CHP Lideri'nden Fethullah Gülşen'e çok sert tepki

Ana Sayfa » Medya Kritik » Cezaevinde canlı yayına çıktılar

Cezaevinde canlı yayına çıktılar

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül, cezaevinde Can Dündar'la birlikte hakimin karşısına canlı yayınla nasıl çıktıklarını yazdı. Gül, "Tamam ama bu bir ilkti, acemiliğimize geldi" derken yazısını da "Herkese iyi seneler" sözleriyle bitirdi.

 
1 Ocak 2016 Cuma 13:41 
Yorum YapYazdır
 
 
Cezaevinde canlı yayına çıktılar

 

İşte Erdem Gül'ün Cumhuriyet'teki o yazısı:

"Önce Can’ın kapısında hareketlenme oldu. Görevlilerle Can, bir müddet konuştular. Onun kapısı üzerindeki küçücük aralığı kapatıp benimkini açtılar. “Hakkınızda aylık tutukluluk değerlendirmesi yapılacak.”

Anlattıklarından, hapiste birinci ayımızı tamamladığımızı anlıyoruz. Ve bu nedenle hakkımızda, “tahliye mi edelim, tutmaya devam mı” kararı verilmesi gerekiyor.

Kaçıncı olduğunu şimdi aklımda tutamadığım 9 adet Sulh Ceza Hâkimliği’nden, o an nöbetçi olanı hakkımızdaki kararı verecek. Tahliye taleplerimizi reddedenlerin kaçıncı oldukları da aklımda değil. Yalnızca bizi ta ilk gün tutuklayanın yedinci olduğu aklımdan çıkmamış.

Bizi, hâkimin karşısına canlı yayınla alacaklarını öğreniyoruz o arada. Bu canlı bağlantı, ekrandan da olsa hâkimle karşı karşıya gelmemizi sağlayacağına göze, “Avukatımız...”diyorum. Can da aynısını söylemiş. Görevliler sorup geliyor ve bize aldıkları cevabı iletiyor. Ya biz olacağız ya da avukatımız. İkisi birden olmuyor.

Tamam o zaman. Bize göre hava hoş. Üstelik canlı yayın da var, anlatırız hâkime. “Bize artık müsaade” görevlilerle diyaloğumuz uzadığı için kulak misafiri olan koridor boyunca hücrelerindeki tutuklu komşularımız da sanki canlı yayın için bize cesaret veriyor. İyi haberlerinizi bekliyoruz. Tabii yüzlerini görmüyor, yalnızca seslerini duyuyoruz.

Moral bin beş yüz artık. Görevlilerin arasında canlı yayına doğru yürümeye başlıyoruz. Bir aylık sürede açık ve kapalı görüşler için hep çok kısa mesafeler yürüdük. Bu kez birkaç koridordan geçiyoruz, merdiven çıkıp iniyoruz. Ve ilk kez bu kadar uzun süren yürüyüşün ardından “canlı yayın odasına” alınıyoruz.

ORADAN BİZİ ARAYACAKLAR

Alındığımız odanın içinde kapısı kapalı bir oda daha var. Görevli son kontrolleri yapmak için açınca görüyoruz. Bir bilgisayar ekranı var odada. “Ama” diyor görevli, “oradan bizi arayacaklar.” Onun için biraz bekleyeceğiz.

Ve karşıdan sinyal geliyor. Görevli, ekran odasına girip bizim hazır olduğumuzu bildiriyor. Tek tek alınacağız. Önce Can giriyor canlı yayına. Beş dakika sürüyor sürmüyor. Sıra bende. Giriyorum. Sandalyeye oturup ekrana baktığımda bir mahkeme salonu. Tutuklandığımız günkü hâkimliğin tıpa tıp aynısı.

Yargıç, “merhaba” dedikten sonra beni dinleyeceğini söylüyor. Ben de hazır canlı canlı konuşma imkânı, casusluk, ajanlık gibi esasa dair mevzulara dalmak olmaz diyerek usulden gidiyorum. Avukatın yokluğunu da aratmamalıyım. “Beni tutmanız yanlıştı”diyorum mealen, “Artık tutmayın” diye bitiriyorum.

Tutuklanmanın tek nedeni haber olmasına karşın “gazetecilikten tutuklu değil” sözleri de aklımda olacak ki, “siz burda tuttukça işimi de yapamıyorum” diye ekliyorum.

Benim canlı yayın performansım bitince yargıç söylediklerimi yazdırıyor. İşimi yapamadığımı da zapta geçiriyor. Ben söylememişim ama o yazdırıyor. “Tahliyemi istiyorum.”

Sonra bana, söyleyeceğim başka bir şey olup olmadığını soruyor. Yok. Yargıç, “karar verilecek ve size iletilecek” diyor son söz olarak. Biz hapisteki canlı yayın çaylakları olarak karar bekliyoruz tabii. Ama görevliler öyle değil. Çok görmüşler böyle canlı yayınları. "Beklemiyoruz. Gidiyoruz. Karar size sonradan iletilir." O sırada canlı bağlantı da kapatılmış zaten.

Hücrelerimize getiriliyoruz. Biraz sonra televizyondaki altyazıdan, yaptığımız kaçıncı tahliye talebinin reddedildiğini görüyorum. Birkaç gün önce başvurmuştu avukatlar. Ama olsun. Canlı yayında tahliye istedik. Onun sonucunu bekleriz biz. Beklerken akşam oluyor.

Havalandırma kapısını da kapattılar işte. Ve o zaman anlıyorum ki canlı yayın avantajını da lehimize çevirememişiz.

Tamam ama bu bir ilkti, acemiliğimize geldi. Bundan sonraki aylık canlı bağlantılarda görün siz başarımızı.

Herkese iyi seneler..."

 

 
1 Ocak 2016 Cuma 13:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık