kala yeni gelişmeler yaşanıyor. CHP'li Muharrem İnce'den adaylıkla ilgili kesin açıklama geldi

 
13 Ocak 2016 Çarşamba 12:09 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP KURULTAYINA GÜNLER KALA SÜRPRİZ AÇIKLAMA

İnce, “Kurultayın kongre süreçlerinin ortaya çıkardığı tablo gereği yeniden genel başkanlığa, basında yazılan görevlerin hiçbirine aday olmayacağımın kamuoyumuz tarafından bilinmesini isterim. Aday olmam durumunda partideki mevcut yapının demokrasicilik oyununa meşruiyet kazandıracağımı, yanlışlara, olumsuzluklara tersinden katkı sağlama durumunda kalacağımı gördüğümden, aday olmamın doğru olmayacağını görmüş bulunmaktayım” dedi.

Muharrem İnce’nin açıklaması şöyle:

7 HAZİRAN DEĞERLENDİRİLEMEDİ

7 Haziran seçimleri 14 yıldır süren AKP iktidarının tarih olması için halkımız tarafından muhalefete verilmiş bir büyük fırsat olduğu halde Cumhuriyet Halk Partisi tarafından gerektiği biçimde değerlendirilememiştir. 

Türkiye Büyük Meclisi Başkanlığı seçiminde yaşanan gelişmeler ve sonrasında izlenen yanlış politikalar ile bugün içinde bulunduğumuz duruma gelinmesine neden olunmuştur.
Özellikle AKP ile yürütülen sözde koalisyon görüşmeleri tarihin karşısında bizi mahkûm etmeye yeter de artar.

Bir aydan fazla süren bu görüşmelerde 14 yıldır AKP karşısında ana muhalefet partisi olan bir partinin “istikşafi görüşmeler” olarak adlandırılan bir süreci yaşaması kabul edilebilir, anlaşılabilir bir durum değildir.

14 yıldır bütün görüşlerimiz, düşüncelerimiz, eylemlerimiz ortada olduğu halde parti yönetimi, “biz istikşafi yapılacak bir parti değiliz”, “bu anlayışı kabul edemeyiz” diyememiştir. Bu görüşmeler için üretilen gerekçeler ise CHP’ye yakışmayan bir aklın izahları niteliğindedir.

Uzlaşma, masada olma, taraflar ortak amaçlara, ulaşılması gereken hedeflere sahip ise demokratik kültürün, demokrat olmanın bir gereğidir.

Başından itibaren karşı tarafın uzlaşma, ortak hedeflere ulaşma amacı taşımadığı, kendilerinin ifade ettiği biçimde “keşif” niteliği taşıyan bir görüşmeyi “uzlaşma ve masada olma” gerekçesi ile savunamayız.

Bugün benzer bir durum yeni anayasa yapmak adına aynen sürdürülmektedir.
AKP’nin açıkça bir rejim değişikliği içeren Başkanlık sistemi talebinin tartışılacağı, bunun için meşruiyet oluşturucu bir platform olacağı belli olan bir komisyona CHP’nin sadece “masada olması, kendi görüşlerine güvenmesi” olarak bakmak bizler için gelecekte bedeli çok ağır olan bir sürecin kapısının aralanmasıdır.

Unutmayalım ki böyle bir kapı aralanırsa, o kapı sonuna kadar açılacaktır ve CHP için o kapının arkasında kalmaktan başka bir sonuç oluşmayacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi bir büyük Kurultayının arifesinde bulunmaktadır.

Ne yazık ki Kurultayımız, partinin ihtiyaç duyduğu yenilenmeyi gerçekleştirmekten uzak bir il kongreleri sürecinin ardından toplanmaktadır. Çünkü bu kurultaya giden süreçte ortaya çıkan temel görüş başarısızlıkla hesaplaşma, tepeden tırnağa yenilenmek olmamıştır. Öne çıkan görüş, sorunun Genel Başkanının etrafında olduğu dolayısıyla değiştirilmesi gerekenlerin bu kadrolar olduğu görüşüdür. Kurultayımız için bu görüş etrafında bir beklenti oluşturulmuştur.

Bu beklentiyi oluşturanlara göre Cumhuriyet Halk Partisinde başarısızlıklardan sorumlu olan örgütlerdir, Genel Başkan dışında bütün parti yöneticilerdir. Bir benzetmeyle anlatacak olursak lokomotif sağlam, arkasındaki vagonlar arızalıdır, çürüktür. Kullanım süreleri bitmiştir.

Oysa gerçek tam tersidir.
Çünkü bu yönetimlerin oluşmasının, kadroların tek seçicisi doğrudan partinin genel başkanıdır. Seçici olarak genel başkanın hatalı olmadığını ama seçtiklerinin hatalı olduğunu söyleyip değiştirilmesinin talep edilmesi Cumhuriyet Halk Partisine böylesi bir süreçte hiç bir katkı sağlamadığı gibi partide onarılmaz başka yaralar açacak bir tavırdır.
Özellikle çeşitli il ve ilçelerde yapılan kongrelerde tanık olunan durumlar bize bunu şimdiden düşündürmektedir. Bolu Merkez İlçe, Bartın Merkez İlçe, Kayseri Bünyan, Tekirdağ Çorlu, Çerkezköy, Süleymanpaşa, Giresun Bulancak gibi ilçeler hızlandırılmış kongre süreci nedeniyle il kongrelerinde temsil edilememişlerdir. Türkiye’nin en büyük mahallelerinden biri olan İçerenköy Mahallesi delege seçimleri de bu hızlandırılmış kongre sürecine kurban gitmiştir.

Böyle bir tavrın doğal sonucu mevcut kadrolar açısından temel hedefimiz olan seçimleri kazanmak değil Kurultayları kazanmak olmuştur.

Acı gerçek Cumhuriyet Halk Partisinin kötü yönetildiği, temel politikalarının ve ilkelerinin büyük yaralar aldığıdır. Kendisine destek veren 12 milyon insanda ve toplumun tümünde umut olmadığıdır. Bunu tersine çevirecek gelişmeler yerine her gün bu umutsuzluğu, güvensizliği besleyecek gelişmeler olmaktadır.

Bunun son günlerdeki somut örneklerinden biri basına yansıyan CHP’li bir milletvekilinin odasındaki Atatürk resmini indirdiği olaydır. Böylesi bir olay karşısında CHP yönetimi, olayı açıklığa kavuşturma, sorumlusundan hesap sorma yerine üzerini örtmeyi, unutulmaya bırakmayı tercih etmiştir. Konunun duyulmasından sorumlu milletvekili çağrılıp “nedir bu durum” denilememiştir.

Bir başka somut örnek ise yazdığı yazılar ile nefret tohumları saçan, Cumhuriyet Halk Partisine, onun kurucu kadrolarına en aşağılık sıfatları yazan birinin ölümü üzerine taziyede bulunulmasıdır. Eğer bu tavır insani bir durum ise Kenan Evren’in ölümü üzerine gösterilen tutum ne anlama gelmektedir?

Benzer bir tutumun bir başka örneği Diyanet İşleri Başkanlığının “Alevilerle evlenilmez” fetvası karşısında izlenmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı, Anayasal bir kurum, bir inancın, bir mezhebin kurumu olmadığı gibi Osmanlının Şeyhülislamlık makamı da değildir. Diyanet İşleri Başkanlığının yasal durumu bu iken parti olarak bu mezhepçi, toplumsal barışımıza karşı bu akıl dışı yaklaşıma gerekli tepki verilememiştir.

Unutulmasın ki bu ve benzeri tavırlar, tarihe kaydedilmiştir.

Ben bir önceki olağanüstü Kurultay’da bu anlayışı değiştirmek için aday oldum.
Bu konuda ortaya koyduğum iddiamın arkasındayım.

DEMOKRASİCİLİK OYUNUNA KATKI SAĞLAMAM

Ancak yukarıda da açıkladığım gibi bu Kurultayın kongre süreçlerinin ortaya çıkardığı tablo gereği yeniden genel başkanlığa, basında yazılan görevlerin hiçbirine aday olmayacağımın kamuoyumuz tarafından bilinmesini isterim. Aday olmam durumunda partideki mevcut yapının demokrasicilik oyununa meşruiyet kazandıracağımı, yanlışlara, olumsuzluklara tersinden katkı sağlama durumunda kalacağımı gördüğümden, aday olmamın doğru olmayacağını görmüş bulunmaktayım.

Dileğim bütün söylediklerimde şahsımın yanılmış olmasıdır.

Son olarak yapılacak olağan kurultayımızda parti içi demokrasiyi gerçekleştirmek ve partideki korku imparatorluğunu ortadan kaldırmak iddiasıyla gelmiş bir yönetimin Parti Meclisi seçimlerinde Blok Liste yöntemine başvuracağını düşünmüyorum.

 
13 Ocak 2016 Çarşamba 12:09 
Yorum YapYazdır
 
(1 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Hayrettin BİRKAN</p> <p>2016-01-14 20:41:07</p> <p>Sayın İNCE'nin hassasiyetlerine katılmayanların bugün iktidar olması gereken CHP'nin sönük bir muhalefet olmasını arzulayan zihniyet olduğunu düşünmekteyim. </p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1520 - Ferdinand Magellan, Güney Amerika'nın güneyinde, kendi ismiyle anılan boğazı keşfetti.
1805 - Amiral Nelson komutasındaki İngiliz filosu, İspanya'nın güneybatısında Trafalgar'da Napolyon'un Birleşik Fransız-İspanyol Donanmasını yendi. Amiral Nelson da savaşta öldü.
1854 - Kırım Savaşı'nın başlaması üzerine modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale, 38 başka hemşireyle birlikte Üsküdar'daki Selimiye Kışlası'na gönderildi.
1860 - İlk özel siyasi gazete Tercümanı Ahval çıkmaya başladı. Sahibi Yozgatlı Çapanoğlu Agah Efendiydi.
1879 - Thomas Edison, karbon filamanlı elektrik ampulünü icat etti.
1935Almanya, - Milletler Cemiyeti'nden resmen ayrıldı.
1938 - Japonlar, Çin'in Kanton şehrini işgal etti.
1940 - Ernest Hemingway'in Çanlar Kimin İçin Çalıyor kitabı New York'ta basıldı.
1945 - Fransa'da kadınlar, ilk kez oy kullanma hakkı elde etti.
1945 - Nüfus sayımı yapıldı. Türkiye nüfusunun 18.871.203 olduğu açıklandı. İstanbul il nüfusu ise 1.071.686.
1950 - Çin askerleri Tibet'i işgal etti.
1965 - İkeya seki kuyruklu yıldızı güneşin 450,000 kilometre yakınından geçti.
1969 - Federal Almanya'da sosyal demokrat Willy Brandt şansölyeliğe (başbakan) seçildi.
1971 - Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1972 - Profesör Mümtaz Soysal Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nca, Anayasaya Giriş adlı ders kitabında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklandı.
1973 - Necmettin Erbakan Milli Selamet Partisi Genel Başkanı seçildi.
1977 - Avrupa Patent Enstitüsü (EPI) kuruldu.
1981 - Atatürk Barajı'nın temeli, Devlet Başkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
1983 - Uzunluk ölçüsü metre, ışık hızı üzerinden yeniden tanımlandı ama uzunluğu yine aynı kaldı. Buna göre 1 metre ışığın havasız ortamda saniyenin 1/299,792,458 'i süresince katettiği mesafedir.
1984 - Afşin-Elbistan Termik Santrali açıldı.
1985 - Alman gazeteci ve yazar Günter Wallraff'ın Türk işçisi kimliğiyle yaşadıklarını anlattığı En Alttakiler (Ganz Unten) adlı yapıtı piyasaya çıktı.
1987 - Türkiye'de montajı yapılan ilk savaş uçağı F-16 Savaşan Şahin resmi törenle uçuruldu.
1990 - Genel nüfus sayımı: Türkiye'nin nüfusu 56.473.035
1997 - Eda Deniz Çelik dünyaya geldi. Sayesinde türkiyedeki 16 farklı düşünce biçimi ile 2 yasa değiştirildi.
1997 - Anadolu Ajansı, uydu ile kesintisiz haber yayınını, Başbakan Mesut Yılmaz'ın da katıldığı toplantı ile başlattı.
1998 - TBMM, NATO'nun genişlemesini onayladı. Böylece 16 ittifak üyesi ülkenin de onayı tamamlandı ve genişleme kesinlik kazandı.
1999 - Çeçenistan'ın başkenti Grozni'de kalabalık bir alışveriş merkezine yapılan roket saldırısında 110 kişi öldü, 400 kişi yaralandı.
1999 - Ahmet Taner Kışlalı bombalı bir suikastle öldürüldü.
2005 - Finlandiyalı ünlü rock grubu Nightwish'in 9 yıllık vokalisti Tarja Turunen, grupla olan son konserinin ardından atıldı.
2007 - 2007 Sivil Anayasasının halk tarafında referandumla oylaması.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:51
  • Güneş06:31
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:16
  • Akşam17:41
  • Yatsı19:09
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık