Türkiye beklemede, İran harekete geçti, kulaklar Barzani'de

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Cennet Yolu Cehennem Vaat Ediyor!..

Cennet Yolu Cehennem Vaat Ediyor!..

Derelerin Kardeşliği Platformu tarafından yapılan açıklamada, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin yaylalarını birleştirecek, bin 200 km olması planlanan Yeşil Yol Projesi'nin büyük bir aldatmaca olduğu öne sürüldü, ''cennet yolu'' olarak gösterilen projenin ''cehennem vadettiği'' savunuldu. Karadeniz halkı, 9 Kasım Pazar günü Trabzon'da yapılacak çevre mitingine çağrıldı, başta HES'ler, sahil katliamı ve yeşil yol projesi olmak üzere yaşam hakkına doğrudan yönelen projelerin protesto edileceği belirtildi.

 
1 Kasım 2014 Cumartesi 12:18 
Yorum YapYazdır
 
 
Cennet Yolu Cehennem Vaat Ediyor!..

Karadeniz Bölgesi, uzun zamanda bu yana hükümetin kontrolünde, şirketlerin yoğun saldırısı altındadır. Bu süreç, ‘enerji ihtiyacımız var’ söylemi altında HES’lerin vadilerimize dayatılmasıyla başladı ve suyun, şirketlere peşkeş çekilmesine doğru yol aldı.

Ekonomik ömürleri 20-25 yıl olan HES’lerle ilgili ‘Su Kulanım Anlaşmalarının’ 49 yıllığına yapılması bunun en net göstergesidir.

HES’lerin ve HES inşaatlarının yarattığı tahribatlar ve HES’lerin yapıldığı/yapılacağı yerlerdeki köylülerin suya ulaşmada yaşadığı zorluklar, asıl gerçeğin halkımız tarafından net şekilde görülmesini sağladı.

Ancak yerli şirketlerin ve arkalarındaki yabancı şirketlerin saldırıları sadece suyla sınırlı değil! Yaylalarımıza, meralarımıza, ormanlarımıza ve yeraltı varlıklarımıza da göz dikmiş durumdalar.

Hükümet, işbirliği içinde olmuş olduğu bu yapıların yağması için her türlü yasal düzenlemeyi yapıyor.

Bakanlar Kurulunca alınan ‘Cebri kamulaştırma’ kararları bunun en somut örneğidir.

Yeşil Yol, bölge için zülüm yoludur. ‘Cennet yolu’ dedikleri, şirketler için daha kolay yağma ve rant yolu demektir.

Bu projenin ‘Yeşil Yol’ veya ‘Cennet Yolu’ diye adlandırılması, bu yağmanın Karadeniz halkı nezdinde şirin gösterilmesi için atılan bir adımdır.

Biz, bu yöntemi çok tanıdık bir yöntem olarak görüyoruz. Samsun’dan başlayarak, Artvin’e kadar devam eden ve bölgedeki tüm yer altı ve yerüstü varlıklarının, iktidar yanlısı şirketlerin emrine sunarak ranta açan bu proje; iktidar/siyaset/şirket ilişkisinin parasal döngüsünün kurulması projesidir.

Bu projede halk yoktur!.. Daha da ileri giderek, halkın mülksüzleştirilerek binlerce yıldır yaşadığı topraklardan ve yarattığı kültürden kopartılması vardır…

Biliyoruz ki uluslararası şirketler, işbirliği yaptığı hükümetlerle birlikte sivil toplum örgütlerini de yönlendirerek, esasında halkın yaşam hakkı için mücadele eden kuruluşları etkisizleştirme gayreti gütmektedir.

‘Yeşil Yol projesini’ bölge halkına şirin göstermek için projenin sivil toplum ayağını, Helsinki Yurttaşlar Derneği oluşturmaktadır.

Yeşil Yol projesi, aslında ‘yeşil yok’ projesidir!.. Doğal ve yaban hayatı yok edecek bir projedir. Yaylalarla da bir ilgisi yoktur. Karadeniz Bölgesinde yaylacılığın nasıl olduğu herkesin bildiği bir gerçekliktir.

Bu proje aynı zamanda, geleneksel yaylacılığı yok edecek bir projedir. Ve daha çok bölgeyi yağma edecek şirketler için düşünülmüştür.

Kamuoyunda tartışılmamış, hazırlanmış ve sunulmuş bir projedir. Sonuç olarak Karadeniz’i yağma etmeyi hedeflerine koymuş olanların ‘büyük yol’ projesidir!..

Yaşamın her alanında yapılan yağma saldırılarına karşı çıktığımız gibi bu projeye de karşı çıkıyoruz.

Bu projeyi, yaşam alanlarını savunmak için mücadele edenler üzerinden aklamak gayretiyle, ‘şirket kurnazlığı’ gösteren, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin Ayder’de düzenlemiş olduğu toplantıyı ve çıkacak sonuçlarını kabul etmediğimizi ilan ediyoruz.

Kardeşlik duygusu içinde, dayanışma içinde, birlikte mücadele eden yapıları yok sayarak, bu yapılar içindeki kişileri bireyler olarak çağırmak artık çokuluslu şirketlerin ayakçılığını yapanların bayatlamış numaralarıdır...

Bu, aynı zamanda bundan böyle yaşam alanlarını korumak için mücadele eden yapıları muhatap kabul etmeyen, bireyler üzerinden ilişki inşa etmek isteyen, ‘fonlanmış’ yapılara da uyarımızdır!

Derelerin Kardeşliği Platformu olarak;

Hangi isim altında olursa olsun, hangi ismin imzası olursa olsun, mücadele içinde oluşturduğumuz kurumsal yapımızı kabul etmeyen hiçbir etkinliğe katılmıyoruz.

Kişileri, mücadeleler etkin ve bilinir kılar. Onun için asıl olan mücadelenin kendisidir. Asıl olan mücadelenin oluşturduğu yapıdır…

DEKAP’ı kimin temsil edip etmeyeceğine DEKAP’ın kendisi karar verir.

Bu tür yaklaşımlar aynı zamanda yaşam alanlarının yağma edilmesini karşı birlikte mücadele eden yapıları süreç içinde atomize etme çabalarıdır.

Bu nedenle DEKAP içerisinde yer alan arkadaşlarımızı bireyler olarak çağıran Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin bu davetini DERELERİN KARDEŞLİĞİ PLATFORMU’nun mücadele içinden gelen kurumsal yapısını yok sayma olarak görüyor ve ret ediyoruz.

Yaşam alanları için mücadele eden tüm dostlarımızı bu tür aldatmacalara karşı uyanık olmaya;

Bu yağma harekâtına karşı duran, vadisini, deresini, köyünü, ormanını, yaylasını savunan herkesi omuz omuza vermeye, hep birlikte yaşamı savunmaya çağırıyoruz!

Gelin, omuz omuza duralım, doğayı ve yaşamı savunmak için 9 Kasım Pazar günü 12.00’da Trabzon’ da buluşalım!

 
1 Kasım 2014 Cumartesi 12:18 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:22
  • Güneş06:03
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık