AKP-MHP başkanlıkta anlaştı; Yıldırım ve Bahçeli açıklama yaptı

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » CHP Akçaabat ilçe başkanlığından açıklama

CHP Akçaabat ilçe başkanlığından açıklama

CHP Trabzon Akçaabat İlçe Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ''diktatör bozuntusu'' dediği için CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında AKP örgütleri tarafından yapılan suç duyurusunu eleştiren bir basın açıklaması yaptı.

 
15 Şubat 2016 Pazartesi 10:59 
Yorum YapYazdır
 
 
CHP Akçaabat ilçe başkanlığından açıklama

İşte açıklama:

 

 

 

Son günlerde basında yer alan haberlerden anlaşıldığı üzere, ülke genelinde olduğu gibi, ilimiz ve ilçemizde de AKP li vatandaşlarımızca Cumhuriyet savcılıklarına, CHP genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, Cumhur başkanına hakaret ettiği gerekçesi ilesuç duyurularında bulunulmuştur.

       Sayın genel başkan, meclis konuşmaları da dahil olmak üzere, pek çok yerde yapmış olduğu konuşmalarda,Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhur başkanı, sayın R. Tayyip Erdoğan’dan “diktatör” olarak bahsetmiştir.

       Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe sözlüğünde diktatör kelimesinin anlamı şu şekilde verilmiştir: Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse.

 Bu tanım üzerinden bakıldığında, sayın Erdoğan’a diktatör demenin bir hakaret değil bir durum tespiti olup olmadığını taktirlerinize sunuyoruz.

       Devlet erki 3 temel başlık altında kullanılır: Yasama, yürütme, yargı.

       Yasama yetkisi anayasa ile TBMM’ne verilmiş olsa dahi, pek çok kere bu yetkinin sayın Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda kullanıldığı; bu yetkiyi kullanan milletvekillerinin çıkan yasalar hakkında bilgi sahibi olmadığı, AKP’li vekiller de dahil pekçok millet vekili tarafından basına ve kamuoyuna ifade edilmiştir…

Yürütme yetkisi bakanlar kurulundadır. Bakanların ve başbakanın nasıl atandığı kamu oyunun malumudur. Yine bakanlar kurulunun yetkisini kullanırken,sayın cumhur başkanındanne derecebağımsız hareket edebildiğini de kamu oyunun taktirine sunuyoruz. Sayın Erdoğan’ın cumhur başkanı seçildiği 10 ağustos 2014 ten bu yana veto ettiği herhangi bir kanun; kanun hükmünde kararname veya bakanlar kurulu kararı olmayışını, bu arkadaşlarımız nasıl izah edebilmektedirler? Kabinenin yapısı ve hısım akraba bakanların çokluğu da kabinenin doğrudan veya dolaylı olarak sayın cumhurbaşkanının etkisi altında olduğunun bir başka ifadesi değil midir?

       Adalet varsa devlet vardır. Adaletin tecellisi ancak bağımsız mahkemelerin tarafsız çalışmasına olanak sunmak ile mümkün olabilir. Yıllardır kamuoyunun gözleri önünde, Ergenekon, Balyoz, Casusluk  Soruşturması, Arınç’a Suikast  gibi değişik isimli pekçok soruşturma yaşanmış; ilgili mahkeme heyetleri baskı altında olduklarını doğrudan veya dolaylı olarak kamu oyuna ifade etmişlerdi. Sayın Erdoğan ise o dönemlerde bu davaların savcısının kendisi olduğunu defalarca ifade etmişti. Her ne kadar bu davalar beraat ile sonuçlanmışa da, aslında bu davalar başta göz bebeğimiz TSK olmak üzere, pekçok kurumdan sayısız yurtseverin tasfiyesiyle sonuçlanmıştır. Bu yüzdendir ki bu gün gerek yurt içerisinde gerekse yurt dışında yapılmaya çalışılan silahlı mücadeleler yeterli sonuç verememektedir.

       Yine 17-25 Aralık yolsuzluk sürecinde yaşanan görevden almalarda, yasa değişikliklerinde kolluk güçlerinin mahkeme talimatlarını yerine getirmemelerinde sayın Erdoğan’ın yönlendirici olduğu intibahı oluşmuştur. Bu durum karşısında, toplumumuzda oluşan genel algı, sayın Erdoğan’ın devlet erklerinin hepsini, kısmen veya tamamen  kontrol etmekte veya kontrol altına almaya çalışmakta olduğu şeklindedir. 

       Sayın Cumhur başkanının %52 oyla seçilmiş olması onu seçilmiş bir kral yapmaya yetmez. Bütün seçilmişler gibi onu da denetleyen mekanizmalar, yasalar ve anayasa vardır; olmalıdır. Oysaki fiili durumda sayın Cumhur başkanının değil kendisini; hısım akrabalarını; bu kişilerin yönetmekte olduğu şirket, vakıf veya dernekleri denetleyebilecek kurum veya yetkili olup olmadığını samimiyetle merak ediyoruz. Ve yine sayın Erdoğan ile her ne sebepten olursa olsun ters düşenlere karşı devlet erklerinin vermiş olduğu reaksiyonlarda devlet erklerinin tek elden ve sayın Erdoğan tarafından kontrol edildiği intibahını güçlendirmektedir.  Bu durum sayın Erdoğan’ı Türk Dil Kurumu’nun tanımıyla Diktatör olarak tanımlanmasını meşru kılmaktadır. Bunu ifade etmenin suç olacağı yerlerde ancak ve ancak totaliter rejimlerdir.

       AKP’nin sayın yerel yöneticilerini de birkaç söz söylemek istiyoruz:

       Çok fazla üzerinde durmasak da, bölgemizde yaşanan kar ve olumsuz hava şartları karşısında belediyelerimizin yetersiz kaldığının farkında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.Bırakın ara sokakları ana caddeler de dahi varlık gösteremeyen sayın yetkililerin basına verdiği pozları ve demeçlerinihoş görmemiz mümkün değildir.Seçim mühendisliği nedeniyle belde belediyelerinin kapatılmış olması bu beldeleri sahipsiz bırakmış olduğu da bu süreçte çok net görülmüştür. Hele hele milyonlar harcadık tarzı ifadeler kullanan sayın yetkilileri tuz ve mazot fiyatlarını öğrenmeye davet ediyoruz. Herkesçe görülmüş olan gerçek şöyledir: şovmenler şov peşindeyken, Hastalar evlerinde; cenazeler morglarda kısılıp kalmıştır ve bu gerçek muhalefetten önce AKP mensuplarınca ifade edilmiştir…

       Sevgili AKP yöneticisi hemşerilerimiz; Anayasa ve yasalarımız fikir ifadesinin güvence altına almıştır. AİHM karaları, ise daha da ileriye giderek siyasetle uğraşan kişilere yapılan ağır eleştirilerin ve ithamlarındahi suç teşkil edemeyeceğini tespit etmiştir. Bütün bu bilgiler gerek teşkilatınız içerisindeki hukukçular gerekse günlük tecrübelerinizle tarafınızda mevcut iken bu abesle iştigalinizin sebebi bir toplumsal algı oluşturma çabası mıdır?

       Hayatı boyunca hiç dilekçe yazmamış; adliyenin kapısından dahi geçmemiş insanların eline dilekçeler tutuşturarak, suç duyurusu yaptırmak suretiyle size ne yaptırtılmak istendiğini idrak edebildiniz mi?

Memleket yangın yerine dönmüşken; her gün Mehmetlerimiz vurulup düşerken, sizin topluma söyleyecek başka bir sözünüz yok mudur?

 Şehirlerimiz bombalarla ve teröristlerle doldurulup gençler militan olarak yetiştirilmek üzere dağlara kaldırılırken, Silahlı kuvvetlerimizin elini kolunu bağlamış bir partinin mensubu olmaktan hicap duymuyor musunuz? Bu konuda diyecek sözünüz; kifayet etmeyecek olsa dahi bir özür borcunuz olduğunu düşünmüyor musunuz?

AynelArab diyerek,Kobani’dePYD’ye kontrolünüz altında gönderilen silahların bugün askerimize, polisimize sıkılan silahlar olması ihtimali sizi rahatsız etmiyor mu?

Yola çıktıklarınızın pek çoğunun yolda bulduklarınızla değiştirilmiş olmasını neye yoruyorsunuz?

İlla suç duyurusunda bulunacak idiyseniz; devlete kafa tutan; varlığımızın ve birlikteliğimizin teminatı olan anayasamızı ayaklar altına alan şahsiyetleri neden göremediniz?

Tutulmayan yeminler üzerinden, devletin en tepesindeki kişilerce anayasanın ve yasaların çiğneniyor olmasının hepimizi en temel yasal güvencelerden mahrum kalmamıza sebep olacağını göremiyor musunuz?

Yapılan suç duyurularının tamamının tek bir partinin mensuplarınca ve adeta talimatla yapılmış olması sizce de sayın cumhurbaşkanının tarafsızlığını yitirmiş olduğunun ifadesi değil midir?

 

       Karşısındakilere saygı göstermeyen kişilerin saygı beklemeye hakkı yoktur. Bu hususta tüm siyasetçileri üzerlerine düşen özeni göstermeye davet ediyoruz. Sayın cumhur başkanını da, başta Cumhur başkanlığı makamı olmak üzere anayasa ve yasalara, hükümete, muhalefete, tüm kurum ve kişilere karşı saygılı olamaya ; “namusu ve şerefi üzerine yemin etmiş olduğu gibi”  tarafsızlığını tesis ederek çabasını tüm kurumların uyumlu çalışması için sarf etmeye davet ediyoruz.

Terörün bittiği, iş ve aş kaygısının olmadığı; devletin bütün kurum ve kurallarıyla sorunsuz  işlediği aydınlık ve müreffeh yarınlara milletçe ulaşmak dileğiyle…

 
15 Şubat 2016 Pazartesi 10:59 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:33
  • Güneş07:21
  • Öğlen12:22
  • İkindi14:46
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık