Rusya uçak düşürme emrini kimin verdiğini açıkladı

Ana Sayfa » Güncel » Cesur yargıç ve eşi Trabzon'a atandı

Cesur yargıç ve eşi Trabzon'a atandı

Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne dava açan Karşıyaka (İzmir) yargıcı Murat Aydın ve yarghıç eşi Gülay Aydın, Trabzon'a atandı. Yargıçlar Sendikası Başkan Yardımcısı da olan Aydın, Twitter’dan attığı mesajda, “Verdiğim kararlar, açıkladığım görüşlerim ve gösterdiğim tavır nedeniyle HSYK tarafından Trabzon Hâkimliğine sürüldüm” dedi.

 
6 Haziran 2016 Pazartesi 13:54 
Yorum YapYazdır
 
 
Cesur yargıç ve eşi Trabzon'a atandı

SADECE KENDİSİNİ DEĞİL, EŞİNİ DE SÜRMÜŞLER

Hakim Aydın, son kararname ile sadece kendisinin değil eşi Hakim Gülay Aydın’ın da “sürüldüğünü” ifade ederek, şöyle dedi;

“Beni sürmek yüreklerini soğutmaya yetmediği için eşim hakim Gülay Aydın'ı da sürmüşler. Kendime ve mesleğime yaraşır cümleleri bulacak hale gelince daha ayrıntılı bir değerlendirme yapacağım. Takdir adına yargı yetkisini kullandığım milletimindir.” İzmir Karşıyaka’da eşi gibi Hakim olarak görev yapan Gülay Aydın da, aynı kararnameyle Trabzon’a atandı.

CAN DÜNDAR VE ERDEM GÜL’E MEKTUP YAZMIŞTI

Hakim Murat Aydın, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül Silivri’de tutuklu iken, kendilerine mektup da yazmıştı.

MART AYINDA AYM’YE BAŞVURMUŞTU

İzmir-Karşıyaka Adliyesinde 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi olarak görev yapan Murat Aydın, baktığı bir “Cumhurbaşkanı’na hakaret” davasında, karar almak yerine, sözkonusu suçu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.Hakim Aydın, AYM’ye başvurusu 11 Mart 2016’da yapmıştı. Hakim Aydın, AYM’ye başvuru dilekçesinde, Türk Ceza Yasası'nın 299'uncu maddesinin Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesine, 10. maddesinde düzenlenen “Anayasa önünde eşitlik” maddesine ve 39. maddede düzenlenen “ispat hakkına” aykırı olduğunu vurgulayarak, , bu maddenin iptalini istemişti.

ERDOĞAN’A HAKARET DAVALARINA BERAAT VEREN HAKİMLER DE SÜRÜLDÜ

HSYK’nın son kararnamesi ile, sadece “Cumhurbaşkanı’na hakaret” maddesinin iptalini isteyen hakim değil, Erdoğan’ın bu maddeden açtığı hakaret davalarında “beraat” veren hakimlerin de görev yeri değişti.

“HIRSIZ-KATİL ERDOĞAN” SLOGANINA BERAAT VEREN İKİ HAKİMİN DE GÖREV YERİ DEĞİŞTİ

Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Kemal Kaçar, “hırsız-katil Erdoğan” sloganı hakkında açılan hakaret davasında “beraat kararı verilmişti. Kaçar, Yalova’dan Elazığ’a atandı.
Yine aynı slogandan dolayı Sinop’ta açılan davada beraat veren Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Halil İbrahim Köksal da Sinop’tan Reyhanlı’ya gönderildi.  Erdoğan’ı Hitler bıyığı ile gösteren afiş konusunda beraat veren Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Nurevşan Çiğdem Hatipoğlu da, Tunceli’nden Boyabat’a atandı.

 

İŞTE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURUSU

Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Murat Aydın, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu düzenleyen TCK'nin 299'uncu maddesinin, Anayasa'nın 2'nci, 10'uncu ve 39'uncu maddelerine aykırı olduğunu savunarak, bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. AYM başvuruyu 7 Nisan'da inceleyecek. İşte, Hâkim Murat Aydın'ın gerekçeli AYM başvurusu...


Türk Ceza Yasası’nın 299’uncu maddesinde düzenlenen “cumhurbaşkanına hakaret” suçunun iptali için 11 Mart 2016’da Anayasa Mahkemesi’ne başvuran Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Murat Aydın, gerekçeli başvuru dilekçesinde, 299'uncu maddenin niçin Anayasa'ya aykırı olduğunu madde madde açıkladı. 


“Cumhurbaşkanına hakaret” başlığıyla düzenlenen Türk Ceza Yasası’nın 299’uncu maddesinin Anayasa’nın 2’nci, 10’uncu ve 39’uncu maddelerine aykırı olduğunu savunan Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Murat Aydın, bu maddenin iptali talebiyle 11 Mart 2016’da Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.


Hâkim Murat Aydın, 299’uncu maddenin niçin Anayasa’ya aykırı olduğunu, hukuki argümanlarla madde madde gözler önüne serdi.

 

 

CEZA YASASI’NIN 299’UNCU MADDESİ NE DİYOR?


TCK'nın 299. maddesi, "Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır" hükmünü içeriyor.


1- ANAYASA'NIN 2'NCİ MADDESİNE AYKIRI


Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Murat Aydın, gerekçesinde, TCY 299’uncu maddenin, Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti ilkesi”ne aykırı olduğunu belirterek şunları vurguladı:


Hukuk Devleti ilkesinin gereği olarak; konulan ve uygulanan yasaların, kamu yararına dayanması, herkes için konulması, adalet ve hakkaniyet ölçülerine uygun olması gerekir. Suç ve cezayı belirleme yetkisine haiz olan kanun koyucu, bu yönde düzenlemeler yaparken, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.


TCY’nin 125’inci maddesinin hakaret suçunu ve kamu görevlisine hakaret suçunu zaten tanımladığını hatırlatan Hâkim Murat Aydın, gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:


Kişilere karşı hakaret suçunu düzenleyen TCK'nın 125/1 maddesi uyarınca, hakaret suçunu işleyen faile, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya aynı sürelerde adli para cezası verilmekte, suçun alenen işlenmesi halinde belirlenen ceza altıda bir oranında arttırılmaktadır.

Aynı Kanunun 125/3-a maddesi uyarınca; hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı, görevinden dolayı işlenmesi halinde, faile verilecek ceza, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası veya aynı sürede adli para cezası olup, suçun alenen işlenmesi halinde, belirlenen ceza yine altıda bir oranında arttırılmaktadır.

Oysa TCK'nın “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” bölümünde, özel bir hakaret suçu olarak yer alan Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen 299. maddesinde, cumhurbaşkanına hakaret suçunu işleyen failin cezası bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş, adli para cezası seçeneğine yer verilmemiş, suçun alenen işlenmesi halinde, belirlenen cezanın altıda bir oranında arttırılması öngörülmüştür.

Görüldüğü gibi, hakaret suçunun cumhurbaşkanına karşı işlenmesi halinde, suçun, cumhurbaşkanının görevi nedeniyle işlenmesi gerekmediği gibi, faile verilecek ceza bir başka kamu görevlisine (örneğin başbakana) hakaret eden kişiye göre iki kat daha ağırdır. Cumhurbaşkanına yönelik suç bakımından bu denli farklı bir düzenleme getirilmesi, yukarıda açıklanan hukuk devleti ilkesi ile bu ilkenin ceza hukukuna, suç ve cezaların belirlenmesine ilişkin yansımalarına aykırılık teşkil ettiği düşünülmektedir.

TCK'nın 299. maddesinde, hakaret suçuna ilişkin genel bir belirleme olmadığı gibi, hakaret suçlarını genel olarak düzenleyen TCK'nın 125 ve devamı maddelerine atıf da yoktur. Bu nedenle Cumhurbaşkanına hakaret suçlarında, hakaret suçuna ilişkin genel ilkelerin, gıyapta hakaret suçunun oluşumu için gerekli olan “ihtilat unsurunun” bu suç bakımından da gerekli olup olmadığı, TCK'nın 128. maddesinde yer alan “iddia ve savunma dokunulmazlığı” hükümleri ile aynı Kanunun 129. maddesinde yer alan hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalıdır.

Hukuk devleti ilkesinin ceza hukukuna yansımalarından birisi de “suç ve cezanın belirli olması” ilkesidir. Hangi eylemin suç olduğu, cezasının ne olduğu, yasada açık şekilde ortaya konulmuş olmalıdır.

TCK'nın 299. maddesinde düzenlenen suçun, genel hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçlarında yer alan ve yukarıda açıklanan ayrıksı durumları içerip içermediği yasada açıkça düzenlenmemiş, bu yönde bir yollama yapılmamış olması da hukuk devletine aykırılık teşkil etmektedir.

Tüm bu nedenlerle; itiraz konusu yapılan TCK'nın 299. maddesinin, Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu düşünülmektedir.


2- ANAYASANIN 10'UNCU MADDESİNE DE AYKIRI


TCY 299’uncu maddenin aynı zamanda Anayasa’nın 10’uncu maddesine de aykırı olduğunu savunan Hâkim Murat Aydın, başvuru gerekçesinde bu konuyu da şöyle açıkladı:


Anayasa'nın “Kanun önünde eşitlik” kenar başlığını taşıyan 10. maddesi uyarınca; herkes kanun önünde eşittir. Hiçbir kimseye imtiyaz tanınamaz. Bu maddede belirtilen “kanun önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur.

TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca, kamu görevlisine hakaret etmek suç teşkil etmektedir. Bu hüküm uyarınca, atanmış veya seçilmiş, tüm kamu görevlileri suçun mağduru olabilecek durumdadır. Nitekim, başbakanlar, Bakanlar Kurulu üyeleri, millet vekilleri, kamu idarelerinde ve yargı organlarında görevli kişiler hakaret suçunun mağduru olduklarında ve suç, bu kişilerin yerine getirdikleri görev nedeniyle işlendiğinde, faile verilecek ceza TCK'nın 125/3-a maddesinde yer alan ceza olacaktır.

Cumhurbaşkanının; başbakandan, bakanlar kurulu üyelerinden, milletvekillerinden, idari merciler ve yargı organlarında görev yapan kamu görevlilerinden farklı şekilde değerlendirilmesinin ve ayrı bir suç normunun korumasına tabi tutulmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine uygun olup olmadığının tartışılması gereklidir.

AİHM'nin içtihatlarından da anlaşıldığı üzere; özellikle cumhuriyetçi rejimlerde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf olan monarşilerde, hakaret suçları bakımından kamu görevlilerinin korunması hususunda bir ayrım yapılması benimsenmemektedir. Cumhurbaşkanlarının, devlet başkanlarının, monarşilerde kralın, kendisine karşı yapılan hakaret suçları bakımından, diğer kamu görevlilerine göre daha ayrıcalıklı durumda olmaları ve bu kişilere karşı işlenen suçlar bakımından daha ağır ceza yaptırımının benimsenmesi Sözleşmenin benimsediği eşitlik ilkesine ve Sözleşmenin ruhuna aykırı görülmektedir.

Bu içtihatların yorumundan çıkan özet; demokratik, eşitlikçi, insan haklarına saygılı ve bunları koruyup geliştirmekle yükümlendirilmiş bir hukuk devletinde, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu hukuk düzeninde, hiçbir makama özel bir suç tipi oluşturulmamasının gerekli olduğudur.

Tüm bu nedenlerle TCK'nin 299. maddesinin, Anayasanın 10. maddesine aykırı olduğu düşünülmektedir.


3- ANAYASANIN 39'UNCU MADDESİNE DE AYKIRI


TCY’nin 299’uncu maddesinin Anayasa’nın 39’uncu maddesine de aykırı olduğunu ifade eden Hâkim Murat Aydın, bu durumu da gerekçesinde şu sözlerle açıkladı:


Anayasa'nın 39. maddesi uyarınca, “kamu görev ve hizmetlerinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetlerin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir”. Bu hükmün, Tür Ceza Yasası bakımından karşılığı, 129’uncu maddede yer almaktadır.

Türk Ceza Yasası'nın 299’uncu maddesinde yer alan suç bakımından, Anayasa'nın 39’uncu ve TCY’nin 129’uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yolunda bir belirleme bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanına yönelik hakaret suçu bakımından, Anayasa'da istisnasız olarak kabul edilen “ispat hakkının” düzenlenmemiş olması nedeniyle TCK'nın 299’uncu maddesinde düzenlenen suçun, Anayasa'nın 39’uncu maddesine de aykırı olduğu kanaati hasıl olmuştur.


AYM 7 NİSAN’DA İPTAL İSTEMİNİ İNCELEYECEK


Anayasa Mahkemesi, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 299. maddesinin iptal isteminin ilk incelemesini 7 Nisan Perşembe günü yapacak.


OLAYIN GEÇMİŞİ


Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı, bir sanığın internetten paylaştığı görsellerle Cumhurbaşkanına hakaret ettiğini iddia etmiş ve söz konusu sanığın TCY 299’uncu madde ile cezalandırılmasını talep etmişti. Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi de, sanığın cezalandırılması istemine konu edilen TCY 299’uncu maddesindeki hükmün, Anayasa’nın 2’nci, 10’uncu ve 30’uncu maddelerine aykırı olduğu kanaatiyle, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.

 


HERKESE PARALEL YAFTASI

Ekim ayında yapılasn HSYK seçimlerinde aday olan Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Murat Aydın, Yurt Gazetesi'ne Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Havuz Medyası'nın yolsuzlukların üstünü örtmek için dolaşıma soktuğu "Paralel" paranoyası ile ilgili çok ilginç açıklamalarda bulundu.

AKP'nin HSYK seçimlerini, Yargı'nın tamamını ele geçirmek için fırsat gördüğünü belirten Aydın, AKP'nin HSYK seçimleri için de can simidi olarak sarıldığı "Paralel" söyleminin, Yargı'na neden olduğu kaosa örnekler verdi. "Karısını döven adam bile 'Paralel yargı' diyor" tespitini yapan Aydın, yaşadığı olayı şöyle aktardı: "Geçenlerde eşini dövmekten dolayı para cezası verdiğimiz bir kişi, parayı ödememiş, ceza hapse çevrilmiş. Hapisten bize dilekçe yazdı, 'paralel yapının kumpasıyla cezaevine atıldım' diye. Birisi de çıkıp, 'ben paralel yapıya yakın olduğum için bugünkü sistem beni kumpasla cezalandırdı' da diyebilir. Bu durum, bir yargılama sisteminin başına gelebilecek en kötü şeydir." Hakim Murat Aydın, "Paralel" paranoyasının Yargı'da neden olduğu kaosu bu şekilde anlattı. Yolsuzlukları örtme aracı olarak kullanılan bu paranoya, sadece Yargı'yı değil, ekonomiyi de olumsuz etkiliyor ve Türkiye maddi manevi çok şey kaybediyor. Ama bu kayıplar, "Paralel" paranoyasını kullananların umurunda bile değil. Zira onların maneviyat gidi derdi yok, maddiyat noktasında da villalarına istiflediklerinin, 7 sulalelerine kuşaklar boyu yeteceğini düşünüyorlar. Millet aç kalmış, işsiz kalmış, evine etmek götürememiş; kimin umurunda!

 

 
6 Haziran 2016 Pazartesi 13:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Antalyaspor
13
4
4
5
16
9
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:35
  • Güneş07:23
  • Öğlen12:23
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1791 - The Observer'ın (dünyanın ilk pazar günü gazetesi) ilk sayısı yayımlandı.
1859 - Mekteb-i Mülkiye kuruldu.
1881 - Los Angeles Times'ın ilk sayısı yayımlandı.
1897 - Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında barış anlaşması imzalandı.
1918 - ABD başkanı Woodrow Wilson, I. Dünya Savaşı barış görüşmeleri için Versay'a geldi. Başkanlığı sırasında Avrupa'ya gelen ilk ABD başkanı oldu.
1920 - Ankara'da maaşlarını alamayan öğretmenler ilk kez grev yaptı.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kâğıt paraları tedavüle çıkarıldı.
1929 - Türk parasının değerini yükseltmek için alınacak önlemlerle her yerde yerli malı kullanılmasını hedefleyen bir kararname yayımlandı.
1933 - Eskişehir Şeker Fabrikası kuruldu.
1943 - İnönü-Churchill-Roosevelt arasında Kahire Konferansı yapıldı.
1945 - ABD Senatosu 65'e karşı 7 oyla BM'e katılma kararı aldı. (BM, 24 Ekim 1945'de kuruldu).
1945 - İstanbul'da komünizm karşıtı gösteride, Tan, La Turquie, Yeni Dünya matbaaları, Berrak ve ABC kitapevleri tahrip edildi.
1945 - Tan Olayı gerçekleşti. Tan gazetesi milliyetçi kesim tarafından saldırıya uğradı ve yağmalandı. Olaydan sonra gazete yayın hayatına son verdi.
1955 - Türkiye'de ilk elektrikli tren, İstanbul'da Sirkeci-Halkalı arasında çalışmaya başladı.
1961 - İngiltere'de doğum kontrol hapları serbestçe satışa çıkarıldı.
1980 - Rock grubu Led Zeppelin dağıldıklarını açıkladı.
1981 - ABD başkanı Ronald Reagan CIA'nın ülkedeki casusluk faaliyetlerine izin vererek örgütün yetkilerini genişletti.
1981 - Danışma Meclisi Başkanı Sadi Irmak "Askerler kışlaya dönmenin hasreti içinde" dedi.
2000 - Yatağan Termik Santrali'nde üretim durduruldu. Santral filtresiz çalıştırıldığı için Yatağan halkını zehirliyordu.
2002 - BM Güvenlik Konseyi Irak'ın "gıda karşılığı petrol" programını altı ay uzatma kararı aldı.
2009 - Hükümet kararnamesi ile Türkiye'ın İlaç fiyatları inecek. Orijinal ilaçlarda %40, jeneriklerde %20, KKİ nedeniyle %13 oranında inecek. Pazar payına göre ortalaması %50 civarı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık